Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Özer,"Çözüm Üretmesi Gereken Siyaset Sorunun Parçası Haline Geldi"

Özer,"Çözüm Üretmesi Gereken Siyaset Sorunun Parçası Haline Geldi"

Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Ahmet Özer, Siyasetin sorunun bir parçası haline geldiğini ve sistemi demokratikleştirmekten başka çare olmadığını belirtti.

 
 
Özer,
Siyaset sorunun bir parçası haline gelmiş

Bugünlerde Türkiye yolsuzluk dalgaları ve ses tapeleriyle sarsılıyor. Dört bakanın, bir banka genel müdürünün, İranlı bir işadamının tutuklanıp bırakılmasından sonra bu kez de başbakanın oğluyla yaptığı görüşmelerin ses kayıtları gündeme bomba gibi düştü, sonra başka tapeler yayınlandı. Başbakan bu görüşmelerde kendisinin ve yakınlarının evinde bulunduğu ileri sürülen paraların sıfırlanması talimatını veriyor oğluna. Diğer bazı kayıtlarda ise yargıya müdahle anlamına gelecek talimatları yeralıyor ki başbakan bu son görüşmeleri zımnen kabul etti. Bu iddia ve söylemler günlerdir toplumu meşgül ediyor. Eğer doğruysa siyasetin ne denlli çürüdüğünü, bu nedenle sorun çözmek bir yana kendisinin nasıl çözülmesi gereken bir sorun haline geldiğini görüyoruz.


Temiz siyaset talepleri her zamankinden daha acil

Eğer sistem bozuksa bir müdür gidip yerine başka biri geldiğinde birşey değişmeyecektir.  O nedenle önce sistemin sonra bunun içindeki siyaset kurumunun yeniden düzenlenmesi gerkir. Çünkü “Temiz topluma giden yol, temiz siyasetten geçer.” Kirlilik siyasete, siyaset de topluma sirayet ediyor, dolayısyla, su kirlenince numunesi de kirli oluyor. O halde temiz toplum aramak yerine temiz siyaset aramalıyız. Çünkü siyaset idarenin temelidir ve eğer siyaset kirlenirse ona bağlı olarak ve aşamalı bir biçimde her şey kirlenmeye başlar. Siyaset düzelmeden hiç bir kurumu gerçek anlamda düzeltmemiz mümkün değil.


Yolsuzluğa dur demeliyiz

İktidarların eş dostu zengin eden yaklaşımları artıkça toplumun her kesiminden büyük özlemle temizlik duyguları ve talepleri yükseliyor. Bu istek yüksek sesle dile getirilse de bugüne kadar çözüm için gerekli bir adım atılmamış olması ise hayal kırıklığı yaratmaktadır.  Çünkü kirletenler bu temizliği yapması gereken makamlarda oturuyor. Oyüzden her geçen yıl kirlilik bazı kurumları kangren gibi sarmakta ve gittikçe büyümektedir. Peki buna kim dur diyecek? Elbette gene siyaset kurumu. İşte kısır döngü de burada başlıyor.
Buradaki can alıcı tespit şudur; kendisi temiz olmayan bir parti temiz topluma giden yolu açabilir mi, parti içi demokrasiyi yerleştirememiş bir parti ülkeye demokrasi getirebilir mi, devleti  demokratikleştirip şefaflaştırabilir mi? Zor.

Bugünkü iktidarın yaptığı gibi saldırıya geçeçecek, yıllardır başkalarının yaptığını yaparak, dış güçler, iç mihraklar vs ile toplumu uyutmaya kendi seçmenini tahkim etmeye çalışacaktır. Oysa önemli ve kalıcı olan nerede ve ne zaman olursa olsun bütün kirli ilişkilerin mercek altına alınması ve temizlenmesidir. Bunu iktidar yapmıyorsa toplumsal dinamikler, sivil toplum örgütleri baskı kutrarak onu yapmaya, hesap vermeye zorlamalıdır. Aksi taktirde yapanın yanına kar kalır, bu da bizi bürokratik ve otokratik bir yapıya götür, bugün olduğu gibi.. Bunu yaparken demokratik devletin argümanlarını kullanma aldatmacasından da geri durmayacaklardır.


Hukuk ve vicdan

Bilinmelidir ki sistem sorgulanmadan, devletin ve toplumun nasıl soyulduğuna asla çözüm bulunamaz. Sorunları çözerken uygulayacağımız yegane ilke ise hukukun üstünlüğü ilkesidir. Eğer mevcut kurallar yeterli değilse, kurallar yine ilkeler çerçevesinde toplumun dinamiğine göre  geliştirilmeli ve temiz topluma uygun yasalar çıkartılmalıdır. Ortaya çıkan kusurluları suçlarken, tartışırken bunlarla birlikte nedenlerine girip, sistemi sorgulamalıyız. Yani sorun, bugün tek tek insanlardan ziyade tıkanmış ve kirlenmiş  olan sistemdedir. Onun için “sistem yeniden yapılanmalıdır.”


Etkin denetim kanalları

Devletin hantal yapısı, kamu yetkilerinin ve nerdeyse bütün vergi ve gelirlerin merkezde toplanması, idarenin ağır işleyişi ve halkın taleplerini kavrayamaması, kuralların ve politikaların çağın gerçeklerine uymaması ve düzenlemelerin gecikmesi çarkı yavaşlatıyor. Bu noktada sistemin en büyük zaafını oluşturan lidere bağımlı parti oligarşisi yerine halka açık, denetlenen, parti içi demokratik mekanizmaları olan reformları zaman yitirilmeden gerçekleştirmek elzemdir.


Sistemi demokratikleştirmekten başka çare yoktur

Türkiye’yi bu devlet modeliyle işletmek için mucize adam ya da mucize reçete arayışları da geçersizdir. Çünkü bugünkü devlet yapısında üç belirgin sorun vardır. Bunlar; demokrasiye uygun olmayan iktidar kayması, yani seçilmişlerin yerine zaman zaman atanmışların ve parelel yapıların sözünün geçmesi; gelişmeye ve ilerlemeye uygun olmayan sistemin tıkanması, yani bütün işlerin ve çözümlerin Ankara’da kilitlenmesi ve de artık Ankara’nın bu duruma cevap verememesi ve siyasetin kirlenmesi yani siyasilerin toplumsal işler yerine kişisel çıkarları için her türlü usulsüzlüğü ve yolsuzluğu içeren işler yapmasıdır. Bu üç unsur bir devleti bir toplumu içten içe kemiren ve çökerten unsurlardır. Üstelik bu kirli işleri yapanların “Vatan-Memleket-Sakarya, Hain edebiyatı” yapıp, kendilerini vatansever göstermeleri toplumdaki çözüm direncini kırmakta, temiz  toplum özlemelerini geciktirmektedir. Oysa hiç kimseye ayrıcalık tanımadan ve hamasi nutuklara bakmadan toplumu silkeleyecek bir temizliğe girişilmelidir. Kendisine güvenen ve kirliliğe bulaşmamış siyasetçiler doğru yapılanma için adım atmalıdır. Aksi halde kirliliğin baş sorumluları olarak anılırlar; suçlamalar ve savunmalarla tarih yazmaya devam eder.

Prof. Dr. Ahmet ÖZER
Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı


 
10 Mart 2014 Pazartesi 09:37
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:10
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:09
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Sivasspor
5
2
0
3
6
13
Karabükspor
5
1
2
2
5
14
Malatyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji