Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Ne Kadar Oy, O Kadar Çözüm... Ahmet Akın yazdı

Ne Kadar Oy, O Kadar Çözüm... Ahmet Akın yazdı

Önemli olan, gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında sürdürülebilir barış ortamının sağlanabilmesidir. Bunun için, tüm kişisel beklentiler ve düşmanlıkların bir tarafa bırakılıp, karşılıklı olarak güven unsurunu yaratabilmek gerekir. “Oy varsa, çözüm de var” anlayışından vazgeçilmelidir.

 
 
Ne Kadar Oy, O Kadar Çözüm... Ahmet Akın yazdı

Her şey, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” sözleriyle başladı. 12. Cumhurbaşkanı bu söze çok bozuldu. Ancak, elinden gelen bir şey yoktu. Çünkü, halk kararını vermişti. Nitekim, beklenen oldu ve AKP azınlığa düştü.

     PKK’lıların Habur’dan giriş travmasıyla başlayan, Oslo görüşmeleri ile devam eden ve Terörist Başıyla neredeyse aynı yatağa girecek kadar ileri götürülen muhabbet, oyların rengi değişince bir anda sona erdi. Halbuki, oy geldiği sürece, analar ağlamasın nakaratı ile birlikte ortalık güllük gülistanlıktı. Yüzlerce defa gözlerinin içine baka baka söylediğimiz, “silahlı terör örgütü ile müzakere edilmez, mücadele edilir” sözlerimize gülüp geçiyorlardı. Önce, terör örgütü silahlarını bırakmalıydı.

     12. Cumhurbaşkanı attığı her adımda, ülke çıkarlarını bir tarafa bırakıp, önce kendi iktidarını düşündüğü için, Türkiye’nin bütünlüğünün bozulmasını hiç dert edinmiyor, kindar bir anlayışla, hırsı mantığını aşmış bir şekilde yoluna devam ediyordu. Biat kültürünü benimsemiş, neden ve sonuç ilişkilerini önemsemeyen, adeta düşünmekten korkan, başkalarının kendileri yerine de düşünmesini isteyen halk topluluğu en büyük şansı olmuştu.

     HDP’nin, PKK terör örgütünün uzantısı olduğunu dünya alem bildiği gibi, HDP’ye oy veren altı milyon seçmen de biliyordu. HDP ile “Dolmabahçe Mutabakatı”nı imzalayan Hükümet, aslında bu mutabakatı PKK ile imzaladığını bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Nasıl ki, terörist başı dahil yaptığı tüm görüşme ve anlaşmaların arkasında PKK’nın olduğunu bildiğini gibi. Oylar geldiği sürece, HDP’yi gözü gibi koruyan ve PKK terör örgütünü görmemezlikten gelen AKP, ne zaman ki oylar HDP’ye gitti, o zaman PKK’yı hatırladı.

     Peki, ne oldu da PKK terör örgütü yeniden saldırıya geçti. Anaların gözyaşı dinmez oldu. Gün geçmiyor ki, askerlerimiz ve polisimizden şehit haberi gelmesin. RTE’nin yaptığı en büyük hata, oy uğruna, silahlı terör örgütüyle pazarlık masasına oturmasıydı. Nasıl olsa, işler yolunda gittiği sürece iktidar garantiydi ve hatta başkan olma şansı bile vardı. Karşısında, kırk bin cana mal olmuş bir terör örgütü olduğunu aklına bile getirmiyordu. Bugünkü durumu hala anlayamadılarsa hatırlatmakta fayda var. “PKK terör örgütü güç gösterisine girişti.” Güç bende diyor. Anlaşılan, “analar ağlamasın” dönemini PKK iyi değerlendirmiş.

     Kasım 2002’de iktidara gelen AKP, sindirilmiş, kontrol altına alınmış ve sürekli denetim ve istihbarat ağıyla, adata nefes aldırılmayan bir terörle mücadele anlayışını devraldı. Kısa süre içinde bu anlayışı değiştirerek, terörle mücadeleyi sürekli savsakladı ve teröristin yeniden palazlanmasına ve psikolojik üstünlüğü ele geçirmesine neden oldu. Bugün gelinen noktada, teröristler ellerinde kalaşnikof ve roketatarlarla, Bağdat Caddesinde gezer gibi, şehir merkezlerinde boy gösterebiliyorlar.

     İktidarda kalmak uğruna Türkiye’nin geleceğini tehlikeye atanlar, yanıldıklarını anladıklarında vakit çok geç olmuş olabilir. Düşünce ve ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, çağdaş eğitim, hür basın ve ekonomik kalkınma olmadan, toplumu baskı altında tutmanın sonu yoktur. Sıkıştırılan halk mutlaka bir çıkış yolu bulur. Aynen, 7 Haziran seçimlerinde olduğu gibi.

     Önemli olan, gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında sürdürülebilir barış ortamının sağlanabilmesidir. Bunun için, tüm kişisel beklentiler ve düşmanlıkların bir tarafa bırakılıp, karşılıklı olarak güven unsurunu yaratabilmek gerekir. “Oy varsa, çözüm de var” anlayışından vazgeçilmelidir.

Yeminli Mali Müşavir Ahmet Akın

 
 
17 Ağustos 2015 Pazartesi 16:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:15
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
11
6
3
2
21
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
11
5
2
4
17
7
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
8
Göztepe
11
5
2
4
17
9
Akhisarspor
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji