Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Savaş,Barış ve Beşar Esed'ler... Bedrettin Gündeş yazdı

Savaş,Barış ve Beşar Esed'ler... Bedrettin Gündeş yazdı

Savaşın kim tarafından ne amaçla çıkarıldığı değil, savaşın kendisi yok oluşu ve yıkımı beraberinde getirişi nedeniyle haksız bir süreçtir.

 
 
Savaş,Barış ve Beşar Esed'ler... Bedrettin Gündeş yazdı
Savaş olgusu, insanoğlunun dünyadaki ganimetleri kendi lehine çevirmek için, hegemonya dürtülerinin ağır basmasıyla kullandığı zor ve şiddettir.

Savaş, kişisel ve toplumsal çıkarların bir başka kişi ve toplumsal yapıya karşı ön planda tutulduğu, bu çıkarların insanın yok olması pahasına sürdürülmek istendiği, açgözlülüğün, doyumsuzluğun, haksızca büyümenin dışa vurumudur.

Savaş, güçlü yapıların daha çok güçlenmesine, haksız ve vicdansızca ganimet toplamaya, büyük kazançların sağlandığı silah üretiminin arttırılmasına neden olan yıkım ve yok etme hareketidir.

Savaşa neden olmak, savaşı başlatmak, savaşa zemin hazırlamak insanlık suçudur. Bu suç tarihsel sürecin her aşamasında yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir.

Bu savaş hali, insanların egemenlik, hâkimiyet, buyurganlık, haksızlık, çapsızlık dürtüleri ve duyguları var olduğu sürece devam edecektir.

Barış ise, insanın insanca yaşayabileceği koşulların yaratılması için ön yargılardan uzak, insanı bir değer olarak gören bir bakışın yaşamın her alanda kendini göstermesidir.

Barış;  insanın, ekolojik dünyanın, insani değerlerin ön planda tutulduğu, birlikte üretme birlikte paylaşma, birlikte zenginleşme fikrinin yansıttığı saygı ve sevgi anlayışıdır.

Barış; anlama, hoş görme, kin, nefret duygularından arınma, paylaşma, insanlık için üretme sanatıdır. Barış ahlaklı olmayı, sevmeyi, saymayı, mutluluğu, huzuru yakalamak için demokrat olmayı gerektiren içsel duyguların olgunlaşmasıdır.

İnsanoğlu kendini hangi safta görmek istiyorsa, geçmiş ve geleceğin kurgusunu yaparak bu tercihini yapabilir.  Ya zalimlerin, aç gözlülerin, doyumsuzların yanında olacak, ya da savaşlara neden olan koşulların ortadan kalkması için insani, vicdani, ahlaki sorumluluğunu yerine getirecek.

Dünyanın her köşesinde haksız savaşlar sürmekte ve ölen insanların bir değer olarak değil, sadece sayısal bir meta olarak çetelesi tutulmaktadır. Zaten haklı savaşlar olamaz. Savaşın kim tarafından ne amaçla çıkarıldığı değil, savaşın kendisi yok oluşu ve yıkımı beraberinde getirişi nedeniyle haksız bir süreçtir.

Dünyada süper denilen güçler var. Bu güçler hep güçlü olmak isterler. Saddam’ın, Kaddafi’nin, Esed’in kendi halklarına ettikleri zulüm onlar için bir nimettir. Süreç içinde onların bu derece demokrasiden, insanlıktan uzak oluşlarının yarattığı boşluktan yararlanarak,  ganimetlerini zaten paylaştılar. Şimdi ise, süper denilen güçlerin kendi aralarındaki pay kapma yarışından yine mazlum halklar zarar görmekte, göç etmekte, iç savaş nedeniyle kentler, değerler ve insanlar yok olmaktadır.

Beşar Esed, tek olma, halkını baskı altında tutma tercihini kullandı. Sırtını demokrasiye yada halkının öz gücüne dayandıracağı yerde, onu her an kendi kişisel çıkarı için satabilecek bir başka süper denilen güçlere ve etrafındaki yalaka ordusuna dayadı.

Zaman kaybetmeden yüzünü halkına döneceği yerde, iç savaşa vesile oldu. Terörist dedi, düşman dedi ve top ateşine tuttu. Uyarıları, görüşmeleri süperlere güvenerek ciddiye almadı.

Esed, süreç içinde devrilmesine son hafta kala ilk kendisini tek edeceklerin etrafındaki yalaka ordusunun olabileceğini hissetse bile, demokrasiye karar vermedeki kararsızlığı, onu yazılmış olan oyunun figüranı durumuna düşürdü.

Babasından sonra demokrasiyle bütünleşeceği, halkıyla barışacağı umudunu yaratan Beşar Esed’in modern görüntüsü, sosyal yaşamı ve dünyaya daha barışçı bakışı konuşulurken, etrafını saran süperlerden ve çetelerden kendini soyutlayamadı.

Ve yine savaş ve yine yok oluşlar. Kendi kentlerini, kasabalarını ve kendi insanlarını bombalayacak kadar alçalışa geçti Esed. Ne için, insan değerini ön planda tutmadığı için, gözü dönmüş süperlere zemin hazırladığı için, günümüz koşullarında insanlığın sığındığı demokrasi şemsiyesini tercih etmediği için.

Tıpkı Kaddafi gibi. Dünyanın en kaliteli petrolünü üreten ve zenginliğin içinde yüzen kaddafi, bu zenginliği kendi halkıyla paylaşacağı, huzuru sağlayacağı, halkının güvenini alacağı yerde, batı ülkelerinin liderleriyle, kendi çevresiyle mutlu azınlık yaratma tercihini kullandı. Ve süperlere zemin hazırlama tercihi, onunda sonunu hazin bir romana çevirdi.

Suriye komşuluğumuz, akrabalığımız, tarihi ilişkilerimiz açısından bizden biri. Şu anda savaşın eşiğindeyiz. Kendi halkına karşı kullandığı top mermilerini Türkiye kasabalarına gönderecek kadar anlamsız ve fütursuzca davranıyor. Bu ilkel gururun sarmalında çırpındıkça sonunu getirir gibi davranıyor Esed.

Esed; demokrasi, barış, insan değerinin yaşatılması yerine,  maalesef süperlerin oltasına takılmış durumda. Bocalıyor, çırpınıyor. Çırpındıkça da hata işliyor.

Türkiye, bu tahrik ve anlamsız iç savaşa müdahil olmamak için, kendi geleceği, kendi halkı, kendi değerleri için olağanüstü soğukkanlı olmalı. Kendi iç sorununu çözmede arayış içinde olan bir bakışın dışa karşı savaşın içine çekilmesi Türkiye için de büyük bir hezimet olur.

Türkiye psikolojik ve askeri gücüyle Suriye’nin baş edebileceği bir ülke değil. Türkiye bu haksız iç savaşa ve süperlerin oyununa gelmeden vakur ve barışçı bir tavır geliştirmeli. Suriye’yi uyarmalı ama, asla müdahalede bulunmamalı. Suriye’yi yönetenler zaten kin, nefret, hegemonya dürtülerinin ağır basmasıyla insanlık suçu işliyor.

Bu suça ortak olmamak için, insanlığın daha fazla örselenmemesi için, savaşa prim vermemek için, gurur yapmamak için savaşa uzak durmak gerek. Tahriklere uymadan, Ortadoğu sarmalında süperlere prim vermeden, savaşların yarattığı yıkımlardan ders alarak demokrasi anlayışını saf ve evrensel bir demokrat bakışla geliştirmek gerek.

İnsan değerini her şeyin üstünde tutan bir bakış açısıyla sabırlı ve olgun durmak gerek. Aksi takdirde gelecekte geriye baktığımızda, halklar arasındaki kırgınlıklardan sorumlu olacağımızı unutmayalım.

İşte; Savaş ve Barış. Savaşlar yıkım, hüzün, yok oluş ve halklar arası kin ve nefreti koruyarak geliştirir. Barış ise; saygınlığı, huzuru, itibarı, efendiliği yaşatarak, insana vicdani, insani, ahlaki huzur verir.

BEDRETTİN GÜNDEŞ

 
 
7 Ekim 2012 Pazar 22:17
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:21
  • Güneş05:19
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:59
  • Yatsı21:42
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1703 - Rus Çarı I. Petro, Sankt Petersburg şehrini kurdu.(Şehir Rus İç Savaşı sırasında Petrograd, SSCB döneminde de Leningrad olarak adlandırılıyordu)
1907 - San Francisco, California'da veba salgını başgösterdi.
1935 - Hafta tatili Cuma'dan Pazar'a alındı.
1941 - Alman zırhlısı Bismarck, İngiliz donanması tarafından batırıldı.
1944 - Latin harfleri ile ilk Cumhuriyet altını basıldı.
1953 - Paris'te Belçika, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Federal Almanya arasında Avrupa Savunma Birliği Antlaşması imzalandı.
1956 - İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda Türkiye Milli Güreş Takımı, serbestte altı birincilikle dünya şampiyonu oldu.
1958 - Amerikan F-4 Phantom II çok amaçlı avcı-bombardıman uçağı ilk uçuşunu yaptı.
1961 - Anayasa, Kurucu Meclis'te oylamaya katılan 262 üyeden 260'ının oyuyla kabul edildi.
1962 - Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi açıldı.
1964 - Hindistan Başbakanı Cavaharlal Nehru 75 yaşında öldü.
1980 - Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Ankara'da uğradığı bir suikast sonucu vefat etti.
1985 - Papa suikastı davasında Mehmet Ali Ağca, "Ben Hazreti İsa'yım, Tanrı'nın oğluyum" dedi.
1986 - Tütün tekelini kaldıran yasa onaylandı.
1992 - Iğdır ve Ardahan il oldu.
1993 - PKK, 33 silahsız askerimizi pusuya düşürerek öldürdü.
1994 - ABD'de 20 yıldır sürgünde bulunan Sovyet yazar Aleksandr Soljenitsin ülkesine döndü.
1999 - Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'i Kosova'daki vahşetin sorumlusu olmakla ve etnik Arnavutlara karşı soykırım yapmakla suçladı.
2001 - 53 ülke Afrika Birliği'ni kurdu.
2007 - Mehmet Ağar Genel Başkanlığındaki DYP eski Demokrat Parti'nin adını aldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji