Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Gündem » Prof.Dr.Ahmet Özer:Yeni anayasayı yapacak olan meclisin iki önemli avantajı var

Prof.Dr.Ahmet Özer:Yeni anayasayı yapacak olan meclisin iki önemli avantajı var

Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ahmet Özer,Meclis başkanı Cemil Çiçekin davetiyle geçen hafta Anayasa uzlaşma komisyonunda bir sunum gerçekleştirdi

 
 
Prof.Dr.Ahmet Özer:Yeni anayasayı yapacak olan meclisin iki önemli avantajı var
Sunumda "yeni anayasa ve yapım sürecini bekleyen sancılar" konusu anlatıldı.
Prof.Dr.Ahmet Özer sunumunda şunları söyledi:
Yeni anayasayı yapacak olan yeni meclisin iki önemli avantajı var: Bunlardan biri seçimlerde  katılım oranının yüksek olmasıdır; ikincisi ise temsil oranının yüksek bir meclis olmasıdır.  O nedenle  yeni parlementonun şimdiki gücü tüm kesimleri temsil eden partiler arası bir uzlaşma komisyonunun kurulmuş olamasında yatıyor meğer ki bu avantajı doğru ve etkili kullanabilsin.
Peki başta  Meclis Uzlaşma Komisyonu olmak üzere toplumun tümü ve parlemento yeni anayasa yapım sürecinde nelere dikkat etmelidir? Öncelikle yeni anayasa yapılırken şu sorular sorulmalı ve cevapları net olarak verilmelidir. “Bu anayasa neden gerekli?”, “Yeni anayasanın temel felsefesi ne olmalı?”, “Yeni anayasa neleri içermeli?”, “Yeni anayasa nasıl yapılmalı, yani yapım yöntemi ne olmalı?”, “Yeni anayasanın ilkeleri ne olmalı?” gibi sorulara doğru yanıtlar verilmesi son derece önemldir. Bu sorular cevaplandırıldıkltan sonra yeni anayasanın sahip olması gereken özellikler netleştirilmelidir: Yapılacak yeni anayasanın yüzde doksanı üzerinde siyası partiler anlaşacaktır. Asıl önemli olan sorunlu olan ve gerçekte yüzde onu bile bulmayacak kimi konulardır. Bu çerçevede yeni anayasanın haletmesi beklenen üç ana sorun alanı mevcut: Bunlar 82 anayasasında ziyadesi ile var olan idolojik yapı, ırkçı yapı, anti laik  ve vesayetçi yapıdır.
Eğer bu anayasa yeni olacaksa hem yöntem hem de içerik açısından yeni olmalı. Bunun için üç sacayağının sağlam basması lazım.  Bunlar 1)Kürt meselesine yaklaşımı, 2)Din devlet ilişkilerini düzenleme biçimi 3) Sivil asker Ilişkilerini düzenleme biçimidir.  Bu üç konuda yenilik getirmeyen bir anayasa yeni olamaz. 
Mevcut durumda Kürt sorunu konusunda anayasada yeniliklerin yer alması bazı ön adımların  atılmasına bağlı görünüyor.  Bunlar; 1)Silahların susturulması; çünkü silahların konuştuğu bir ortamda sağlıklı bir anayasa  çalışması yürütmek ve hele hele böyle önemli bir konuda uzlaşma sağlamak ve anayasa yapmak  mümkün değildir.   2)Yeni anayasanın yapılması biraz da demokratik, özgürlükçü  ve çoğulcu bir ortama bağlı.  Bunun için de anayasa yapılmadan önce, adeta bir yol temizliği mahiyetinde olacak yeni bir demokratifleşme paketi yapılmalı;  seçim ve siyasi partiler yasası, TMK değiştirilmeli, düşünce ve ifade  özgürlüğü,  örgütlenme özgürlüğü sağlanmalıdır ki yol alınabilinsin. Aksi taktirde bu konularda sözgelimi BDP ile MHP arasında uzlaşma sağlanması zor olacaktır. O zamanda iktidar çıkıp da “ben yapmak istedim ama muhalefet partileri uzlaşmadı” diyerek işin içinden sıyrılmaya ve bu konuda suçu muhalefete yıkmaya çalışabilir.
Yukarıda zikredilen sorunların çözümü yeni anayasanın aşağıda belirtilmiş olan ilkeleri kabulünden geçer.    
a.yeni anayasa idolojik açıdan tarafsız  olmalı: Cari anayasa idolojiktir. Artık Türkiyenin çağdaş anayasasının belli bir idolojiyi vugulamasına ihtiyaç yoktur.
b.Etnik açıdan kör olmalı: Yani herhangi bir ırka, etnisiteye anayasada vurgu yapılmamalı; milliyetçi ve ırkçı vurgulara kesinkes yer vermemelidir. Örneğin mevut anayasanın 66. Maddesindeki gibi toplumun sosyolojisi ile uyumlu olmayan maddeler toplumu ayrıştırmaktan, bir kesimin diğerini ötekileştirmesinden başka işe yaramıyor. Oysa anayasalar oydaşmanın ve uzlaşmanın metinleridir; ayrışma ve çatışmanın değil.
c. Anyasada değişmez maddeler olmamalı: Kırmızı çizgi sendromu ile değişmez madde yaklaşımı çağdaş değil. Böyle bir yaklaşım ölülerin dirilere (yaşıyanlara) tahakümü olur. Bugünden yarının kuşaklarının iradesini tutsak etmenin ve tasallut altına almanın demokratik yanı olduğunu kimse ileri süremez. Anayasalar son tahlilde birer hukuk metnidir, gerçek hukuki metinler ise zamandan ve mekandan azade olmak zorundadırlar. Aksi taktirde belli idolojilerin, ırkların veya dinlerin yasaları olmaktan kendilerini kurtaramazlar.
d. İnançlar açısından tarafsız olmalıdır. Demokratik devletlerin dini, mezhebi olmaz, (teokratik devletlerin olur). Çünkü demokratik devlet bir dini veya mezhebi benimser ve vaz ederse diğerlerine  mensup vatandaşlarını dışlamış ve karşısına almış olur.  Oysa devlet bu konuda tarafsız ve hakem konumunda olmalıdır. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı demokratik bir toplumun çoğulcu ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden düzenlenmelidir.
e. Hiçbir  alanda vesayetçi olmamalı: 82 Anayasası bireye kuşku ile yaklaşan onu sistemin kimi kurumlarınca devlet karşısında zaptü rapta almayı hedefleyen vesayetçi bir mantaliteye sahiptir. Güçsüzleştirdiği birey karşısında yüceleştirdiği devleti korumaktadır. Dolayısıyla bireyi devletin ve onu temsil eden kimi kurumların vesayetine terketemeketedir. Oysa Türkiye başta askeri darbe ve muhtıralar olmak üzere vesayetten çok çekmiş bir ülkedir. O ndenle yeni anayasa asker-sivil ilişkilerini çağdaş demokrasilerin öngördüğü şekilde yeniden düzenlemelidir. Bu çerçevede Milli Güvenlik Kurulu bir danışma organına indirgenmeli; Genel Kurmayın Başkanlığı da Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalıdır.
Yeni anayasanın yeni ve demokratik olması yukarıda belirtilmiş olan beş alanda sorunların çözümü konusunda anayasal çerçevede adımlar atmasına bağlıdır. Ayrıca bunlara ilaveten eşitlik, adalet, özgürlük anayasanın değerler sistemini oluşturmalı; cins ayırımcılığını ortadan kaldıran bir yaklaşıma sahip olmalıdır. Yeni anayasa yasakları değil, temel hak ve özgürlükleri tarif etmeli; devletin insanı yerine  insanın devleti yaklaşımını benimsemelidir. Hukuk devleti mantalitesine sahip olurken, sadece büyümeyi değil, eşitliği de dikkate alan sosyal devleti öne çıkarmalı ve yargının bağımsızlığı ile dvletin tarafsızlığı ilkesine sadık kalmalıdır.
Şimdi gelelim esas soruya: Mevcut iktidar bu kadar güç biriktirmişken bütün bunları ihtiva eden bir anayasa yapar mı? Mevcut konjonktürde akla gelen kritik soru budur. Ya toplumsal baskıyla bunu yapar ya da yapmak istemediği halde (toplumun bu konudaki beklentisini dikkate alarak) yaparmış gibi gözükür. Sonunda kendi gücünü desantralizasyon içinde azalacağını düşündüğü yeni bir anayasa yapmaz.. 
Ayrıca kurulmuş olan Anayasa uzlaşma Komisyonun  görev ve yetkilerinin belirsiz olması;  kritik konularda ve maddelerde bile uzlaşmak için oybirli şartının aranması;  çok ağır işliyor olması da yeni anayas konusundaki umutları törpüleyen faktörlerdir. Bu durumda bir uzlaşma olmayabilir, sonuçta maddeler değişir bu da yeni anayasa olmaz. Eskinin rutuşlarla değiştirilmesi ise Türkiyeye zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramaz. Ya da  zor olan gerçekleşir uzlaşma sağlanır ve önemli değişiklikler olur yeni bir anayasa ortaya çıkar. Bunun için toplumun katılımı ve  baskısı büyük rol oynacaktır. Böyle bir anayasa bütün toplumun beklentisidir.
 
 
2 Şubat 2012 Perşembe 15:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:08
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:16
  • Akşam18:41
  • Yatsı20:05
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji