10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Gündem » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

3 yılda 75 trilyon para kazandıracak bir yer 100 trilyona satılabilir mi? Satan kamu kurumuysa ne olur?

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Aslında cevabı kendi içinde saklı bir soru bu…

Örneğin biri çıkıp “bugüne kadar ne oldu ki, bundan sonra ne olsun?” diye sorabilir ve asla haksız sayılmaz…

En son söylenecek sözün en başta söyleme niyetinde değilim. Çünkü bir yılı doldurmayan şu zaman diliminde sadece otogar’ da yaşananları detaylı olarak perde önü arkasıyla aklı başında analizlerle anlatmaya, anlamaya çalışmak bile Kocamaz dönemi Mersinini ileride bir gün oturup yazacak olanlara yeterince ibretlik derslerle doludur diye düşünüyorum.

Bu nedenle çoğu okuyanın sıkılacağını bilsem de, tarihe not düşme adına salt otogar konusunda yaşananları detaylarıyla anlatmaya çalışacağım.

2 Nisan 2014 günü mazbatasını alıp başkanlık koltuğuna oturduğu ilk andan bugüne Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile ilgili tek bir cümlelik yazı bile kaleme almadım.

Ne olumlu, ne olumsuz kelam etmemeye çalıştım.

Kürtçe müziğin yasaklanması girişimiyle ilgili de çeşitli platformlarda eleştirmeme ve kötü gidişe dur denmesi gerektiği görüşümü net biçimde ifade etmeme rağmen tek satır yazmadım. Bitpazarını yıkacağız gibisinden, tek cümlenin bile binlerce esnafı ortalığa dökmesinden korktuğum tehlikeli gelişmeyi bu sessizlik ilkesinin dışında tuttum. Çünkü durum sanılandan da hassastı. Ve Mersin’ in nasıl bir kaos dengesi üzerinde oturduğunu o günlerde tam olarak kavradığından çok ta emin olmadığım yeni Başkanın bodoslama üzerine gideceği böylesine zor bir konunun üzerine gitmesi halinde olacakları kendisi bir yana, narin çiçek niyetine büyüttüğümüz kent barışına nasıl bir darbe vuracağını bizim bile kestirmemiz mümkün değildi.

Allahtan Kocamaz o hassasiyeti gördü ve girdiği mayınlı alanda herhangi bir patlamaya yol açmadan o yolun tehlikelerini görüp geri döndü.

Elinde bordrolar, Özcan döneminde belediyenin kimi televizyon ve gazetelere ödediği paralarla ilgili ödeme dekontlarını duyurmak üzere basın toplantısı düzenleyen ve iki yanına o iddia ettiği paraları aldıklarını söylediği televizyon sahiplerini oturtan Kocamaz’ a ve yaptıkları hizmetin analarının ak sütü olan karşılığını alan koca koca adamların yüzlerine okunan suçlamaları sessizce dinlemelerine ve en küçük bir tepki göstermemelerine ne demeli?

Onların boynu bükük sustukları yerde ne bana ne başkasına söz düşmezdi. Öyle de yaptım.

Parkomat uygulaması, yararlanan vatandaşın görüşü alınmadan bir gün içinde ortadan kaldırıldı, çoğu Mersinli gibi izlemekle yetindim.

Uygulama doğruydu, yanlıştı o apayrı tartışma konusu ama tamam mı/devam mı sorusunun cevabı anlamına gelen son kararı kimlerin vermesi gerekirdi?

Elbette konunun doğrudan muhatabı vatandaşın…

Peki, “Mersini birlikte yöneteceğiz” sloganıyla seçilip gelmiş birinin ‘birlikte yönetmenin’ temel kuralı olan “kullanıcı bu konuda ne düşünüyor?” gibisinden masum bir soruya cevap araması gerekmez miydi? Arayacaksa en kestirme yol olan ve vatandaşın görüşünü yansıtacak en uygun yöntem olarak bilinen referandum mekanizmasını işletemez miydi?

Referandum diye gözünüzde büyütmeyin, parkomat uygulamasından en çok etkilenen İstiklal, Hastane, Silifke caddelerine birer sandık koyulur, mükerrer kullanımın önüne geçmek için de oy kullananın imzası alınır ve bir hafta sürecek oylama sonucu ya devam ya tamam denirdi…

Olmadı…

Bir sürü benzer tartışmaya yol açan konuya burada değinecek değilim. Çünkü halen “oturduğu tahtın altında üç mektup bulan sadrazam hikâyesinin Mersin versiyonunda Kocamaz’ ın üçüncü bir yana henüz ikinci mektup sürecini de tamamladığı kanaatinde değilim. O nedenle eleştirilerin belli dozun üstüne çıkmaması gerektiğini dün düşünüyordum, bugün de aynı kanaatteyim.

Mersin’i aylardır meşgul eden ve sürecin yönetilme biçimine bakıyorum da; bundan sonra da hiç akla gelmeyen yeni krizlere gebe boyutlarıyla konuşacağımız öylesine bir otogar mevzuu var ki, yaşanan süreci tarafsız bir gözle anlatmanın, süreçten asıl etkilenecek taraflar bir yana kamuoyu adına önemli görev olduğuna inanıyorum.

Bu inançla ve mümkün olduğunca belgelere dayanan biçimde yaşananları toparlamaya çalışayım.

Macit Özcan döneminde tamamlanan, aslında istense yerel seçimlerden çok önce hizmete alınabilecek yeni otogarın hizmete alınması nedense seçimlerden sonraya sarkıtıldı.

30 Mart seçimlerinde Özcan ve dolayısıyla ekibi gitti, yerine Kocamaz ve oluşturmaya çalıştığı yeni ekibi işin başına geçti.

Otogar ile ilgili kamuoyunun gözlerinin önünde cereyan eden, dev afişlerle Cumhuriyet meydanını süsleyen ihale davetlerini, ondan önce eski otogar esnafıyla Kocamaz’ ın girdiği kavgayı, kısaca herkesin bildiği o süreci geçiyorum.

O günlerde Başkan Kocamaz’ ın her platformda dile getirdiği, mevcut otogarın birilerine peşkeş çekildiği, üç kuruşa alınan yazıhaneler üzerinden inanılmaz rantların elde edildiği iddiaları da sanırım hafızalarda.

Yine aynı dönemde otogar esnafıyla Başkan arasında gerilmeye başlanan ipin eninde sonunda kopacağını, bunun da çok hayırlı olmayacağını bu konuda vatandaş mağdur olmadan dur denmesi gerektiğini kimi kurumlara da şifahi olarak dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Davetli olduğum her yer ve ortamda net olarak ifade ettim.

Ancak Başkan esnafa öyle bir tavırla yaklaşıyordu ki, orta yol bulunması olanaksızdı. Bu konuda araya girebilecek, tarafları uzlaşmaya çağıracak güçte bir iki aktör vardı. Bunlardan biri o günlerde Valilik görevini yürüten Hasan Basri Güzeloğlu idi, diğeri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası…

MTSO ne hikmetse aslında kent kadar kendi üyelerini ve elbette üyeleri kadar turizminden ticaretine tüm Mersin’i ilgilendiren böylesine hayati konuda elini taşın altına koyabilirdi. Olmadı…

Neden olmadığını özel sohbetlerimizde MTSO Başkanı Aşut dertlenerek of-record anlattı ama of-record olduğu için kendisi çıkıp paylaşmadığı sürece benim söz söylemem doğru olmaz…

Mersini ilgilendiren pek çok konuda görüş dinleyen, kendince değerli bulduğu düşünceleri alan Vali Güzeloğlu’ nun ise gitme hazırlıkları içinde olduğunu kendisi gibi bizler de görüyorduk. “Ne olur sorun kangren olmadan çözün” ricalarımız dediğim gibi atanma dönemine denk gelince o cephede de dişe dokunur girişim olmadı. (örneğin ben bu konuda sayın Valiye çözme konusunda irade sergilemesi gerektiğini, başka illerde benzer sorunun nasıl çözüldüğüne dair örneklerle anlatmaya çalıştım)

Aslında sorun küçük dokunuşlarla çözülebilecek kıvamdaydı. Örneğin esnaf eski yerlerinde ödedikleri kiraları unutmuş, Mersin ile benzer konum ve nüfusa sahip diğer kentlerde yazıhane esnafı ne kadar kira ödüyorsa biz de bulunacak ortalama kirayı ödeyelim noktasına gelmişti.

İki tarafın durmadan çektiği ip misali taraflar durdukları yerden milim oynamayınca olan ipe oldu, ve asla bırakılmaması gereken ip koptu.

Devam edeceğim ama bir sonraki yazıda…

Abdullah Ayan

 
18 Mayıs 2015 Pazartesi 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:37
  • Güneş05:32
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:05
  • Yatsı21:45
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji