Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Gündem » Özel idare iş hanı, Zafer çarşısı, bitpazarı gerçekte kimin?... Abdullah Ayan yazdı

Özel idare iş hanı, Zafer çarşısı, bitpazarı gerçekte kimin?... Abdullah Ayan yazdı

Özel İdare İşhanı, Bitpazarı, Zafer Çarşısı..Taşları sökülen kilisenin öyküsü

 
 
Özel idare iş hanı, Zafer çarşısı, bitpazarı gerçekte kimin?... Abdullah Ayan yazdı

Başlığa konu soru ilk bakışta saçma gelebilir ama yazdıklarımı sabırla okursanız, çok daha farklı düşüneceğinizi sanıyorum.

Saydığım yerlerin hepsi iç içe geçmiş, kuzeyi İstiklal caddesi, güneyi Silifke caddesi, batısı Soğuksu caddesiyle kesilmiş bir yerleşke...

Kuzeydeki İstiklal caddesine bakan yüzünde İl Özel İdare tarafından yapılmış iki iş hanı var, iş hanlarının altından başlayıp Silifke caddesine kadar uzanan bölgede ise binlerce esnafın her gün tezgah açtığı, tamircilikten tutun da, ikinci birinci el her çeşit eşyayı sattığı sınırları ancak üç caddeyle belirlenen ama birbirinden ayrılması neredeyse imkansız bit pazarı ve Zafer Çarşıları yer alıyor.

30 Mart seçimlerinin ardından Büyükşehir Belediye sınırları il sınırına dönüşürken, il özel idareleri de bu büyükşehirlerde kapandı ve her şeyleriyle Büyükşehir Belediyelerine devredilme kararları hayata geçirilmeye başlandı.

Özel idarelerin personelinden gayrimenkullerine kadar envanteri çıkarılacak, Valiliğin koordinatörlüğünde kurulacak bir komisyon bu kurumların tasfiyesini Büyükşehir ile birlikte yapacak.

O sürece ve detaylarına girecek değilim.

Ama Mersin' den tek bir örnek vereyim: İl Özel İdaresinin bugün yer aldığı binayı bildiğim kadarıyla Valilik kullanma kararı alıyor. Çünkü bugün Valilik makamının yer aldığı yerleşkenin arkasında Vali yardımcılarıyla nüfus müdürlüğü gibi bazı kurumların mesai yaptığı binanın yıkılması, böylece tarihi değeri olan eski Valilik konağının restorasyon çalışmaları tamamlandığında, konağın denize bakan yüzünü kapatan bu binaların yıkılmasıyla eski konak yeniden şaşaalı günlere dönecek.

Projenin hayata geçmesi için Vali yardımcılarının ve Valiliğe bağlı tüm bürokratik kadroların şu anda bulundukları bina yıkılacağına göre başka bir yere taşınmaları gerekiyordu, işte tam da bu aşamada mevcut il özel idare binası imdada yetişiyor. Ama o binada bulunan ve artık Büyükşehir Belediye kadrosuna kaydırılacak personele bir yer aranırken akıla İstiklal Caddesi üstünde yer alan ve sırtını Bitpazarı ile zafer çarşısına dayayan Özel İdare İş hanları geliyor.

Büyükşehir Başkanlığı iş hanlarının boşaltılması için esnafa ihtar çekiyor ve kıyamet te böyle kopuyor.

Esnaf yıllarca kira ödedikleri ekmek teknelerinin apar topar tahliye edilmeye kalkışılmasına tepkili. Büyükşehir Belediyesi ise Özel İdareden kendisine aktarılan pek çok birim ve personele başka bir olmadığı için buraya yerleştirmeye kararlı.

Türkiye eksiği, gediği de olsa bir hukuk devleti. Hukukun işlediği yerde hiç kimse kafasına göre hareket edemez. İster devlet, ister şahıs olun, her tahliye düşüncenizin belli yol ve yöntemi, uymanız gereken yasal süreçleri var.

İşin o kısmı hukukçuları ilgilendirir.

Ama ben bu vesileyle yakın tarihin sisleri arasında unutulan, unutturulan bir gerçeği paylaşmak istiyorum.

İl Özel İdare iş hanı ile arkasındaki Zafer Çarşısı ve Bitpazarının geçmişteki durumunu, bir zamanlar kimlere ait olduğunu bilmenin Mersin gibi hafızası zayıf bir kente zarar değil aksine yarar getireceğine inanıyorum.

İl Özel İdare iş hanının üzerine kondurulduğu alan ve arkasındaki çarşıların bulunduğu tüm arazinin üzerinde, Kıbrıs' ın Baf asıllı, yerleştiği Mersin'in zamanla en zengin iş adamı konumuna gelen Mavromati (Konstantinos Mavrommatis) tarafından yaptırılmış bir kilise ve leyli (yatılı) kız-erkek çocuklarının okutulduğu iki ayrı okul bulunuyordu.

Okullardan Erkek Rum Ortodoks Okulu tam da bugün boşaltma kararı alınan Özel İdare işhanının bulunduğu arazi üzerinde yer alıyordu ve 8 sınıflı okulda 1905 yılında 120 öğrenci ana dil yunanca yanında Türkçe, Fransızca yanında pek çok alanda eğitim görüyordu. Öğrenci başına 400 lira gibi o döneme göre çok yüksek tutan okul masraflarının tamamını Mavromati' nin kurucusu olduğu bir Vakıf üzerinden karşılandığı biliniyor. Aynı alanda yer alan diğer okul Cumhuriyet dönemi Mersin eğitimine büyük katkı sağlayacak olan Rum Kız Okulu idi. Şimdi ne okullardan ne de aynı mekanda yer alan kiliseden bir iz var.

Mersin kiliselerini yıllar önce ele aldığım yazı dizisinin bir yerinde Mavromati ve Rum kilisesi/okulları hakkında şunları yazmışım:

"Mavromati’ nin, her yolculuk sonrası Mersin’e dönüşünü tüm kiliselerin çan çalarak kutladıkları halen efsane gibi anlatılır. Kutlanır, çünkü, gerek kiliseler gerekse oralarda kümelenen yatılı ve gündüzlü okulların öğrencilerinden ihtiyaç duyanları giydirme, iaşelerini temin etme yükümlülüğünü zevkle yerine getiren varlıklı hayırsever, gönlü bolluğuyla ünlenen biridir.

Allah ona iki kız verdi ama erkek evladı olmadı Mavromati’ nin. Ve Damatlarından biri zengin Alman ailesinin oğlu Christmann. Diğeri ise kentin bir başka zengin ailesi Tahinci' lerin oğlu...

Mavromati neslini sürdürecek oğula hasret gitti ama büyük kızıyla evlenen Christmann’ ın çocuğu bile olmadı. Böyle olunca tüm miras şehrin en prestijli konak ta dahil olmak üzere Mavromati’ nin Tahinci ile evli kızı bayan Eleni’ye geçti. O konak 1925' te Mersin' e gelecek olan Atatürk'e tahsis edilecek ve çok sonraları el değiştiren konak sonunda kültür Bakanlığınca restore edilip bugün Atatürk evi olarak düzenlenen müzeye dönüştürülecektir."*

Mavromati kurtuluş savaşından önce ölür ve Rum kilisesine gömülür (tüm mezarlıkların yeni şehir mezarlığına taşınması sırasında Mavromati anıt mezarı da mermerleri sökülerek taşınır ama yeni yerine monte edilirken bazı sütunların yürütüldüğü ortaya çıkacaktır)

1923 mübadelesiyle Rumlar ülkeyi terk etmeye zorlanınca cemaati kalmayan kilise camiye, Rum okulları da Türk okullarına dönüştürülür. (il özel idaresi işhanının yerindeki Rum Erkek Okulunun yerini Çankaya İlkokulu adı verilen okul alır.

Kilise ise önce Zafer Camii halini alır, ancak sonradan sinema, tiyatro gibi etkinliklere sahne olur.

Ve gelinir 1944'e...

Kente bir Vali çıkagelir...

Adı Tevfik Sırrı Gür' dür Valinin...

Tarih sürdükçe namının yürüyeceği eserler bırakmak ister Mersin' e...

Bunların içinde günümüze kadar ayakta duran en önemli iki eserinden biri Mersin Lisesi (1960 darbesinin ardından bazı işgüzarlar okulun adını değiştirip T.S.Gür adını verir) diğeri de Cumhuriyet Meydanına diktiği Halkevi binasıdır. (günümüzdeki adıyla Kültür Merkezi)

"Peki, Rum Ortodoks Kilisesi ile Gür' ün ve Kültür merkezinin ne ilgisi var?" diyorsanız, Siyah Beyaz Mersin adını verdiğim ve henüz kitap olarak basılmamış 'Siyah Beyaz Mersin' çalışmamdan bir bölüm anlatacaktır her şeyi:

"1944’te Mersin’e Vali olarak atanan T.S.Gür Halkevi kazandırmak için kolları sıvarken, Arap Ortodokslarına Rum Kilisesine geçmelerini teklif etti. Amacı Halkevi için uygun bulduğu yerde hareket alanını kısıtlayan kiliseyi yıkıp hayalindeki tesise katmaktı. Ancak daha önce zaten kilisenin önü ve yanını kaptıran Cemaat karşı çıktı öneriye.

Gür’ün intikamı acı oldu.

8 Şubat 1945 günü başlayan yıkım ve söküm işi kısa zamanda tamamlandı.

Rum Kilisesinin yerle bir edilip taşlarının Halkevi inşaatında kullanılma öyküsüdür bu..."**

Kısa tutmayı denediğim ancak çok önemsediğim kimi ayrıntılar yüzünden uzayan yazımın başlığındaki soruya dönecek olursak:

Sahi il özel idare iş hanının ve arkasındaki Doğu Akdenizin bir zamanlar en muhteşem kubbeli kilisesi olarak nam salan yapısının arazisi üzerinde bugün ekmeğini çıkarmaya çalışan esnafın gerçek mülk sahibi kim?

Cevapsız kalmaya mahkûm bir sorudur bu, ama yine de bazı kafaları kurcalamaya değer diye düşünüyorum...

*http://abdullahayan.wordpress.com/2011/09/30/azinlik-mallari-7-rum-ortodoks-kilisesi%E2%80%A6-mavromati%E2%80%99-den-christmann-ve-rickards%E2%80%99-lara/

**http://abdullahayan.wordpress.com/2011/09/22/azinlik-mallari-6-rum-ortodoks-kilisesinin-basina-gelenler-mavromati%E2%80%A6/

 
 
28 Mayıs 2014 Çarşamba 08:53
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>vahap kokulu</p> <p>2014-05-28 10:25:41</p> <p>Mersin Latin Katolik Kilisesinin kuzeyindeki Kütüphane binası ,TCDD Gar bınası ve A.Perşembe İlkokuluna kadar olan bölge bu kilisenin mezarlığı imiş.Kamulaştırılmış.Acaba mezarlıktaki mezarlardaki cenazeler ne oldu</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji