CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Gündem » Özer, "Mersin ekonomik olarak kimliğini bulamadı"

Özer, "Mersin ekonomik olarak kimliğini bulamadı"

Toros Üniversitesi Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, Mersin'de yoğun göçün yanı sıra, göçle gelen nüfustaki doğurganlık oranının da diğer kentlere göre yüksek olduğuna işaret etti.

 
 
Özer,
Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, "Kent ve Yaşam" isimli kitabında belirttiği gibi YEREL YÖNETİMLER ZİRVESİNDE de güncel konuların yanı sıra "kentleşme, kentlileşme ve yerel yönetimler" konusunda  da Mersin'e dair önemli saptamalara yer verdi.

Her biri bir tez konusu olacak tespitlerde bulunan Prof. Dr. Özer, "Kimliğini arayan şehir" başlığı altında, "Mersin ekonomik olarak kimliğini bulamamıştır" görüşüne yer verdi. Mersin'de sadece göçlerle değil, göçlerle gelen nüfustaki doğurganlık oranının da diğer yerlere göre yüksek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özer, "Gelen insanlar oradaki olanaklarını, zihniyetlerini de getirdikleri için ister istemez kentlerin varoşlarında nüfusun kendi iç dinamikleriyle yani doğurganlık yoluyla da artması devam etmiştir" dedi.
"Mersin turizm kenti olamamış, sanayi kenti de olamamış" diyen Prof. Dr. Özer, "Mersin lojistik kenti midir? Liman kenti midir? Üniversite kenti midir? Ticaret kenti midir" sorularını sıraladıktan sonra "değildir" yanıtını verdiği yazısında şu önerilere yer veriyor:
"Yapılan mastır planları var. Burada 3T, tarım, ticaret, turizm. Doğru ama eksik. Tarım, ama tarıma dayalı sanayileri koymamız lazım. Yani sadece tek başına tarım, katma değer ve zenginlik yaratmaz. Tam tersine dünya, tarımdaki nüfusunu azaltıyor. Ama tarımda modernleşmeye giderek yapıyor bunu. Hem tarım reformu yaparak hem de toprak düzenlemesi, biyo teknoloji, gen teknolojisi yoluyla, üretim, kalite ve verimi artırarak pazarını oluşturmaya çalışıyor."

Mersin kentlileşmiş nüfusu göç olarak veriyor
Mersin'in tarıma dayalı sanayi ürünlerini ihraç eden bir üst haline getirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özer, Mersin'in dışarıya göç verdiğini ifade ederek, "Dışarıya sermaye, yani zenginleri; beyin, yani okumuşları ve de kentlileşmiş nüfusu göç olarak veriyoruz. Böyle olunca kırsal alandan can havliyle Mersin'e gelmiş olan köylü nüfus, etkileşimde bulunup dönüşeceği kentsel dinamikleri bulamadığı için dönüşemiyor. Dönüşemeyince kenti devasa bir köy haline getiriyor. Bu onların suçu değil. Bu yönetenlerin suçudur" dedi.
Bunu değiştirecek dinamik unsurların başında kentleşmenin ikinci ayağı olan ekonomik değişimin geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Özer, şu önerilerde bulundu:
"Ekonomik değişmenin Mersin'de tarıma dayalı sanayilerin oluşması, turizmin ihya olması, ticaretin, özellikle lojistiğe dayalı bir ticaretin gelişmesi gerekiyor. Bir şey daha eklememiz lazım o da üniversiteler ve kongreler kenti olmasıdır."
"Mersin'in ekonomik kimliği ne olmalı?" diye soran Prof. Dr. Özer, "Sadece Mersin sanayi kenti değil, sadece turizm kenti, sadece ticaret kenti, sadece üniversite kenti değil... Bütün bunların bir arada olduğu multi-sektörel ve bunlar arsında bir  senkronizasyonu öngören ve içselleştiren bir yapıyı Mersin'in gelişmesi stratejisinin içine koymamız lazım. Bunu yaptığımız zaman Mersin ekonomik olarak kimliğini bulacaktır."

"Mersin'de ironiler var"
Ekonomik olarak kimliğini bulamadığı için Mersin'de ironilerin olduğuna işaret eden Prof. Dr. Ahmet Özer, "Fabrikalar Caddesi'nde fabrika yok. Zeytinlibahçe'de zeytin yok. Plaj Yolu'nda plaj yok. Çay, Çilek'te ne gezer çay, çilek? Mersin portakal, limon bahçeleri beton yığınlarıyla, deniz ile yeşili birbirinden ayıran gettolarla donatıldı. Mersin ağlıyor ama kimse duymuyor! Şimdi turistik tesisler yapmaya kalkışsanız, bu devasa beton yığınlarının oluşturduğu o sitelerden dolayı, o gettolardan dolayı yapamazsınız.
Dolayısıyla yeniden yıkıp, yeniden yapmanız gerekecek. Bu da büyük bir külfet. Yöneticilerin burada mahareti çok önemli. Bir kentin gelişmesinin en önemli unsuru, yönetim potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Eğer yöneticiler zamanında bu öngörüye sahip olsalardı, bunları yapsalardı böyle olmazdı" dedi.
 
 
8 Ocak 2014 Çarşamba 19:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:25
  • Güneş05:22
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:38
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji