10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Güncel » Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Çözüm masasıyla Başkanlık hesapları arasındaki bağın ilginç hesabı..

 
 
Sahi ‘Masa’ neden devrildi?... Abdullah Ayan yazdı

Bir zamanlar “Kürt sorunu benim meselemdir, siyasi hayatıma mal olsa da çözeceğim” söylemiyle öne çıkan Erdoğan bugün “bu ülkede Kürt sorunu yoktur” noktasına savrulmakla kalmıyor. Bir adım ötesine geçerek 'Kürt sorunu' demek, resmen bölücülüktür” cümlesiyle sürece nokta koymuş görünüyor.

27 Şubat günü Dolmabahçe’ de iktidarın ağır toplarıyla aynı masa etrafında (birilerini tatmin edecekse masa değil sehpa da denebilir) bir araya gelen ve iktidara yakın medyanın bile “tarihi” olarak nitelendirdiği ortak açıklamayı birlikte yapan HDP’ lileri neredeyse taşlama pozisyonuna geçen yeni bir Erdoğan var karşımızda.

O Dolmabahçe görüntüsünü aradan 22 gün geçtikten sonra yerden yere vuran, neredeyse “ne müzakeresi?” diyecek kadar kafa karıştıran Erdoğan’ın bu keskin dönüşü konusunda herkes yer aldığı cepheye göre bir sürü yorum yapmakta.

Hükümet te yediği yumruklardan başı dönmüş boksör gibi abandone olmuş durumda.

Davutoğlu, Arınç ve özellikle Erdoğan’ a en yakın Akdoğan attıkları adımları, yaptıkları açıklamaları muhalefetten bile daha sert dille eleştiren “tarafsız” Cumhurbaşkanının söylemleri karşısında bir yandan kırılanları toparlama yerine geride bırakıp ricat ederken, toparlanması imkânsız durumu bırakın izahı, anlamakta bile zorlanıyorlar.

Peki, bu duruma neden, nasıl gelindi?

Dediğim gibi herkes cephesine göre değerlendirme yapabilir ama objektif bakmayı bilen gözler için şaşılacak bir şey yok aslında.

12 yıldır yönetişim anlayışını dünyadaki başarılı örneklerden esinlenerek Türkiye koşullarına adapte eden ve son tahlilde Türk tipi başkanlığa Türk tipi pragmatizmle ulaşmayı hedefleyen Erdoğan’ ın başka türlü davranmasını beklemek şaşırtıcı olurdu.

Attığı her adımı kamuoyu yoklamalarıyla ölçen ve tepki gelmiyorsa ilerlemeye devam eden ama önemli her hamleden sonra eğer destek azalıyorsa geri çekilen veya durup fırtınanın dinmesini bekleyen stratejisini biraz da muhalefetin yetersizliği nedeniyle başarıyla sürdüren Erdoğan barış sürecinde de aynı taktiği deniyor.

Oslo’ dan başlayarak devleti oluşturan tüm dinamiklerin (bildiğimiz, bilmediğimiz tüm aktörlerden söz ediyorum) desteğiyle de süreci sahiplenen ve perde önündeki en önemli belirleyicisi durumuna gelen Erdoğan bugün siyasi sahnede meşruluğu tartışılmaz HDP’ yi “terör örgütü yandaşı” olarak suçluyorsa, her şeyden önce o pragmatizmin Türk tipine dönüşmesiyle dökülmeye başlayan cilasını sorgulamamız gerekiyor.

Bir yandan Öcalan’ ın liderliğini kabul edip müzakere sürdürecek, BDP/HDP arabuluculuğunu destekleyecek hatta teşvik edecek, ama yaklaşan seçimdeki son anketler alarm verince dağdakileri bile siyaset sahnesine davet eden akıl, zaten siyaset yapsın diye seçilmiş halk temsilcilerine olmadık suçlamalarda bulunacak…

Ve süreç en zor virajlardan sonra bugün son düzlüğe doğru sağ salim gelmişken, büyük emekle inşa ettiğiniz barış kulesini üstündeki masayla birlikte bir hamlede yıkacaksınız.

İzahı zor gibi bir durum ama Türk tipi pragmatizm adına hiç te şaşırtıcı değil.

Olan şudur:

Bırakın başkanlık için gerekli 330-400 arası Milletvekilini, tek başına AK Parti iktidarının bile zora girdiğini gösteren anketler ve o anketlerin ortaya serdiği hayli ilginç ama Erdoğan açısından bir o kadar riskli tablo var masada.

Bu tablonun gelecekteki olası yansımalarını Erdoğan bir yana, sokaktaki insan da biliyor…

İster “Dimyat’ a pirince giderken, evdeki bulgurdan olma” hali deyin, ister “gidip te gelmemek, gelip te bulmamak” diye atasözünü hatırlayın. 7 Haziran sonrası için sıralanan alternatiflerin içinde “gidişli” ihtimallerin payı hayli yüksek.

Bunun da en önemli nedeni, parti olarak seçime girme kumarını göze almış HDP’ nin barajı aşması halinde oluşacak yeni Meclis yapısı…

Demirtaş’ ın kemikleşmiş Kürt oyları dışında daha geniş kitleleri etkileyen söylemleri ve yükselen popülaritesi yanında, bugüne kadar BDP/HDP’ ye oy vermeyi aklının ucundan geçirmeyen pek çok insan Erdoğan’ ın kafa karıştıran gidişine dur diyecek tek formülün de HDP’ de düğümlendiğini görüyor.

Çözüm sürecinin 7 Haziran yaklaştıkça iki ayrı kutba, MHP ve HDP’ ye yaradığını, AK Parti’nin ise oy kaybına yol açtığını görüyor Erdoğan ve öncelikli hedef olarak ta Demirtaş’ lı HDP’ yi ne yapıp edip baraj altına çekecek hamleler yapmaya çalışıyor.

Aşağıda bana göre gerçekleşme olasılığı yüksek CHP %27, MHP %17 oy oranlarını sabit tutarak HDP’ nin muhtelif oy oranlarına göre AK Partinin çıkaracağı Milletvekili sayılarının nasıl değiştiğini gösteren bir simülasyona yer verdim. %1’ in bile Erdoğan’ ın geleceği bir yana ülkenin nereye doğru gideceğini belirlemesindeki etkisi gerçekten şaşırtıcı ama gerçek…*

Tabloda görüleceği gibi %9,9 oranıyla barajı aşmayan HDP sayesinde 311 MV alan AK Parti, CHP ve MHP’nin MV sayıları pek değişmezken HDP’ nin barajı aşmasıyla 43 MV’liği kaybedip iktidar için gerekli 277’ nin altına düşüyor. Hele HDP %13’ e yükselmesi yanında %39’a gerileyecek AK Parti’nin MV sayısı 248’e ancak ulaşıyor.

7 Haziran seçimlerinin 14 Mayıs 1950’ deki beyaz devrimden sonraki en önemli kırılmaya yol açacağı artık sır değil…

Ve 7 Haziran artık genel seçimlerden öte koca ülkenin hangi yöne gideceğini belirleyeceğimiz tarihi karar ve kader anı…

Bu halk 65 yıldır tüm tuzaklara, korkulara, gizli açık darbelere, tehditlere inat sandığa gidip elindeki tek silahı kullandı ve bazen isyan etsek te son tahlilde gördük ki, hiç yanlış yapmadı.

Kaygılanmayın, bu kez de öyle olacak.

Halkın gücü bugüne kadar tüm oyunları bozdu, bu kez de sağduyuyla en doğrusunu yapacak…

*olası Oy oranlarına göre Milletvekili sayıları…

AK Parti

CHP

MHP

HDP

%43 (311)

%27 (144)

%17 95

%9,9 (0)

%42 (268)

%27 (138)

%17 (90)

%10 (54)

%41 (257)

%27 (138)

%17 (95)

%11 (60)

%40 (253)

%27 (139)

%17 (95)

%12 (63)

%39 (248)

%27 (138)

%17 (96)

%13 (68)

 

 Abdullah Ayan

 

 

 

 
4 Mayıs 2015 Pazartesi 10:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:35
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:03
  • Yatsı21:41
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji