Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Güncel » Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

Herkes daha çok kazansın diye hayal edilirken herkesin kaybettiği işletme modeli:Mersin yeni otogarı

 
 
Otogarda bugüne kadar ne oldu, bundan sonra ne olacak? -2... Abdullah Ayan yazdı

İpin kopmasında durmadan esnafı suçlayan, eski belediye Başkanı Özcan döneminde üç kuruşa kiraladıkları yerleri fahiş paralarla birilerine devreden vurguncular olduğunu yineleyen dışlayıcı bir dile sahip Kocamaz ile esnafın bırakın uzlaşmayı, oturup kavgasız tartışması bile olanaksızdı, öyle de oldu.

60-70 bin lira kira ödemeye razı yazıhane işletmecileri işler sarpa sarmadan araya girip tarafları uzlaştıracak bir âkil insan veya çözümü makulde bulacak bir kurum, kuruluşun gelip orta yol bulmasını boşuna bekleyip durdular.

Bu arada yazıhane esnafı ile Başkan arasında bilek güreşi sürerken hayli eğlenceli tablolara da tanık oluyorduk. Örneğin yeni otogarın kendisinden önce tuvaletine talip olan vatandaş yıllık 500 milyar teklif edince, işi gücü bırakıp her Allah’ın günü tuvalet için belediyeye 1,5 milyar ödemek zorunda kalacak işletmecinin hesabını işin başında yapanlar bile çıktı.

Konu elbette ilginçti ama olayların kırılma noktasının o tuvalet ihalesinde ortaya çıkan rakamla ilgisini zaman içinde ortaya çıkacak tabloyla öğrenecektik ama henüz herkes “filmin” eğlenceli fragmanına konsantre olmuştu, asıl “film” için fazla da beklemedik. Kısaca ne olduysa o tuvalet ihalesinden sonra oldu ve otogar konusunda o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Asıl mevzuya dönelim…

“Def-i hacet ihalesinde” ortaya çıkan ve her yıl belediye kasasına 500 milyar gireceğini gösteren gerçekten akıl almaz teklifi hesaptan anlayan hiç kimseye mantıklı gelmemişti ama Kocamaz belediyeciliği adına bir taşla birkaç kuşun vurulacağı fırsat olduğunu kısa zamanda anladık.

Özcan döneminde birilerine 'peşkeş çekilen' her yeri en iyi fiyata değerlendirip “tüyü bitmemiş yetimin hakkını” kimselere yedirmeyeceğini ispat eden yeni anlayış işte daha ilk ihalede ne demek istediğini ortaya koyan çarpıcı örneğe sahipti artık.

Gerçi kendi küçük, anlamı büyük bu sembolik ihaleydi ama olsun, Özcan döneminde kimselerin aklına gelmeyen böylesine köşede kalmış bir tuvalet bile 500 milyara işletmeci buluyorsa, kocaman otogar hangi fiyatlara gitmezdi ki?

“Tüyü bitmemiş yetimin” hakkını, tuvalet ihalesiyle koruduğunu ortaya koyan anlayışa kimsenin itirazı yoktu ama otogarın emektar esnafı yazıhaneler için istenen paraları ödeyemeyeceğini gittikçe yükselen feryat eşliğinde duyurmak üzere kendi içinde o güne kadar pek görmediğimiz bir dayanışmaya girişti. Mersin tarihinde eşine az rastlanır birlikteliğin asıl mimarı ve sağlam duran binanın çimentosu da aslında Kocamaz’ ın geri adım atmayan tavrıydı. Ve aslında bu tavır böylesine kemikleşmiş, yekvücut bir oluşumu yaratmıştı. Direniş bir süre sonra yeni otogarı boykota ve bir gece ansızın yıkılan eski otogarın karşısında ülke tarihinde eşine zor rastlanır çadır otogarının altında hizmet verme aşamasına geldi. “Pasif direniş, sivil itaatsizlik, sosyal dayanışma” adına ne derseniz deyin, eşi az bulunur bir eylem modeliyle tanıştı Mersin ve hatta Türkiye…

Kocamaz Belediyeciliği tıpkı 500 milyar gelir getiren tuvalet gibi önce yeni otogar yazıhanelerini teker teker ihaleye çıkardı. Aslında ortaokul öğrencilerinin bile rahatlıkla çözeceği denklem sorusuna benzer hesabın formülü basitti. Bir tuvalet yılda 500 milyar getiriyorsa, koca yazıhanenin akıl almaz! getirisini hesaplamak zor değildi?

Esnaf bu tür sorulara “sen tuvaleti bırak, ülkenin diğer otogarlarındaki fiyatlara bak” diye derdini anlatmaya çalışırken, mücadeleyi hukuki platforma taşımayı da ihmal etmedi. Ve Büyükşehir’in ibreti alem için Cumhuriyet meydanına duyurusunu astığı iki ihaleyi de daha başlamadan yargıya taşıdı. Adaletin iki ihaleyle ilgili iki başvuru ilişkin kararı açıktı ve muhatap belediyeye kısaca “Yürütmeyi durdur” diyordu.

Esnafla bir yere varmaktansa Kocamaz ve bu konuyu kendisinin verdiği inisiyatifle sürdüren kurmay ekibi çok kestirme bir çözüm buldu. Tek tek kiracılarla uğraşmaktansa otogarın işletmesini toptan birine verip, esnafla o toptancı işletmeciyi baş başa bırakmak.

Daha önce tek tek kiralama amaçlı hazırlanan şartname revize edildi ve ihale günü geldi çattı… (500 milyara ihale edilen tuvaletin akıbetini sorduğunuzu duyar gibiyim. O eğlenceli hikayeyi konu sıkıntısı çektiğim, geniş vakitlerden birinde yazarım)

Çağrılan çevik kuvvetin oluşturduğu barikatın gölgesinde katılımcılardan teklifler alındı, arttırmaya geçildi ve gözü kara işletme namzetleri kıran kırana yarış sonunda 12 trilyonla başlayan yıllık işletme tekliflerini durmadan yükselttiler. Elenenler teker teker düşünce ipi göğüsleyen Mersin Şimşek Grup taşımacılık, kuyumculuk, ticaret, turizm, petrol ürünleri ltd şti’nin Kocamaz’ı bile şaşırtan ve daha sonra “sanırım çok pahalıya gitmiş” samimi itirafını dillendirdiği inanılması zor teklifini o dünya rekorlarını anons eden spikerin hem şaşkın, hem hayran sesini duyar gibi birlikte duyduk…

Şimşek grubu yeni otogarı üç yıllığına kiralamıştı, hem de her yıl 20 trilyon+KDV bedelle…

İyi de bir iş adamının bu fiyatı vermesi kent halkının ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan belediyecilik adına elbette sevindiriciydi ama buz dağının bu su yüzündeki muhteşem görüntüsünün bir de suyun altındaki asıl bölümü vardı.

Elbette belediyeler en iyiyi, en ucuza alma yanında kimi hizmetleri de en iyi işletene en yüksek fiyatla verme prensibine uymalıydı. Ama iş otogara geldiğinde kafaları karıştıran çok önemli bir soru aşılması imkânsız dağ gibi duruyordu.

Yeni otogarda hamam, büfe, tuvalet, ATM, kargo işletmesi vs.gibi hizmet üniteleri dışında toplam 40 yazıhane vardı. Belediyenin yzh başına yıllık 70-80 bin lira istediği esnaf o fiyatları yüksek bulduğu için direnirken, yeni işletmeciye ne kadar ödeyebilirdi ki?

40 yazıhaneden söz ediyorum. Ve her biri yıllık 100 bin lira kira ödese 4 trilyon gelirden… İyi de ilk yıl bile belediyeye 20 trilyon+KDV ödeyecek işletmecinin yıllık kdv ödemesi bile yazıhane kiralarını ancak karşılarken bu 23,6 trilyon nasıl toplanacaktı da Belediyeye olan kira taahhüdü yerine gelecekti?

Yaman soru buydu. Ve bu sorunun şu ana kadar ortaya çıkmış net bir cevabı yok. Cevabı olmayan soru ise gerçeği değiştirmiyor: Genel giderleri, personeli, elektriği ve suyuyla birlikte her Allahın günü 100 milyar parayı elde etmek zorunda olan işletmeci böylesine bir ağır yükün altından nasıl kalkacaktı?

Bizler konuyu yaza duralım, gece gündüz, cumartesi pazar, bayram seyran dinlemeyen taksimetre durmadan işliyor ve o zararı gören Büyükşehir Belediyesinin başkanı ve ekibi koyundan kırk post çıkarmaktan farksız stratejiyi sürdürmekte. Örnek mi? Otogarın asıl para kazanan işlerini kendine (örneğin otogara girip çıkan otobüslerden alınan ve günlük 15 milyarı bulan para kiracının hanesine değil, belediyenin kurduğu şirkete aktarılan düzenleme ilk günden beri sürmekte) zarar etmesi Allahın emri olan asıl iş ise yanılıp işletmeyi kiralayan Şimşek grubun.

Almadan vermek Allaha mahsus olduğuna göre her halükarda belediyeye üç ayda bir 5,5 trilyon ödemek zorunda olan ve son gelişmeler nedeniyle tek kuruş kirayı bile toplamakta zorlanan işletmeci böylesine zarara daha ne kadar dayanabilir?

Vicdan sahibi kimsenin kabul edemeyeceği bu tablonun vebali kime ait? Asıl işi halka hizmet olan ve özel sektörden farklı olarak para kazanma, parlak bilanço elde etme gibi gayesi olmaması gereken Belediyenin sırf eski yönetimin yanlışlarını ortaya koymak için girdiği bu heyecanlı macera nasıl sonuçlanacak?

Ve hepsinden önemlisi herkesin kazanabileceği bir formül geliştirilmesi mümkünken, bugün uzun vadede kent halkına, işletmeciye, gar esnafına zarar vermesi kaçınılmaz böylesine bir kaos nasıl sonlanacak?

Gittikçe karmaşık hal alan ve başta kiracı olmak üzere tüm tarafların zarar hanesine telafisi imkansız yük getirecek olan bu sürecin makul ve vicdanları kanatmayacak bir çözümü var mı?

Sorulara cevap arayacağım son yazıyla noktalayacağım hikâyeyi…

 

Abdullah Ayan

 

 
21 Mayıs 2015 Perşembe 10:43
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:57
  • Güneş05:43
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:36
  • Yatsı21:09
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji