İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

3 yılda 75 trilyon para kazandıracak bir yer 100 trilyona satılabilir mi? Satan kamu kurumuysa ne olur?

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Aslında cevabı kendi içinde saklı bir soru bu…

Örneğin biri çıkıp “bugüne kadar ne oldu ki, bundan sonra ne olsun?” diye sorabilir ve asla haksız sayılmaz…

En son söylenecek sözün en başta söyleme niyetinde değilim. Çünkü bir yılı doldurmayan şu zaman diliminde sadece otogar’ da yaşananları detaylı olarak perde önü arkasıyla aklı başında analizlerle anlatmaya, anlamaya çalışmak bile Kocamaz dönemi Mersinini ileride bir gün oturup yazacak olanlara yeterince ibretlik derslerle doludur diye düşünüyorum.

Bu nedenle çoğu okuyanın sıkılacağını bilsem de, tarihe not düşme adına salt otogar konusunda yaşananları detaylarıyla anlatmaya çalışacağım.

2 Nisan 2014 günü mazbatasını alıp başkanlık koltuğuna oturduğu ilk andan bugüne Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile ilgili tek bir cümlelik yazı bile kaleme almadım.

Ne olumlu, ne olumsuz kelam etmemeye çalıştım.

Kürtçe müziğin yasaklanması girişimiyle ilgili de çeşitli platformlarda eleştirmeme ve kötü gidişe dur denmesi gerektiği görüşümü net biçimde ifade etmeme rağmen tek satır yazmadım. Bitpazarını yıkacağız gibisinden, tek cümlenin bile binlerce esnafı ortalığa dökmesinden korktuğum tehlikeli gelişmeyi bu sessizlik ilkesinin dışında tuttum. Çünkü durum sanılandan da hassastı. Ve Mersin’ in nasıl bir kaos dengesi üzerinde oturduğunu o günlerde tam olarak kavradığından çok ta emin olmadığım yeni Başkanın bodoslama üzerine gideceği böylesine zor bir konunun üzerine gitmesi halinde olacakları kendisi bir yana, narin çiçek niyetine büyüttüğümüz kent barışına nasıl bir darbe vuracağını bizim bile kestirmemiz mümkün değildi.

Allahtan Kocamaz o hassasiyeti gördü ve girdiği mayınlı alanda herhangi bir patlamaya yol açmadan o yolun tehlikelerini görüp geri döndü.

Elinde bordrolar, Özcan döneminde belediyenin kimi televizyon ve gazetelere ödediği paralarla ilgili ödeme dekontlarını duyurmak üzere basın toplantısı düzenleyen ve iki yanına o iddia ettiği paraları aldıklarını söylediği televizyon sahiplerini oturtan Kocamaz’ a ve yaptıkları hizmetin analarının ak sütü olan karşılığını alan koca koca adamların yüzlerine okunan suçlamaları sessizce dinlemelerine ve en küçük bir tepki göstermemelerine ne demeli?

Onların boynu bükük sustukları yerde ne bana ne başkasına söz düşmezdi. Öyle de yaptım.

Parkomat uygulaması, yararlanan vatandaşın görüşü alınmadan bir gün içinde ortadan kaldırıldı, çoğu Mersinli gibi izlemekle yetindim.

Uygulama doğruydu, yanlıştı o apayrı tartışma konusu ama tamam mı/devam mı sorusunun cevabı anlamına gelen son kararı kimlerin vermesi gerekirdi?

Elbette konunun doğrudan muhatabı vatandaşın…

Peki, “Mersini birlikte yöneteceğiz” sloganıyla seçilip gelmiş birinin ‘birlikte yönetmenin’ temel kuralı olan “kullanıcı bu konuda ne düşünüyor?” gibisinden masum bir soruya cevap araması gerekmez miydi? Arayacaksa en kestirme yol olan ve vatandaşın görüşünü yansıtacak en uygun yöntem olarak bilinen referandum mekanizmasını işletemez miydi?

Referandum diye gözünüzde büyütmeyin, parkomat uygulamasından en çok etkilenen İstiklal, Hastane, Silifke caddelerine birer sandık koyulur, mükerrer kullanımın önüne geçmek için de oy kullananın imzası alınır ve bir hafta sürecek oylama sonucu ya devam ya tamam denirdi…

Olmadı…

Bir sürü benzer tartışmaya yol açan konuya burada değinecek değilim. Çünkü halen “oturduğu tahtın altında üç mektup bulan sadrazam hikâyesinin Mersin versiyonunda Kocamaz’ ın üçüncü bir yana henüz ikinci mektup sürecini de tamamladığı kanaatinde değilim. O nedenle eleştirilerin belli dozun üstüne çıkmaması gerektiğini dün düşünüyordum, bugün de aynı kanaatteyim.

Mersin’i aylardır meşgul eden ve sürecin yönetilme biçimine bakıyorum da; bundan sonra da hiç akla gelmeyen yeni krizlere gebe boyutlarıyla konuşacağımız öylesine bir otogar mevzuu var ki, yaşanan süreci tarafsız bir gözle anlatmanın, süreçten asıl etkilenecek taraflar bir yana kamuoyu adına önemli görev olduğuna inanıyorum.

Bu inançla ve mümkün olduğunca belgelere dayanan biçimde yaşananları toparlamaya çalışayım.

Macit Özcan döneminde tamamlanan, aslında istense yerel seçimlerden çok önce hizmete alınabilecek yeni otogarın hizmete alınması nedense seçimlerden sonraya sarkıtıldı.

30 Mart seçimlerinde Özcan ve dolayısıyla ekibi gitti, yerine Kocamaz ve oluşturmaya çalıştığı yeni ekibi işin başına geçti.

Otogar ile ilgili kamuoyunun gözlerinin önünde cereyan eden, dev afişlerle Cumhuriyet meydanını süsleyen ihale davetlerini, ondan önce eski otogar esnafıyla Kocamaz’ ın girdiği kavgayı, kısaca herkesin bildiği o süreci geçiyorum.

O günlerde Başkan Kocamaz’ ın her platformda dile getirdiği, mevcut otogarın birilerine peşkeş çekildiği, üç kuruşa alınan yazıhaneler üzerinden inanılmaz rantların elde edildiği iddiaları da sanırım hafızalarda.

Yine aynı dönemde otogar esnafıyla Başkan arasında gerilmeye başlanan ipin eninde sonunda kopacağını, bunun da çok hayırlı olmayacağını bu konuda vatandaş mağdur olmadan dur denmesi gerektiğini kimi kurumlara da şifahi olarak dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Davetli olduğum her yer ve ortamda net olarak ifade ettim.

Ancak Başkan esnafa öyle bir tavırla yaklaşıyordu ki, orta yol bulunması olanaksızdı. Bu konuda araya girebilecek, tarafları uzlaşmaya çağıracak güçte bir iki aktör vardı. Bunlardan biri o günlerde Valilik görevini yürüten Hasan Basri Güzeloğlu idi, diğeri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası…

MTSO ne hikmetse aslında kent kadar kendi üyelerini ve elbette üyeleri kadar turizminden ticaretine tüm Mersin’i ilgilendiren böylesine hayati konuda elini taşın altına koyabilirdi. Olmadı…

Neden olmadığını özel sohbetlerimizde MTSO Başkanı Aşut dertlenerek of-record anlattı ama of-record olduğu için kendisi çıkıp paylaşmadığı sürece benim söz söylemem doğru olmaz…

Mersini ilgilendiren pek çok konuda görüş dinleyen, kendince değerli bulduğu düşünceleri alan Vali Güzeloğlu’ nun ise gitme hazırlıkları içinde olduğunu kendisi gibi bizler de görüyorduk. “Ne olur sorun kangren olmadan çözün” ricalarımız dediğim gibi atanma dönemine denk gelince o cephede de dişe dokunur girişim olmadı. (örneğin ben bu konuda sayın Valiye çözme konusunda irade sergilemesi gerektiğini, başka illerde benzer sorunun nasıl çözüldüğüne dair örneklerle anlatmaya çalıştım)

Aslında sorun küçük dokunuşlarla çözülebilecek kıvamdaydı. Örneğin esnaf eski yerlerinde ödedikleri kiraları unutmuş, Mersin ile benzer konum ve nüfusa sahip diğer kentlerde yazıhane esnafı ne kadar kira ödüyorsa biz de bulunacak ortalama kirayı ödeyelim noktasına gelmişti.

İki tarafın durmadan çektiği ip misali taraflar durdukları yerden milim oynamayınca olan ipe oldu, ve asla bırakılmaması gereken ip koptu.

Devam edeceğim ama bir sonraki yazıda…

Abdullah Ayan

 
18 Mayıs 2015 Pazartesi 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Alanyaspor
13
4
2
7
14
13
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
14
Trabzonspor
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.
1904 - Japonlar Port Arthur'da Rus donanmasını yok etti.
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1921 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, İrlanda devrimci grubu Sinn Fein ile anlaşmaya vardı ve İrlanda'nın güneyi bağımsız bir devlet oldu.
1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.
1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.
1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.
1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.
1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.
1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.
1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.
1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.
1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.
2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.
2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.
2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji