Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Güncel » Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

"Kocamaz hem arazinin Tekfen’ den alınması gerektiği önerisinde hem de MTSO’ ya sitemlerinde haklı.Sonuçta tapu sahibi bir şirket var ve siz o şirkete ait yeri bir biçimde almadıkça ne üzerinde tasarruf imkanınız olur, ne de bölgeyi genişletebilirsiniz"

 
 
Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

Merkez ilçe belediyelerinin 5 binlik imar planlarıyla ilgili görüşmeleri vesilesiyle Büyükşehir Meclisinde konunun tartışıldığını Mersin İmece manşete taşımasa haberim olmayacaktı.

Haber sayesinde Serbest Bölge işleticileriyle MTSO yönetiminin “serbest bölgenin genişlemesi” projesinde tek alternatif olan bölgeye komşu arazinin Serbest Bölgeye eklemlenmesi önerisini hayata geçirmeye çalıştıklarını da öğrendim.

Kamuoyu pek farkına varmasa da, İmece Gazetesi, Mersin adına hayati önemdeki meseleyi manşete taşımakla kalmamış, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ ın şu görüşlerine yer vermiş:

“Serbest Bölge’nin genişlemesi yılan hikâyesine döndü. Ben defalarca uyardım. Çünkü TEKFEN oraya depo yapmak istiyor. Ben de onlara şunu söyledim. Gidin Serbest Bölge ile görüşün. Ama TEKFEN işi Ankara’da bitirmiş. O satış sürecinde Serbest Bölge hiçbir şey yapmadan izlemiş. Sadece konuşuyorlar. MTSO da aynı. Burası Serbest Bölge’ye verilsin. Tamam verilsin. Ama buranın bir sahibi var. Gidin adamlarla görüşün biz de gerekli değişikliği yapalım. TEKFEN orayla ilgili değişikliği yapın biz de 30 milyonluk sosyal tesis yapalım dedi. Ben de Serbest Bölge ile anlaşmasanız olmaz dedim. Ama maalesef Serbest Bölge ile MTSO laf üretmekten bir adım öteye gitmediler. Doğru öncelikle Serbest Bölge olması lazım. Bizim de gönlümüzden geçen o. Ama bugüne kadar bir arpa boyu yol gidilmemiş. Sayın Bakan istimlakla ilgili kaynak bulunabileceğini söylemiş. İnşallah kaynak bulunur da bizim kafamız da rahat eder. Çünkü 2,5 yılda bu konu en az 30 kere gündeme geldi ama burası halen çözülmüş değil. Konuşan herkesin gayret göstermesini talep ediyorum”

Kocamaz hem arazinin Tekfen’ den alınması gerektiği önerisinde hem de MTSO’ ya sitemlerinde haklı.

Sonuçta tapu sahibi bir şirket var ve siz o şirkete ait yeri bir biçimde almadıkça ne üzerinde tasarruf imkânınız olur, ne de bölgeyi genişletebilirsiniz.

Yine Kocamaz’ ın açıklamalarından öğreniyoruz ki, Bakan Lütfi Elvan konuyla ilgileniyor ve istimlak söz konusu olursa kaynak bulunabileceğini de ifade etmiş.

Konunun gündeme gelmesi bir yana, böylesi sağlıklı biçimde tartışılması kent adına sevindirici benim açımdan ise çok anlamlı.

Anlamlı çünkü bu Serbest Bölgeye komşu Tekfen arazisini 2003’ te, 2008 ve 2009’ da ve son olarak Tekfen ve liman işletmecisi MİP’ in pazarlığa oturdukları 2013’ te oldukça kapsamlı biçimde kaleme almıştım.

Yazıların ana konusu başlıklarında özetleniyordu ve “Tekfen kimin malını kime satıyor?” diye başlayan makaleler “Tekfen hazineden yatırım amaçlı alınan TAGAŞ arazisini satamaz” minvalli sürüyordu.

Yerel bir gazetede yazmanın dayanılmaz zorluğundan olsa gerek, o makalelerin temelini teşkil eden asıl mesele üzerinde ne kimse durdu, ne de bir Allahın kulu “ne diyor bu adam?” diye sordu.

Bu kez durum değişir mi?

Umudum yok, ama ateşi söndürmek için gagasıyla su taşıyan kırlangıç veya hacca gitmek üzere yola çıkan karınca misali yine ve bir kez daha konunun bilinenden çok bilinmeyen yanını gündeme taşıyayım, hatırlatayım istiyorum.

Bu amaçla 2013’ te kaleme aldığım yazıyı bazı bölümlerinden alıntılarla yayınlamakta fayda var diye düşünüyorum.* (yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşılabilir)

Umarım en azından plan tadilatı için bir araya gelecek Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ve elbette onlardan da önemlisi Başkan o makalenin açtığı öbür pencereden konuyu değerlendirir.

“Hazine malı üzerine oturma dersleri: TAGAŞ Arazisi…

Yıllardır üzerinde tartışılan İngilizlerin deyimiyle “family silver” aile gümüşleri değerinde bir arazi var Mersin’ de…

Hem de ne arazi…

Serbest Bölge’ nin yanı başında kuzu, hatta serpilmiş haliyle kurbanlık koyun gibi uzanmış, gelip parayı sayacak celebi, kısaca boğazlayıp etini satacak kasabı bekliyor.

Kimler talip olmadı ki, şu son 20 yılda…

(…) Dile kolay tam 370 bin m2 araziden söz ediyoruz.

Peki, tıpkı serbest bölge gibi, Hazinenin malı olan liman ve serbest bölgenin yanı başında gerdeğe girmeyi bekleyen böylesine değerli arazi, nasıl oldu da Türk özel sektörünün gurur anıtlarından birinin eline geçti?

Serbest bölge kullanıcılarının onca tesis kurmalarına rağmen tapu sorununu çözmeyen ve bir posttan bir kaç post çıkarmayı hüner sayan devlet ve hazine bürokrasisi iş komşu araziye gelince neden sessizliğe bürünür? Bununla da yetinmez, nasıl olur da dilsiz kesilir?

Soruların cevabı için sizi yakın tarihin henüz ayakta duran labirentlerine götüreceğim.

**

Yıl 1985…

Türkiye’ nin üç beş dolar da olsa, yabancı sermaye çekmek için her türlü gayreti gösterdiği yıllar.

Arap sermayesine ayrı önem veren Özal, yıllardır özlemi çekilen ve milyonlarca doların dışarıya gitmesine yol açan Gübre sanayindeki boşluğu buradan gelecek kaynakla gidermeyi düşünmektedir.

Her körfez ülkesine ziyaretinin önemli gündem maddelerinden biri de Arap sermayesiyle ortak kurulacak kimi tesisler özellikle de Gübre kompleksidir. Derken görüşmeler mutlu sonla noktalanır.

Türk-Arap sermayesiyle kurulacak bir şirkete devlet her türlü teşviki verecek, şirket te, Mersin serbest bölgesi yanında kurulacak tesiste gübre üretecektir.

16 Mayıs 1985 tarih ve 85/9475 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi 17 Mayıs 1985 günü Resmi Gazetede yayınlanır. Kararnameye göre 70 milyon dolarlık öz kaynakla yaratılacak tesis için 10 milyon dolar sermayeli bir şirket kurulacak, şirketin %60 yabancı, %40 yerli ortaklarının sermaye payları olacaktır.

-Küveyt Petrochmical İndst. Company KSC %25

-Tunus İndistries Chimiques Magrebines %15

-The Arab Petroleum İnvestments Corp (S.Arabistan) %12,5

-The Arabian General İnvestment Company (S.Arabistan) %7,5

Türk-Arap Gübre Sanayi A.Ş. (TAGAŞ) adını alacak şirketin yerli ortakları ise şöyledir:

-TÜGSAŞ (Devlete ait Türkiye Gübre Sanayi A.Ş) %20, Akdeniz Gübre San. A.Ş %10

Bu ortakların yanında özel sektörden de bir şirketin yer alması gerektiğine inanır Özal ve Tekfen Grubunu %10 ile dâhil eder ortaklığa…

Kurulacak şirkete aynı Bakanlar Kurulu kararıyla şu teşvikler verilir:

%100 yatırım indirimi, Her türlü makina, techizat gümrük muafiyeti, Bina, inşaat vergi istisnası, Sağlanacak iç ve dış kredilere vergi, harç, resim istisnası, Kazancın yurt dışına dövizle transfer edileceğine dair Devlet güvencesi, Yabancı ortakların ve çalışanların getirecekleri her türlü eşya, araç vs. nin gümrük muafiyeti,

Verilen teşvikler bununla da kalmaz.

Kararnamenin 12. maddesinde aynen şöyle denir:

“Serbest Bölgelere ayrılmış olan, Mersin’deki Akdeniz Gübre Fabrikası yanındaki gerekli arazi şirkete nominal fiyattan satılacaktır”

Peki bütün bunca ayrıcalık ne için tanınır TAGAŞ’ a?

Kararnamede buna da açıklık getirilmektedir: “1400 ton/gün Diamonyum Fosfat ve 1500 ton/gün Amonyum Nitrat suni gübre üretilmesi”

Evet diğer teşvikler yanında limana komşu ve kurulacak serbest bölgenin koynundaki hazine arazisi de yatırımın yapılması amacıyla bonus olarak verilecektir. Tesisin pazar sorunu da olmayacaktır. Yine aynı kararnamede üretilecek tüm gübrenin Zirai Donatım Kurumunca satın alınması T.C. Hükümetince garanti edildiği hususu da hüküm altına alınır.

Ürettiği tüm malı %10 kâr ile devlete satıp, kazancını da dışarı çıkaracak, her türlü vergiden muaf şirket bunca avantaja rağmen tesisi kurup faaliyete geçer mi?

1986 yılında Türkiye neredeyse tüm ithal kalemlerinde olduğu gibi gübreyi de liberasyon ürünleri arasına dahil edip, sektörü serbest piyasaya açar. Ürettiği malı kaça mal ederse etsin devlete %10 kârla satacak şirketi oluşturan ortaklar ama en çok ta Kuveyt ve Suudiler ateş püskürür.

Verdiği sözü tutmadığı gerekçesiyle Türkiye’ yi gittikleri her yerde buldukları herkese şikâyet ederler.

Koydukları bir kaç milyon dolar yüzünden itibarımızın yerlerde sürünmesine yol açan menfi propaganda nasıl mı sona erer? Gübre sektörüne hızlı giriş yapan ve bu şirketin de ortağı olan TOROS Gübre’ nin sahibi TEKFEN yabancı ortakların hisselerini satın alır.

TEKFEN patronlarından Necati Akçağlılar TAGAŞ macerasını ve Arapların hisselerinin alınış öyküsünü yıllar sonra şöyle anlatacaktır:

“Arap ortaklara gidip, “Sizin hisselerinizi biz alalım, çünkü burada bir arsa var, başka bir şey yok” dedim. Nihayetinde biz Arapların hisselerini aldık. Mevcut hisselere ek olarak Arap ortakların hisselerinin satın alınması ve 1989 yılında Akdeniz Gübre üzerinden bazı hisselerin de katılmasıyla Toros Gübre, 1990’lı yılların başında faal olmayan TAGAŞ adlı şirketin % 80’ine sahip oldu. Geri kalan yüzde 20 hisse ise bugün itibariyle halen TÜGSAŞ’ ın elinde bulunuyor.” (Akçağlılar’ ın Yaşlanmadan Büyümek Tekfen 50 yaşında kitabından aldım)

Akçağlılar’ ın anılarından hatta ölümünden sonraki gelişmeyi de ben anımsatayım: TÜGSAŞ’ ın elindeki %20 TAGAŞ hissesi de 2012 sonlarında TEKFEN’ e ait Toros Tarım San. ve Tic. A.Ş’ ye 2 milyon dolar civarında bir bedelle satıldı.

Kısacası Yüzde yirmi, iki milyon dolar ettiğine göre toplam on milyon dolar karşılığında Mersin Serbest Bölge bitişiğinde tapulu 370 dönüm araziden söz ediyorum..

1985 yılında 2,5 milyon doları ödenmiş 10 milyon dolar tutarında sermayeyle kurulan şirket ve o şirkete gübre tesisi kurması şartıyla verilen 370.340 metrekare arazinin öyküsünü tüm detayları, belgeleriyle anlatmaya çalıştım.

Gelelim hikâyenin sonuna ve asıl hepimizi ilgilendiren yanına:

Önce çok basit ve yalın bir soru: “Hazine tesis kurmak amacıyla ve arazi teşviki adı altında verdiği arazide o yatırımın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmaz mı?”

Her türlü vergi, resim, harçtan muaf kredide yatırım gerçekleşmemişse sağlanan her türlü indirim ve muafiyet kat be kat cezasıyla alınırken, burada hazine arazisinin yatırım gerçekleştirmeyen kuruluşa ödül gibi bağışlanması hangi akla, vicdana, mantığa sığar?

Herhangi bir vatandaş devletten yatırım amaçlı arazi alıp, üstüne oturabilir mi?

Ve en iyisi 2003′ te kaleme aldığım yazıda cevabını aradığım soruyla noktalayayım:

“Tekfen kimin malını kime satıyor?”

Veya 2009′ daki soruyu bu kez duyan bir vicdan sahibi olur diye tekrarlayayım:

“TAGAŞ arazisi gerçekten kimin?”

https://abdullahayan.wordpress.com/2013/12/05/hazine-mali-uzerine-oturma-dersleri-tagas-arazisi-abdullah-ayan/

 

Abdullah Ayan

 

 
29 Eylül 2016 Perşembe 09:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:12
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:14
  • Akşam18:38
  • Yatsı20:03
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1848 - Fransa'da geçici hükümet kurularak II. Cumhuriyet ilan edildi.
1908 - Dr. Galip Üstün, "Topkapı Fukaraperver Cemiyeti"ni kurdu.
1910 - Sanayi-i Nefise Mektebi 'nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ) kurucusu ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey öldü.
1912 - İtalya'nın zaferiyle sonuçlanan Beyrut Muharebesi' yapıldı.
1918 - Estonya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1918 - Osmanlı Devleti'nde, Trabzon işgalden kurtuldu.
1920 - Almanya'da Nazi Partisi kuruldu.
1922 - Elazığ'da, Milli Mücadele yanlısı "Satvet-i Milliye" adlı gazete çıkmaya başladı.
1942 - Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen'e, Ankara'da suikast girişiminde bulunuldu. Büyükelçi ve eşi olaydan yara almadan kurtuldu; suikastçının [ugoslav göçmeni Ömer Tokat olduğu belirlendi.
1942 - 769 Romanyalı Yahudiyi taşıyan "Struma" vapuru, Karadeniz'de batırıldı; yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
1945 - Mısır devlet başkanı Ahmet Mahir Paşa parlamentoda öldürüldü.
1946 - Juan Perón, Arjantin devlet başkanı oldu.
1946 - CHP'nin "Parti Sanat Mükafatı" adıyla düzenlendiği yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı "Otuz Beş Yaş" şiiriyle birinci oldu.
1951 - Kırşehir'de Atatürk büstü saldırıya uğradı. Saldırıyı kınamak için 5 Mart'ta büyük bir miting düzenlendi.
1954 - Tuna Nehri'nden Karadeniz'e, oradan da İstanbul Boğazı'na inen buz parçaları, tabakalar halinde tüm Boğaz'ı ve limanı kapladı; deniz trafiği durdu.
1955 - Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO), Bağdat'ta imzalandı. Daha sonra Birleşik Krallık, İran ve Pakistan üye olarak, Amerika Birleşik Devletleri de gözlemci sıfatıyla katıldı.
1955 - Türkiye'nin ilk özel dedektiflik bürosu, İstanbul'da, Avukat Fethi İnder tarafından kuruldu.
1975 - Led Zeppelin, klasik "Physical Graffiti" albümünü çıkardı.
1976 - Küba anayasası ilan edildi.
1977 - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1977 - Türk fizikçi Prof.Dr. Feza Gürsey, Oppenheimer Ödülü'ne ve Einstein Madalyası'na değer bulundu. Gürsey, ödülünü ABD'li fizikçi S. Glashow ile paylaştı.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.
1981 - Atina'da Richter ölçeğine göre 6,7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 16 kişi öldü.
1983 - Necmettin Erbakan'a 4 yıl hapis ve 1 yıl 4 ay sürgün cezası verildi.
1984 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kabe'yi ziyaret etti.
1987 - Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov ilk kez "Glasnost"tan (açıklık politikası) söz etti.
1989 - Ayetullah Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rüşdi'nin ölüsünü getirene 3 milyon dolar ödül vereceğini açıkladı.
1992 - Nirvana solisti Kurt Cobain Courtney Love ile evlendi.
1993 - Danıştay,Nazım Hikmet'in vatandaşlığa alınması için kardeşi Samiye Yaltırım'ın açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı.
1995 - Tüketiciyi Koruma Yasası kabul edildi.
1999 - Çin havayollarına ait Tupolev TU-154 tipi bir yolcu uçağı Wenzhou havaalanına inişe geçtiği sırada düştü: 61 kişi öldü.
2002 - Salt Lake City'de (Utah, ABD) düzenlenen Kış Olimpiyatları sona erdi.
2003 - Bas gitarist Robert Trujillo, Jason Newsted'in 17 Ocak 2001'de Metallica'yı terketmesinin ardından gruba katıldı.
2005 - Penguen dergisinin Tayyipler Alemi adlı kapağı sebebiyle Dergisi'nin sahibi olan Erdil Yaşaroğlu ile Pak Yayıncılık'tan 40 bin YTL'lik manevi tazminat talep edildi.
2008 - 80. Akademi Ödülleri, Kodak Tiyatrosunda sahiplerini bulacak.
2009 - DTP'nin Grup toplantısında Kürtçe krizi yaşandı. Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmaya başlaması ile konuşmayı canlı veren TRT yayınını kesti.
303 - Diocletianus'un Hıristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı ve buna göre imparatorluk içindeki Hıristiyan kitapları ve ibadet yerleri yok edilecekti.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji