Ak Parti'de Bayramlaşma Coşkusu

Ana Sayfa » Gündem » Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı

Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine Nükleer ve termik santral ikilisi... Kırk katır,kırk satır misali dayatıp güneşi görememek...

 
 
Nükleer enerji itibarını yitirirken...Abdullah Ayan yazdı
Bir önceki yazıyı 30 yıl önce dünyanın geleceğini kurtaracak mucizevî kaynak olarak görülen nükleer enerjinin artık eskisi gibi ilgi görmediği gerçeğiyle noktalamıştım.

Daha somut veriyle kapatalım parantezi: Eski projeksiyonlarda bugün için koyulan nükleer enerji üretim miktarı 3 bin GW olarak hedeflenirken 2012 sonunda dünyada faaliyet gösteren yaklaşık 440 santralin toplam kapasitesi 350 GW' ı aşamadı. Bir başka ifadeyle 30 yıl önce bugün için koyulan hedefin %10' u gerçekleşmiş. Üstelik gelecekle ilgili beklentiler nükleer enerjinin toplam içindeki payının artacağı değil neredeyse dibe vuracağı yönünde...

Her gün artan elektrik talebine nükleer enerji derman olmayacağı artık genel kabul gördüğüne göre, ihtiyaç nereden, nasıl karşılanacak sorusu daha önem kazanıyor...

Öncelikle şu Akkuyu çevresine sokuşturulmak istenen ve artacak enerji talebini karşılayacağı iddia edilen termik santrallerle ilgili bir kaç cümle:

Termik santraller kadar doğayı zehirleyen, insanlığa zararlı ne başka enerji çeşidi var ne de bugünden geleceğe olması mümkün...

Bakmayın bugünlerde medya destekli termik santral naatlarını, destanlarını dile getirenlere...

Hatta o destanları dile getirenlerin şahitliğine soyunanlara da pek inanmayın. Gerçeklere kulak verin...

Basit ve anlaşılır bir örnekle o gerçeği anlatmaya çalışayım: Akkuyu' da yapılması planlanan nükleer santral 1200 MWe (Megavatlık) 4 üniteden oluşuyor. Buna eşdeğerde bir termik santralden enerji üretelim derken yakmamız gereken kömür miktarı 14,4 milyon ton... Havaya salacağımız CO2 ise 32,4 milyon ton...

816 bin ton asit gazı ve 3,6 milyon ton kül gibi çevreye yığacağımız atık dağları da cabası...

Düşünsenize, Güney Afrika'dan gemilere yüklediğiniz milyonlarca ton kömürü güzelim sahillerinize yanaştıracağınız yüzlerce gemiden karaya boşaltacak, kamyonlara yükleyip saça saça tesise götürecek, kömür yakarak ısıtacağınız suyla elektrik üretip millete satacaksınız.

Bundan daha ilkel, çevreyi katledecek, çağımızın yüz karası bir üretim modeli olabilir mi?

Oluyor... Satacakları elektriğin fiyat cazibesine kapılan iş adamları kuyruğa girmiş ruhsat alıyor, birileri de talepleri habire karşılamakta...

Biz bekâretiyle övünüp durduğumuz 323 km lik Mersin sahillerinin en güzel koylarını turizme mi kazandıralım, kömür yakarak elektrik üretecek termik santrallerle öldürelim mi? Sorularına cevap arar, ölümüne papatya falları açarken o cennet kıyıların yanı başında çok önemli gelişmeler yaşanıyor.

İlk örnek İsrail...

Bugüne kadar enerjide dışa bağımlılığı Türkiye' den bin beter İsrail, sınırları içindeki deniz sahasında 2009'da başlatılan sondajların semeresini kısa zamanda alıyor. Bugüne kadar şehir efsanesinden ibaret olduğu iddia edilen Doğu Akdeniz' in dünyanın en zengin doğal gaz yataklarına sahip olduğu masalı da bir anda ete kemiğe bürünüp gerçek oluyor.

2013 Mart ayında İsrail adına sondaj yapan ABD' li Noble şirketi Tamar adlı bölge kuyularından elde ettiği doğal gazı ülkeye pompalamaya başlıyor.

Hayfa’ nın yaklaşık 90 kilometre batısında denizin 5 bin metre derinliğindeki yatakta 238 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. İsrail' in başına konan talih kuşu bununla da sınırlı değil. Dünyanın en büyük doğalgaz rezervi sayılan Leviathan sahasında da 450 milyar metreküp doğalgaz bulunduğu tahmin ediliyor. Ve o saha da İsrail' e ait...

Yılda 3,5 milyar metreküp doğalgaz tüketen ve bunun 2 milyar metreküpünü ithal eden ülke bir anda ithalatçılıktan ihracatçı konumuna geçiveriyor...

Rakam Türkiye gibi yılda 44 milyar m3 doğalgaz hortumlayan bir dev için küçük ama başta İsrail olmak üzere çoğu ülke adına hayal...

İsrail için ne anlama geldiğini anlatayım: Son bir yıla kadar elektrik üretiminin büyükçe bölümünü ithal kömürle sağlayan ülke, dünyanın en büyük çevre katili kaynak yerine, en temiz kaynağına kavuşmakla kalmıyor, dünyaya hangi yollarla sevk ederek gelir elde etmenin derdine düşmüş durumda.

Doğu Akdeniz' de sadece İsrail' in egemenlik ilan ettiği bölgede mi doğal gaz var?

Elbette hayır. Türkiye Kuzey Kıbrıs üzerinden Güney Kıbrıs' la bir çözüme ulaşsa, bir kaç yıl içinde Kıbrıs açıklarından da doğal gazın kaynayıp tüm bölgeyi doyuracağı sır değil. Buna İskenderun körfezinde olduğu iddia edilen rezervler dahil değil...

Güneş ve rüzgar enerjilerinin bugün ulaştığı potansiyeli ve düşen maliyetlerle güneş enerjisinden elde edilen bir kw saat elektriğin yakında 5,5 sente mal edileceği öngörüleri apayrı yazılara konu olacak ciddiyette.

Ne 20-25 milyar dolara mal olacak ve kw saatini 12,1 sentten satın almak zorunda kalacağımız, yatırım süresi bile 10 yılı bulan nükleer santral çare olabilir, ne de havasından suyuna, denizinden kül dağlarına kadar çevreyi mahvedeceğimiz kömür yakarak enerji üretme macerası...

Aslında bugün Akdere-Ovacık-Akkuyu cennetine giydirilmeye çalışılan termik ve nükleer santral modellerinin ikisi de deli gömleğinden başka şey değil.

Bize dayatılan kırk katır, kırk satırın da ötesinde çok sağlıklı çözümler var.

Yeter ki bizim adımıza en iyi diye, en acımasızı dayatanlara, "bu konuda bizim de diyeceğimiz var" aşamasına gelelim...

Zor ama imkânsız değil...

Ve ne yazık ki, Ankara ile simgelenen merkezi yönetim anlayışı, bizim yerimize düşünürken çok sağlıklı kararlar alamıyor...

Çare mi?

Çare yerelin karar vermesi, bireye saygılı, halkın kaygılarına duyarlı yeni bir yönetim anlayışı...

 
 
29 Nisan 2013 Pazartesi 06:38
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:12
  • Güneş05:15
  • Öğlen12:53
  • İkindi16:45
  • Akşam20:11
  • Yatsı21:58
 
Anket
Sizce Cumhurbaşkanı Kim Olmalı?
Muharrem İNCE
Meral AKŞENER
Recep Tayyip ERDOĞAN
Selahattin DEMİRTAŞ
Temel KARAMOLLAOĞLU
Doğu PERİNÇEK
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon Bonapart, Waterloo Savaşı'nda İngiliz ve Prusya ordularına yenildi. Yenilgi, Fransa ile Avrupa devletleri arasında 23 yıl süren savaşa son verdi. Napolyon, 22 Haziran'da ikinci kez tahttan çekildi.
1830 - Fransa Cezayir'i işgal etti.
1873 - Kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony 1872 ABD Başkanlık seçimlerinde oy kullanmaya teşebbüs ettiği için 100 dolar para cezasına çarptırıldı.
1881 - Üç İmparator Birliği, bu kez yazılı olarak yenilendi.
1919 - Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu ve Rumeli milli teşkilatının birleştirilmesi hakkında genelge yayınladı.
1927 - Hukuk Usulü Muhakemelerine İlişkin Kanun kabul edildi.
1928 - Havacı Amelia Earhart bir uçak ile Atlantik Okyanusu'nu geçen ilk kadın oldu.
1939 - Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.
1948 - BM, Uluslararası İnsan Hakları Deklarasyonu'nu kabul etti.
1953 - Mısır'da 74 yıllık İngiliz egemenliğinin sona ermesiyle cumhuriyet ilan edildi.
1979 - Sovyetler Birliği başkanı Leonid Brejnev ve Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter, Viyana'da, stratejik silahların sınırlandırılması konulu SALT II anlaşmasını imzaladılar.
1988 - Başbakan Turgut Özal, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda yapılan ANAP büyük kongresinde, Kartal Demirağ'ın silahlı saldırısında elinden yaralandı.
1992 - Hırvat Savunma Konseyi Birlikleri (HVO) Mostar'ı işgal etmeye başladı.
1997 - Başbakan Necmettin Erbakan RP DYP koalisyon hükümetinin istifasını, cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
 
On Numara
11.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03081314181923283436414446495457637175777880
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
13.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu112022243401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji