Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Çözüm masasıyla Başkanlık hesapları arasındaki bağın ilginç hesabı..

 
 
Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Bir zamanlar “Kürt sorunu benim meselemdir, siyasi hayatıma mal olsa da çözeceğim” söylemiyle öne çıkan Erdoğan bugün “bu ülkede Kürt sorunu yoktur” noktasına savrulmakla kalmıyor. Bir adım ötesine geçerek 'Kürt sorunu' demek, resmen bölücülüktür” cümlesiyle sürece nokta koymuş görünüyor.

27 Şubat günü Dolmabahçe’ de iktidarın ağır toplarıyla aynı masa etrafında (birilerini tatmin edecekse masa değil sehpa da denebilir) bir araya gelen ve iktidara yakın medyanın bile “tarihi” olarak nitelendirdiği ortak açıklamayı birlikte yapan HDP’ lileri neredeyse taşlama pozisyonuna geçen yeni bir Erdoğan var karşımızda.

O Dolmabahçe görüntüsünü aradan 22 gün geçtikten sonra yerden yere vuran, neredeyse “ne müzakeresi?” diyecek kadar kafa karıştıran Erdoğan’ın bu keskin dönüşü konusunda herkes yer aldığı cepheye göre bir sürü yorum yapmakta.

Hükümet te yediği yumruklardan başı dönmüş boksör gibi abandone olmuş durumda.

Davutoğlu, Arınç ve özellikle Erdoğan’ a en yakın Akdoğan attıkları adımları, yaptıkları açıklamaları muhalefetten bile daha sert dille eleştiren “tarafsız” Cumhurbaşkanının söylemleri karşısında bir yandan kırılanları toparlama yerine geride bırakıp ricat ederken, toparlanması imkânsız durumu bırakın izahı, anlamakta bile zorlanıyorlar.

Peki, bu duruma neden, nasıl gelindi?

Dediğim gibi herkes cephesine göre değerlendirme yapabilir ama objektif bakmayı bilen gözler için şaşılacak bir şey yok aslında.

12 yıldır yönetişim anlayışını dünyadaki başarılı örneklerden esinlenerek Türkiye koşullarına adapte eden ve son tahlilde Türk tipi başkanlığa Türk tipi pragmatizmle ulaşmayı hedefleyen Erdoğan’ ın başka türlü davranmasını beklemek şaşırtıcı olurdu.

Attığı her adımı kamuoyu yoklamalarıyla ölçen ve tepki gelmiyorsa ilerlemeye devam eden ama önemli her hamleden sonra eğer destek azalıyorsa geri çekilen veya durup fırtınanın dinmesini bekleyen stratejisini biraz da muhalefetin yetersizliği nedeniyle başarıyla sürdüren Erdoğan barış sürecinde de aynı taktiği deniyor.

Oslo’ dan başlayarak devleti oluşturan tüm dinamiklerin (bildiğimiz, bilmediğimiz tüm aktörlerden söz ediyorum) desteğiyle de süreci sahiplenen ve perde önündeki en önemli belirleyicisi durumuna gelen Erdoğan bugün siyasi sahnede meşruluğu tartışılmaz HDP’ yi “terör örgütü yandaşı” olarak suçluyorsa, her şeyden önce o pragmatizmin Türk tipine dönüşmesiyle dökülmeye başlayan cilasını sorgulamamız gerekiyor.

Bir yandan Öcalan’ ın liderliğini kabul edip müzakere sürdürecek, BDP/HDP arabuluculuğunu destekleyecek hatta teşvik edecek, ama yaklaşan seçimdeki son anketler alarm verince dağdakileri bile siyaset sahnesine davet eden akıl, zaten siyaset yapsın diye seçilmiş halk temsilcilerine olmadık suçlamalarda bulunacak…

Ve süreç en zor virajlardan sonra bugün son düzlüğe doğru sağ salim gelmişken, büyük emekle inşa ettiğiniz barış kulesini üstündeki masayla birlikte bir hamlede yıkacaksınız.

İzahı zor gibi bir durum ama Türk tipi pragmatizm adına hiç te şaşırtıcı değil.

Olan şudur:

Bırakın başkanlık için gerekli 330-400 arası Milletvekilini, tek başına AK Parti iktidarının bile zora girdiğini gösteren anketler ve o anketlerin ortaya serdiği hayli ilginç ama Erdoğan açısından bir o kadar riskli tablo var masada.

Bu tablonun gelecekteki olası yansımalarını Erdoğan bir yana, sokaktaki insan da biliyor…

İster “Dimyat’ a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma” hali deyin, ister “gidip te gelmemek, gelip te bulmamak” diye atasözünü hatırlayın. 7 Haziran sonrası için sıralanan alternatiflerin içinde “gidişli” ihtimallerin payı hayli yüksek.

Bunun da en önemli nedeni, parti olarak seçime girme kumarını göze almış HDP’ nin barajı aşması halinde oluşacak yeni Meclis yapısı…

Demirtaş’ ın kemikleşmiş Kürt oyları dışında daha geniş kitleleri etkileyen söylemleri ve yükselen popülaritesi yanında, bugüne kadar BDP/HDP’ ye oy vermeyi aklının ucundan geçirmeyen pek çok insan Erdoğan’ ın kafa karıştıran gidişine dur diyecek tek formülün de HDP’ de düğümlendiğini görüyor.

Çözüm sürecinin 7 Haziran yaklaştıkça iki ayrı kutba, MHP ve HDP’ ye yaradığını, AK Parti’nin ise oy kaybına yol açtığını görüyor Erdoğan ve öncelikli hedef olarak ta Demirtaş’ lı HDP’ yi ne yapıp edip baraj altına çekecek hamleler yapmaya çalışıyor.

Aşağıda bana göre gerçekleşme olasılığı yüksek CHP %27, MHP %17 oy oranlarını sabit tutarak HDP’ nin muhtelif oy oranlarına göre AK Partinin çıkaracağı Milletvekili sayılarının nasıl değiştiğini gösteren bir simülasyona yer verdim. %1’ in bile Erdoğan’ ın geleceği bir yana ülkenin nereye doğru gideceğini belirlemesindeki etkisi gerçekten şaşırtıcı ama gerçek…*

Tabloda görüleceği gibi %9,9 oranıyla barajı aşmayan HDP sayesinde 311 MV alan AK Parti, CHP ve MHP’nin MV sayıları pek değişmezken HDP’ nin barajı aşmasıyla 43 MV’liği kaybedip iktidar için gerekli 277’ nin altına düşüyor. Hele HDP %13’ e yükselmesi yanında %39’a gerileyecek AK Parti’nin MV sayısı 248’e ancak ulaşıyor.

7 Haziran seçimlerinin 14 Mayıs 1950’ deki beyaz devrimden sonraki en önemli kırılmaya yol açacağı artık sır değil…

Ve 7 Haziran artık genel seçimlerden öte koca ülkenin hangi yöne gideceğini belirleyeceğimiz tarihi karar ve kader anı…

Bu halk 65 yıldır tüm tuzaklara, korkulara, gizli açık darbelere, tehditlere inat sandığa gidip elindeki tek silahı kullandı ve bazen isyan etsek te son tahlilde gördük ki, hiç yanlış yapmadı.

Kaygılanmayın, bu kez de öyle olacak.

Halkın gücü bugüne kadar tüm oyunları bozdu, bu kez de sağduyuyla en doğrusunu yapacak…

*olası Oy oranlarına göre Milletvekili sayıları…

AK Parti

CHP

MHP

HDP

%43 (311)

%27 (144)

%17 95

%9,9 (0)

%42 (268)

%27 (138)

%17 (90)

%10 (54)

%41 (257)

%27 (138)

%17 (95)

%11 (60)

%40 (253)

%27 (139)

%17 (95)

%12 (63)

%39 (248)

%27 (138)

%17 (96)

%13 (68)

 

 Abdullah Ayan

 

 

 

 
4 Mayıs 2015 Pazartesi 10:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:23
  • Öğlen12:44
  • İkindi16:10
  • Akşam18:46
  • Yatsı20:09
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
6
2
2
2
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Alanyaspor
6
2
1
3
7
12
Sivasspor
5
2
0
3
6
13
Karabükspor
5
1
2
2
5
14
Malatyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji