Mersin 6. Uluslararası Narenciye Festivali hazırlıkları sürüyor.

Ana Sayfa » Güncel » Nasıl bir kampanya?... Abdullah Ayan yazdı

Nasıl bir kampanya?... Abdullah Ayan yazdı

Artık kahvehanelerin gittikçe tarihe karıştığı, yerlerini konsepti itibariyle siyasetçinin içeri dalıp propaganda yapmasına olanak vermeyen, yapmaya kalkışanın da hayli gülünç duruma düştüğü Cafe' lerin aldığı bir döneme savruluyoruz. Eski kahvehaneler ise artık Facebook' ta kahvenin olmadığı sanal ortamlarda icra-ı sanat eylemekte ve tabii şimdilik…

 
 
Nasıl bir kampanya?... Abdullah Ayan yazdı

Eğer AK Parti-MHP ortaklığıyla oluşan ittifak kazanırsa, Türkiye, parlamenter rejimden tek adama dayalı Türk işi bir başkanlık sistemine geçecek.

Tek başına bu olasılık bile gerçekten de nasıl bir tarihi süreçten geçtiğimizi göstermeye fazlasıyla yeter…

Bu nedenle 24 Haziran seçimleri ne tek parti diktasından çok partililiğe geçmeye çalıştığımız, tarihe "açık oy, gizli sayım" tanımlamasıyla geçen 1946 seçimlerine benziyor.

Ne tek parti CHP' nin,Demokrat Parti (DP) tarafından "yeter söz milletindir" sloganıyla al aşağı edildiği 1950'yi, ne 1960 darbesinden sonra yeni ve daha özgürlükçü, daha demokratik anayasa hazırlama iddiasıyla ortaya atılan kurucu meclis fikrinin, hayata geçtiği 1961 seçimlerini andırıyor.

1971 muhtırasından sonra oluşacak Parlamento seçimleriyle de ilgisi yok, 1980 darbesinden sonraki 83 seçimleriyle de…

Bambaşka bir dönemin eşiğindeyiz.

Ya karşımızdaki iki kapıdan birini açıp, bilinmezlerle dolu bir eşikten içeri girerek, yaşayarak göreceğimiz, öğreneceğimiz bir döneme adım atacağız.

Ya da, ikinci kapıyı açıp, yeniden Parlamenter sisteme dönecek, bir başka ifadeyle "nerede kalmıştık?" noktasına döneceğiz…

Her belirsizlik insanları ve toplumları tedirgin eder.

Bu kez 81 milyonluk koca bir ülke son iki yıldır gittikçe belirsizleşen yolculuğa ya son verecek, ya da 16 yıldır iyisi kötüsüyle neyi yapıp, neyi yapamayacağını yeterince gördüğümüz tek adamın tek başına her şeye karar verdiği bir yönetim anlayışına teslim olacağız…

Hayli sıkışmış bir seçim takvimi var önümüzde…

Bu yazı kaleme alınırken 53 gün kalmıştı, ilk okuduğunuzda 7 haftalık hayli hızlı bir koşuya çıkmış olacağız.

Kimlerin Cumhurbaşkanlığı yarışına katılacağı, kimlerin Milletvekili adayı olacağı bir hafta içinde belli olacak.

Sonrasında da Türk insanının oruç tuttuğu Ramazan ayıyla aynı ortamda başlayacak kampanya dönemi…

Tam da bu kampanya döneminde nelerle karşılaşacağımızı, hangi parti ya da gizli/açık ittifakın hangi taktikleri, yöntemleri kullanacağına ilişkin gözlemlerimi, geçmişten farklı olarak kampanyalarda hangi yeniliklerle karşılaşacağımızı ele almak istiyorum.

Öncelikle şu kadarını söyleyeyim:

Artık cadde cadde, sokak sokak dolaşma, esnaf eli sıkma, "işleriniz nasıl" biçiminde 50-60 yıldır süren bir dönemin kapanmakta olduğuna tanık olacağız.

Ev ziyaretleri de azalacak, usuldendir denerek boylarına, etki güçlerine bakılmaksızın denerek alışkanlık haline gelen STK' larla toplantılar…

Hatta yazılı ve görsel medya bile etkisini yitiriyor…

Bambaşka bir mecra açılıyor önümüzde. (Aslında o kanallar yıllardır vardı ama bu kez çok daha yoğun hissedeceğiz, gözlerimizi ne yöne çevirsek bu yeni tarz kampanyaların izlerine rastlayacağız.)

Daha açık ifade edeyim…

Özellikle de özel radyo ve tv' lerin hayatımıza girmesiyle etkisi görülmeye başlanan Radyo ve Televizyonlar birkaç nedenle etkisini yitiriyor.

Asıl neden tüm dünyada bu mecraların izlenirlik etkisini yitirmesi ve yerlerini sosyal medya ağırlıklı yeni akım iletişim kanallarının almaya başlaması…

Türkiye' ye özgü nedeni ise, ülkede etkili yaygın medya dediğimiz tüm görsel ve yazılı medyanın neredeyse tamamının iktidar kontrolüne geçmiş olması ve etkisini, inandırıcılığını yitirmesi…

Bu kanallar artık izlenmiyor. O nedenle seçmene siyasetçinin mesajlarını iletmesi son yıllarda sosyal medya üzerinden mümkün olabildi. Ve bu mecraların etkisi gittikçe arttı.

Artık bir seçmenin ortalama olarak bir iki saatini facebook, twitter, youtube, instgram vs. gibi her gün artan ama tümünün ortak özelliği internet üzerinden erişilen mecralarda geçiriyor.

Tek başına bu neden bile o radyodan bu radyoya, o televizyondan bu televizyona adayların koşuşturma döneminin kapanması anlamına geliyor.

Geçmiş makalelerden birinde son ABD seçimleriyle ilgili değerlendirme yaparken bazı verileri de paylaşmıştım. Orada çarpıcı kimi rakamlar da yer alıyor ve o rakamlar başlayan yeni süreci gayet iyi anlatıyordu… *

Makalede de değinmiştim ama Hillary Clinton-Trump yarışıyla ilgili can alıcı bölümü yeniden özetleyeyim:

"2016 seçimlerinde de ortalığa saçılan yüzlerce milyon dolarlık fonlarla yürütülen kampanyalar gözlendi.

Hillary Clinton kampanyaya 200 milyon, Trump ise 250 milyon dolar bütçe ayırdı.

Tek farkla ki, Clinton paranın 170 milyon dolarını TV reklamlarına 30 milyon dolarını sosyal medya mecralarına ayırırken, Trump pastanın 90 milyon dolarını online platformlarda kullanması için Parscale' nin digital reklam şirketine aktarıyordu."

Konuya bir başka makalede yeniden dönüp kaldığım yerden sürdürmeye çalışacağım ama şu kadarını söyleyerek noktalayayım:

Artık kahvehanelerin gittikçe tarihe karıştığı, yerlerini konsepti itibariyle siyasetçinin içeri dalıp propaganda yapmasına olanak vermeyen, yapmaya kalkışanın da hayli gülünç duruma düştüğü Cafe' lerin aldığı bir döneme savruluyoruz. Eski kahvehaneler ise artık Facebook' ta kahvenin olmadığı sanal ortamlarda icra-ı sanat eylemekte ve tabii şimdilik…

Ne diyordu bir dönemler sıkça kullandığımız söz:

"Taş devri, taş bittiği için sona ermedi"

Kahvehaneden, Facebook' a geçiş te öyle bir süreci özetliyor.

Unutmayın 10 yıl sonra bu ülkenin %40' ı bırakın kahvehaneyi, sokakta oynamanın ne olduğunu, bayramda el öpmenin anlamını bilmeyen, steril sitelerde doğup büyüyen bir nesilden oluşacak.

Herkes gibi siyasetçiler de iletişim kanallarını, oyun planlarını bu gerçeğe bakarak gözden geçirmeli derim.

Özellikle de bu yola çıkmaya hevesli gençler…

* yazının tamamına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

https://abdullahayan.wordpress.com/2018/01/15/sosyal-medyanin-secimlere-etkisi-facebook-tan-yalan-haberlere-onlemler-15-ocak-2018/

Abdullah Ayan

 

 
3 Mayıs 2018 Perşembe 10:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:10
  • Güneş06:44
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:45
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
6
0
2
18
2
Başakşehir
8
4
3
1
15
3
Beşiktaş
8
4
3
1
15
4
Kasımpaşa
8
5
0
3
15
5
Trabzonspor
8
4
1
3
13
6
Antalyaspor
8
4
1
3
13
7
Konyaspor
8
3
3
2
12
8
Malatyaspor
8
3
3
2
12
9
Göztepe
8
4
0
4
12
10
Alanyaspor
8
4
0
4
12
11
Ankaragücü
8
3
1
4
10
12
Sivasspor
8
2
3
3
9
13
Kayserispor
8
2
3
3
9
14
Bursaspor
8
1
5
2
8
15
Fenerbahçe
8
2
2
4
8
16
Çaykur Rizespor
8
1
4
3
7
17
Akhisar Bld.Spor
8
1
2
5
5
18
Erzurum BB
8
1
2
5
5
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1867 - ABD, Alaska'yı Rusya'dan 7,2 milyon dolar karşılığında alarak topraklarına kattı.
1892 - Chicago ve New York arasında ilk uzun telefon hattı açıldı.
1898 - ABD, Porto Riko'nun sahibi oldu.
1908 - Belçika Kongo Hür Devletini ilhak etti.
1912 - I. Balkan Savaşı başladı.
1912 - Trablusgarp Savaşı'nı sona erdiren Uşi Antlaşması imzalandı.
1920 - Saimbeyli'nin kurtuluşu
1920 - Türkiye Komünist Fırkası, Ankara'da resmen kuruldu.
1922 - İngiliz yayın kuruluşu BBC (British Broadcasting Company, sonradan British Broadcasting Corporation) kuruldu.
1936 - Atatürk, Ankara Hipodromu'nda at yarışlarını izledi.
1943 - Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses, Berlin'de başarılı bir konser verdi.
1944 - Sovyetler, Çekoslovakya'yı işgal etti.
1954 - Texas Instruments şirketi ilk transistörlü radyoyu üretti.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta yapıldı. Türkiye serbest güreş milli takımı 8 sıklette birinci oldu.
1967 - Sovyetler Birliği'nin fırlattığı Venera 4 uzay aracı Venüs gezegenine ulaştı ve Dünya dışında bir gezegenin atmosferini inceleyen ve gezegenler arası yayın yapan ilk araç oldu.
1968 - Dünya Olimpiyat Komitesi, iki zenci atleti (Tommie Smith ve John Carlos) madalya töreni sırasında kara güç selamı verdikleri gerekçesiyle cezalandırdı.
1976 - Başbakan Süleyman Demirel, Fırat nehri üzerindeki Karakaya Barajı ve hidroelektrik santralının temelini attı.
1977 - Filistin'li gerillaların Somali'nin Mogadişu havaalanına kaçırdığı Lufthansa yolcu uçağını basan GSG-9 Alman anti-terör timi, korsanları öldürüp 86 rehineyi kurtardı.
1979 - Balgat katliamının iki sanığı Mustafa Pehlivanlı ve İsa Armağan idama mahkum edildi. 10 Ağustos 1978'de Ankara Balgat'ta solcuların gittiği 4 kahve taranmış, 5 kişi ölmüş, 11 kişi yaralanmıştı.
1982 - 574 sanıklı Ankara Dev-Yol davası başladı: 186 kişi idam istemiyle yargılanıyor.
1988 - Tuzla'da 7 Ekim'de Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) üyesi olduğu öne sürülen dört kişi öldürüldü. Olaya karışan 16 polise 56'şar yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
1989 - Doğu Almanya lideri Erich Honecker istifa etti.
1991 - Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti. İlk defa 28 Mayıs 1918'de bağımsız olan dünya Azerileri, bugünü "Cumhuriyet günü" olarak kutluyorlar.
1993 - Yunanistan'da Andreas Papandreou'nun ikinci başbakanlık dönemi başladı.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin gözaltında dövülerek öldürülmesiyle ilgili dava Aydın'da başladı.
1996 - Yargıtay, Yaşar Kemal'e verilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı.
2002 - Fildişi Sahili'nde bir ay süren çatışmaların ardından isyancılarla hükümet birlikleri arasında ateşkes yürürlüğe girdi.
2007 - Eski Pakistan başbakanı Benazir Butto, 8 yıllık sürgünün ardından döndüğü ülkesinde bombalı bir saldırıya hedef oldu. 126 kişinin öldüğü ve 248 kişinin yaralandığı saldırıdan Butto yara almadan kurtuldu.
2008 - güzel bir cumartesi günüydü ve bundan sonra hayatıma çıkmamacasına girecek olan insanı o gün tanıdım 599 gün geçmesine ramen ohala ilk günkü gibi hayatımın en güzel yerinde
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071324353944
 
On Numara
15.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01081424253541464748495051535459606567737778
 
Sayısal Loto
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu051726273038
 
Şans Topu
17.10.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061819262705
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji