MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Gündem » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

3 yılda 75 trilyon para kazandıracak bir yer 100 trilyona satılabilir mi? Satan kamu kurumuysa ne olur?

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -1... Abdullah Ayan yazdı

Aslında cevabı kendi içinde saklı bir soru bu…

Örneğin biri çıkıp “bugüne kadar ne oldu ki, bundan sonra ne olsun?” diye sorabilir ve asla haksız sayılmaz…

En son söylenecek sözün en başta söyleme niyetinde değilim. Çünkü bir yılı doldurmayan şu zaman diliminde sadece otogar’ da yaşananları detaylı olarak perde önü arkasıyla aklı başında analizlerle anlatmaya, anlamaya çalışmak bile Kocamaz dönemi Mersinini ileride bir gün oturup yazacak olanlara yeterince ibretlik derslerle doludur diye düşünüyorum.

Bu nedenle çoğu okuyanın sıkılacağını bilsem de, tarihe not düşme adına salt otogar konusunda yaşananları detaylarıyla anlatmaya çalışacağım.

2 Nisan 2014 günü mazbatasını alıp başkanlık koltuğuna oturduğu ilk andan bugüne Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile ilgili tek bir cümlelik yazı bile kaleme almadım.

Ne olumlu, ne olumsuz kelam etmemeye çalıştım.

Kürtçe müziğin yasaklanması girişimiyle ilgili de çeşitli platformlarda eleştirmeme ve kötü gidişe dur denmesi gerektiği görüşümü net biçimde ifade etmeme rağmen tek satır yazmadım. Bitpazarını yıkacağız gibisinden, tek cümlenin bile binlerce esnafı ortalığa dökmesinden korktuğum tehlikeli gelişmeyi bu sessizlik ilkesinin dışında tuttum. Çünkü durum sanılandan da hassastı. Ve Mersin’ in nasıl bir kaos dengesi üzerinde oturduğunu o günlerde tam olarak kavradığından çok ta emin olmadığım yeni Başkanın bodoslama üzerine gideceği böylesine zor bir konunun üzerine gitmesi halinde olacakları kendisi bir yana, narin çiçek niyetine büyüttüğümüz kent barışına nasıl bir darbe vuracağını bizim bile kestirmemiz mümkün değildi.

Allahtan Kocamaz o hassasiyeti gördü ve girdiği mayınlı alanda herhangi bir patlamaya yol açmadan o yolun tehlikelerini görüp geri döndü.

Elinde bordrolar, Özcan döneminde belediyenin kimi televizyon ve gazetelere ödediği paralarla ilgili ödeme dekontlarını duyurmak üzere basın toplantısı düzenleyen ve iki yanına o iddia ettiği paraları aldıklarını söylediği televizyon sahiplerini oturtan Kocamaz’ a ve yaptıkları hizmetin analarının ak sütü olan karşılığını alan koca koca adamların yüzlerine okunan suçlamaları sessizce dinlemelerine ve en küçük bir tepki göstermemelerine ne demeli?

Onların boynu bükük sustukları yerde ne bana ne başkasına söz düşmezdi. Öyle de yaptım.

Parkomat uygulaması, yararlanan vatandaşın görüşü alınmadan bir gün içinde ortadan kaldırıldı, çoğu Mersinli gibi izlemekle yetindim.

Uygulama doğruydu, yanlıştı o apayrı tartışma konusu ama tamam mı/devam mı sorusunun cevabı anlamına gelen son kararı kimlerin vermesi gerekirdi?

Elbette konunun doğrudan muhatabı vatandaşın…

Peki, “Mersini birlikte yöneteceğiz” sloganıyla seçilip gelmiş birinin ‘birlikte yönetmenin’ temel kuralı olan “kullanıcı bu konuda ne düşünüyor?” gibisinden masum bir soruya cevap araması gerekmez miydi? Arayacaksa en kestirme yol olan ve vatandaşın görüşünü yansıtacak en uygun yöntem olarak bilinen referandum mekanizmasını işletemez miydi?

Referandum diye gözünüzde büyütmeyin, parkomat uygulamasından en çok etkilenen İstiklal, Hastane, Silifke caddelerine birer sandık koyulur, mükerrer kullanımın önüne geçmek için de oy kullananın imzası alınır ve bir hafta sürecek oylama sonucu ya devam ya tamam denirdi…

Olmadı…

Bir sürü benzer tartışmaya yol açan konuya burada değinecek değilim. Çünkü halen “oturduğu tahtın altında üç mektup bulan sadrazam hikâyesinin Mersin versiyonunda Kocamaz’ ın üçüncü bir yana henüz ikinci mektup sürecini de tamamladığı kanaatinde değilim. O nedenle eleştirilerin belli dozun üstüne çıkmaması gerektiğini dün düşünüyordum, bugün de aynı kanaatteyim.

Mersin’i aylardır meşgul eden ve sürecin yönetilme biçimine bakıyorum da; bundan sonra da hiç akla gelmeyen yeni krizlere gebe boyutlarıyla konuşacağımız öylesine bir otogar mevzuu var ki, yaşanan süreci tarafsız bir gözle anlatmanın, süreçten asıl etkilenecek taraflar bir yana kamuoyu adına önemli görev olduğuna inanıyorum.

Bu inançla ve mümkün olduğunca belgelere dayanan biçimde yaşananları toparlamaya çalışayım.

Macit Özcan döneminde tamamlanan, aslında istense yerel seçimlerden çok önce hizmete alınabilecek yeni otogarın hizmete alınması nedense seçimlerden sonraya sarkıtıldı.

30 Mart seçimlerinde Özcan ve dolayısıyla ekibi gitti, yerine Kocamaz ve oluşturmaya çalıştığı yeni ekibi işin başına geçti.

Otogar ile ilgili kamuoyunun gözlerinin önünde cereyan eden, dev afişlerle Cumhuriyet meydanını süsleyen ihale davetlerini, ondan önce eski otogar esnafıyla Kocamaz’ ın girdiği kavgayı, kısaca herkesin bildiği o süreci geçiyorum.

O günlerde Başkan Kocamaz’ ın her platformda dile getirdiği, mevcut otogarın birilerine peşkeş çekildiği, üç kuruşa alınan yazıhaneler üzerinden inanılmaz rantların elde edildiği iddiaları da sanırım hafızalarda.

Yine aynı dönemde otogar esnafıyla Başkan arasında gerilmeye başlanan ipin eninde sonunda kopacağını, bunun da çok hayırlı olmayacağını bu konuda vatandaş mağdur olmadan dur denmesi gerektiğini kimi kurumlara da şifahi olarak dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Davetli olduğum her yer ve ortamda net olarak ifade ettim.

Ancak Başkan esnafa öyle bir tavırla yaklaşıyordu ki, orta yol bulunması olanaksızdı. Bu konuda araya girebilecek, tarafları uzlaşmaya çağıracak güçte bir iki aktör vardı. Bunlardan biri o günlerde Valilik görevini yürüten Hasan Basri Güzeloğlu idi, diğeri de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası…

MTSO ne hikmetse aslında kent kadar kendi üyelerini ve elbette üyeleri kadar turizminden ticaretine tüm Mersin’i ilgilendiren böylesine hayati konuda elini taşın altına koyabilirdi. Olmadı…

Neden olmadığını özel sohbetlerimizde MTSO Başkanı Aşut dertlenerek of-record anlattı ama of-record olduğu için kendisi çıkıp paylaşmadığı sürece benim söz söylemem doğru olmaz…

Mersini ilgilendiren pek çok konuda görüş dinleyen, kendince değerli bulduğu düşünceleri alan Vali Güzeloğlu’ nun ise gitme hazırlıkları içinde olduğunu kendisi gibi bizler de görüyorduk. “Ne olur sorun kangren olmadan çözün” ricalarımız dediğim gibi atanma dönemine denk gelince o cephede de dişe dokunur girişim olmadı. (örneğin ben bu konuda sayın Valiye çözme konusunda irade sergilemesi gerektiğini, başka illerde benzer sorunun nasıl çözüldüğüne dair örneklerle anlatmaya çalıştım)

Aslında sorun küçük dokunuşlarla çözülebilecek kıvamdaydı. Örneğin esnaf eski yerlerinde ödedikleri kiraları unutmuş, Mersin ile benzer konum ve nüfusa sahip diğer kentlerde yazıhane esnafı ne kadar kira ödüyorsa biz de bulunacak ortalama kirayı ödeyelim noktasına gelmişti.

İki tarafın durmadan çektiği ip misali taraflar durdukları yerden milim oynamayınca olan ipe oldu, ve asla bırakılmaması gereken ip koptu.

Devam edeceğim ama bir sonraki yazıda…

Abdullah Ayan

 
18 Mayıs 2015 Pazartesi 10:32
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji