2017 Ocak ayında Mersin ve Türkiye'de kurulan/kapanan şirket istatistikleri

Ana Sayfa » Güncel » Şehir meydanlarından kent meydanlarına... Abdulah Ayan yazdı

Şehir meydanlarından kent meydanlarına... Abdulah Ayan yazdı

Mevcut meydanları yok edip yeni meydanlar yaratma arayışları...

 
 
Şehir meydanlarından kent meydanlarına... Abdulah Ayan yazdı

Yıllar önce yeterince tartıştığımız TSG stadının yerine kent meydanı yapılsın düşüncesi, Orta Avrupa gezisi ardından MERYAP’ ın öneriyi yeniden dillendirmesi vesilesiyle de olsa, üzerinde konuşulmaya, farklı görüşlerin de ortaya çıkması halinde tartışılmaya değer ve önemli bir projedir.

Bir önceki yazıda dile getirdiğim büyüklükte ele alınırsa, kent merkezinin de çehresini baştan aşağı değiştirecek, mimari tanımla “çökme” noktasına gelmiş Çamlıbel ve çevresini, hatta Bit Pazarı başta olmak üzere binlerce esnafı, iş adamını, sinek avlayan şehir otellerini bir anda canlandıracak sihirli değnek olarak ta görülebilir.

Kaldı ki, eski Kışla alanı gibi geçmişte zaten kamuya ait bir bölgenin yeniden kamulaştırılması,

Cumhuriyet Meydanı ile TSG arasında bozuk diş gibi duran sahildeki birkaç binanın kaldırılması,

Orduevinin daha uygun bir sahil bölgesine taşınması,

Mehmetçik Vakfına bu kentin armağan ettiği ancak bugün artık amacından uzaklaşmış Vakıf Tesislerinin de kıyı kanununa uygun biçimde düzenlenip halka açılması, gözlerde büyütüldüğü kadar zor bir iş te değildir.

Bunun için kent dinamiklerinin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ortak hareket etmesi ve gerekli iradeyi halkla birlikte ortaya koyması yeterlidir.

Buraya kadar sorun yok ve eminim çıkarı, rahatı bozulacak birkaç kişi ve kuruluş dışında söylediğim projeyi desteklemeyecek tek bir Allahın kulu çıkacağına da inanmıyorum.

Ama beni rahatsız eden bir başka şey var…

Biz Mersinliler şımarık ve sonradan görme zengin çocukları gibi davranmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

Şımarık zengin çocuklarıyız çünkü onlar da beğenmedikleri veya sıkıldıkları oyuncaklarını kaldırıp atar, hatta bulundukları mekânı uygun hale getirmektense onu yıkıp, gider yenisini alır, eskisine bir daha dönüp bakmazlar.

Yazının başlığında “şehir meydanları, kent meydanları” ifadesini boşuna kullanmadım.

MERYAP’ ın örnek verdiği Prag, Viyana, Berlin ve asıl ziyaret etmeleri gereken (mademki konu olarak meydanları seçmişler) Atina Akropol ve özellikle Roma meydanları kadim şehir meydanlarıdır.

İstanbul Sultanahmet ve ondan da önemlisi Bizans döneminde her türlü gösterinin yapıldığı Ayasofya önündeki meydanlar da öyle…

Ama mesela Taksim, Ankara Ulus meydanları yaşları itibariyle kent meydanlarıdır.

Şehir meydanları binlerce yıllık geçmişten bugüne korunmuş alanlardır ve çeşmeleri, heykelleriyle her yıl milyonlarca gezginin sırf oralarda soluklanmak, tek kare fotoğraf çektirmek için ziyaret ettiği kadim yerlerdir.

Gelelim Mersin’ e ve beni rahatsız eden şımarık zengin çocuğu sendromuna…

Tamam, binlerce yıllık bir tarih eski adıyla Toprak bugün bilinen adıyla Yumuktepe’ de, Pompeipolis’ te, Karaduvar’ da yatıyor ve biz örneğin Pompeipolis’ te her yıl milyonlarca turisti çekecek cazip alanı eski haliyle düzenleyip insanlığa açacağımıza tarihi katletmekten farksız yapsatçılara durmadan ruhsat verip, inşaata açıyoruz. Sorduğunuz vakit “iki katlı binadan ne çıkar?” pişkinliğiyle de karşılaşıyorsunuz ki, adamlar sadece cinayet işlemekle kalmıyor, zekânızla da alay ediyorlar ki, çaresiz bir köşeye çekilmekten başka şey gelmiyor elden…

Allahtan Yumuktepe, bulunduğu bölge itibariyle yapsat canilerine uygun durumda değil de, şimdilik yırtıyor.

Şımarıklıkla ilgili en çarpıcı örnek Gümrük Meydanı…

Biz yeni meydanlar yaratmaya çalışıyoruz ama yıllarca Mersine gelen herkesin ilk anda ziyaret ettiği, çarpıcı güzelliği ve denize açıklığıyla İzmir Kordon Meydanını, pasaport iskelesini andıran bu alanın bugünkü pejmürdeliğinden çıkarmamız gereken dersler yok mu?

1900’lü yılların mimarisini yansıtan meydan çevresindeki tüm muhteşem binaları yıkıp, yerine ucubelikleri reva gören, şahsın yaptırdığı ve meydana apayrı anlam katan Camii Cedid’ i (Yeni camiyi) bile hoyratça tarumar edip, sonrasında duyulan pişmanlıkla mimari hiçbir özelliği olmayan Ulu Camiyle vaziyeti kurtarmaya çalışan kafa…

Abdulhamit döneminin Osmanlı egemenliğindeki tüm toprakları üzerindeki en güzel binalarından biri kabul edilen ve önündeki kuleli çeşmesiyle sülün gibi süzülen, özel olarak imal edilen demir döküm ayyıldız motiflerin pencerelerini süsleyen o binaya kıymak ve o cinayet! işlenirken başını çevirmek Mersinden başka nerede mümkün olabilirdi ki?

1891’ de Mersini ziyaret eden Fransız gezgin Vital Cuinet, izlenimlerini kaleme aldığı Anadolu notlarını topladığı 1896 tarihli La Turquie d'Asie; géographie administrative, statistique* kitabında Mersinin o meydanını şöyle tanımlar:

“… Bugünkü Mersin, güzel meydanı, çeşmeleri ve yeşilliğiyle göz alıcı bir şehirdir, denize dayalı karlı tepeleriyle Toros dağları şehre ve meydana ayrı bir hava verir”

Şimdi bir dönüp bakın maziye, o meydandan, dalgaların oynaştığı iskeleden ve dönüp başını kaldıran herkesi selamlayan o karlı dağlardan geriye ne kaldı?

Ya gelir elde edecek başka kapı kalmamış gibi parasız kalan Belediyenin asrın icadı! Projeyle getirip meydanın kalbine hançer niyetine sapladığı bugün bile görenlerin görmemek için başını çevirdiği Uluçarşı adı verilen viraneliğe ne demeli?

Meydanın trafiğe açılmasına, deniz kenarında kalan birkaç sahil lokantasının yerine gökdelen dikilmesine( o cinayetlerden birinin bir başka leşi de Ulucami adını verdiğimiz mabedin yanında bozuk diş gibi gelip geçene sırıtıyor yıllardır) göz yuman rant kaçkını anlayışa sıra bile gelmedi…

Sahi Gümrük meydanının altına otopark, üstüne de o ilkel çarşıyı yapmak kimin fikriydi?

Hangi yıl ve hangi Belediye Başkanı döneminde işlendi o akıl almaz cinayet?

Soruların geniş cevabını ve en az Gümrük Meydanı kadar üzerine söz söyleyeceğimiz, söylememiz de gereken Yoğurt Pazarını bir sonraki yazıda ele alıp yanıtlamaya çalışacağım…

*Kitabın orijinali Michigan Üniversitesi kütüphanesindeki arşivdedir. Digital ortama da aynı Üniversite tarafından aktarılmıştır. (Mersini ele alan bazı araştırmalarda kitaba atıfta bulunulurken 1924’ te yayınlandığı bilgileri yer almaktadır ama bu doğru değildir. Kitap ilk kez 1894 yılında Paris’ te yayınlanmıştır)

Abdullah Ayan

 
30 Mayıs 2016 Pazartesi 10:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:14
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:13
  • Akşam18:36
  • Yatsı20:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji