7. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali görkemli bir galayla kapanış yaptı

Ana Sayfa » Gündem » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

3 yılda 75 trilyon para kazandıracak bir yer 100 trilyona satılabilir mi? Satan kamu kurumuysa ne olur?

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Aslında cevabı kendi içinde saklı bir soru bu…

Örneğin biri çıkıp “bugüne kadar ne oldu ki, bundan sonra ne olsun?” diye sorabilir ve asla haksız sayılmaz…

En son söylenecek sözün en başta söyleme niyetinde değilim. Çünkü bir yılı doldurmayan şu zaman diliminde sadece otogar’ da yaşananları detaylı olarak perde önü arkasıyla aklı başında analizlerle anlatmaya, anlamaya çalışmak bile Kocamaz dönemi Mersinini ileride bir gün oturup yazacak olanlara yeterince ibretlik derslerle doludur diye düşünüyorum.

Bu nedenle çoğu okuyanın sıkılacağını bilsem de, tarihe not düşme adına salt otogar konusunda yaşananları detaylarıyla anlatmaya çalışacağım.

2 Nisan 2014 günü mazbatasını alıp başkanlık koltuğuna oturduğu ilk andan bugüne Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile ilgili tek bir cümlelik yazı bile kaleme almadım.

Ne olumlu, ne olumsuz kelam etmemeye çalıştım.

Kürtçe müziğin yasaklanması girişimiyle ilgili de çeşitli platformlarda eleştirmeme ve kötü gidişe dur denmesi gerektiği görüşümü net biçimde ifade etmeme rağmen tek satır yazmadım. Bitpazarını yıkacağız gibisinden, tek cümlenin bile binlerce esnafı ortalığa dökmesinden korktuğum tehlikeli gelişmeyi bu sessizlik ilkesinin dışında tuttum. Çünkü durum sanılandan da hassastı. Ve Mersin’ in nasıl bir kaos dengesi üzerinde oturduğunu o günlerde tam olarak kavradığından çok ta emin olmadığım yeni Başkanın bodoslama üzerine gideceği böylesine zor bir konunun üzerine gitmesi halinde olacakları kendisi bir yana, narin çiçek niyetine büyüttüğümüz kent barışına nasıl bir darbe vuracağını bizim bile kestirmemiz mümkün değildi.

Allahtan Kocamaz o hassasiyeti gördü ve girdiği mayınlı alanda herhangi bir patlamaya yol açmadan o yolun tehlikelerini görüp geri döndü.

Elinde bordrolar, Özcan döneminde belediyenin kimi televizyon ve gazetelere ödediği paralarla ilgili ödeme dekontlarını duyurmak üzere basın toplantısı düzenleyen ve iki yanına o iddia ettiği paraları aldıklarını söylediği televizyon sahiplerini oturtan Kocamaz’ a ve yaptıkları hizmetin analarının ak sütü olan karşılığını alan koca koca adamların yüzlerine okunan suçlamaları sessizce dinlemelerine ve en küçük bir tepki göstermemelerine ne demeli?

Onların boynu bükük sustukları yerde ne bana ne başkasına söz düşmezdi. Öyle de yaptım.

Parkomat uygulaması, yararlanan vatandaşın görüşü alınmadan bir gün içinde ortadan kaldırıldı, çoğu Mersinli gibi izlemekle yetindim.

Uygulama doğruydu, yanlıştı o apayrı tartışma konusu ama tamam mı/devam mı sorusunun cevabı anlamına gelen son kararı kimlerin vermesi gerekirdi?

Elbette konunun doğrudan muhatabı vatandaşın…

Peki, “Mersini birlikte yöneteceğiz” sloganıyla seçilip gelmiş birinin ‘birlikte yönetmenin’ temel kuralı olan “kullanıcı bu konuda ne düşünüyor?” gibisinden masum bir soruya cevap araması gerekmez miydi? Arayacaksa en kestirme yol olan ve vatandaşın görüşünü yansıtacak en uygun yöntem olarak bilinen referandum mekanizmasını işletemez miydi?

Referandum diye gözünüzde büyütmeyin, parkomat uygulamasından en çok etkilenen İstiklal, Hastane, Silifke caddelerine birer sandık koyulur, mükerrer kullanımın önüne geçmek için de oy kullananın imzası alınır ve bir hafta sürecek oylama sonucu ya devam ya tamam denirdi…

Olmadı…

Bir sürü benzer tartışmaya yol açan konuya burada değinecek değilim. Çünkü halen “oturduğu tahtın altında üç mektup bulan sadrazam hikâyesinin Mersin versiyonunda Kocamaz’ ın üçüncü bir yana henüz ikinci mektup sürecini de tamamladığı kanaatinde değilim. O nedenle eleştirilerin belli dozun üstüne çıkmaması gerektiğini dün düşünüyordum, bugün de aynı kanaatteyim.

Mersin’i aylardır meşgul eden ve sürecin yönetilme biçimine bakıyorum da; bundan sonra da hiç akla gelmeyen yeni krizlere gebe boyutlarıyla konuşacağımız öylesine bir otogar mevzuu var ki, yaşanan süreci tarafsız bir gözle anlatmanın, süreçten asıl etkilenecek taraflar bir yana kamuoyu adına önemli görev olduğuna inanıyorum.

Bu inançla ve mümkün olduğunca belgelere dayanan biçimde yaşananları toparlamaya çalışayım.

Macit Özcan döneminde tamamlanan, aslında istense yerel seçimlerden çok önce hizmete alınabilecek yeni otogarın hizmete alınması nedense seçimlerden sonraya sarkıtıldı.

30 Mart seçimlerinde Özcan ve dolayısıyla ekibi gitti, yerine Kocamaz ve oluşturmaya çalıştığı yeni ekibi işin başına geçti.

Otogar ile ilgili kamuoyunun gözlerinin önünde cereyan eden, dev afişlerle Cumhuriyet meydanını süsleyen ihale davetlerini, ondan önce eski otogar esnafıyla Kocamaz’ ın girdiği kavgayı, kısaca herkesin bildiği o süreci geçiyorum.

O günlerde Başkan Kocamaz’ ın her platformda dile getirdiği, mevcut otogarın birilerine peşkeş çekildiği, üç kuruşa alınan yazıhaneler üzerinden inanılmaz rantların elde edildiği iddiaları da sanırım hafızalarda.

Yine aynı dönemde otogar esnafıyla Başkan arasında gerilmeye başlanan ipin eninde sonunda kopacağını, bunun da çok hayırlı olmayacağını bu konuda vatandaş mağdur olmadan dur denmesi gerektiğini kimi kurumlara da şifahi olarak dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Davetli olduğum her yer ve ortamda net olarak ifade ettim.

Ancak Başkan esnafa öyle bir tavırla yaklaşıyordu ki, orta yol bulunması olanaksızdı. Bu konuda araya girebilecek, tarafları uzlaşmaya çağıracak güçte bir iki aktör vardı. Bunlardan biri o günlerde Valilik görevini yürüten Hasan Basri Güzeloğlu idi, diğeri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası…

MTSO ne hikmetse aslında kent kadar kendi üyelerini ve elbette üyeleri kadar turizminden ticaretine tüm Mersin’i ilgilendiren böylesine hayati konuda elini taşın altına koyabilirdi. Olmadı…

Neden olmadığını özel sohbetlerimizde MTSO Başkanı Aşut dertlenerek of-record anlattı ama of-record olduğu için kendisi çıkıp paylaşmadığı sürece benim söz söylemem doğru olmaz…

Mersini ilgilendiren pek çok konuda görüş dinleyen, kendince değerli bulduğu düşünceleri alan Vali Güzeloğlu’ nun ise gitme hazırlıkları içinde olduğunu kendisi gibi bizler de görüyorduk. “Ne olur sorun kangren olmadan çözün” ricalarımız dediğim gibi atanma dönemine denk gelince o cephede de dişe dokunur girişim olmadı. (örneğin ben bu konuda sayın Valiye çözme konusunda irade sergilemesi gerektiğini, başka illerde benzer sorunun nasıl çözüldüğüne dair örneklerle anlatmaya çalıştım)

Aslında sorun küçük dokunuşlarla çözülebilecek kıvamdaydı. Örneğin esnaf eski yerlerinde ödedikleri kiraları unutmuş, Mersin ile benzer konum ve nüfusa sahip diğer kentlerde yazıhane esnafı ne kadar kira ödüyorsa biz de bulunacak ortalama kirayı ödeyelim noktasına gelmişti.

İki tarafın durmadan çektiği ip misali taraflar durdukları yerden milim oynamayınca olan ipe oldu, ve asla bırakılmaması gereken ip koptu.

Devam edeceğim ama bir sonraki yazıda…

Abdullah Ayan

 
 
18 Mayıs 2015 Pazartesi 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:29
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:48
  • İkindi16:39
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:34
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1847 - Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (Defterhane-iş Amire Kalemi) kuruldu.
1864 - Kuzey Kafkasyalılar-Çerkesler'in anavatanları olan Kuzey Kafkasya'dan Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına sürgün edilmesi
1881 - Amerikan Kızılhaçı Clara Barton tarafından kuruldu.
1904 - FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) Paris'te kuruldu.
1927 - ABD'li havacı Charles Lindbergh, 'Sprit of St. Louis' adlı uçağıyla New York'tan Paris'e uçarak, Atlas Okyanusu'nu geçen ilk pilot oldu.
1950 - Demokrat Parti'nin 14 Mayıs'taki seçimlerden galibiyetle çıkmasıyla Adnan Menderes Başbakan, Celâl Bayar Cumhurbaşkanı oldu.
1960 - Harp Okulu öğrencileri, hükümet aleyhine sessiz yürüyüş yaptı.
1963 - Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir anayasanın önerdiği bazı reformların gerçekleştirilmediği gerekçesiyle ikinci bir darbe girişiminde bulundu, fakat başarılı olamadı.
1971 - Anayasa Mahkemesi, Milli Nizam Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.
1979 - San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.
1981 - Atatürk'ün 100'üncü doğum yıldönümü törenlerle kutlandı.
1983 - Avrupa Konseyi'nin, Avrupa medeniyetinin zenginliğini oluşturan kültürleri tanıtmak amacıyla düzenlediği sergilerden 18'incisi İstanbul'da Anadolu Medeniyetleri Sergisi adıyla açıldı.
1991 - Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi öldürüldü.
1994 - Hacda şeytan taşlama sırasında izdiham çıktı: Yedisi Türk olmak üzere 185 hacı öldü.
1996 - Örtülü ödenekten 5.5 milyar lira ile bazı kişi ve kuruluşları dolandırdığı öne sürülen Selçuk Parsadan, Balıkesir'in Altınoluk beldesinde yakalandı.
1997 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle sürekli kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.
2004 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliğini onayladı ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji