'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Gündem » Özal, 'Tek şansımız başkanlık' diyordu

Özal, 'Tek şansımız başkanlık' diyordu

Türkiye'de sistemin ilk ciddi savunucularından Özal "İlk on ülke arasına girmek istiyorsak atılım lazım. Bunun tek şansı başkanlık sistemi" demişti

 
 
Özal, 'Tek şansımız başkanlık' diyordu
1970'li yıllarda yaşanan koalisyon krizleri nedeniyle siyaset bir çıkış aradı. Koalisyon krizine bir de cumhurbaşkanlığı seçimi krizi eklenince Adalet Partisi, başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerine geçişin önünü de açacak bir formül gündeme getirdi. AP, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin öneriyi 1980'de, darbeden bir süre önce Meclis gündemine getirdi. Adalet Partisi'nin (AP) teklifi Meclis'te kabul görmemişti. 1982 Anayasası'nın hazırlık aşamasında Kenan Evren de, cumhurbaşkanı seçiminin halka bırakılmasını istedi ama bunda başarılı olamadı.

DEMİREL DE İSTEDİ

ANAP'ın iktidara gelmesinden sonra parti içinde zaman zaman başkanlık sistemi tartışmaları yaşandı. ANAP lideri Turgut Özal, sisteme ilişkin esas tartışmayı Cumhurbaşkanı olup Çankaya Köşkü'ne çıktıktan sonra baş- lattı. Ölümüne yaklaşık bir yıl kala başkanlık sistemi tartışmasını alevlendirdi. Özal gerçek anlamda kuvvetler ayrılığının oluşması ve siyasal istikrarın sağlanması için başkanlık sisteminin Türkiye'de uygulanmasının doğru olduğunu belirterek, "İlk on, on beş ülke arasına girmek istiyorsak atılım yapmamız lazım. Bunun tek şansı da 'Başkanlık Sistemi'dir" demişti. Özal, Çankaya Köşkü'ne çıktıktan ve partisi ile arası iyice açıldıktan sonra bu öneriyi getirdiği için eleştirilere hedef oldu. Başkanlık sistemi konusunun Milli Güvenlik Kurulu gündemine geldiği ve buna askerin sert tepki gösterdiği de Özal'lı yıllarda, basına yansıyan bilgiler arasındaydı. Özal'a karşı çıkan isimlerin başında da Süleyman Demirel geliyordu. DYP lideri Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı olduktan sonra ise başkanlık sistemine ilişkin görüşlerini değiştirdi. Demirel, 1994'ün son basın toplantısında, "Anayasa'da değişiklik yapılarak rejimin daha iyi işlemesi bakımından seçimleri yenileme yetkisi Cumhurbaşkanına bırakılmalıdır" diyerek yetkilerinin genişletilmesi yönündeki talebini gündeme getirdi. 1997'de Mısır'a giderken Cumhurbaşkanını halkın seçmesi gerektiğini söyledi. Demirel, TBMM'nin 21. Dönem 2. Yasama Yılı açış konuşmasında da bu kez Meclis kürsüsünden, "Türkiye'nin siyasal istikrarı için" cumhurbaşkanı iki turlu seçimle ve halk tarafından seçilmesin" dedi. Başkanlık sistemi ile ilgili akademisyenlerden bilgi aldığı da kamuoyuna yansıyan Demirel'in kafasındaki, başkanlıktan çok yarı başkanlığa yakın bir modeldi. Görev süresinin dolmasına kısa bir zaman kala cumhurbaşkanlığı krizi yaşanmaması için cumhurbaşkanının 5+5 formülü ile iki kez seçilmesine olanak tanıyan Anayasa değişikliği, Meclis Genel Kurulu'nda reddedildi.

ERDOĞAN'IN FARKI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise başkanlık sistemi konusunda, diğer liderlerden farklı bir tutum izledi. Çankaya Köşkü'ne çıkmayı beklemeden konuyu tartışmaya açtı. Başbakanlık koltuğuna oturduktan hemen sonra, 2003'te ATV'de yayınlanan programda, oligarşik bürokrasi sorununu çözmek için başkanlık sistemi istediğini açıkladı. Bu açıklama kamuoyunda günlerce tartışıldı. Erdoğan, geçen 9 yıllık süre içinde çeşitli defalar bu konuyu gündeme getirdi. 2010 referandumu sürecinde, "Belki Türkiye'nin gündemine yeniden başkanlık sistemi gelecek. Konsensüs oluşursa halkımız tarafından gelebilir. Sistemin çalışması bakımından olumlu bakarım ben buna" dedi. 12 Eylül gecesi anayasa değişikliklerinin referandumla kabul edilmesi üzerine yaptığı konuşmada da, "Yarından itibaren Burhan Bey çalışmalara başla ona göre..." diye başkanlık sistemi savunucusu Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'ya seslendi. Erdoğan, Şubat 2011'de Kırgızistan'a hareketinde "Başkanlık sisteminin faydalı neticeler doğuracağına inanıyorum" açıklaması yaptı. Yeni anayasanın yazım çalışmaları başladıktan sonra Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, başkanlık sistemini bir kez daha tartışmaya açtı, Erdoğan destek verdi. Geçmişten bu yana başkanlık sistemine destek verenler ile karşı çıkanların, muhalefetin görüşlerinde pek değişiklik olmadı. İsimler değişse de söylenenler hemen hemen aynı kaldı. Bugün, tarihteki başkanlık sistemi tartışmalarının aksine Türkiye somut olarak ilk kez bu konuyu gündemine aldı. Meclis çatısı altında Uzlaşma Komisyonu konuyu masaya yatıracak. Partiler uzunca bir süre bunu tartışacak.
Evren yararlanır diye ertelendi'
ESKİ ANAP'lı Bakan Halil Şıvgın: 1983'te Anavatan olarak yüzde 45 oy aldık. Sonra yerel seçim yapıldı. Yüzde 5 oy kaybettik. Böyle gitmemesi ve istikrar bozulmaması için bir çalışma başlattık. Amerikan modelini kendimize uyarlayarak almayı uygun bulduk. ABD'de 1 başkan yardımcısı var, bizde en az 2 tane olsun dedik. Bu raporu hazırlayıp Sayın Özal'a sundum. Özal o dönem başbakandı. 'Evren var. Şimdi başkanlık sistemini tartışmayalım, o yararlanır' dedi.

'Hep çatışma çıkardı'
ESKİ ANAP'lı Bakan Mehmet Keçeciler: Cumhurbaşkanı hem çok yetkili hem de sorumsuz. Bu anayasa Tansu Çiller ile Demirel'in, Demirel ile Özal'ın, Özal ile Mesut Yılmaz'ın, Bülent Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer'in ihtilaflarına yol açtı. Bu kişilerin kavgacılığından değil, Anayasa'daki yanlıştan kaynaklanıyor. Ya cumhurbaşkanının yarı başkanlık kadar fazla olan yetkilerini azaltacağız ve parlamenter sisteme geri döneceğiz, ya da daha da artırıp yarı başkanlık sistemine geçeceğiz.

'Yarı başkanlık gündemdeydi'
1982 Anayasasını hazırlayan komisyon üyelerinden eski DYP'li Turhan Güven: Dünyada başkanlık sistemini doğru uygulayan tek ülke ABD. Onlar da buna varıncaya kadar değişik olaylar geçirdi. Türkiye'ye uygun bir sistem değil bu. Çünkü Türkiye'de bölgelerde etnik sınıflar oluşturulmaya çalışılıyor. 1982 Anayasası hazırlanırken yarı başkanlık sistemi de düşünüldü. Gündeme geldi ve çok yetkiler verildi. Sezer, Gül, Demirel hem yetkilerin fazla olduğunu dile getirip hem de onu kullandılar.

"Demirel 'tartışın' dedi"
Eski Meclis Başkanı İsmet Sezgin: Demirel de bu konunun tartışılmasını istedi. Ancak mutlaka yarı başkanlık fikri olsun diye bir görüşü olmadı. Esasen bugünkü Anayasamıza göre cumhurbaşkanına verilen bu yetkilere karşın, yarı başkanlık sistemi aramanın pek gereği de yok. Yarı başkanlık sistemini uygulayan pek çok ülkeden daha fazla cumhurbaşkanımızın yetkisi var zaten.

sabah

 
 
11 Haziran 2012 Pazartesi 08:22
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:43
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:48
  • Akşam18:05
  • Yatsı19:33
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji