'Dünya Bakliyat Günü' etkinliği Mersin'de de Gerçekleştirildi

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Ruhu Olan ve Olmayan Şehirler... Mehmet Mazak yazdı

Ruhu Olan ve Olmayan Şehirler... Mehmet Mazak yazdı

Kültür ve medeniyet bakımından yeterince gelişmeyen şehirler, ruhsuz şehirlerdir. Ruhu olmayan şehirler ise ölü şehirlerdir kuşkusuz. Şehirlere ruh vermek, o şehirlerde yaşayan toplumlara düşer.

 
 
Ruhu Olan ve Olmayan Şehirler... Mehmet Mazak yazdı

Arapça bir deyim vardır: “el-rûh-ı mebhûsa hâhna”… Anlamı “ruh hiç hapis olunur mu?” şeklindedir. Bu soruyu kendimize soralım: Görünmeyen, elle tutulmayan bir varlık kontrol altına alınabilir mi? Tabiî ki hayır. Şehirler de canlı varlıklardır. Biz göremesek de her şehrin bir ruhu vardır.

Örneğin insanın görünen bir yapısı, fiziki görünüşü, saçı, gözü, boyu posu vardır; ancak ona anlam katan, irade koyarak kararlar almasını sağlayan bir ruhu vardır. Ruh bedenden çıktığı zaman fiziki görünüş de işlev ve anlamını yitirir. Bedenden ruhun çıktığını gözlerimizle göremeyiz ama canlının öldüğünü anlarız. Tıpkı şehirler de böyledir; ruh yok olmaya başladığında şehirler de ölür. Şehirlerin fiziki görünüşünü oluşturan binalar, meydanlar, caddeler, iş merkezleri, parklar, limanlar ve okullardır. İnsan merkezli estetik kaygılarla inşa edilen ve toplumun asırlardır içinde yaşadığı harmanlanmış kültürü yansıtan yapılar olduğunda o şehirde ruh var demektir. Şehrin ruhu, o şehirde yüzyıllardır yaşayan insanların oluşturduğu anlamlar bütünüdür

Şehre ruh kazandıran, medeniyet ve kültürdür. Şehirler bir toplumun kültürel gelişmişliğinin kendini gösterdiği yerlerdir. Söz kültüre gelmişken bu önemli kavram tarif etmeye çalışalım: Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe kültür denir. Kültür, genel olarak iki öğeden oluşur:

a-  Maddi Kültür Öğeleri: Binalar, her türlü araç-gereç, giysiler vb.

b-  Manevi Kültür Öğeleri: İnançlar, gelenekler, normlar, düşünce biçimleri vb.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre kültür: “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünüdür.”

Kültür, bir milletin yaşamasını kolaylaştıracak olan bilgi birikimi; medeniyet de bu kültürün maddî alanda ortaya çıkışıdır. Yani medeniyet, bir anlamda maddî kültürdür.

Kültür ve medeniyet bakımından yeterince gelişmeyen şehirler, ruhsuz şehirlerdir. Ruhu olmayan şehirler ise ölü şehirlerdir kuşkusuz. Şehirlere ruh vermek, o şehirlerde yaşayan toplumlara düşer. Şehre ruh katabilmemiz için asırları aşıp gelen bir derinliğe ve bilgeliğe sahip toplumlar oluşturmalıyız. Her hareketimize, her yaptığımız yapıya arınmış ve süzülmüş kültürümüzden üflemeliyiz ki kendi medeniyetimizi kurmuş olabilelim. Bu konuda yol gösterici olması bakımından Hacı Bayram Veli'nin şu sözü önemlidir. “İnsan, şehri inşa ederken aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur”. Bir medeniyet tasavvuru olmayan, asırlardır birikmiş bir kültür hazinesine sahip olmayan, inşa ettiği eserlerle geçmişle bağını kuramayan bir milletin şehirleri ruhsuz olur.

Medeniyetimizi ve kentimizi kadim kültürümüzden süzülen değerler ile inşa ettiğimizde üzerinde yaşadığımız şehir belli bir ruh kazanır; şehir ruh kazandığı zaman üzerinde yaşayan halka da kimlik kazandırır. Medeniyet ve şehrimizin insan merkezli oluşturulmasına güzel bir örnek, Fatih Sultan Mehmet’in “Hüner bir şehir bünyâd etmektir. Reâyâ gönlün âbâd etmektir” şeklindeki mısralarıdır. Fatih bunu derken asıl amacın şehir imar/inşa etmek değil, gönül tamir etmek olması gerektiğini ifade etmektedir. Bilge Mimar Turgut Cansever de “İnsanın dünyadaki en önemli vazifesi dünyayı güzelleştirmektir” tespitiyle insanın yaşadığı şehir/kent, kasaba, mahalle ve köyün özellikle de şehrin medeniyetimizin izlerini taşıması gerektiğini söylemektedir. “İnanç zihniyeti, zihniyet hayatı şekillendirir.” İnsan hayatının, içinde şekillendiği pota veya kalıplardan birisi de “mekân”dır. Mekânları zihniyetimize göre şekillendirdiğimizde şehirlerimizi imar etmiş oluruz.

Şehirler konusunda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "Sadece betondan, asfalttan, metalden ibaret bir şehir, ruhu olmayan mekanik bir şehirdir. Biz yaşayan bir varlık olarak gördüğümüz şehirlerin ruhu olmasını, kimliği olmasını, özgün olmasını arzu ediyoruz. Amacımız şairlere, ressamlara, bestekârlara ilham verecek şehirler, yerleşim alanları inşa etmektir" diyor bir konuşmasında. Şehirler temiz sokaklara, geniş caddelere, yüksek binalara sahip olduğu zaman değil ruha ve medeniyete kavuştuğu zaman kalkınmış, gelişmiş ve dirilmiş olur.

Ahmet Davutoğlu Hoca da bir konuşmasında "Bin yılı devirmemiş şehir gerçek anlamda bir mekân, tarihin testinden geçmiş bir şehir değildir" diyerek şehirlerimizin gerçek şehir olabilmesi için tarihi derinliği olan, köklü geçmişe sahip, üzerinde farklı kültür ve medeniyetlerin izlerini taşıyan şehirler olması gerektiğini belirtmektedir.

Medeniyetimizin inşa yerleri medinelerdir/şehirlerdir. Kültürü, istikameti ve ruhu olmayan şehirler, bir medeniyet tasavvuruna sahip olamayan şehirlerdir. Bir şehrin gizlerine ve derinliğine ulaşabilmek, şehrin tarihsel derinlikteki fısıltılarını duyabilmek için o ruh derinliğine sahip insanlar yetiştirmeliyiz. Böyle insanlar yetiştirmeliyiz ki; kentleri birbirinden farklı kılan kimlikler oluştursun ve bu kimlikler korunup ihya edildikçe şehirlerin ruhu inşa edilmiş olsun.

Roland Barthes, "Şehirler bir yazıdır, gezenler ise bir okur” diyerek şehirlerin üzerinde gezenlerin iyi ve bilinçli okur olmasının şehri yazanların daha özenli ve dikkatli olmasını gerektireceğini söylemektedir belki de.

M. Şerif Onaran da "Bir kentin ruhu varsa, o kenti şiirinde, yazısında yeniden kuran edebiyatçılar olduğu için vardır" diyerek şehrin cadde ve sokaklarında, bina ve salonlarında edebiyat, tarih, musiki ve görsel sanatların izlerini yansıtan medeniyet eserlerinin yapılması ve şehrin siluetinin sanat eserleriyle bütünleşmiş olması gerektiğini söylemektedir.

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Bu Şehir” şiirinde sorduğu soruya cevap bulabilmeliyiz;

“Bu nasıl şehirdir böyle?

Bütün sokaklar Utrillo'nun ellerinden çıkmış

Bütün evlerde Dufy'nin renkleri”

 

Şehirlerimiz tek düze, seri üretim yapan fabrikada üretilmiş bir makine ya da mamul bir ürün olmamalıdır. Şehirleri kuracak ve onlara ruh verecek olan bizleriz. Şehirlerin sembolleri olmalı. Sembollerini oluşturan zihniyet o şehri yöneten iradenin izlerini ve o zihniyetin o şehirdeki etkisinin seviyesini belirler. Şehirleri ayırt edici bir kimlikle inşa etmek, yüzlerce, binlerce yıl sonrasına mesaj vermenin bir yoludur. Üzerinde yaşadığımız şehirlerin kimliklerini oluşturmak ve şehirlerimize ruh kazandırmak ötelenemez sorumluluğumuzdur.

Necip Fazıl Kısakürek, “Şehrin Kalbi” şiirinde şöyle diyor:


“Nur yolunu tıkıyor yüz bir katlı gökdelen

Bir küçük iğne yok mu, şehrin kalbini delen?”

 

Batılı modern kent mekânlarının insanımızın hayatına getirdiği olumsuzlukları aşıp şehrin kalbine ulaşmak için iğne ile yol bulmaya çalışan bir toplum haline gelmişliğimize üzülmeliyiz.

Şehrimizi ve mekânlarımızı insan merkezli, Batılı soyut ve soğuk yapılardan arındırarak, yerli, sıcak ve kuşatıcı yapılar topluluğu haline getirelim. Her şehrin ruhu olmayabilir ancak yaşadığımız şehre ruh kazandırmak bizlerin görevi. Çünkü yaşadığımız şehir bize, biz ona bakacağız her gün.

Nazım Hikmet demiyor muydu; "iki şey vardır ancak ölümle unutulur: anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü."

Mehmet Mazak

 
5 Mart 2016 Cumartesi 07:38
 
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Arif ERSOY</p> <p>2016-03-04 01:46:14</p> <p>Ellerinize sağlık. Oldukça önemli bir soruna değinmişsiniz. Çok da güzel tespitlere yer vermişsiniz.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolar
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:45
  • Öğlen13:03
  • İkindi15:44
  • Akşam18:00
  • Yatsı19:29
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1474 - Köping, İsveç'te kent konumuna alındı.
1829 - Johann Wolfgang von Goethe'nin eseri Faust ilk kez sahnelendi.
1853 - Giuseppe Verdi'nin "Il Trovatore" operası Roma'da sahnelendi.
1861 - Georgia, Amerika Birleşik Devletleri'nden ayrıldı.
1903 - Okyanus aşırı ilk radyo yayını Amerika Birleşik Devletleri ile Birleşik Krallık arasında gerçekleşti.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.
1915 - Zeplinlerin kullanıldığı ilk hava saldırısı Almanya tarafından İngiltere'ye yapıldı.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiliz güçleri Eritre'ye saldırdı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Japon askeri birlikleri Burma'yı işgal etti.
1945 - Deutsche Bank ve Deutsche Orient Bank, Türkiye'deki faaliyetlerini durdurdu ve tasfiye hazırlıklarına başladı.
1949 - Küba, İsrail'i diplomatik anlamda tanıdı.
1950 - Türkiye'de İş Mahkemeleri kurulması kararı alındı.
1950 - Çin önderi Mao Zedong, Ho Şi Mingh'in önderliğindeki Kuzey Vietnam'ı tanıdı.
1956 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek beraat etti. Arcayürek hakkında dava "Kedi gelince fareler kaçtı" başlıklı yazısı nedeniyle açılmıştı.
1959 - Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanan İstimlak ve Müsadere Garantisi Anlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylandı. Anlaşma basında kapitülasyonlara dönüş olarak nitelendi.
1960 - Sosyalist Parti faaliyete geçti. Genel başkanlığa Prof. Atıf Akgüç getirildi.
1960 - İsveç'in başkenti Stokholm'den Ankara'ya gelen İskandinav Havayolları'na (SAS) ait yolcu uçağı Esenboğa Havaalanı yakınlarında düştü, 42 kişi öldü.
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor; İpar Davası sanıkları Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Medeni Berk, Hayrettin Erkmen ve armatör Ali İpar mahkûm oldular.
1961 - İstanbul'da atlı arabalara plaka verilmemesi kararlaştırıldı.
1966 - Hindistan'da Nehru'nun kızı İndira Gandhi, başbakan oldu.
1969 - Amerikan Büyükelçisi Robert Komer istifa etti. Robert Komer'in makam arabası 6 Ocak günü Ortadoğu Teknik Üniversitesini ziyareti sırasında öğrenciler tarafından yakılmıştı.
1969 - Prag'da Jan Palach adındaki öğrenci, Sovyetler Birliği'nin Çekoslovakya'yı işgalini protesto için kendini yaktıktan üç gün sonra öldü. Prag'da protesto gösterileri düzenlendi.
1977 - Miami-Florida'da kar yağışı: Florida'nın tarihinde ilk kez gerçekleşti.
1978 - 1938'den beri üretilen Volkswagen Beetle (Kaplumbağa) modeli otomobillerden sonuncusu Volkswagen'in Emden'deki fabrikalarında üretildi. Kaplumbağaların üretimine Latin Amerika'da 2003 yılına kadar daha devam edilecektir.
1981 - Bakırköy İş Mahkemesi Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) kayyım atadı.
1983 - Niksar Cumhuriyet Savcısı Nihat Gerçek'i öldürmekten yargılanan iki ülkücü mahkûm edildi.
1983 - Apple şirketi, bir mouse ve "grafik ara yüzü" ne sahip ilk ticari bilgisayar olan The Apple Lisa yı duyurdu.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie Bolivya'da tutuklandı.
1988 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Mehmet Ali Eren Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu ve Kürtlere baskı yapıldığını söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde olaylar çıktı.
1992 - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Kurulu yapıldı; genel başkanlığa Kemal Nebioğlu seçildi.
1997 - Yaser Arafat, İsrail kontrolü altındaki son Batı Şeria şehri Hebron'un Filistin'e verilmesini kutlamak üzere 30 yıl aradan sonra ilk kez Hebron'a geldi.
1998 - Kenan Şeranoğlu adlı bir kişi, Titan Saadet Zinciri adı altında 30 bin kişiden 8,6 trilyon lira topladı. 15 Haziran'da, Şeranoğlu ile aralarında babasının da bulunduğu 7 sanık dolandırıcılık suçuyla çeşitli hapis cezalarına mahkum edildi.
2004 - Rubia isimli bir köpek Aconcagua dağı zirvesine çıkarak bu alanda bir dünya rekoru kırdı.
2005 - SEKA İzmit İşletmesinin kapatılma kararını protesto eden çalışanlar, fabrikadan çıkmama kararı aldı.
2005 - "Türkler: Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi, Londra'daki Kraliyet Sanatlar Akademisi'nde açıldı.
2006 - NASA'nın uzay sondası New Horizons, Plüton'a doğru yolculuğuna çıktı.
2007 - Gazeteci Hrant Dink uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji