Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » Özer,"Çözüm Üretmesi Gereken Siyaset Sorunun Parçası Haline Geldi"

Özer,"Çözüm Üretmesi Gereken Siyaset Sorunun Parçası Haline Geldi"

Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ahmet Özer, Siyasetin sorunun bir parçası haline geldiğini ve sistemi demokratikleştirmekten başka çare olmadığını belirtti.

 
 
Özer,
Siyaset sorunun bir parçası haline gelmiş

Bugünlerde Türkiye yolsuzluk dalgaları ve ses tapeleriyle sarsılıyor. Dört bakanın, bir banka genel müdürünün, İranlı bir işadamının tutuklanıp bırakılmasından sonra bu kez de başbakanın oğluyla yaptığı görüşmelerin ses kayıtları gündeme bomba gibi düştü, sonra başka tapeler yayınlandı. Başbakan bu görüşmelerde kendisinin ve yakınlarının evinde bulunduğu ileri sürülen paraların sıfırlanması talimatını veriyor oğluna. Diğer bazı kayıtlarda ise yargıya müdahle anlamına gelecek talimatları yeralıyor ki başbakan bu son görüşmeleri zımnen kabul etti. Bu iddia ve söylemler günlerdir toplumu meşgül ediyor. Eğer doğruysa siyasetin ne denlli çürüdüğünü, bu nedenle sorun çözmek bir yana kendisinin nasıl çözülmesi gereken bir sorun haline geldiğini görüyoruz.


Temiz siyaset talepleri her zamankinden daha acil

Eğer sistem bozuksa bir müdür gidip yerine başka biri geldiğinde birşey değişmeyecektir.  O nedenle önce sistemin sonra bunun içindeki siyaset kurumunun yeniden düzenlenmesi gerkir. Çünkü “Temiz topluma giden yol, temiz siyasetten geçer.” Kirlilik siyasete, siyaset de topluma sirayet ediyor, dolayısyla, su kirlenince numunesi de kirli oluyor. O halde temiz toplum aramak yerine temiz siyaset aramalıyız. Çünkü siyaset idarenin temelidir ve eğer siyaset kirlenirse ona bağlı olarak ve aşamalı bir biçimde her şey kirlenmeye başlar. Siyaset düzelmeden hiç bir kurumu gerçek anlamda düzeltmemiz mümkün değil.


Yolsuzluğa dur demeliyiz

İktidarların eş dostu zengin eden yaklaşımları artıkça toplumun her kesiminden büyük özlemle temizlik duyguları ve talepleri yükseliyor. Bu istek yüksek sesle dile getirilse de bugüne kadar çözüm için gerekli bir adım atılmamış olması ise hayal kırıklığı yaratmaktadır.  Çünkü kirletenler bu temizliği yapması gereken makamlarda oturuyor. Oyüzden her geçen yıl kirlilik bazı kurumları kangren gibi sarmakta ve gittikçe büyümektedir. Peki buna kim dur diyecek? Elbette gene siyaset kurumu. İşte kısır döngü de burada başlıyor.
Buradaki can alıcı tespit şudur; kendisi temiz olmayan bir parti temiz topluma giden yolu açabilir mi, parti içi demokrasiyi yerleştirememiş bir parti ülkeye demokrasi getirebilir mi, devleti  demokratikleştirip şefaflaştırabilir mi? Zor.

Bugünkü iktidarın yaptığı gibi saldırıya geçeçecek, yıllardır başkalarının yaptığını yaparak, dış güçler, iç mihraklar vs ile toplumu uyutmaya kendi seçmenini tahkim etmeye çalışacaktır. Oysa önemli ve kalıcı olan nerede ve ne zaman olursa olsun bütün kirli ilişkilerin mercek altına alınması ve temizlenmesidir. Bunu iktidar yapmıyorsa toplumsal dinamikler, sivil toplum örgütleri baskı kutrarak onu yapmaya, hesap vermeye zorlamalıdır. Aksi taktirde yapanın yanına kar kalır, bu da bizi bürokratik ve otokratik bir yapıya götür, bugün olduğu gibi.. Bunu yaparken demokratik devletin argümanlarını kullanma aldatmacasından da geri durmayacaklardır.


Hukuk ve vicdan

Bilinmelidir ki sistem sorgulanmadan, devletin ve toplumun nasıl soyulduğuna asla çözüm bulunamaz. Sorunları çözerken uygulayacağımız yegane ilke ise hukukun üstünlüğü ilkesidir. Eğer mevcut kurallar yeterli değilse, kurallar yine ilkeler çerçevesinde toplumun dinamiğine göre  geliştirilmeli ve temiz topluma uygun yasalar çıkartılmalıdır. Ortaya çıkan kusurluları suçlarken, tartışırken bunlarla birlikte nedenlerine girip, sistemi sorgulamalıyız. Yani sorun, bugün tek tek insanlardan ziyade tıkanmış ve kirlenmiş  olan sistemdedir. Onun için “sistem yeniden yapılanmalıdır.”


Etkin denetim kanalları

Devletin hantal yapısı, kamu yetkilerinin ve nerdeyse bütün vergi ve gelirlerin merkezde toplanması, idarenin ağır işleyişi ve halkın taleplerini kavrayamaması, kuralların ve politikaların çağın gerçeklerine uymaması ve düzenlemelerin gecikmesi çarkı yavaşlatıyor. Bu noktada sistemin en büyük zaafını oluşturan lidere bağımlı parti oligarşisi yerine halka açık, denetlenen, parti içi demokratik mekanizmaları olan reformları zaman yitirilmeden gerçekleştirmek elzemdir.


Sistemi demokratikleştirmekten başka çare yoktur

Türkiye’yi bu devlet modeliyle işletmek için mucize adam ya da mucize reçete arayışları da geçersizdir. Çünkü bugünkü devlet yapısında üç belirgin sorun vardır. Bunlar; demokrasiye uygun olmayan iktidar kayması, yani seçilmişlerin yerine zaman zaman atanmışların ve parelel yapıların sözünün geçmesi; gelişmeye ve ilerlemeye uygun olmayan sistemin tıkanması, yani bütün işlerin ve çözümlerin Ankara’da kilitlenmesi ve de artık Ankara’nın bu duruma cevap verememesi ve siyasetin kirlenmesi yani siyasilerin toplumsal işler yerine kişisel çıkarları için her türlü usulsüzlüğü ve yolsuzluğu içeren işler yapmasıdır. Bu üç unsur bir devleti bir toplumu içten içe kemiren ve çökerten unsurlardır. Üstelik bu kirli işleri yapanların “Vatan-Memleket-Sakarya, Hain edebiyatı” yapıp, kendilerini vatansever göstermeleri toplumdaki çözüm direncini kırmakta, temiz  toplum özlemelerini geciktirmektedir. Oysa hiç kimseye ayrıcalık tanımadan ve hamasi nutuklara bakmadan toplumu silkeleyecek bir temizliğe girişilmelidir. Kendisine güvenen ve kirliliğe bulaşmamış siyasetçiler doğru yapılanma için adım atmalıdır. Aksi halde kirliliğin baş sorumluları olarak anılırlar; suçlamalar ve savunmalarla tarih yazmaya devam eder.

Prof. Dr. Ahmet ÖZER
Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı


 
 
10 Mart 2014 Pazartesi 09:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji