10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Gündem » Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine Nükleer ve termik santral ikilisi... Kırk katır,kırk satır misali dayatıp güneşi görememek...

 
 
Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı
Bir önceki yazıyı 30 yıl önce dünyanın geleceğini kurtaracak mucizevî kaynak olarak görülen nükleer enerjinin artık eskisi gibi ilgi görmediği gerçeğiyle noktalamıştım.

Daha somut veriyle kapatalım parantezi: Eski projeksiyonlarda bugün için koyulan nükleer enerji üretim miktarı 3 bin GW olarak hedeflenirken 2012 sonunda dünyada faaliyet gösteren yaklaşık 440 santralin toplam kapasitesi 350 GW' ı aşamadı. Bir başka ifadeyle 30 yıl önce bugün için koyulan hedefin %10' u gerçekleşmiş. Üstelik gelecekle ilgili beklentiler nükleer enerjinin toplam içindeki payının artacağı değil neredeyse dibe vuracağı yönünde...

Her gün artan elektrik talebine nükleer enerji derman olmayacağı artık genel kabul gördüğüne göre, ihtiyaç nereden, nasıl karşılanacak sorusu daha önem kazanıyor...

Öncelikle şu Akkuyu çevresine sokuşturulmak istenen ve artacak enerji talebini karşılayacağı iddia edilen termik santrallerle ilgili bir kaç cümle:

Termik santraller kadar doğayı zehirleyen, insanlığa zararlı ne başka enerji çeşidi var ne de bugünden geleceğe olması mümkün...

Bakmayın bugünlerde medya destekli termik santral naatlarını, destanlarını dile getirenlere...

Hatta o destanları dile getirenlerin şahitliğine soyunanlara da pek inanmayın. Gerçeklere kulak verin...

Basit ve anlaşılır bir örnekle o gerçeği anlatmaya çalışayım: Akkuyu' da yapılması planlanan nükleer santral 1200 MWe (Megavatlık) 4 üniteden oluşuyor. Buna eşdeğerde bir termik santralden enerji üretelim derken yakmamız gereken kömür miktarı 14,4 milyon ton... Havaya salacağımız CO2 ise 32,4 milyon ton...

816 bin ton asit gazı ve 3,6 milyon ton kül gibi çevreye yığacağımız atık dağları da cabası...

Düşünsenize, Güney Afrika'dan gemilere yüklediğiniz milyonlarca ton kömürü güzelim sahillerinize yanaştıracağınız yüzlerce gemiden karaya boşaltacak, kamyonlara yükleyip saça saça tesise götürecek, kömür yakarak ısıtacağınız suyla elektrik üretip millete satacaksınız.

Bundan daha ilkel, çevreyi katledecek, çağımızın yüz karası bir üretim modeli olabilir mi?

Oluyor... Satacakları elektriğin fiyat cazibesine kapılan iş adamları kuyruğa girmiş ruhsat alıyor, birileri de talepleri habire karşılamakta...

Biz bekâretiyle övünüp durduğumuz 323 km lik Mersin sahillerinin en güzel koylarını turizme mi kazandıralım, kömür yakarak elektrik üretecek termik santrallerle öldürelim mi? Sorularına cevap arar, ölümüne papatya falları açarken o cennet kıyıların yanı başında çok önemli gelişmeler yaşanıyor.

İlk örnek İsrail...

Bugüne kadar enerjide dışa bağımlılığı Türkiye' den bin beter İsrail, sınırları içindeki deniz sahasında 2009'da başlatılan sondajların semeresini kısa zamanda alıyor. Bugüne kadar şehir efsanesinden ibaret olduğu iddia edilen Doğu Akdeniz' in dünyanın en zengin doğal gaz yataklarına sahip olduğu masalı da bir anda ete kemiğe bürünüp gerçek oluyor.

2013 Mart ayında İsrail adına sondaj yapan ABD' li Noble şirketi Tamar adlı bölge kuyularından elde ettiği doğal gazı ülkeye pompalamaya başlıyor.

Hayfa’ nın yaklaşık 90 kilometre batısında denizin 5 bin metre derinliğindeki yatakta 238 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. İsrail' in başına konan talih kuşu bununla da sınırlı değil. Dünyanın en büyük doğalgaz rezervi sayılan Leviathan sahasında da 450 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. Ve o saha da İsrail' e ait...

Yılda 3,5 milyar metreküp doğalgaz tüketen ve bunun 2 milyar metreküpünü ithal eden ülke bir anda ithalatçılıktan ihracatçı konumuna geçiveriyor...

Rakam Türkiye gibi yılda 44 milyar m3 doğalgaz hortumlayan bir dev için küçük ama başta İsrail olmak üzere çoğu ülke adına hayal...

İsrail için ne anlama geldiğini anlatayım: Son bir yıla kadar elektrik üretiminin büyükçe bölümünü ithal kömürle sağlayan ülke, dünyanın en büyük çevre katili kaynak yerine, en temiz kaynağına kavuşmakla kalmıyor, dünyaya hangi yollarla sevk ederek gelir elde etmenin derdine düşmüş durumda.

Doğu Akdeniz' de sadece İsrail' in egemenlik ilan ettiği bölgede mi doğal gaz var?

Elbette hayır. Türkiye Kuzey Kıbrıs üzerinden Güney Kıbrıs' la bir çözüme ulaşsa, bir kaç yıl içinde Kıbrıs açıklarından da doğal gazın kaynayıp tüm bölgeyi doyuracağı sır değil. Buna İskenderun körfezinde olduğu iddia edilen rezervler dahil değil...

Güneş ve rüzgar enerjilerinin bugün ulaştığı potansiyeli ve düşen maliyetlerle güneş enerjisinden elde edilen bir kw saat elektriğin yakında 5,5 sente mal edileceği öngörüleri apayrı yazılara konu olacak ciddiyette.

Ne 20-25 milyar dolara mal olacak ve kw saatini 12,1 sentten satın almak zorunda kalacağımız, yatırım süresi bile 10 yılı bulan nükleer santral çare olabilir, ne de havasından suyuna, denizinden kül dağlarına kadar çevreyi mahvedeceğimiz kömür yakarak enerji üretme macerası...

Aslında bugün Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine giydirilmeye çalışılan termik ve nükleer santral modellerinin ikisi de deli gömleğinden başka şey değil.

Bize dayatılan kırk katır, kırk satırın da ötesinde çok sağlıklı çözümler var.

Yeter ki bizim adımıza en iyi diye, en acımasızı dayatanlara, "bu konuda bizim de diyeceğimiz var" aşamasına gelelim...

Zor ama imkânsız değil...

Ve ne yazık ki, Ankara ile simgelenen merkezi yönetim anlayışı, bizim yerimize düşünürken çok sağlıklı kararlar alamıyor...

Çare mi?

Çare yerelin karar vermesi, bireye saygılı, halkın kaygılarına duyarlı yeni bir yönetim anlayışı...

 
29 Nisan 2013 Pazartesi 06:38
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:35
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:03
  • Yatsı21:41
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji