Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine Nükleer ve termik santral ikilisi... Kırk katır,kırk satır misali dayatıp güneşi görememek...

 
 
Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı
Bir önceki yazıyı 30 yıl önce dünyanın geleceğini kurtaracak mucizevî kaynak olarak görülen nükleer enerjinin artık eskisi gibi ilgi görmediği gerçeğiyle noktalamıştım.

Daha somut veriyle kapatalım parantezi: Eski projeksiyonlarda bugün için koyulan nükleer enerji üretim miktarı 3 bin GW olarak hedeflenirken 2012 sonunda dünyada faaliyet gösteren yaklaşık 440 santralin toplam kapasitesi 350 GW' ı aşamadı. Bir başka ifadeyle 30 yıl önce bugün için koyulan hedefin %10' u gerçekleşmiş. Üstelik gelecekle ilgili beklentiler nükleer enerjinin toplam içindeki payının artacağı değil neredeyse dibe vuracağı yönünde...

Her gün artan elektrik talebine nükleer enerji derman olmayacağı artık genel kabul gördüğüne göre, ihtiyaç nereden, nasıl karşılanacak sorusu daha önem kazanıyor...

Öncelikle şu Akkuyu çevresine sokuşturulmak istenen ve artacak enerji talebini karşılayacağı iddia edilen termik santrallerle ilgili bir kaç cümle:

Termik santraller kadar doğayı zehirleyen, insanlığa zararlı ne başka enerji çeşidi var ne de bugünden geleceğe olması mümkün...

Bakmayın bugünlerde medya destekli termik santral naatlarını, destanlarını dile getirenlere...

Hatta o destanları dile getirenlerin şahitliğine soyunanlara da pek inanmayın. Gerçeklere kulak verin...

Basit ve anlaşılır bir örnekle o gerçeği anlatmaya çalışayım: Akkuyu' da yapılması planlanan nükleer santral 1200 MWe (Megavatlık) 4 üniteden oluşuyor. Buna eşdeğerde bir termik santralden enerji üretelim derken yakmamız gereken kömür miktarı 14,4 milyon ton... Havaya salacağımız CO2 ise 32,4 milyon ton...

816 bin ton asit gazı ve 3,6 milyon ton kül gibi çevreye yığacağımız atık dağları da cabası...

Düşünsenize, Güney Afrika'dan gemilere yüklediğiniz milyonlarca ton kömürü güzelim sahillerinize yanaştıracağınız yüzlerce gemiden karaya boşaltacak, kamyonlara yükleyip saça saça tesise götürecek, kömür yakarak ısıtacağınız suyla elektrik üretip millete satacaksınız.

Bundan daha ilkel, çevreyi katledecek, çağımızın yüz karası bir üretim modeli olabilir mi?

Oluyor... Satacakları elektriğin fiyat cazibesine kapılan iş adamları kuyruğa girmiş ruhsat alıyor, birileri de talepleri habire karşılamakta...

Biz bekâretiyle övünüp durduğumuz 323 km lik Mersin sahillerinin en güzel koylarını turizme mi kazandıralım, kömür yakarak elektrik üretecek termik santrallerle öldürelim mi? Sorularına cevap arar, ölümüne papatya falları açarken o cennet kıyıların yanı başında çok önemli gelişmeler yaşanıyor.

İlk örnek İsrail...

Bugüne kadar enerjide dışa bağımlılığı Türkiye' den bin beter İsrail, sınırları içindeki deniz sahasında 2009'da başlatılan sondajların semeresini kısa zamanda alıyor. Bugüne kadar şehir efsanesinden ibaret olduğu iddia edilen Doğu Akdeniz' in dünyanın en zengin doğal gaz yataklarına sahip olduğu masalı da bir anda ete kemiğe bürünüp gerçek oluyor.

2013 Mart ayında İsrail adına sondaj yapan ABD' li Noble şirketi Tamar adlı bölge kuyularından elde ettiği doğal gazı ülkeye pompalamaya başlıyor.

Hayfa’ nın yaklaşık 90 kilometre batısında denizin 5 bin metre derinliğindeki yatakta 238 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. İsrail' in başına konan talih kuşu bununla da sınırlı değil. Dünyanın en büyük doğalgaz rezervi sayılan Leviathan sahasında da 450 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. Ve o saha da İsrail' e ait...

Yılda 3,5 milyar metreküp doğalgaz tüketen ve bunun 2 milyar metreküpünü ithal eden ülke bir anda ithalatçılıktan ihracatçı konumuna geçiveriyor...

Rakam Türkiye gibi yılda 44 milyar m3 doğalgaz hortumlayan bir dev için küçük ama başta İsrail olmak üzere çoğu ülke adına hayal...

İsrail için ne anlama geldiğini anlatayım: Son bir yıla kadar elektrik üretiminin büyükçe bölümünü ithal kömürle sağlayan ülke, dünyanın en büyük çevre katili kaynak yerine, en temiz kaynağına kavuşmakla kalmıyor, dünyaya hangi yollarla sevk ederek gelir elde etmenin derdine düşmüş durumda.

Doğu Akdeniz' de sadece İsrail' in egemenlik ilan ettiği bölgede mi doğal gaz var?

Elbette hayır. Türkiye Kuzey Kıbrıs üzerinden Güney Kıbrıs' la bir çözüme ulaşsa, bir kaç yıl içinde Kıbrıs açıklarından da doğal gazın kaynayıp tüm bölgeyi doyuracağı sır değil. Buna İskenderun körfezinde olduğu iddia edilen rezervler dahil değil...

Güneş ve rüzgar enerjilerinin bugün ulaştığı potansiyeli ve düşen maliyetlerle güneş enerjisinden elde edilen bir kw saat elektriğin yakında 5,5 sente mal edileceği öngörüleri apayrı yazılara konu olacak ciddiyette.

Ne 20-25 milyar dolara mal olacak ve kw saatini 12,1 sentten satın almak zorunda kalacağımız, yatırım süresi bile 10 yılı bulan nükleer santral çare olabilir, ne de havasından suyuna, denizinden kül dağlarına kadar çevreyi mahvedeceğimiz kömür yakarak enerji üretme macerası...

Aslında bugün Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine giydirilmeye çalışılan termik ve nükleer santral modellerinin ikisi de deli gömleğinden başka şey değil.

Bize dayatılan kırk katır, kırk satırın da ötesinde çok sağlıklı çözümler var.

Yeter ki bizim adımıza en iyi diye, en acımasızı dayatanlara, "bu konuda bizim de diyeceğimiz var" aşamasına gelelim...

Zor ama imkânsız değil...

Ve ne yazık ki, Ankara ile simgelenen merkezi yönetim anlayışı, bizim yerimize düşünürken çok sağlıklı kararlar alamıyor...

Çare mi?

Çare yerelin karar vermesi, bireye saygılı, halkın kaygılarına duyarlı yeni bir yönetim anlayışı...

 
29 Nisan 2013 Pazartesi 06:38
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:21
  • Güneş05:19
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:59
  • Yatsı21:42
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1703 - Rus Çarı I. Petro, Sankt Petersburg şehrini kurdu.(Şehir Rus İç Savaşı sırasında Petrograd, SSCB döneminde de Leningrad olarak adlandırılıyordu)
1907 - San Francisco, California'da veba salgını başgösterdi.
1935 - Hafta tatili Cuma'dan Pazar'a alındı.
1941 - Alman zırhlısı Bismarck, İngiliz donanması tarafından batırıldı.
1944 - Latin harfleri ile ilk Cumhuriyet altını basıldı.
1953 - Paris'te Belçika, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Federal Almanya arasında Avrupa Savunma Birliği Antlaşması imzalandı.
1956 - İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda Türkiye Milli Güreş Takımı, serbestte altı birincilikle dünya şampiyonu oldu.
1958 - Amerikan F-4 Phantom II çok amaçlı avcı-bombardıman uçağı ilk uçuşunu yaptı.
1961 - Anayasa, Kurucu Meclis'te oylamaya katılan 262 üyeden 260'ının oyuyla kabul edildi.
1962 - Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi açıldı.
1964 - Hindistan Başbakanı Cavaharlal Nehru 75 yaşında öldü.
1980 - Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Ankara'da uğradığı bir suikast sonucu vefat etti.
1985 - Papa suikastı davasında Mehmet Ali Ağca, "Ben Hazreti İsa'yım, Tanrı'nın oğluyum" dedi.
1986 - Tütün tekelini kaldıran yasa onaylandı.
1992 - Iğdır ve Ardahan il oldu.
1993 - PKK, 33 silahsız askerimizi pusuya düşürerek öldürdü.
1994 - ABD'de 20 yıldır sürgünde bulunan Sovyet yazar Aleksandr Soljenitsin ülkesine döndü.
1999 - Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'i Kosova'daki vahşetin sorumlusu olmakla ve etnik Arnavutlara karşı soykırım yapmakla suçladı.
2001 - 53 ülke Afrika Birliği'ni kurdu.
2007 - Mehmet Ağar Genel Başkanlığındaki DYP eski Demokrat Parti'nin adını aldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji