Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı

Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı

Osmanlı döneminde, özellikle İstanbul’un kent kültüründe, kendi çağının dünyasına göre aykırı denebilecek düzeyde yüksek bir çevre etiğinin var olduğu ve referanslarını doğadan alan Osmanlı estetik anlayışı.... Sibel Gazi Tabel'in kaleminden...

 
 
Osmanlı Kent Kültüründe Doğa ve Estetik Anlayışı-1... Sibel Gazi Tabel yazdı
Pittsburgh’da Duquesne Üniversitesi’nde katıldığım “I. Uluslar arası Etik Eğitimi” Konferansında sunduğum bildiride, Osmanlı döneminde, özellikle İstanbul’un kent kültüründe, kendi çağının dünyasına göre aykırı denebilecek düzeyde yüksek bir çevre etiğinin var olduğunu ve referanslarını doğadan alan Osmanlı estetik anlayışının sade, arı ve incelmiş bir olgunluğa sahip olduğunu anlatmıştım. Bu yazı dizisi,  bildiride ele alınan konulardan seçilen birkaçını bilginize sunmaktadır.

Sadece 16. Yüzyılda Avrupa’da İstanbul üzerine 2 bini aşkın kitap yazılmıştır.  Osmanlı Dönemindeki İstanbul’un kent kültüründen kaba taslak genellemeler yapılarak söz edilemez. Çünkü böyle bir genelleme girişimi, 2670 yıl önce, M.Ö. 658’de Megara Kralı Byzas tarafından kurulan ve binlerce yıllık farklı kültür birikimlerini taşımakla birlikte yaşını aldıkça gençleşen, sürekli yenilenen bir kenti, içine sığmayacağı bir kalıba sokmak olur.  Ayrıca yüzlerce yıllık Osmanlı Dönemi’nde homojen ve/veya aynı kalan bir  kültürün sürdüğü iddia edilemez. Doğası gereği durağan olmayan kültürün hep ilerlemediği, bazen daha geriye düştüğü ise söylenebilir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda taşınmaz malların büyük kısmı, günümüzün sivil toplum örgütlerine benzeyen vakıflara aitti. Uçuş rotalarında yaralanıp düşmeleri halinde, onların tedavisini yaparak sürüsüne yetiştirmek üzere çalışmalar yapan Göçmen Kuşlar Vakfı; kışın kardan yerlerde yiyecek bulamayan kuşlar için yiyecek bırakan Darı Vakfı; insanların veya hayvanların faydalanacağı ormanlar ve yeşil alanlar için kurulan vakıflar gibi pek çok vakıf kurulmuştur. Dönemin kentlileri, soğuk kış günlerinde kurtlar gibi vahşi hayvanların aç kalmamaları için ıssız dağ başlarında et dağıtmışlardır. Binek hayvanlarının fazla yük taşımaları; dahası, cuma günü onlara da tatil ilan edildiği için, o gün yük taşımaları yasaktır.

Bünyesinde ibadethaneler, aşevleri, hastaneler gibi yapıları barındıran ve genellikle de bunları bütünleşik bir mekanda (Külliye), tek bir çatı altında toplayan vakıflar, kentlilerin bir çok ihtiyacına cevap vermekteydi. Çok işlevli bu yapıların, hayır işlerini sürdürebilmesi ve işletilmesi için vakfa ait iş yerleri ve dükkanlar yaptırılırdı. Örneğin Fatih Külliyesinin akanı (geliri) olarak İstanbul ve Galata semtlerinde 4250 dükkan, 3 iş hanı, 4 hamam, 7 köşk, 9 bahçe ve esnaf çarşısı ile 1130 ev yaptırılmıştı.

1655’de İstanbul’u ziyaret eden Fransız seyyah Jean de Thevenot, İstanbulluların köpekleri nasıl koruduğunu, hatta bazı zenginlerin vasiyetnamelerinde sokak köpeklerinin beslenmesi için nasıl özel kaynaklar tahsis ettiklerini anlatmaktadır. Bazıları da, güvenebilecekleri kasap ve fırıncılara, kendileri öldükten sonra sokak hayvanlarını beslemeleri için para bırakırlardı. Fransız gezgin Du Loir, 1654’te Anadolu’daki gözlemlerine yer verdiği kitabında şunları yazar:

“Osmanlı’nın birçok şehrinde kedilerin barınıp, beslenmesi için vakıflar kurulduğunu hayretle gördüm. Bu vakıflarda uşaklar, vekilharçlar, hayvanlara hizmet ediyorlar. Köpek sevgisi de yaygındır. Birçok kibar Türk’ün, lokantalardan et, kebap getirtip kendi elleriyle kedilere, köpeklere yedirdiklerini gördüm. Kuşlara sevgileri ise bunlardan daha fazladır.”

1910 yılında şehirde ilk kez kuduz görüldüğünde, hayvanların zehirlenerek öldürülmesi büyük tartışmalara konu olmuştur. Pierre Loti, 1910’daki köpek katliamını ironik bir dille şöyle anlatmaktadır:

“Bu ülkeye II. Mehmed’in ordularının ardından gelen köpekler, İttihat ve Terakki’yi ve hükümet işlerine Levantenlerin girdiğini unutmuşlardı. 4-5 asırlık sadakatten sonra kimseyi ısırmamış olmalarına karşın, katliamların en iğrencine mahkum edildiler. Hiçbir Türk, Hilal’e uğursuzluk getireceği söylenen bu onur kırıcı görevi üstlenmek istemedi. Bu yüzden, serseriler ve haydutlar görevlendirildi.”

Bursa’daki Leylek Hastanesi ve Üsküdar’daki Kedi Hastanesi’nin dünyada eşi ve benzerine o tarihte rastlamak mümkün değildir. Dahası o dönemlerde, Ortaçağ Avrupa’sında veba salgını çıkana dek kediler adeta soykırımdan geçirilmiştir.

Evliya Çelebi’nin anlattıklarına göre, erkekler, kadınlar ve çocuklar, İstanbul’da kurulan büyük kuş pazarlarına haftada bir giderek, kafesteki kuşları satın alır, bunları orada uçurup özgürlüklerine kavuştururlardı. Bu bilgiyi başka asırlarda yaşamış olan Le Bruyn (1732) ve Dr. Brayner’de (1836) eserlerinde teyit eder. Bunun nedeni kuşların kıyamet gününde onlara şahitlik edeceklerindendi. Böylece günahlarını affettirip, sevap kazanacaklarına inanırlardı*

Ahmet Haşim 1921 yılında yayımlanan “Gurebahane-i Laklakan” (Yoksul Leylekler Bakımevi) adlı eserinde, Bursa’da Haffaflar Çarşısı’ndan (Ayakkabıcılar Çarşısı) bahsetmektedir. Bu eserde, ortadaki avlunun etrafında dizilen dükkanlardan oluşan çarşının orta meydanında, kanadı ya da bacağı kırılmış leyleklerin, bunamış kargaların ve çeşitli sakat kuşların toplandığını ve ÇARŞI ESNAFININ ARALARINDA TOPLADIĞI PARALAR ile bütün bu kuşlara yıllarca baktığını anlatmaktadır. Dolmabahçe Sarayı bahçesinde bugün de görülebilen bir kuş hastanesi bulunmaktadır.** Saray bahçesindeki hastane, padişahın yaklaşımını göstermektedir.

Kuşları için onlara barınacakları minyatür saraya, köşke benzeyen evler yapmışlardır. Kuş evleri 13. yüzyıldan 19. yüzyıl sonlarına kadar devam etmiştir. Minyatür saraylar, Osmanlı’nın merhametini ve kuşun öteden beri kültürel aktarımla gelen inançlarındaki özel yerini sembolize etmenin yanı sıra, dönemin sanatkârlarının ince zevkini, estetik anlayışını ve mimari anlayışını göstermektedir.

Kuşlara olan bu ilginin kökeni, Türklerin İslamiyet öncesi Şamanizm dönemine ve Şamanizm felsefesine dek götüreülebilir.  Bu felsefe, Selçuklu dönemi, beylikler dönemi ve Osmanlı devleti döneminde de varlığını belli biçimlerde devam ettirerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Yine, İslam dini, kuşlara özel bir yer ve değer verir, hatta Kuran’da Nur Suresi’nde kuşların Tanrı’ya dua ve tespih eyledikleri zikr edilmektedir.  Kuran’da yer alan Hz. Muhammed’in Kureyş’lilerden kaçarken saklandığı mağarada bir güvercinin O’na yardım etmesi olayı ve Hacı Bektaşi Veli’nin Horasan’dan Anadolu’ya gelirken güvercin kılığında geldiği yolundaki rivayetler sonucu halk arasında güvercinler özel bir öneme sahipti.** Ayrıca, güvercinler orduda dahi posta güvercini olarak kullanılan değerli varlıklardı.

Henüz çevre için eğitimin okullarda yer almadığı o günün İstanbul’unda yaşayan bireylerde çevre etiği değerlerinin yerleşmesinde hangi kentsel kültürel ögeler etkendi? Bu ögelerin birbirini tamamlayışı ve birbirine olan etkisi ne idi? Estetik anlayışı  nasıldı? Bunlar ve dahası ikinci yazıda ele alınacaktır..

*CAN, Dilek, Bir Zamanlar Saraylarda Yaşardı Kuşlar, 11 March 2008.  http://sehristanbul.wordpress.com/
** YÖRÜKOĞLU, Seçil, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi) Kültürel Mirasın Yeni Nesile Aktarılması Amacıyla Kuş Evlerinin Görsel Sanatlar Dersi Programında Kullanılması, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resim-İş Öğretmenliği Bilim Dalı, İstanbul, 2008.




 
31 Aralık 2013 Salı 11:01
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji