Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Gündem » Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Seçim bitti. Toplumun yeni dönemde önceliklerini görmek gerek. Bu parçalı yapıdan toplumun beklentisi Her kes için Demokrasi ve Her kese yetecek kadar Demokrasi talebidir.

 
 
Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Geniş katılımlı Zorlu bir seçimi geride bıraktık.
Bu seçimin iki temel vurgusu vardı.
Bir yandan “TÜRK TİPİ DEVLET BAŞKANI” olma isteği,
diğer yandan “ SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ” vurgusu bu seçime damgasını vurdu.
Bütün seçmenler bu iki sese kulak verdi ve seçim sonuçları da buna göre şekillendi.
Sayın Cumhurbaşkanı Türk Tipi Başkanlık sistemi ile Parti Genel Başkanlığını sürdürerek, Yürütme yanında Yasama organını da kontrol etmek istiyordu.
Yasama ve Yürütmede Yargı Kararları ayak bağı görüldüğünden, yargıyı da Yürütmenin kontrolünde tutmak istiyordu.


Seçmen, “Türk Tipi Devlet Başkanı” olarak, Demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığı ilkesini rafa kaldırarak, Monarşik bir yapı oluşturulacak endişesine kapıldı.
Toplumun bir bölümü, bütün ekonomik sıkıntılarını unutarak “DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK” için bu gidişe dur diyecek sese kulak verdi.


“Seni Başkan Yaptırmayacağız” diyen Sayın Selahattin Demirtaş a güven duydu ve ona bu görevi verdi. HDP, bir kesim için Mutlak Monarşi ye gidişin tek engelleyicisi ve Demokrasinin kurtarıcısı olarak göründü.
Diğer Muhalefet partilerinin parasal cömertlikleri işe yaramadı. Bütün yoksulluğa rağmen ne asgari ücret, nede Emekliye verilecek ikramiye rağbet görmedi.


Halk için zamanın ruhu önemlidir. Anın öncelikleri vardır.
Lider olmak, zamanın ruhunu doğru okumak ve ona yanıt vermek den geçer.
Her anın ve her dönemin öncelikleri farklıdır. Bunu doğru algılamak ve karşılamak gerekir.
Susuz a ekmek çare değildir. İşte HDP ve onun Başkanı Selahattin Demirtaş ın yaptığı da budur.
Seçim bitti. Toplumun yeni dönemde önceliklerini görmek gerek. Bu parçalı yapıdan toplumun beklentisi Her kes için Demokrasi ve Her kese yetecek kadar Demokrasi talebidir. 


Halk, “Başkan yaptırmayarak” Demokratik sistemi tehditten kurtaran HDP den Demokrasinin sınırlarının genişletilmesini bekliyor. 1982 Anayasasını bütünüyle ortadan kaldıracak, Türkiye deki bütün renklerin ve bütün kimliklerin özgürce kendi dilleri, kendi kültürleri ile, kendini gizlemeden kendi kimliği ile yaşayacağı Anayasal bir ortam istiyor. Halk HDP den bunu gerçekleştirecek koalisyonu istiyor.
Biliyoruz ki Ekonomi ile Demokrasi ayrılmaz ikilidir. Demokrasi güçlenmedikçe Ekonomi güçlenmez. Bütün sorunların kalıcı çözümü Demokratik çözümden geçer. Demokrasi güçlendikçe ekonomi de güçlenir. İşsizlik ve yoksulluk ancak bundan sonra kalıcı olarak çözülür.


Seçim sonucunda görüldü ki, Halk “Türk Tipi Başkanlık” istemiyor. Başkanlık talebini rafa kaldırdı. Bu nedenle yeni Anayasa da Parlamenter Sistem için Cumhurbaşkanlığı yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlanmalıdır.
Halk Başkanlık istemediği gibi yürütmeye karışan Eş Başbakan da istemiyor. Parlamenter sistemde gördüğü ve alıştığı hakem Cumhurbaşkanı istiyor.
Halk, yolsuzluk söylentilerinin üstünün örtülmesini de istemiyor. Hukuk Devletin de herkesin yargı önünde aklanarak çıkmasını istiyor.
Halk, Türk tipi Başkanlık tehdidine karşı AKPARTİ nin gücünü sınırladı. Ancak bütünüyle cezalandırmadı. 


Seçim sonuçlarına göre Halk AKPARTİ ye sarı kart, Sayın Cumhurbaşkanına kırmızı kart gösterdi.
Seçim sonuçları böyle okunursa, partilerin yeni yol haritası ve koalisyon koşulları ortaya çıkacaktır.
1- Seçmen Türk Tipi Başkanlık istemiyor.
2- Seçmen Eş Başbakan istemiyor.
3- Seçmen Yolsuzluk iddialarının ortada kalması ve bir şekilde üstünün örtülmesini istemiyor. İtham edilenlerin yargı önüne çıkarak hesap vermesini istiyor.
Kaos, bunalım da istemiyor. Kapris hiç istemiyor. 


Bütün partiler Demokratik sistemin önemli unsurlarıdır. Hepsi seçmen oyu ile seçildi ve her biri ayrı bir kitlenin temsilcisidir. Hiçbir partinin diğer partiden sayı çokluğu dışında farkı yoktur, üstünlüğü de yoktur.
Partilerin kalıcı blok oyları yoktur. Oy seçmene aittir ve 1 seçimliktir. Oy umuda verilir. Her seçimde başarı ve umuda orantılı olarak yenilenir. Devamlı blok oy olmadığı gibi emanet oy da yoktur. Her oy bir seçimliktir ve emanettir.


Bütün Partiler birlik de oturup Türkiye nin ortak geleceğini konuşmalıdır. Ortak geleceğe kiminle varılacaksa koalisyon ortağı odur.
Seçmen, AKPARTİ ile bir olup Başkanlık sistemine geçiş için Anayasa değişikliğine payanda olacak koalisyonu yasakladı.
Seçmen taleplerini doğru okuyan ve uygulayan koalisyonu yasaklamadı.
Seçmen AKPARTİ ye sarı kart göstererek Cumhurbaşkanının “Türk Tipi Başkan” olma isteğine desteği beğenmedi. 


Seçmen doğru yapılanları da unutmadı. Bunun için en çok oyu vererek AKPARTİ yi 1. Parti yaptı.
Hiç kimse bunu görmemezlik den gelemez.
Hizmetleri ne kadar büyük olursa olsun, Eski Genel Başkanlar da yanlış yapabilir. Eski Başkanlar Partiden ve Partiliden daha önemli değildir. Partililer Eski Genel Başkanlarını Cumhurbaşkanı yaparak sevgi ve taktirlerini gösterdi.
Mihnet sonsuz değildir. Partiler Genel Başkan a değil Halk a hizmet için vardır. Halka hizmet Genel başkan a hizmetten daha önemlidir.
Koalisyon protokolü, kurulacak Hükümetin programı olacaktır. Her parti asgari programını buraya taşıyacaktır. Hiçbir parti, hiç bir şey olmamış gibi eskisi gibi davranarak azami programını öne süremez.


Seçimle ortaya çıkan seçmen talimatı doğru okursa her parti ile koalisyon olur. Seçmen diyor ki:
1- Türk Tipi Başkanlık istemiyorum
2- Eş Başbakan istemiyorum
3- Yolsuzluk iddialarının yargı önüne çıkarılmasını istiyorum.
4- Çözüm süreci toplumun her kademesinde kabul gördü ve tamamlanmasını bekliyor. Bir süre daha issiz ve aç dahi yaşarım. Ancak sorunlarımızın tekrarlanmaması için çözüm sürecini de içine alan en geniş şekilde insan haklarına dayalı Demokratik Sivil bir Anayasa yapılmasını mutlaka istiyorum.
5- Demokratikleşme yolunda yarım kalan AB Sürecine hızla dönülmesine ve bu sürecin tamamlanmasını da istiyorum diyor.


Koalisyon protokolünün olmazsa olmazı ve omurgası budur.
Hangi Partinin kaç Bakanlık alacağı ya da hangi Bakanlıkları paylaşacağı sonra gelir.

Mustafa Güler-İş İnsanı

 
15 Haziran 2015 Pazartesi 17:02
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:47
  • Güneş06:22
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:11
  • Akşam18:47
  • Yatsı20:10
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji