Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Güncel » Öfke Kontrolü... Bekir Zorba Yazdı

Öfke Kontrolü... Bekir Zorba Yazdı

Öfkeye yenilmek an meselesi. Çünkü kimse alttan almak, geri adım atmak istemiyor. Şiddet; güç ve haklılık aracı olarak görülüyor. Özür dilemek zafiyet olarak algılanıyor. Herkes aceleci, kimsenin beklemeye, sırasını başkasına vermeye tahammülü kalmamış. Genç – yaşlı, hasta – sağlam ayrımı yok olmuş. Her an tartışmaya, kavga etmeye hazırız.

 
 
Öfke Kontrolü... Bekir Zorba Yazdı

Terör ülkemizin birinci gündem maddesi. Şehit haberleri sarsıcı ve gelecek bakımından kaygı verici. Ancak Türkiye, çözülmemiş sorunlar yumağı olmaya devam ediyor. Trafik kazaları, iş kazaları yüksek insan kayıplarına neden oluyor. Örneğin sadece Eylül ayında 171 kişi; iş kazaları sonucu hayatını kaybetmiş. Fakat bir o kadar da öfkesine yenilip şiddete başvuranların açtığı kayıplar var.

Gazetelerin değişmez gündemlerinden biri, maalesef cinnet haberleri. Kimi bir anlık öfkeyle eş, evlat, anne – baba katili oluyor; kimi ömrü boyunca pişmanlığından kurtulamayacağı hatalara bulaşıyor. Okurken ya da seyrederken kanımız donsa da hepimiz benzer durumlarla karşı karşıya gelebiliriz. Bu potansiyelin belirleyicisi ise öfkenin dışa vurum tarzı. Öfkesini ifade edebilenler için risk düşükken, bastırmayı ya da kontrolsüz dışa vurmayı seçenlerde risk oldukça yüksek. Kişilik özellikleri; cinsiyet, kültür, eğitim, toplumsal kurallar öfkenin ifade şeklini etkileyen önemli etkenler.

Hapis cezası almış ve daha sonra şartlı tahliye olmuş bir komşumuza, geçmiş olsun ziyaretine gitmiştim. Bir anlık öfkeye yenik düşmüş, arkadaşını basit bir tartışmanın ardından ağır biçimde yaralamıştı. Olay sonrası pişman olmasına rağmen iş işten geçmişti. 24 ay yattı ve tahliye oldu. Kendisine hapishane günleri ile ilgili birçok soru sormuştum. Genelde sudan sebeplerle, basit gerekçelerle suç işlendiğini; çocuk kavgaları yüzünden ailelerin birbirine girdiğini anlatmıştı. Sonra da öfkeye yenilmenin, ağır sonuçlar doğurduğunu; “iki dakikalık erkeklik için, hapiste on yıl kadınlık yaparsın” demişti.

Bu ve bunun gibi yığınla örnek var etrafımızda. Medya; öfkesine yenilen cinnet geçiren insan haberleriyle dolu. Bir hiç uğruna sönen hayatlar, ödenen bedeller, pişmanlıklar, dağılan aileler… Toplumda değerlerin sarsılması, göçler sonucu; göç edilen yerlerde aidiyet duygusunun zayıf kalması, ekonomik, kültürel uyumsuzluk bireysel ve toplumsal problemlerin artmasına yol açıyor.

Başta aile içinde oluşuyor sorunlar. Eşlerin duyarsızlaşmaları, sevgi ve saygının azalması, ardından birbirlerine yabancılaşmaları ile başlıyor her şey. Eşleriyle uyumlu hayat süremeyenler, sırayla; çocuklarıyla, komşularıyla ve diğer insanlarla sorunlar yaşamaya başlıyor.

Apartman ve site ortamında; birbirlerini tanımayan, tanımak istemeyen, kültürel ve değerler açısından farklılaşmış insan toplulukları yaşıyor artık. Acaba kaçımız, komşularını tanıdığını, onlarla iyi ilişkiler kurduğunu söyleyebilir. Bırakın iyi ilişkileri, selamlaşmak bile esirgenir oldu. Farklı kültürlerden, ön yargılar besleyen insanların, dar alanda alt alta, üstü üste yaşamalarının, yarattığı baskıyı düşünün.

Sonra; sokakta, trafikte, işyerinde, resmi kurumlarda, alışverişte, eğlence ortamında her yerde devam eden tahammülsüzlük ve itiş kakış. Anlayıştan ve nezaketten yoksun hal ve hareketler…

Öfkeye yenilmek an meselesi. Çünkü kimse alttan almak, geri adım atmak istemiyor. Şiddet; güç ve haklılık aracı olarak görülüyor. Özür dilemek zafiyet olarak algılanıyor. Herkes aceleci, kimsenin beklemeye, sırasını başkasına vermeye tahammülü kalmamış. Genç – yaşlı, hasta – sağlam ayrımı yok olmuş. Her an tartışmaya, kavga etmeye hazırız.

Öfke, doğuştan her insanın sahip olduğu temel duygulardan biridir. Kimseden sinirlerini aldırmasını, öfkesiz bir hayat sürmesini bekleyemeyiz. Ama sonraları pişmanlık, utanç duyacağımız durumlardan sakınmamız için, öfkemizi kontrol altında tutmalıyız. Ancak öfkeye yenilmemek ve onu kontrol altında tutmayı her zaman ve tek başına başaramayabiliriz. Gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinmemeliyiz.

Bekir Zorba

 
 
21 Ekim 2015 Çarşamba 15:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:16
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Akhisarspor
12
5
3
4
18
7
Bursaspor
11
5
2
4
17
8
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
9
Göztepe
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1583 - Galata'daki Saint Benoit Kilisesi'ne yerleşen Cizvitler, St. Benoit mektebini açtılar.
1601 - Tiryaki Hasan Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Haçlı ordusunu yenerek Kanije zaferini kazandı.
1912 - İstanbul'da kolera salgını başladı.
1913 - Belkıs Şevket Hanım, tek motorlu üstü açık tayyareye binme cesareti gösteren ilk kadın oldu. Belkıs Hanım İstanbul üzerinde uçarken aşağı attığı kartlarda Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Derneği üyelerine selam yolluyordu.
1927 - Ankara Radyosu yayına başladı.
1928 - Walt Disney'in yarattığı çizgi film Mickey Mouse'un (Miki Maus) ilk gösterimi yapıldı.
1931 - Japonlar, Mançurya'yı işgal ettiler.
1933 - İstanbul Darülfünunu İstanbul Üniversitesi olarak açıldı.
1936 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini,General Franco'nun İspanya'da kurduğu geçici hükümeti tanıdı.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, hava saldırılarına karşı bütün kent ve kasabalarda geceleri karartma yapılması kararı aldı.
1945 - Bulgaristan'da seçimleri Komünist Partisi öncülüğündeki Yurtsever Cephe kazandı.
1945 - Doğan Kardeş Sanat Müsamerelerinin ilki Tepebaşı Çocuk Tiyatrosu'nda yapıldı.
1951 - Perihan Sanerk, Emniyet Müdürlüğüne yükselen ilk kadın oldu.
1953 - İngiliz yazar ve karükatürist Alan Moore doğdu.
1967 - Türk jetleri Kıbrıs üzerinde alçaktan uçtu. BM Barış Gücü denetimindeki Erenköy bölgesinde Türkler ile Rumlar arasında çıkan çatışma 7 saat sürdü.
1976 - İspanya'da 37 yıllık diktatörlüğün ardından demokrasinin kurulması kararı alındı.
1983 - BM Güvenlik Konseyi, KKTC'yi tanımadı.
1990 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) toplandı; Paris Sözleşmesi imzalandı.
1992 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildi.
1999 - İstanbul'daki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Zirvesi'nde, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Hazar geçişli doğal gaz projelerine ilişkin anlaşmalar, ilgili ülkelerin devlet başkanlarınca imzalandı.
2007 - Zasyadko maden felaketi
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji