Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Seçim bitti. Toplumun yeni dönemde önceliklerini görmek gerek. Bu parçalı yapıdan toplumun beklentisi Her kes için Demokrasi ve Her kese yetecek kadar Demokrasi talebidir.

 
 
Seçmen ne istiyor?... Mustafa Güler yazdı

Geniş katılımlı Zorlu bir seçimi geride bıraktık.
Bu seçimin iki temel vurgusu vardı.
Bir yandan “TÜRK TİPİ DEVLET BAŞKANI” olma isteği,
diğer yandan “ SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ” vurgusu bu seçime damgasını vurdu.
Bütün seçmenler bu iki sese kulak verdi ve seçim sonuçları da buna göre şekillendi.
Sayın Cumhurbaşkanı Türk Tipi Başkanlık sistemi ile Parti Genel Başkanlığını sürdürerek, Yürütme yanında Yasama organını da kontrol etmek istiyordu.
Yasama ve Yürütmede Yargı Kararları ayak bağı görüldüğünden, yargıyı da Yürütmenin kontrolünde tutmak istiyordu.


Seçmen, “Türk Tipi Devlet Başkanı” olarak, Demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığı ilkesini rafa kaldırarak, Monarşik bir yapı oluşturulacak endişesine kapıldı.
Toplumun bir bölümü, bütün ekonomik sıkıntılarını unutarak “DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMAK” için bu gidişe dur diyecek sese kulak verdi.


“Seni Başkan Yaptırmayacağız” diyen Sayın Selahattin Demirtaş a güven duydu ve ona bu görevi verdi. HDP, bir kesim için Mutlak Monarşi ye gidişin tek engelleyicisi ve Demokrasinin kurtarıcısı olarak göründü.
Diğer Muhalefet partilerinin parasal cömertlikleri işe yaramadı. Bütün yoksulluğa rağmen ne asgari ücret, nede Emekliye verilecek ikramiye rağbet görmedi.


Halk için zamanın ruhu önemlidir. Anın öncelikleri vardır.
Lider olmak, zamanın ruhunu doğru okumak ve ona yanıt vermek den geçer.
Her anın ve her dönemin öncelikleri farklıdır. Bunu doğru algılamak ve karşılamak gerekir.
Susuz a ekmek çare değildir. İşte HDP ve onun Başkanı Selahattin Demirtaş ın yaptığı da budur.
Seçim bitti. Toplumun yeni dönemde önceliklerini görmek gerek. Bu parçalı yapıdan toplumun beklentisi Her kes için Demokrasi ve Her kese yetecek kadar Demokrasi talebidir. 


Halk, “Başkan yaptırmayarak” Demokratik sistemi tehditten kurtaran HDP den Demokrasinin sınırlarının genişletilmesini bekliyor. 1982 Anayasasını bütünüyle ortadan kaldıracak, Türkiye deki bütün renklerin ve bütün kimliklerin özgürce kendi dilleri, kendi kültürleri ile, kendini gizlemeden kendi kimliği ile yaşayacağı Anayasal bir ortam istiyor. Halk HDP den bunu gerçekleştirecek koalisyonu istiyor.
Biliyoruz ki Ekonomi ile Demokrasi ayrılmaz ikilidir. Demokrasi güçlenmedikçe Ekonomi güçlenmez. Bütün sorunların kalıcı çözümü Demokratik çözümden geçer. Demokrasi güçlendikçe ekonomi de güçlenir. İşsizlik ve yoksulluk ancak bundan sonra kalıcı olarak çözülür.


Seçim sonucunda görüldü ki, Halk “Türk Tipi Başkanlık” istemiyor. Başkanlık talebini rafa kaldırdı. Bu nedenle yeni Anayasa da Parlamenter Sistem için Cumhurbaşkanlığı yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlanmalıdır.
Halk Başkanlık istemediği gibi yürütmeye karışan Eş Başbakan da istemiyor. Parlamenter sistemde gördüğü ve alıştığı hakem Cumhurbaşkanı istiyor.
Halk, yolsuzluk söylentilerinin üstünün örtülmesini de istemiyor. Hukuk Devletin de herkesin yargı önünde aklanarak çıkmasını istiyor.
Halk, Türk tipi Başkanlık tehdidine karşı AKPARTİ nin gücünü sınırladı. Ancak bütünüyle cezalandırmadı. 


Seçim sonuçlarına göre Halk AKPARTİ ye sarı kart, Sayın Cumhurbaşkanına kırmızı kart gösterdi.
Seçim sonuçları böyle okunursa, partilerin yeni yol haritası ve koalisyon koşulları ortaya çıkacaktır.
1- Seçmen Türk Tipi Başkanlık istemiyor.
2- Seçmen Eş Başbakan istemiyor.
3- Seçmen Yolsuzluk iddialarının ortada kalması ve bir şekilde üstünün örtülmesini istemiyor. İtham edilenlerin yargı önüne çıkarak hesap vermesini istiyor.
Kaos, bunalım da istemiyor. Kapris hiç istemiyor. 


Bütün partiler Demokratik sistemin önemli unsurlarıdır. Hepsi seçmen oyu ile seçildi ve her biri ayrı bir kitlenin temsilcisidir. Hiçbir partinin diğer partiden sayı çokluğu dışında farkı yoktur, üstünlüğü de yoktur.
Partilerin kalıcı blok oyları yoktur. Oy seçmene aittir ve 1 seçimliktir. Oy umuda verilir. Her seçimde başarı ve umuda orantılı olarak yenilenir. Devamlı blok oy olmadığı gibi emanet oy da yoktur. Her oy bir seçimliktir ve emanettir.


Bütün Partiler birlik de oturup Türkiye nin ortak geleceğini konuşmalıdır. Ortak geleceğe kiminle varılacaksa koalisyon ortağı odur.
Seçmen, AKPARTİ ile bir olup Başkanlık sistemine geçiş için Anayasa değişikliğine payanda olacak koalisyonu yasakladı.
Seçmen taleplerini doğru okuyan ve uygulayan koalisyonu yasaklamadı.
Seçmen AKPARTİ ye sarı kart göstererek Cumhurbaşkanının “Türk Tipi Başkan” olma isteğine desteği beğenmedi. 


Seçmen doğru yapılanları da unutmadı. Bunun için en çok oyu vererek AKPARTİ yi 1. Parti yaptı.
Hiç kimse bunu görmemezlik den gelemez.
Hizmetleri ne kadar büyük olursa olsun, Eski Genel Başkanlar da yanlış yapabilir. Eski Başkanlar Partiden ve Partiliden daha önemli değildir. Partililer Eski Genel Başkanlarını Cumhurbaşkanı yaparak sevgi ve taktirlerini gösterdi.
Mihnet sonsuz değildir. Partiler Genel Başkan a değil Halk a hizmet için vardır. Halka hizmet Genel başkan a hizmetten daha önemlidir.
Koalisyon protokolü, kurulacak Hükümetin programı olacaktır. Her parti asgari programını buraya taşıyacaktır. Hiçbir parti, hiç bir şey olmamış gibi eskisi gibi davranarak azami programını öne süremez.


Seçimle ortaya çıkan seçmen talimatı doğru okursa her parti ile koalisyon olur. Seçmen diyor ki:
1- Türk Tipi Başkanlık istemiyorum
2- Eş Başbakan istemiyorum
3- Yolsuzluk iddialarının yargı önüne çıkarılmasını istiyorum.
4- Çözüm süreci toplumun her kademesinde kabul gördü ve tamamlanmasını bekliyor. Bir süre daha issiz ve aç dahi yaşarım. Ancak sorunlarımızın tekrarlanmaması için çözüm sürecini de içine alan en geniş şekilde insan haklarına dayalı Demokratik Sivil bir Anayasa yapılmasını mutlaka istiyorum.
5- Demokratikleşme yolunda yarım kalan AB Sürecine hızla dönülmesine ve bu sürecin tamamlanmasını da istiyorum diyor.


Koalisyon protokolünün olmazsa olmazı ve omurgası budur.
Hangi Partinin kaç Bakanlık alacağı ya da hangi Bakanlıkları paylaşacağı sonra gelir.

Mustafa Güler-İş İnsanı

 
15 Haziran 2015 Pazartesi 17:02
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji