Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Ölüme karşı direnmek; Braddock ile Mersin...

Ölüme karşı direnmek; Braddock ile Mersin...

Milyon nüfuslu Mersin ile küçücük Braddock' u kesiştiren ortak özellik...

 
 
Ölüme karşı direnmek; Braddock ile Mersin...
Önceki yazıda Başbakan Erdoğan' ın metropol yapalım derken nekropoller yarattık tespitinden hareketle, Mersin şöyle dursun bir zamanlar ülke ekonomisinin nabzının attığı Uray Caddesi eksenli kent merkeziyle ilgili kimi tespitlerde bulunmuştum.
Tablo tek kelime ile ve bilimsel tanımıyla tam bir çöküşü anlatıyor...
Sorunları halının altına süpürerek, mevcudu iyileştirme yerine kenti yeni yerleşim alanlarına taşımak, aslında var olan zengin mirası ölüme terk etmekten farksız.
Olgu sadece Mersin' e veya Türkiye' ye özgü değil, tüm dünyada benzer süreçler yaşanmış, yaşanmakta.
Üretim sistemlerinin değişmesi, kimi kentleri ayakta tutan sektörlerin öneminin azalması veya başka yerlere kayması gibi nedenlerle de şehirler ekonomik güçlerinin erimesiyle deyim yerindeyse ölmeye başlıyorlar.
Detroit bu konuda trajik öyküsüyle tüm dünyada dersler çıkarılacak hayli çarpıcı bir örnek...
Bir zamanların dünya otomotiv başkenti, yıllar içinde gittikçe önemini yitirerek son küresel krizle dibe vurdu ve hayalet şehir adıyla tanımlanmakta.
Şehir merkezindeki dev gökdelenlerin ve binaların neredeyse % 70’i boş.
Daha çok kazanmak ve rekabet etmek için ucuz iş gücü peşinde koşan dev şirketler, tesislerini dünyanın başka yerlerine taşıyınca, varlık sebebi otomotiv sayılan kent 8 milyar dolarlık Belediye borçlarıyla iflas etti. Son on yılda nüfusunun %25'ini kaybeden şehir, kredi derecelendirme kuruluşlarının notunu her yıl biraz daha düşürmesiyle artık tahvilleri çöp kabul edilen müflis durumunda.
ABD' de şehirlerin tahvil ihraç edememesi, borçlanamaması bizim pek alışık olmadığımız sonuçları da getiriyor. Örneğin Belediye çöp toplayamıyor, itfaiye hizmet veremiyor, maaş verilemeyince yerel polis bile istihdam edilemiyor. Salgın hastalık risklerinden tutun da polisin çekilmesiyle ortalığa dökülen çeteler ve daha pek çok olumsuzluk.
Ortaya çıkan kaos demografik bozulmayı doğurmakla kalmıyor. "Kötü iyiyi kovar" misali, nispeten nitelikli nüfusun kaçışıyla kent ekonomik, sosyal anlamda dibe vuruyor.
Detroit şimdilik iç karartan bir hikayeyi anlatıyor. Şimdilik diyorum çünkü sonunun ne olacağını bugünden kestirmek hayli zor.
ABD' de Detroit kadar büyük ve önemli olmasalar da benzer süreçlerden geçmiş, ayakta tutan sektörlerin çekip gitmesiyle hayalete dönmüş pek çok irili ufaklı kent var. Ve hepsinin yaşadığı acı, tatlı farklı sonlar...
Bunlardan biriyle ilgili okuduğum makale beni hayli etkiledi. Özellikle de yaklaşan yerel seçimlerde seçeceğimiz Başkanlar nedeniyle paylaşılmasında çıkarılacak dersler bakımından önemli buldum.
Kentin adı Braddock... Aslında nüfusu, ekonomisiyle son yıllara kadar terk edilmiş bir hayalet kasaba...
Pensilvanya eyaletindeki Monongahela Nehrinin kıyısında yer alıyor.
Braddock sanayi çağının en önemli ana sektörlerinden çelik endüstrisinin ABD' deki en eski merkezi.
1870' lerde ülkenin ilk çelik fabrikasının kurulmasıyla gelişmiş, büyümüş ve 1920' lere gelindiğinde 21 bin nüfusuyla Manhattan' dan daha kalabalık ve zengin bir kent halini almış.
Bu elli yıllık yükselişin ardından ulaştığı saltanatın ömrü de sadece elli yıl sürmüş.
Çelik sanayi daha avantajlı ve ucuz iş gücü nedeniyle başka ülkelere, bölgelere kaçmaya başlayınca 1970' lerin başında düşüş başlamış.
Zamana direnen tek çelik fabrikasında çalışan 560 kişilik istihdam dışında hiç bir iş olanağı kalmayınca nüfusun %90' ının başka yerlere göçtüğü kentte kalanların sayısı 2 bin civarına gerilemiş.
Ve herkesin umudu yitirdiği bir gün "çıkmayan candan umut kesilmez" sözünü doğrularcısına bir adam çıkmış ortaya.
Kahramanımızın adı John Fetterman...
Harward' ın parlak kariyerli mezunlarından biri olmasına rağmen gelen bol sıfırlı iş tekliflerini geri çevirerek kasabadaki yoksullara yardım örgütünde çalışarak koyuluyor yola...
Yıllar sonra şöyle anlatacaktır yerleştiği küçük kasabaya olan tutkusunu ve kopması hayli zor bağları:
”Yüksek lisans yaptıktan sonra sosyal hizmet verebileceğim bir yerde çalışmaya karar verdim. Braddock kasabasında aradığım tutkuyu bulduğumu hissediyorum. Braddock’a çok yatırım yaptım: örneğin sahip olduğum tek ev, Braddock’ta. Bu kasabada evlendim, iki oğlum da burada doğdu.”
Bir evin fiyatının 7 bin dolara kadar düştüğü ölüler şehrinde ev satın alarak yerleşen Fetterman bununla yetinmiyor.
2005 seçimlerinde Demokrat Parti adına Belediye Başkanlığına adaylığını koyuyor ve tek oy farkla Cumhuriyetçi adayı geçip kazanıyor seçimi.
Kafasında planladığı kent canlandırma planını ve planın parçası projeleri hayata geçirmeye başlıyor.
Tutkuyla, aşkla seviyor, yerleştiği Braddock' u...
Belediyenin sağladığı olanaklar ve kimi avantajlarla sağlık merkezleri, klinikler açılıyor. Çetelerden temizlenen kentte asayişin sağlanmasıyla göç veren kasaba göç almaya, bir biri peşi sıra yeni ofislerde yeni simalar boy göstermeye başlıyor.
Fetterman' ı ilgi odağı yapan ve medyada konuşulur kılan proje ise bugünlerde başta ABD tüm dünya billboardları süsleyen ve televizyon ekranlarında dönmeye başlayan ünlü blucin markası Lewis' in "genç" temalı reklam kampanyası.
Fetterman Lewis' i eski Amerika kasabaları dekoru eşliğinde çekilecek reklam filmlerinin Braddock' ta çekilmesi için ikna ediyor. Sponsorluk karşılığında da eski kent evlerinin restorasyonunu üstleniyor şirket.
Eski evler yenilenirken kent canlanmaya, siyah beyaz film platosunu andıran suskunluk yerini umut dolu geleceğe bırakıyor.
Braddock' u araştırma konusu yapan Kent Geliştirme Uzmanı Mark Stapp' ın değerlendirmesinden alacağımız epeyi dersler var aslında:
”Bu, evrimin bir parçası. İster Amerika’da olsun ister başka ülkelerde, eski cazibesini ve canlılığını kaybetmiş birçok kent ve kasaba var. Bunun başlıca nedeni, ekonomik dinamiklerin değişmesi. Ülke ekonomileri değiştikçe küçük kent ve kasabaların ekonomileri de ister istemez etkileniyor.”
Braddock' ta yaşananları ve çöküşün ardından kente kendisini adayan bir başkanın çırpınmalarını, sponsorlar eliyle de olsa canlandırma çabalarını okudukça ister istemez aklıma bir önceki yazıda değindiğim Mersin' deki Karamancılar Konağı geldi.
El uzatılmadığı takdirde bir yılı çıkarmadan yerle bir olacak tarihi konak Karamancı Ailesine ait.
Karamancı ailesi ise Mersin' de serpilip, gelişmiş, şu anda da ülkenin önde gelen sanayi kuruluşlarına sahip.
Ama Karamancı ailesinin bir özelliği daha var: Braddock' u ayağa kaldırmak, sponsor olarak eski binaların yenilenmesine katkı yaparken, çektikleri reklam filmlerinin doğal platosu olarak o kasabayı dünyaya tanıtan bluejean üreticisi Levi's firmasının Türkiye temsilcisi ve üreticisi olmaları.
Kent tarihine damgasını vuran üstelik aile anılarını da barındıran konakları ayakta ölürken kılını kıpırdatmayan anlayışla, Braddock' u canlandıran sorumluluk gelip bir yerde kesişiyor...
Biri milyon nüfuslu Mersin, diğeri Pensilvanya' nın unutulmuş küçücük noktası...
Birinin parlak geleceği metropol olma iddiası var, diğeri zamana karşı direnen, ayakta durmaya çalışan, hayaletlerin dolaştığı terk edilmiş bir kasaba...
Tek ortak yanları marka değeri hayli yüksek küresel bir şirket...
Amerika' da üzerine farz olmasa da kuruluş sosyal sorumluluk yüklenip bir kasabaya el uzatıyor.
Aynı şirketin Türkiye temsilcisi, aile yadigârı konağının ölümünü uzaktan seyrediyor.
Bu işte bir terslik yok mu?
Yoksa ben mi abartıyorum?
 
 
8 Nisan 2013 Pazartesi 06:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:24
  • Güneş05:21
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:57
  • Yatsı21:39
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji