MİY'da bilet fiyatları yeniden belirlendi

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı

Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı

Osmanlı döneminde, özellikle İstanbul’un kent kültüründe, kendi çağının dünyasına göre aykırı denebilecek düzeyde yüksek bir çevre etiğinin var olduğu ve referanslarını doğadan alan Osmanlı estetik anlayışı.... Sibel Gazi Tabel'in kaleminden...

 
 
Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı
Pittsburgh’da Duquesne Üniversitesi’nde katıldığım “I. Uluslar arası Etik Eğitimi” Konferansında sunduğum bildiride, Osmanlı döneminde, özellikle İstanbul’un kent kültüründe, kendi çağının dünyasına göre aykırı denebilecek düzeyde yüksek bir çevre etiğinin var olduğunu ve referanslarını doğadan alan Osmanlı estetik anlayışının sade, arı ve incelmiş bir olgunluğa sahip olduğunu anlatmıştım. Bu yazı dizisi,  bildiride ele alınan konulardan seçilen birkaçını bilginize sunmaktadır.

Sadece 16. Yüzyılda Avrupa’da İstanbul üzerine 2 bini aşkın kitap yazılmıştır.  Osmanlı Dönemindeki İstanbul’un kent kültüründen kaba taslak genellemeler yapılarak söz edilemez. Çünkü böyle bir genelleme girişimi, 2670 yıl önce, M.Ö. 658’de Megara Kralı Byzas tarafından kurulan ve binlerce yıllık farklı kültür birikimlerini taşımakla birlikte yaşını aldıkça gençleşen, sürekli yenilenen bir kenti, içine sığmayacağı bir kalıba sokmak olur.  Ayrıca yüzlerce yıllık Osmanlı Dönemi’nde homojen ve/veya aynı kalan bir  kültürün sürdüğü iddia edilemez. Doğası gereği durağan olmayan kültürün hep ilerlemediği, bazen daha geriye düştüğü ise söylenebilir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda taşınmaz malların büyük kısmı, günümüzün sivil toplum örgütlerine benzeyen vakıflara aitti. Uçuş rotalarında yaralanıp düşmeleri halinde, onların tedavisini yaparak sürüsüne yetiştirmek üzere çalışmalar yapan Göçmen Kuşlar Vakfı; kışın kardan yerlerde yiyecek bulamayan kuşlar için yiyecek bırakan Darı Vakfı; insanların veya hayvanların faydalanacağı ormanlar ve yeşil alanlar için kurulan vakıflar gibi pek çok vakıf kurulmuştur. Dönemin kentlileri, soğuk kış günlerinde kurtlar gibi vahşi hayvanların aç kalmamaları için ıssız dağ başlarında et dağıtmışlardır. Binek hayvanlarının fazla yük taşımaları; dahası, cuma günü onlara da tatil ilan edildiği için, o gün yük taşımaları yasaktır.

Bünyesinde ibadethaneler, aşevleri, hastaneler gibi yapıları barındıran ve genellikle de bunları bütünleşik bir mekanda (Külliye), tek bir çatı altında toplayan vakıflar, kentlilerin bir çok ihtiyacına cevap vermekteydi. Çok işlevli bu yapıların, hayır işlerini sürdürebilmesi ve işletilmesi için vakfa ait iş yerleri ve dükkanlar yaptırılırdı. Örneğin Fatih Külliyesinin akanı (geliri) olarak İstanbul ve Galata semtlerinde 4250 dükkan, 3 iş hanı, 4 hamam, 7 köşk, 9 bahçe ve esnaf çarşısı ile 1130 ev yaptırılmıştı.

1655’de İstanbul’u ziyaret eden Fransız seyyah Jean de Thevenot, İstanbulluların köpekleri nasıl koruduğunu, hatta bazı zenginlerin vasiyetnamelerinde sokak köpeklerinin beslenmesi için nasıl özel kaynaklar tahsis ettiklerini anlatmaktadır. Bazıları da, güvenebilecekleri kasap ve fırıncılara, kendileri öldükten sonra sokak hayvanlarını beslemeleri için para bırakırlardı. Fransız gezgin Du Loir, 1654’te Anadolu’daki gözlemlerine yer verdiği kitabında şunları yazar:

“Osmanlı’nın birçok şehrinde kedilerin barınıp, beslenmesi için vakıflar kurulduğunu hayretle gördüm. Bu vakıflarda uşaklar, vekilharçlar, hayvanlara hizmet ediyorlar. Köpek sevgisi de yaygındır. Birçok kibar Türk’ün, lokantalardan et, kebap getirtip kendi elleriyle kedilere, köpeklere yedirdiklerini gördüm. Kuşlara sevgileri ise bunlardan daha fazladır.”

1910 yılında şehirde ilk kez kuduz görüldüğünde, hayvanların zehirlenerek öldürülmesi büyük tartışmalara konu olmuştur. Pierre Loti, 1910’daki köpek katliamını ironik bir dille şöyle anlatmaktadır:

“Bu ülkeye II. Mehmed’in ordularının ardından gelen köpekler, İttihat ve Terakki’yi ve hükümet işlerine Levantenlerin girdiğini unutmuşlardı. 4-5 asırlık sadakatten sonra kimseyi ısırmamış olmalarına karşın, katliamların en iğrencine mahkum edildiler. Hiçbir Türk, Hilal’e uğursuzluk getireceği söylenen bu onur kırıcı görevi üstlenmek istemedi. Bu yüzden, serseriler ve haydutlar görevlendirildi.”

Bursa’daki Leylek Hastanesi ve Üsküdar’daki Kedi Hastanesi’nin dünyada eşi ve benzerine o tarihte rastlamak mümkün değildir. Dahası o dönemlerde, Ortaçağ Avrupa’sında veba salgını çıkana dek kediler adeta soykırımdan geçirilmiştir.

Evliya Çelebi’nin anlattıklarına göre, erkekler, kadınlar ve çocuklar, İstanbul’da kurulan büyük kuş pazarlarına haftada bir giderek, kafesteki kuşları satın alır, bunları orada uçurup özgürlüklerine kavuştururlardı. Bu bilgiyi başka asırlarda yaşamış olan Le Bruyn (1732) ve Dr. Brayner’de (1836) eserlerinde teyit eder. Bunun nedeni kuşların kıyamet gününde onlara şahitlik edeceklerindendi. Böylece günahlarını affettirip, sevap kazanacaklarına inanırlardı*

Ahmet Haşim 1921 yılında yayımlanan “Gurebahane-i Laklakan” (Yoksul Leylekler Bakımevi) adlı eserinde, Bursa’da Haffaflar Çarşısı’ndan (Ayakkabıcılar Çarşısı) bahsetmektedir. Bu eserde, ortadaki avlunun etrafında dizilen dükkanlardan oluşan çarşının orta meydanında, kanadı ya da bacağı kırılmış leyleklerin, bunamış kargaların ve çeşitli sakat kuşların toplandığını ve ÇARŞI ESNAFININ ARALARINDA TOPLADIĞI PARALAR ile bütün bu kuşlara yıllarca baktığını anlatmaktadır. Dolmabahçe Sarayı bahçesinde bugün de görülebilen bir kuş hastanesi bulunmaktadır.** Saray bahçesindeki hastane, padişahın yaklaşımını göstermektedir.

Kuşları için onlara barınacakları minyatür saraya, köşke benzeyen evler yapmışlardır. Kuş evleri 13. yüzyıldan 19. yüzyıl sonlarına kadar devam etmiştir. Minyatür saraylar, Osmanlı’nın merhametini ve kuşun öteden beri kültürel aktarımla gelen inançlarındaki özel yerini sembolize etmenin yanı sıra, dönemin sanatkârlarının ince zevkini, estetik anlayışını ve mimari anlayışını göstermektedir.

Kuşlara olan bu ilginin kökeni, Türklerin İslamiyet öncesi Şamanizm dönemine ve Şamanizm felsefesine dek götüreülebilir.  Bu felsefe, Selçuklu dönemi, beylikler dönemi ve Osmanlı devleti döneminde de varlığını belli biçimlerde devam ettirerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Yine, İslam dini, kuşlara özel bir yer ve değer verir, hatta Kuran’da Nur Suresi’nde kuşların Tanrı’ya dua ve tespih eyledikleri zikr edilmektedir.  Kuran’da yer alan Hz. Muhammed’in Kureyş’lilerden kaçarken saklandığı mağarada bir güvercinin O’na yardım etmesi olayı ve Hacı Bektaşi Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya gelirken güvercin kılığında geldiği yolundaki rivayetler sonucu halk arasında güvercinler özel bir öneme sahipti.** Ayrıca, güvercinler orduda dahi posta güvercini olarak kullanılan değerli varlıklardı.

Henüz çevre için eğitimin okullarda yer almadığı o günün İstanbul’unda yaşayan bireylerde çevre etiği değerlerinin yerleşmesinde hangi kentsel kültürel ögeler etkendi? Bu ögelerin birbirini tamamlayışı ve birbirine olan etkisi ne idi? Estetik anlayışı  nasıldı? Bunlar ve dahası ikinci yazıda ele alınacaktır..

*CAN, Dilek, Bir Zamanlar Saraylarda Yaşardı Kuşlar, 11 March 2008.  http://sehristanbul.wordpress.com/
** YÖRÜKOĞLU, Seçil, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi) Kültürel Mirasın Yeni Nesile Aktarılması Amacıyla Kuş Evlerinin Görsel Sanatlar Dersi Programında Kullanılması, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resim-İş Öğretmenliği Bilim Dalı, İstanbul, 2008.




 
31 Aralık 2013 Salı 11:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:26
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:29
  • Akşam19:08
  • Yatsı20:33
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji