Milli İstihdam Seferberliği Mersin’de Başladı

Ana Sayfa » Güncel » Ortadoğu yıkılıp yeniden kurulurken -2... Abdullah Ayan yazdı

Ortadoğu yıkılıp yeniden kurulurken -2... Abdullah Ayan yazdı

Ortadoğu yıkılıp yeniden kurulurken Türkiye ve Kürtlerin yeni durumu, yeni konumu...

 
 
Ortadoğu yıkılıp yeniden kurulurken -2... Abdullah Ayan yazdı

Pasifiklerde ve Çin denizinde tansiyonu gittikçe yükselen büyük oyunu bir yana bırakıp kendi bölgemizdeki kısa paslaşmalara dönecek olursak. ABD' nin bugünkü açıklaması tam bir şoktur ve savaşma iradesi kalmamış Irak ordusundan ABD' nin umudunu kesip tümüyle "ne haliniz varsa görün" tavrıdır.

Gelin o zaman bu ABD itirafı ışığında sorulmamışları soralım, soruların cevabı aslında kendi içinde saklı ama yine de bir yerlerinden anlatmaya başlayayım.

ABD "sizin ruhunuz bitmiş, savaşmaya mecaliniz yok" derken Irak ordusuna ve Bağdat' a “tükenen mecalinize doping te benden” demiyor. Ya ne diyor?

"Savaşacak iradesi kalmayana benim elimde o iradeyi verecek ne merhem, ne de aşı var. Bundan sonra IŞİD ile siz (siz derken de şia örgütlenmesi bir orduyu işaret ediyor) baş başasınız. Savaşacak olan da, zafer ve hezimetin tadını ve bedelini de ödeyecek olan sizlersiniz.”

Yukarıda haritayı konuşturup Ramadi' nin sadece Bağdat değil Kerbela ile sınır olduğu gerçeğine boşuna dikkat çekmedim. Bu durumda bugüne kadar Ortadoğu’da gizli ve mahcup yürütülen IŞİD ve karşıtı cephe arasındaki savaş artık bundan böyle açık biçimde ve tarafları, savaşçılarıyla da bir Sünni-Şii mezhep savaşıdır. Bir Arap- Farisi savaşıdır ve bölgeyi yeniden belirleyecek bir yanında Suudi Arabistan-Mısır lokomotifliğindeki cephe ile Rusya ve Çin' in de yanında yer aldığı İran' dır...

Ve ABD Savunma Bakanının sonradan tevil etmeye çalıştığı bu acımasız “savaşacak irade kalmamış” tespitinden sonra Bağdat merkezi hükümeti ne dedi bilen var mı?

Yalan yazmaz ajanslardan okuyalım: Irak İçişleri Bakanı El Gabban, Russia Today'e verdiği mülakatta, “IŞİD'le savaşabilmek için Bağdat'ın Rusya'dan gelecek silah ve cephaneye gereksinim duyduğunu” belirtiyor ve ekliyor: “Tek ülkeden gelen tek tip silahlara bel bağlayamayız, kaldı ki ABD’ nin bugüne kadar yaptığı silah ve teçhizat desteği de yeterli değil…”

Durum yorumlanmaya değmeyecek, söylenenler tercüme edilmeye gerek duyulmayacak kadar açık:

İran’ a karşı 10 yıl savaştırdığı Saddam Irak’ ının o kirli savaşın bittiği 1990’ da daha nefes almaya fırsat kalmadan Küveyt’ e girmesine göz yuman da, hemen ardından “niye girdin” diye dövmeye başlayan da ABD’ dir. (abdullahayan.wordpress.com sitesinde dönemin ABD Bağdat Büyükelçisi Bayan April Glaspie ile Saddam diyalogunu, Küveyt’i işgal için ABD nabzını ölçmeye çalışan Glaspie’ nin Washington onayıyla Saddam’ a ‘Küveyt bizim sorunumuz değil, sizin iç işiniz’ diyerek yeşil ışık yaktığını ancak işgal başladıktan sonra dünyayı başına yıkmaya kalktığını anlatan makalelerim var)

25 yıldır iliklerini kuruttuğu, parçaladığı, açlığa mahkûm ettiği ülkeyi şimdi icat ettiği IŞİD ile baş başa bırakırken, kendisine güvenip angajmana giren çoğu gizli açık müttefikini Obama doktrini* ardından boşa düşüren de…

Irak’ ı yakıp yıkarken ülke halkını trilyonlarca dolar borçlandıran ABD artık fiili olarak oyunun içinde yoktur ve yalnızlaşan Bağdat umudunu düne kadar karşı cephede yer alan Rusya ve İran’ a bağlamış görünmektedir.

ABD’ nin suya götürüp, susuz getirdiği yalnızca Irak halkı değildir. Bir koyup üç alma, üç günde Suriye’ yi zalim Esad rejiminden kurtarıp, islamiyetin yeni kurtarıcı hamisi olarak Şam’ da namaz kılma hayalleri kuran Erdoğan ve ekibi de en hafif deyimle terkedilmenin ızdırabını yaşamakta, çıkış için mucize aramaktadır.

Aslında Erdoğan' ın en büyük üzüntüsü ve hiddetinin önemli nedenlerinden biri budur.

Başlayan büyük ayrışma ve yaklaşmakta olan bin yıllık yeni savaşı işaret eden bu kavganın en önemli aktörlerinden biri olacakken, TSK komuta kademesinin de son günlerde resti çekmesiyle eli böğründe izlemek zorunda kalmasıdır.

GKB başkanı Özel' in ameliyatı da bu tartışmaların ve maceraperest "derin stratejilerin" dışında kalma gayretinin bir yansımasıdır.

Şimdi böylesine büyük ve bir o kadar da karmaşık tabloya bakıp Kürtler bu işlerin neresinde? diye soranlar olabilir. Barzani' nin ABD seyahatine GS şampiyonluğu kadar kafa yormayan bir ülkede bırakın cevabını sorunun kendisine bile kafa yoracak kaç kişi çıkabilir?

Ama sorunun cevabını ben geçen hafta vermiştim. Hem de öyle çok uzun analizler, tahlillerle falan da değil. Barzani' nin Washington ziyareti, Obama ile kendisinin şahsen ve karşılıklı heyetlerin verdiği pozlar ve hepsinden önemlisi Obama görüşmesi sonrası katıldığı düşünce kulübündeki toplantı sonrası yaptığı "Bağımsız kürdistan kurulacak" açıklaması...

Hiç kimse o itinayla kurulmuş ve her kelimesi dikkatle seçilmiş o cümlenin öyle "laf olsun, küp dolsun" cinsinden bir cümle olduğunu sanmasın.

Hele cümle ABD' de ve kravat renklerinin, oturulan sandalyenin, ayak ayaküstüne atma görüntülerinin her birinin derin analizler gerektiren mesajlar anlamına geldiğini biliyorsa, o cümle daha bir anlam kazanacaktır.

Peki, Irak'ın bugün yani 24 Mayıs 2015 itibariyle ölüm mesajı anlamına gelen ABD açıklamasından sonra Kürtler böylesi bir Irak merkezi hükümetini ne kadar ciddiye alır.

Sakın kimse ABD' nin bugün Ramadi düşüşü ardından "ırak ordusunun savaşma iradesi yok" açıklamasının 15 gün önceki Barzani' nin "kürdistan devleti geliyor" açıklamasıyla nasıl bağlantısı olabilir gibisinden hem kör hem sersem sorularını dillendirmeye kalkmasın. Aynı ABD' de ve bu Irak'ın ölüm ilanı anlamına gelen ABD savunma bakanlığı açıklamasıyla Barzani' nin Kürt devleti duyurusu aynı stratejik derinliğin birbirini takip eden hızlandırılmış adımlarıdır.

Ve bizim stratejik derinlik kavramını sahiplenen hatta ortaya atılan her fikir, düşünce, projeye "onun da patenti bize aittir" gibisinden cümlelerle, her icadın sahibi ve fikir babası olduğunu iddia eden "seyyar tayyar"ı çağrıştıran "büyük ustaları çıktıkları yeni Türkiye yolculuğunda bu derin kırılmanın, bölgede başlayan küresel yangının neresindeler?

Hiç ilgisi olmayabilir ama ben en çok "Türkiye hiç bir ülkeye silah göndermemiştir" açıklamasını yapan Ak-Saray yarı başkan-yarı CB' sinin sözcüsü Kalın' ın altı kalın çizgilerle çizilmiş açıklamasını duyunca derin düşüncelere ve yeise kapıldım. İbrahim Kalın' a taşıdığı sorumlu mevkiye saygı gereği hadi inanalım da "silah taşıyan MİT TIR' larını Adana' da çevirip arayan, suçüstü halinin en önemli belgesi silahlarla ilgili tutanakları tutan güvenlik güçleriyle, o tutanak gereğince yasal soruşturma başlatan savcıları tutuklayan savcılar gerçeğini" nereye koyacağız. (İki bölüme ayırdığım yazının birinci bölümünün ardından bu ikincisini yayınlanması için gazeteye göndermeye hazırlanırken ajanslara belki de son yılların dünya çapında en büyük skandalının görüntüleri düştü. MİT tırlarına savcılık emriyle yapılan baskın, açılan kontayner kapıları ve gıda yardımı deklare edilerek yola çıkmış silah ve mühimmatı inkar edilemez biçimde ortaya koyan tablo. Merak eden görüntüleri de, aylardır inkar eden iktidarın en yetkin ağızlarının ne söylediğini de bulabilir. Ben sadece Erdoğan’ ın MİT Tırlarına operasyon düzenleyen savcılar hakkında Almanya dönüşü uçağına aldığı havuz medyası kalemşörlerine söylediği tek cümleyle ve ardından çok masum bir soruyla yetineceğim: “O savcılar, haysiyetleri varsa, MİT TIR'larında silah olduğunu ispatla mükelleftirler”

29 Mayıs 2015 sabahı Cumhuriyet gazetesinin bence yılın ödüllü haberciliğini yaparak yayınladığı görüntüler karşısında “o operasyonu düzenleyen ve silah bulduklarını açıklayan savcıların haysiyetini sorgulayan ve ispata çağıran Erdoğan bugün ne diyecek? Daha da önemlisi ne yapacak?

Ya yasaların kendilerine yüklediği sorumluluk gereği o operasyonu yapan savcıları tutuklayan irade ortaya çıkan görüntülerin ardından nasıl bir tavır takınacak? Konu sanılandan önemli ve Türkiye dışında bambaşka yerlerde mutlaka değerlendirilip, kimi can sıkıcı, yakıcı kararlar alınacaktır. Ben bununla yetinip asıl konuya, kartların karılıp yeniden dağıtıldığı bu tarihi sürecin en heyecanlı dakikalarına dönecek olursam;

Biz kısır döngümüze hapsolmuş, dünyadan habersiz kendi gündemimizle boğuşurken, o gündemin gölgesinde kalan çok daha ciddi bir gelişme daha oldu ki, yazmadan geçersem olmaz...

Bunca hengame arasında yine hafta sonu ABD' ye giden ve IMF ile anlaşmaya çalışırken kendisini kapının önünde bulan Yunanistan ekonomi Bakanının şu sözleri: "Yunanistan bugün itibariyle IMF' e borcunun tek sentini ödemeyecek durumdadır"

Şu yukarıda anlattığın Ortadoğu gelişmelerini, gelmekte olduğuna dikkat çektiğin mezhep savaşları ile Yunanistan' ın IMF’ e borcunu ödememesi arasında nasıl bir bağ kurdun da, böylesi birbiriyle ilgisi olmayan iki ayrı ve iki farklı konuyu nasıl birleştirip buraya bağladın?

Soruyu elbette duydum ama zaten hem sabırları hem gazeteyi hazırlayan arkadaşların sabırlarını yeterince zorladım. Bu yakıcı soruların cevaplarını da bir başka yazıda ele almaya çalışacağım...

Ama belki de o soruyu soranlar haklıdır, belki de hiç ilgisi yoktur. Benimkisi sadece Türkiye'den kaynaklı bir hüsn'ü kuruntudur,...

Acaba öyle midir? Tanık olduğumuz bunca gelişme biribirinden kopuk ve ayrı mıdır?

O soruların cevabına da gelecek sıra, ama başka bir yazıda...

*Obama doktrini derken Bush döneminde savaşı kendi organize ettiği güçlerle sürdürme, dünyaya filli jandarmalık yapma “şahin” stratejisinin yerini alan, “maşa varken elini yakma, bulacağın bölgesel müttefiklerle işlerini yürütmeye bak, ne pahasına olursa olsun, sıcak çatışmaya kara askerlerini sokma” anlayışını tanımlamaya çalışıyorum.

 Abdullah Ayan

 
1 Haziran 2015 Pazartesi 10:05
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü Kutladı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:43
  • Güneş07:18
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:11
  • Akşam18:33
  • Yatsı19:58
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
20
13
5
2
44
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
7
Trabzonspor
20
9
3
8
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
20
6
6
8
24
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji