MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Güncel » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

Herkes daha çok kazansın diye hayal edilirken herkesin kaybettiği işletme modeli:Mersin yeni otogarı

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

İpin kopmasında durmadan esnafı suçlayan, eski belediye Başkanı Özcan döneminde üç kuruşa kiraladıkları yerleri fahiş paralarla birilerine devreden vurguncular olduğunu yineleyen dışlayıcı bir dile sahip Kocamaz ile esnafın bırakın uzlaşmayı, oturup kavgasız tartışması bile olanaksızdı, öyle de oldu.

60-70 bin lira kira ödemeye razı yazıhane işletmecileri işler sarpa sarmadan araya girip tarafları uzlaştıracak bir âkil insan veya çözümü makulde bulacak bir kurum, kuruluşun gelip orta yol bulmasını boşuna bekleyip durdular.

Bu arada yazıhane esnafı ile Başkan arasında bilek güreşi sürerken hayli eğlenceli tablolara da tanık oluyorduk. Örneğin yeni otogarın kendisinden önce tuvaletine talip olan vatandaş yıllık 500 milyar teklif edince, işi gücü bırakıp her Allah’ın günü tuvalet için belediyeye 1,5 milyar ödemek zorunda kalacak işletmecinin hesabını işin başında yapanlar bile çıktı.

Konu elbette ilginçti ama olayların kırılma noktasının o tuvalet ihalesinde ortaya çıkan rakamla ilgisini zaman içinde ortaya çıkacak tabloyla öğrenecektik ama henüz herkes “filmin” eğlenceli fragmanına konsantre olmuştu, asıl “film” için fazla da beklemedik. Kısaca ne olduysa o tuvalet ihalesinden sonra oldu ve otogar konusunda o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Asıl mevzuya dönelim…

“Def-i hacet ihalesinde” ortaya çıkan ve her yıl belediye kasasına 500 milyar gireceğini gösteren gerçekten akıl almaz teklifi hesaptan anlayan hiç kimseye mantıklı gelmemişti ama Kocamaz belediyeciliği adına bir taşla birkaç kuşun vurulacağı fırsat olduğunu kısa zamanda anladık.

Özcan döneminde birilerine 'peşkeş çekilen' her yeri en iyi fiyata değerlendirip “tüyü bitmemiş yetimin hakkını” kimselere yedirmeyeceğini ispat eden yeni anlayış işte daha ilk ihalede ne demek istediğini ortaya koyan çarpıcı örneğe sahipti artık.

Gerçi kendi küçük, anlamı büyük bu sembolik ihaleydi ama olsun, Özcan döneminde kimselerin aklına gelmeyen böylesine köşede kalmış bir tuvalet bile 500 milyara işletmeci buluyorsa, kocaman otogar hangi fiyatlara gitmezdi ki?

“Tüyü bitmemiş yetimin” hakkını, tuvalet ihalesiyle koruduğunu ortaya koyan anlayışa kimsenin itirazı yoktu ama otogarın emektar esnafı yazıhaneler için istenen paraları ödeyemeyeceğini gittikçe yükselen feryat eşliğinde duyurmak üzere kendi içinde o güne kadar pek görmediğimiz bir dayanışmaya girişti. Mersin tarihinde eşine az rastlanır birlikteliğin asıl mimarı ve sağlam duran binanın çimentosu da aslında Kocamaz’ ın geri adım atmayan tavrıydı. Ve aslında bu tavır böylesine kemikleşmiş, yekvücut bir oluşumu yaratmıştı. Direniş bir süre sonra yeni otogarı boykota ve bir gece ansızın yıkılan eski otogarın karşısında ülke tarihinde eşine zor rastlanır çadır otogarının altında hizmet verme aşamasına geldi. “Pasif direniş, sivil itaatsizlik, sosyal dayanışma” adına ne derseniz deyin, eşi az bulunur bir eylem modeliyle tanıştı Mersin ve hatta Türkiye…

Kocamaz Belediyeciliği tıpkı 500 milyar gelir getiren tuvalet gibi önce yeni otogar yazıhanelerini teker teker ihaleye çıkardı. Aslında ortaokul öğrencilerinin bile rahatlıkla çözeceği denklem sorusuna benzer hesabın formülü basitti. Bir tuvalet yılda 500 milyar getiriyorsa, koca yazıhanenin akıl almaz! getirisini hesaplamak zor değildi?

Esnaf bu tür sorulara “sen tuvaleti bırak, ülkenin diğer otogarlarındaki fiyatlara bak” diye derdini anlatmaya çalışırken, mücadeleyi hukuki platforma taşımayı da ihmal etmedi. Ve Büyükşehir’in ibreti alem için Cumhuriyet meydanına duyurusunu astığı iki ihaleyi de daha başlamadan yargıya taşıdı. Adaletin iki ihaleyle ilgili iki başvuru ilişkin kararı açıktı ve muhatap belediyeye kısaca “Yürütmeyi durdur” diyordu.

Esnafla bir yere varmaktansa Kocamaz ve bu konuyu kendisinin verdiği inisiyatifle sürdüren kurmay ekibi çok kestirme bir çözüm buldu. Tek tek kiracılarla uğraşmaktansa otogarın işletmesini toptan birine verip, esnafla o toptancı işletmeciyi baş başa bırakmak.

Daha önce tek tek kiralama amaçlı hazırlanan şartname revize edildi ve ihale günü geldi çattı… (500 milyara ihale edilen tuvaletin akıbetini sorduğunuzu duyar gibiyim. O eğlenceli hikayeyi konu sıkıntısı çektiğim, geniş vakitlerden birinde yazarım)

Çağrılan çevik kuvvetin oluşturduğu barikatın gölgesinde katılımcılardan teklifler alındı, arttırmaya geçildi ve gözü kara işletme namzetleri kıran kırana yarış sonunda 12 trilyonla başlayan yıllık işletme tekliflerini durmadan yükselttiler. Elenenler teker teker düşünce ipi göğüsleyen Mersin Şimşek Grup taşımacılık, kuyumculuk, ticaret, turizm, petrol ürünleri ltd şti’nin Kocamaz’ı bile şaşırtan ve daha sonra “sanırım çok pahalıya gitmiş” samimi itirafını dillendirdiği inanılması zor teklifini o dünya rekorlarını anons eden spikerin hem şaşkın, hem hayran sesini duyar gibi birlikte duyduk…

Şimşek grubu yeni otogarı üç yıllığına kiralamıştı, hem de her yıl 20 trilyon+KDV bedelle…

İyi de bir iş adamının bu fiyatı vermesi kent halkının ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan belediyecilik adına elbette sevindiriciydi ama buz dağının bu su yüzündeki muhteşem görüntüsünün bir de suyun altındaki asıl bölümü vardı.

Elbette belediyeler en iyiyi, en ucuza alma yanında kimi hizmetleri de en iyi işletene en yüksek fiyatla verme prensibine uymalıydı. Ama iş otogara geldiğinde kafaları karıştıran çok önemli bir soru aşılması imkânsız dağ gibi duruyordu.

Yeni otogarda hamam, büfe, tuvalet, ATM, kargo işletmesi vs.gibi hizmet üniteleri dışında toplam 40 yazıhane vardı. Belediyenin yzh başına yıllık 70-80 bin lira istediği esnaf o fiyatları yüksek bulduğu için direnirken, yeni işletmeciye ne kadar ödeyebilirdi ki?

40 yazıhaneden söz ediyorum. Ve her biri yıllık 100 bin lira kira ödese 4 trilyon gelirden… İyi de ilk yıl bile belediyeye 20 trilyon+KDV ödeyecek işletmecinin yıllık kdv ödemesi bile yazıhane kiralarını ancak karşılarken bu 23,6 trilyon nasıl toplanacaktı da Belediyeye olan kira taahhüdü yerine gelecekti?

Yaman soru buydu. Ve bu sorunun şu ana kadar ortaya çıkmış net bir cevabı yok. Cevabı olmayan soru ise gerçeği değiştirmiyor: Genel giderleri, personeli, elektriği ve suyuyla birlikte her Allahın günü 100 milyar parayı elde etmek zorunda olan işletmeci böylesine bir ağır yükün altından nasıl kalkacaktı?

Bizler konuyu yaza duralım, gece gündüz, cumartesi pazar, bayram seyran dinlemeyen taksimetre durmadan işliyor ve o zararı gören Büyükşehir Belediyesinin başkanı ve ekibi koyundan kırk post çıkarmaktan farksız stratejiyi sürdürmekte. Örnek mi? Otogarın asıl para kazanan işlerini kendine (örneğin otogara girip çıkan otobüslerden alınan ve günlük 15 milyarı bulan para kiracının hanesine değil, belediyenin kurduğu şirkete aktarılan düzenleme ilk günden beri sürmekte) zarar etmesi Allahın emri olan asıl iş ise yanılıp işletmeyi kiralayan Şimşek grubun.

Almadan vermek Allaha mahsus olduğuna göre her halükarda belediyeye üç ayda bir 5,5 trilyon ödemek zorunda olan ve son gelişmeler nedeniyle tek kuruş kirayı bile toplamakta zorlanan işletmeci böylesine zarara daha ne kadar dayanabilir?

Vicdan sahibi kimsenin kabul edemeyeceği bu tablonun vebali kime ait? Asıl işi halka hizmet olan ve özel sektörden farklı olarak para kazanma, parlak bilanço elde etme gibi gayesi olmaması gereken Belediyenin sırf eski yönetimin yanlışlarını ortaya koymak için girdiği bu heyecanlı macera nasıl sonuçlanacak?

Ve hepsinden önemlisi herkesin kazanabileceği bir formül geliştirilmesi mümkünken, bugün uzun vadede kent halkına, işletmeciye, gar esnafına zarar vermesi kaçınılmaz böylesine bir kaos nasıl sonlanacak?

Gittikçe karmaşık hal alan ve başta kiracı olmak üzere tüm tarafların zarar hanesine telafisi imkansız yük getirecek olan bu sürecin makul ve vicdanları kanatmayacak bir çözümü var mı?

Sorulara cevap arayacağım son yazıyla noktalayacağım hikâyeyi…

 

Abdullah Ayan

 

 
21 Mayıs 2015 Perşembe 10:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji