MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Gündem » Ölü şehrin hafızasını canlandırmak... Abdullah Ayan yazdı

Ölü şehrin hafızasını canlandırmak... Abdullah Ayan yazdı

Utanılası hırsımıza kurban ettiğimiz onca varlığa baktıkça, yapılacakları tahmin etmek gerçekten zor değil.

 
 
Ölü şehrin hafızasını canlandırmak... Abdullah Ayan yazdı

Elbette Alzheimer hastası değil Mersin...

Hem bir şehir nasıl olur da bu türden, tıbbın bile çaresiz kaldığı hastalığa yakalanabilir ki?

Ama gerçekten geçmişi hatırlama konusunda ciddi sorunları olan, üstelik iş hatırlamaya geldiğinde tembelliğin öne çıktığı bir kentte de yaşadığımız kesin.

Aidiyet duygusuyla kentin hafızası arasında bir bağ var mı diye düşünür dururum yıllardır.

Boşuna da değil kafa yorduğum konu: Nasıl oluyor da bazı şehirler incir çekirdeğini doldurmaz mevzuları ballandıra ballandıra dünyanın gözüne sokuyor, değer yaratıp pazarlıyorlar da, Mersin örneğinde tanık olduğumuz gibi bazı kentler ise olanı yok etme konusunda böylesine fütursuz, vurdumduymaz davranabiliyor? Hatta bazı örneklerde gördüğümüz gibi yok etmekle kalmayıp toprağın altına gömebiliyor?

Çok uzaklara gitmeye gerek yok...

Antik çağdan, Roma imparatorluğundan miras Eloza Sebaste' ye reva gördüğümüz işkenceden beter yağma bile geçmişe sahip çıkma karnemizi utanılası notlarla doldurmaya yetmez mi?

Başka bir anlayışın, tarihe sahip çıkarak ta turizm yapılacağının bilincinde olan duyarlı birilerinin eline düşse, dünyanın en önemli tarihi hazinelerinden biri haline getirileceği şüphesiz her taşı tarih kokan bölgeyi yapsatçıların daha çok kat çıkma hırsı uğruna feda eder miydik?

İkibin yıllık hamamı, anfi tiyatrosu, şaşaalı döneminde sadece Kilikya'nın değil, Akdeniz'in en önemli bir iki limanından birine ev sahipliği yapmış, üstelik eserleri yerin altında da değil, gözümüze batar gibi orta yerde duran Eloza Sebaste' den Ayaş adlı bir ucube yaratmak ta hüner ister.

İşte yağma konusunda böylesine yeteneğe sahip bir kentiz, isterseniz gerçek karşısında oturup ağlayalım, isterseniz o tarihten habersiz tarihi harabelerin üzerine 20 katlı apartman dikenleri alkışlayalım...

Gerçek değişir mi?

Bir zamanlar dünyanın en önemli turizmcilerinden bir sayılan Vural Öğer' i akıl versin diye davet etme gafletine(!) düştü Mersin' deki bazı kurum ve kuruluşlar.

Kazanlı turizm bölgesini gördükten sonra soluklansın diye Tarsus' a götürdüler. Kleopetra kapısından geçirip Roma yolunda yürüttüler...

Saint Paul, Yedi uyurlar, şelale derken yemekte mırıldanır gibi tüm izlenimlerini özetleyen sözlerini torunlarıma yadigar kalsın diye bir yerlere yazdım.

Ne mi söyledi?

"Ben sizin yerinizde olsam ve gücüm yetse Tarsus' un altını üste çıkarır, üstünü de altına gömerdim"

 

Kyrikos, Eloza Sebaste, oralardan yukarı çıkan yolun sağında solunda sanki dün gömülmüşler gibi her türlü hırsız, uğursuz yağmaya, aç gözlü yapsatçıların hırsına inat ayakta durmaya çalışan Kral mezarlarına...

O mezarların arasından geçerek ulaşacağımız adını bile Uzuncaburç' a çevirmekte beis görmediğimiz Olba Krallığının merkezi DIOCAESAREA' ya...

Diocaesarea' yı dolaşırken rüzgarda savrulan beyaz tülbentiyle nankörlüğünüze aldırmadan selamlayan Kraliçe Aba' ya...

Bugün bile susuzluk çekilen ve birileri ev yapıp otursun diye iskana açtığımız krallığına Roma döneminde Lemas ırmağının kaynağından ve 36 kilometre öteden bentler, tünellerle su getiren suyun azizesi Aba' nın çocuklarıyla yattığı lahitine...

Yağmalamaktan, hatırlamaya fırsat bulamadığımız zenginliğin üzerine daha çok kat nasıl çıkar sorusuna kafa yoran aç gözlülüğün hüküm sürdüğü bir kentte aslında çok daha farklı bir konuyu ele almak, bir türlü hayata geçiremediğimiz Kent Müzesiyle ilgili bir iki kelam etmek ve o vesileyle şu bir kısmını unutmayı becerdiğimiz kardeş şehirler hikayesine değinmek istiyordum.

Mevzu sıcak, yaram derin olunca, bambaşka yere savruldu söyleyeceklerim.

Sözüm söz ilk fırsatta şu kardeş şehir konusuna ve onlar bizi unutmayıp Mersin adını duvarlarında yaşatmayı sürdürseler de, bizim hafızamızdan silmeyi başardığımız Santa Fe ile 1960'lardaki kardeş şehir maceramızı yeniden ele almak, yeni dönem vesilesiyle belki birilerinin işine yarar diye hatırlatmak isterim.

Borcum borç ilk fırsatta ABD' den kardeş gelen Santa Fe' yi yazacağım...

 
 
22 Mayıs 2014 Perşembe 08:23
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji