Hizmet sektörü güven endeksi 98,8 oldu

Ana Sayfa » Güncel » Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Çözüm masasıyla Başkanlık hesapları arasındaki bağın ilginç hesabı..

 
 
Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Bir zamanlar “Kürt sorunu benim meselemdir, siyasi hayatıma mal olsa da çözeceğim” söylemiyle öne çıkan Erdoğan bugün “bu ülkede Kürt sorunu yoktur” noktasına savrulmakla kalmıyor. Bir adım ötesine geçerek 'Kürt sorunu' demek, resmen bölücülüktür” cümlesiyle sürece nokta koymuş görünüyor.

27 Şubat günü Dolmabahçe’ de iktidarın ağır toplarıyla aynı masa etrafında (birilerini tatmin edecekse masa değil sehpa da denebilir) bir araya gelen ve iktidara yakın medyanın bile “tarihi” olarak nitelendirdiği ortak açıklamayı birlikte yapan HDP’ lileri neredeyse taşlama pozisyonuna geçen yeni bir Erdoğan var karşımızda.

O Dolmabahçe görüntüsünü aradan 22 gün geçtikten sonra yerden yere vuran, neredeyse “ne müzakeresi?” diyecek kadar kafa karıştıran Erdoğan’ın bu keskin dönüşü konusunda herkes yer aldığı cepheye göre bir sürü yorum yapmakta.

Hükümet te yediği yumruklardan başı dönmüş boksör gibi abandone olmuş durumda.

Davutoğlu, Arınç ve özellikle Erdoğan’ a en yakın Akdoğan attıkları adımları, yaptıkları açıklamaları muhalefetten bile daha sert dille eleştiren “tarafsız” Cumhurbaşkanının söylemleri karşısında bir yandan kırılanları toparlama yerine geride bırakıp ricat ederken, toparlanması imkânsız durumu bırakın izahı, anlamakta bile zorlanıyorlar.

Peki, bu duruma neden, nasıl gelindi?

Dediğim gibi herkes cephesine göre değerlendirme yapabilir ama objektif bakmayı bilen gözler için şaşılacak bir şey yok aslında.

12 yıldır yönetişim anlayışını dünyadaki başarılı örneklerden esinlenerek Türkiye koşullarına adapte eden ve son tahlilde Türk tipi başkanlığa Türk tipi pragmatizmle ulaşmayı hedefleyen Erdoğan’ ın başka türlü davranmasını beklemek şaşırtıcı olurdu.

Attığı her adımı kamuoyu yoklamalarıyla ölçen ve tepki gelmiyorsa ilerlemeye devam eden ama önemli her hamleden sonra eğer destek azalıyorsa geri çekilen veya durup fırtınanın dinmesini bekleyen stratejisini biraz da muhalefetin yetersizliği nedeniyle başarıyla sürdüren Erdoğan barış sürecinde de aynı taktiği deniyor.

Oslo’ dan başlayarak devleti oluşturan tüm dinamiklerin (bildiğimiz, bilmediğimiz tüm aktörlerden söz ediyorum) desteğiyle de süreci sahiplenen ve perde önündeki en önemli belirleyicisi durumuna gelen Erdoğan bugün siyasi sahnede meşruluğu tartışılmaz HDP’ yi “terör örgütü yandaşı” olarak suçluyorsa, her şeyden önce o pragmatizmin Türk tipine dönüşmesiyle dökülmeye başlayan cilasını sorgulamamız gerekiyor.

Bir yandan Öcalan’ ın liderliğini kabul edip müzakere sürdürecek, BDP/HDP arabuluculuğunu destekleyecek hatta teşvik edecek, ama yaklaşan seçimdeki son anketler alarm verince dağdakileri bile siyaset sahnesine davet eden akıl, zaten siyaset yapsın diye seçilmiş halk temsilcilerine olmadık suçlamalarda bulunacak…

Ve süreç en zor virajlardan sonra bugün son düzlüğe doğru sağ salim gelmişken, büyük emekle inşa ettiğiniz barış kulesini üstündeki masayla birlikte bir hamlede yıkacaksınız.

İzahı zor gibi bir durum ama Türk tipi pragmatizm adına hiç te şaşırtıcı değil.

Olan şudur:

Bırakın başkanlık için gerekli 330-400 arası Milletvekilini, tek başına AK Parti iktidarının bile zora girdiğini gösteren anketler ve o anketlerin ortaya serdiği hayli ilginç ama Erdoğan açısından bir o kadar riskli tablo var masada.

Bu tablonun gelecekteki olası yansımalarını Erdoğan bir yana, sokaktaki insan da biliyor…

İster “Dimyat’ a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma” hali deyin, ister “gidip te gelmemek, gelip te bulmamak” diye atasözünü hatırlayın. 7 Haziran sonrası için sıralanan alternatiflerin içinde “gidişli” ihtimallerin payı hayli yüksek.

Bunun da en önemli nedeni, parti olarak seçime girme kumarını göze almış HDP’ nin barajı aşması halinde oluşacak yeni Meclis yapısı…

Demirtaş’ ın kemikleşmiş Kürt oyları dışında daha geniş kitleleri etkileyen söylemleri ve yükselen popülaritesi yanında, bugüne kadar BDP/HDP’ ye oy vermeyi aklının ucundan geçirmeyen pek çok insan Erdoğan’ ın kafa karıştıran gidişine dur diyecek tek formülün de HDP’ de düğümlendiğini görüyor.

Çözüm sürecinin 7 Haziran yaklaştıkça iki ayrı kutba, MHP ve HDP’ ye yaradığını, AK Parti’nin ise oy kaybına yol açtığını görüyor Erdoğan ve öncelikli hedef olarak ta Demirtaş’ lı HDP’ yi ne yapıp edip baraj altına çekecek hamleler yapmaya çalışıyor.

Aşağıda bana göre gerçekleşme olasılığı yüksek CHP %27, MHP %17 oy oranlarını sabit tutarak HDP’ nin muhtelif oy oranlarına göre AK Partinin çıkaracağı Milletvekili sayılarının nasıl değiştiğini gösteren bir simülasyona yer verdim. %1’ in bile Erdoğan’ ın geleceği bir yana ülkenin nereye doğru gideceğini belirlemesindeki etkisi gerçekten şaşırtıcı ama gerçek…*

Tabloda görüleceği gibi %9,9 oranıyla barajı aşmayan HDP sayesinde 311 MV alan AK Parti, CHP ve MHP’nin MV sayıları pek değişmezken HDP’ nin barajı aşmasıyla 43 MV’liği kaybedip iktidar için gerekli 277’ nin altına düşüyor. Hele HDP %13’ e yükselmesi yanında %39’a gerileyecek AK Parti’nin MV sayısı 248’e ancak ulaşıyor.

7 Haziran seçimlerinin 14 Mayıs 1950’ deki beyaz devrimden sonraki en önemli kırılmaya yol açacağı artık sır değil…

Ve 7 Haziran artık genel seçimlerden öte koca ülkenin hangi yöne gideceğini belirleyeceğimiz tarihi karar ve kader anı…

Bu halk 65 yıldır tüm tuzaklara, korkulara, gizli açık darbelere, tehditlere inat sandığa gidip elindeki tek silahı kullandı ve bazen isyan etsek te son tahlilde gördük ki, hiç yanlış yapmadı.

Kaygılanmayın, bu kez de öyle olacak.

Halkın gücü bugüne kadar tüm oyunları bozdu, bu kez de sağduyuyla en doğrusunu yapacak…

*olası Oy oranlarına göre Milletvekili sayıları…

AK Parti

CHP

MHP

HDP

%43 (311)

%27 (144)

%17 95

%9,9 (0)

%42 (268)

%27 (138)

%17 (90)

%10 (54)

%41 (257)

%27 (138)

%17 (95)

%11 (60)

%40 (253)

%27 (139)

%17 (95)

%12 (63)

%39 (248)

%27 (138)

%17 (96)

%13 (68)

 

 Abdullah Ayan

 

 

 

 
4 Mayıs 2015 Pazartesi 10:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:15
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:55
  • İkindi16:47
  • Akşam20:13
  • Yatsı21:59
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
34
23
8
3
77
2
Başakşehir
34
21
10
3
73
3
Fenerbahçe
34
18
10
6
64
4
Galatasaray
34
20
4
10
64
5
Antalyaspor
34
17
7
10
58
6
Trabzonspor
34
14
9
11
51
7
Akhisar Bld.
34
14
6
14
48
8
Gençlerbirliği
34
12
10
12
46
9
Kasımpaşa
34
12
7
15
43
10
Konyaspor
34
11
10
13
43
11
K.D.Ç. Karabük
34
12
7
15
43
12
Alanyaspor
34
12
4
18
40
13
Osmanlıspor FK
34
9
11
14
38
14
Kayserispor
34
10
8
16
38
15
Bursaspor
34
11
5
18
38
16
Ç. Rizespor
34
10
6
18
36
17
Gaziantepspor
34
7
5
22
26
18
Adanaspor
34
6
7
21
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji