Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Seçilmişlere komploya da, yolsuzluklara da hayır diyebilmek... -2.. Abdullah Ayan yazdı

Seçilmişlere komploya da, yolsuzluklara da hayır diyebilmek... -2.. Abdullah Ayan yazdı

Seçilmişlere tuzak kuranlara da, yolsuzluklara da hayır diyebilmek... Üçüncü yol mümkün

 
 
Seçilmişlere komploya da, yolsuzluklara da hayır diyebilmek... -2.. Abdullah Ayan yazdı
Özellikle barış süreci Kürt sorununu güvenlik konseptiyle ve silahlı unsurlarla bastırarak çözme yanlılarının yakınında yer aldığı Cemaat ile Erdoğan iktidarının karşı karşıya gelmesi bana göre dershanelerle başlayan tartışmadan çok önceye ve bu Kürt sorunun çözüm yöntemine dayalı kavgaya kadar gidiyor.
Oslo sürecinin sızdırılması ile başlayan ve 7 Şubat 2013 günü Hakan Fidan'ı PKK ile görüşüyor gerekçesiyle sorgulamaya kalkan Savcılar eliyle farklı bir aşamaya geçildiğini hep beraber izledik.
Sonrası, Gezi olaylarıyla başlayan bir başka cepheleşme, dershane kapatmaya indirgenen Cemaat-AK Parti kavgası o kadar yeni ki, hatırlatmama gerek bile yok...
Bu durumda AK Partinin Gezi sürecinde dile getirdiği başta faiz lobisi olmak üzere içerideki kimi çevrelerle el ele vermiş uluslararası bir komplonun Erdoğan' ı devirmek, en azından zayıflatıp geriletme amacı taşıdığını söylemek için müneccim olmak gerekmiyor.
Dershanelerle başladığı iddia edilse de yukarıda belirttiğim gibi Oslo süreci ve Kürt sorunun barışçı yöntemlerle çözümü konusunda cemaat ile AK Parti arasında başlayan kavga da sır değil.
Bugün ortaya çıkan tablo da gösteriyor ki, güvenlik ve yargı kesiminde örgütlenen ve AK Partinin Türkiye' de muktedir olma aşamasında kazandığı mevzilerde pay sahibi olduğuna inanan adı koyulmamış koalisyon ortağı olarak bir cemaat yapılanması var.
Ve bu Cemaat bugüne kadar mevzileri kendi çabalarıyla tahkim ettiklerine inandıkları Erdoğan' ın ortaklığı bitirme girişimlerini aldatılma bir yana neredeyse ihanet olarak görüyor.
Kendileriyle işi bittiği gün artık iktidarı paylaşmak istemeyen Erdoğan ile girdikleri bu amansız savaşta ortaya çıkan tablodan anlıyoruz ki; HER ŞEY MÜBAH...
Buraya kadar Erdoğan ve çevresinin ileri sürdüğü komplo teorileri ve iç, dış mihrakların operasyon iddiaları ile ilgili dile getirdikleri argümanların çoğunun anlaşılır, kabul edilir yanları var ve bunları halka anlatmak ta zor değil.
Kaldı ki, başta ekonomi olmak üzere istikrardan yana olan milyonlar Erdoğan' ın çıkıp anlatacaklarına samimi olarak inanmaya hazır.
Tablo bu kadar netken ne oluyor?
17 Aralık sabahı ülke farklı bir operasyona uyanıyor.
Ülkenin en önemli inşaat firmalarından ikisinin patronu, AK Partili önemli bir Belediyenin başkanı ile birlikte göz altına alınıyor ama bu tür flaş haberlere alışkın kamuoyunu bile şaşırtan, sarsan daha başka isimler de var operasyonla sabaha karşı evlerinden alınan...
Bunlardan biri ülkenin İç İşleri, diğeri Ekonomi Bakanlarının çocukları... Yetmiyor bunlara bir Kamu Bankasının genel müdürü ekleniyor.
Belli ki, uzun zamandır attıkları her adım, aldıkları nefes bile kameralarla, dinlemelerle teknik takibe alınmış, dudak uçuklatan rüşvet iddialarının havada uçuştuğu bir operasyon bu.
Tıpkı Ergenekon, Balyoz ve hatta Gezi olaylarında olduğu gibi başta medya olmak üzere herkes yeni bir saflaşmanın, cepheleşmenin içinde buluyor kendisini.
Kimisine göre bu güçlenen Türkiye' ye, o Türkiye'nin büyük işler yapan kamu bankasına, Erdoğan' ı bitirmeye yönelik bir operasyon, kimisine göre ise artık tuzun da koktuğu, tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatan hırsızlık...
Erdoğan burada ne yapmalıydı? Sorunun cevabı için dünyada binlerce örneği anımsatmaya gerek yok.
Özal,1984 yılında henüz iktidarın birinci yılında önüne gelen bir bakanıyla ilgili yolsuzluk iddialarına karşı ne yaptıysa Erdoğan aynısını yapabilir, Bakanlarının istifalarını alıp, dokunulmazlıklarını kendi parti grubu eliyle kaldırarak Yüce Divan adresini göstererek "gidin aklanın, gelin" diyebilirdi.
Bu Erdoğan'a güç kaybettirmez, aksine kazandırırdı. Ancak Erdoğan bunu yapacağına "hırsızı yakalayan polisin peşine düşen" adam konumuna düştü.
İsteyen kızar, isteyen üzülür ama kamuoyu algısı acımasız ve ne yazık ki, bu algı hafızalara kazınmakta.
Üstelik Erdoğan o safraları atma anlamına gelecek adımı atmakta gecikerek 11 yıldır dişiyle, tırnağıyla oluşturduğu karizmayı da kendi eliyle çiziyor.
Komplo teorileri geliştirmek, operasyonu dış ve iç güçlere yüklemek kolay hatta bu iddiaları güçlendirecek epeyi malzeme de üretmek mümkün.
Ama şu sorunun cevabını vermek o kadar zor ki...
ABD, İsrail, cemaat diye adres gösterenler şu ayakkabı kutularındaki milyon dolarları, yatak odalarındaki para sayma makinelerini ve 6-7 kasayı nasıl izah edecekler?
CİA, MOSSAD mı koydu o paraları evlerinize? İsviçre' den özel kurye ile getirildiğini tüm detaylarıyla izleyenlerin bize de izlettiği o saati Ekonomi Bakanının koluna cemaat silah zoruyla mı taktı?
İki cephede de yer almayı düşünmeyen benim gibi milyonlarca insanın yapması gereken şey çok basit:
Siyasetin kimi güçlerce zayıf düşürülmesine, seçilmişlerin komplolarla al aşağı edilmesine geçit vermemek...
Halkın namusu saydığı oylarıyla iktidara getirip, emaneti verdiği kadroların, gizli/açık kimi oluşumlara boyun eğmesine, gücü paylaşmasına seyirci olmamak...
Elbette bu duruşu destekleyeceğiz. Ama bunun yanında ve daha da önemlisi yolsuzlukların üzerine; mazaretsiz, bahanesiz, yürümek, kim yaparsa yapsın, hesabını sormak ön şartıyla.
Ben bu üçüncü yolu savunurum, birileriyle yolların ayrılması pahasına da olsa...
**
Hamiş: Yolsuzluk operasyonunu yürütenlerin gizli hedefleri olduğu teorisine insanları inandırmak için Balyoz ve Ergenekon gibi darbe girişimlerine yönelik yargılamaları sulandıran koroya şimdi de AK Partiden birilerinin katılması, akıl tutulmasının ulaştığı yeri göstermesi bakımından ibret verici.
Yolsuzlukları maskeleme uğruna darbecilerin de "paralel devlet" oluşturmaya çalışan örgütlenmenin mağduru olabileceği şeklinde yükselmeye başlayan seslerin, yarın öbür gün darbe girişimlerini aklamaya kadar varması, onca mücadeleyle geriletilen 40 canlı vesayetin yeniden sahneye çıkmasıyla sonuçlanır ki, o sadece AK Partinin değil, Türkiye'deki demokratik mücadelenin ve Hukuk devleti olma hasretinin de acı sonu olur.
Hükümete yönelik komplo iddialarından ve yolsuzluk operasyonlarından çok daha önemli gördüğüm konuya, daha doğrusu tehlikeye başka bir yazıda değineceğim.
 
2 Ocak 2014 Perşembe 09:59
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:22
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:41
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
32
19
10
3
67
3
Fenerbahçe
32
17
9
6
60
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
32
15
7
10
52
6
Trabzonspor
32
14
8
10
50
7
Akhisar Bld.
32
13
6
13
45
8
Kasımpaşa
32
12
7
13
43
9
Konyaspor
32
11
10
11
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
32
6
7
19
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji