Mart ayında işsizlik oranı düştü

Ana Sayfa » Gündem » Nükleer’ de Mersin’ i ikna etmeye gelen Ruslar’ ın kafası karıştı -2-

Nükleer’ de Mersin’ i ikna etmeye gelen Ruslar’ ın kafası karıştı -2-

Ruslar halktan önce Mersin’ deki iş adamlarını, Sivil Toplum örgütlerini, Odaları ikna etmeye gelmişlerdi ama o salondan çıkarken onlar bizi aydınlatacaklarına biz onların kafalarını karıştırdık.

 
 
Nükleer’ de Mersin’ i ikna etmeye gelen Ruslar’ ın kafası karıştı -2-
Gelelim Ruslara yönelttiğim sorularla, aldığım ve alamadığım cevaplara…

Bunlara göz atıldığında ne demek istediğim daha kolay anlaşılacaktır:

S-Fukişima felaketinin ardından Siemens grubu oluşturduğunuz ortaklığı sona erdirdiğini açıkladı. Daha da önemlisi Siemens Fukişima’ da yaşananlardan yola çıkarak 15 Eylül 2011’ de tarihi bir kararla NGS alanından tümüyle çekildiğini açıkladı. Bu sizi teknik ve finansal açıdan etkilemeyecek mi?

Soruyu yönelttiğim uzman önce Siemens konusuna hiç girmedi. Yeniden hatırlatınca olayın Almanya iç siyasetiyle ilgili olduğunu, Merkel’ in Fukişima ile ortaya çıkan tepkiler nedeniyle nükleer santralleri kapatma kararı aldığını, kapatılanların zaten ömrünü tamamlamış eski NGS lerden oluştuğunu, yapılacak seçimlerin ardından Almanya’ nın tavır değişikliğine gidebileceğini anlattı.

Oysa benim sorum Alman hükümetinin NGS’ lere bakışıyla ilgili değildi. Teknolojik ve finans anlamında en önemli desteği verecek bir partnerden söz ediyordum ve o ortak bundan böyle ne bu ne de başka, hiçbir nükleer projede yer almayacağını, bir başka ifadeyle nükleer defterini kapattığını açıklamıştı ve bu çok ciddi bir handikaptı. Soruyu elbette boşuna sormamıştım.

Ortaya saçılan Wikileaks belgelerinden birinde ABD’ nin Moskova Büyükelçisi Washington’ a gönderdiği gizli kriptoda noktası noktasına şunları söylüyor:

“Atomstroyexport, Hindistan, İran, Bulgaristan ve Ukrayna’da toplam 11 yeni nükleer santral inşaatı sözleşmelerinin peşinden koşuyor. Bunların yanı sıra altı yeni nükleer reaktör için de müzakereler devam ediyor (Çin’de 2 ve Türkiye’de 4). Ancak kredi krizi, yetersiz makine-üretim altyapısı ve eğitimli uzman eksikliği nedenleriyle Atomstroyexport’un kısa sürede  tüm bu planları gerçekleştirmesi gerçek dışıdır.” (25 Ağustos 2011 tarihli Wikileaks belgesi. Belgenin orijinali Wikileaks’ ın Bulgaristan partneri www.bivol.bg sitesinde yayınlandı ve Atomstrovexport Türkiye’ deki NGS’ yi yapacak Rosatom şirketinden başkası değil… a.a.)

S-Türkiye Akkuyu yer seçimini 1977’ de yaparken, olası bir Sovyet işgali, komünizm istilası kaygılarıyla tercih etmişti. Ruslara en uzak, en kuytu, en sapa yer aranmış, kuş uçmaz kervan geçmez Akkuyu böyle bulunmuştu. Oysa geçen zaman içinde her şey değişti. O gün saldırmasınlar diye kendilerine en uzak yer seçtiğimiz Akkuyu’ daki santrali bugün Ruslarla ortak yapmayı hedefliyoruz. Oysa Akkuyu’ nun Türkiye’ de belirlenen diğer NGS alanı olan Zonguldak-Sinop’ a göre iki ciddi dezavantajı var:

a)Santralde kullanılacak soğutma suyu bakımından 22 derece ortalama sıcaklığa sahip Akdeniz ile 16 derecelik Karadeniz arasında ciddi fark var.

b)Santral için her türlü ekipman Rusya’ dan Türkiye’ ye gelecek. Geçmişte yakınlığı nedeniyle uzak tuttuğumuz Karadeniz bölgesi  yer olarak daha avantajlı.

Bu iki noktaya rağmen Hükümetin Akkuyu ısrarını uzman gözüyle nasıl değerlendiriyorlardı?

Soruma somut yanıt alamadım. İleride Karadeniz’ de de NGS’ ler kurulacağını, Akkuyu seçimini kendilerinin değil, Türkiye Hükümetinin yaptığını söylediler. Bir başka yetkili ise İran’ da yapılmakta olan Buşehr NGS’ nin yapıldığı yerdeki soğutma suyunun Akkuyu’ dan daha sıcak olduğunu anlattı. Ama söylenenler doyurucu değildi elbette. Hele santrali soğutup daha da ısınacak suyun denize deşarjı nedeniyle o bölgedeki deniz sularının daha da ısınacağını, bunun deniz canlılarına etkisini anımsattığımda gelen sessizlik benim açımdan yeterince açıklayıcıydı. Zaten salondaki uzmanlara “ben cevabımı aldım” diye özetledim durumu…

-Atıkları da sordum Ruslara… NGS’ ler konusunda en ciddi kaygımızın atıklar olduğunu, bunların bertarafı bir yana ne şekilde, nerede muhafaza edileceğiyle ilgili, açıklama yapan uzmanları dahil hiçbir şey duymadığımızı, bu konudaki varsa planlarıyla ilgili düşüncelerini açıklamalarını istedim.

Ve ister inanın ister inanmayın: Bu konuda çalışma yapmak şöyle dursun henüz oturulup konuşulmuş, tartışılmış bir şey olmadığını anladım. Yanımda oturan MTSO Başkanı Aşut ile göz göze geldik bir an. Sanırım ben o konuda da tahmin ettiğim “cevabı” aldım…

Ve en önemli soruyu NGS ve çevresel etkilenme konusunu anlatan yıllarca Bulgaristan’ daki NGS’ de faaliyet göstermiş uzmanlarına yönelttim.  Son Hükümet açıklamaları Akkuyu için Ruslardan ÇED belgesi istendiğini ortaya koyuyordu. Bu durumda yöre halkının NGS’ ye ne diyeceği gibi konunun en can alıcı, en hassas noktası çıkıyordu ortaya…

Biraz da ironi yaparak sordum soruyu: “Allah korusun bu halk, bu kadar yararlı! Bir yatırım önerisini elinin tersiyle iter de, istemem eksik olsun” derse ne olacaktı?

Soruyu yönelttiğim uzman epey dolandırdı cevabı. Böyle bir şey beklemediklerini, halkı ikna etme konusunda sıkıntı yaşamayacaklarını elli dereden su getirerek anlatmaya çalıştık. O da ben de sıkılmıştık.  Bu kez çok daha basit, yalın olarak yönelttim soruyu: “Olur ya milyonda bir ihtimalle çıktı diyelim öyle bir sonuç ne yapacaksınız?”

Onun yerine kendisini şirketin avukatı olarak tanıtan bir Türk arkadaş söz aldı ve şöyle dedi: “ÇED raporunun ve yöre halkının görüşü elbette önemlidir ama bağlayıcılığı yoktur.”

Onca bilimsel izahatın, bilgilendirmenin sonunda gelen bu Türk usulü hukuki açıklama bırakın beni ve diğer dinleyenleri, heyeti de hayli sarstı.

Filmin gerisini ne siz sorun ne ben anlatayım.

Ama MTSO’ daki bilgilenme/bilgilendirme toplantısının yadsınamaz bir faydası olduğuna inanıyorum.

Ruslar halktan önce Mersin’ deki iş adamlarını, Sivil Toplum örgütlerini, Odaları ikna etmeye gelmişlerdi ama o salondan çıkarken onlar bizi aydınlatacaklarına biz onların kafalarını karıştırdık.

Bu bile geleceğe dönük sürecin nasıl gelişeceği, nerelere doğru evrileceği soruları bakımından hayli önemliydi bana göre…

Gün gelir ne demek istediğim daha iyi anlaşılır…



 
 
 
26 Ocak 2012 Perşembe 10:36
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:13
  • Güneş05:16
  • Öğlen12:54
  • İkindi16:46
  • Akşam20:12
  • Yatsı21:59
 
Anket
Sizce Cumhurbaşkanı Kim Olmalı?
Muharrem İNCE
Meral AKŞENER
Recep Tayyip ERDOĞAN
Selahattin DEMİRTAŞ
Temel KARAMOLLAOĞLU
Doğu PERİNÇEK
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1691 - II. Ahmet padişah oldu.
1868 - ABD'li mucit Latham C. Sholes, daktilonun patentini aldı.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi Paris'te kuruldu.
1920 - Çerkez Ethem, Yozgat'a girdi.
1939 - Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara'da imzalandı.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası kuruldu.
1954 - Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya'ya yenilerek elendi.
1954 - İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.
1983 - Doğru Yol Partisi (DYP) kuruldu.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021017253752
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
20.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu040913212609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji