MÜSİAD Mersin 18'inci Olağan Genel Kurulu gala programını gerçekleştirdi

Ana Sayfa » Güncel » Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

"Kocamaz hem arazinin Tekfen’ den alınması gerektiği önerisinde hem de MTSO’ ya sitemlerinde haklı.Sonuçta tapu sahibi bir şirket var ve siz o şirkete ait yeri bir biçimde almadıkça ne üzerinde tasarruf imkanınız olur, ne de bölgeyi genişletebilirsiniz"

 
 
Serbest bölgenin genişleme meselesine farklı bir bakış... Abdullah Ayan yazdı

Merkez ilçe belediyelerinin 5 binlik imar planlarıyla ilgili görüşmeleri vesilesiyle Büyükşehir Meclisinde konunun tartışıldığını Mersin İmece manşete taşımasa haberim olmayacaktı.

Haber sayesinde Serbest Bölge işleticileriyle MTSO yönetiminin “serbest bölgenin genişlemesi” projesinde tek alternatif olan bölgeye komşu arazinin Serbest Bölgeye eklemlenmesi önerisini hayata geçirmeye çalıştıklarını da öğrendim.

Kamuoyu pek farkına varmasa da, İmece Gazetesi, Mersin adına hayati önemdeki meseleyi manşete taşımakla kalmamış, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ ın şu görüşlerine yer vermiş:

“Serbest Bölge’nin genişlemesi yılan hikâyesine döndü. Ben defalarca uyardım. Çünkü TEKFEN oraya depo yapmak istiyor. Ben de onlara şunu söyledim. Gidin Serbest Bölge ile görüşün. Ama TEKFEN işi Ankara’da bitirmiş. O satış sürecinde Serbest Bölge hiçbir şey yapmadan izlemiş. Sadece konuşuyorlar. MTSO da aynı. Burası Serbest Bölge’ye verilsin. Tamam verilsin. Ama buranın bir sahibi var. Gidin adamlarla görüşün biz de gerekli değişikliği yapalım. TEKFEN orayla ilgili değişikliği yapın biz de 30 milyonluk sosyal tesis yapalım dedi. Ben de Serbest Bölge ile anlaşmasanız olmaz dedim. Ama maalesef Serbest Bölge ile MTSO laf üretmekten bir adım öteye gitmediler. Doğru öncelikle Serbest Bölge olması lazım. Bizim de gönlümüzden geçen o. Ama bugüne kadar bir arpa boyu yol gidilmemiş. Sayın Bakan istimlakla ilgili kaynak bulunabileceğini söylemiş. İnşallah kaynak bulunur da bizim kafamız da rahat eder. Çünkü 2,5 yılda bu konu en az 30 kere gündeme geldi ama burası halen çözülmüş değil. Konuşan herkesin gayret göstermesini talep ediyorum”

Kocamaz hem arazinin Tekfen’ den alınması gerektiği önerisinde hem de MTSO’ ya sitemlerinde haklı.

Sonuçta tapu sahibi bir şirket var ve siz o şirkete ait yeri bir biçimde almadıkça ne üzerinde tasarruf imkânınız olur, ne de bölgeyi genişletebilirsiniz.

Yine Kocamaz’ ın açıklamalarından öğreniyoruz ki, Bakan Lütfi Elvan konuyla ilgileniyor ve istimlak söz konusu olursa kaynak bulunabileceğini de ifade etmiş.

Konunun gündeme gelmesi bir yana, böylesi sağlıklı biçimde tartışılması kent adına sevindirici benim açımdan ise çok anlamlı.

Anlamlı çünkü bu Serbest Bölgeye komşu Tekfen arazisini 2003’ te, 2008 ve 2009’ da ve son olarak Tekfen ve liman işletmecisi MİP’ in pazarlığa oturdukları 2013’ te oldukça kapsamlı biçimde kaleme almıştım.

Yazıların ana konusu başlıklarında özetleniyordu ve “Tekfen kimin malını kime satıyor?” diye başlayan makaleler “Tekfen hazineden yatırım amaçlı alınan TAGAŞ arazisini satamaz” minvalli sürüyordu.

Yerel bir gazetede yazmanın dayanılmaz zorluğundan olsa gerek, o makalelerin temelini teşkil eden asıl mesele üzerinde ne kimse durdu, ne de bir Allahın kulu “ne diyor bu adam?” diye sordu.

Bu kez durum değişir mi?

Umudum yok, ama ateşi söndürmek için gagasıyla su taşıyan kırlangıç veya hacca gitmek üzere yola çıkan karınca misali yine ve bir kez daha konunun bilinenden çok bilinmeyen yanını gündeme taşıyayım, hatırlatayım istiyorum.

Bu amaçla 2013’ te kaleme aldığım yazıyı bazı bölümlerinden alıntılarla yayınlamakta fayda var diye düşünüyorum.* (yazının tamamına aşağıdaki linkten ulaşılabilir)

Umarım en azından plan tadilatı için bir araya gelecek Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri ve elbette onlardan da önemlisi Başkan o makalenin açtığı öbür pencereden konuyu değerlendirir.

“Hazine malı üzerine oturma dersleri: TAGAŞ Arazisi…

Yıllardır üzerinde tartışılan İngilizlerin deyimiyle “family silver” aile gümüşleri değerinde bir arazi var Mersin’ de…

Hem de ne arazi…

Serbest Bölge’ nin yanı başında kuzu, hatta serpilmiş haliyle kurbanlık koyun gibi uzanmış, gelip parayı sayacak celebi, kısaca boğazlayıp etini satacak kasabı bekliyor.

Kimler talip olmadı ki, şu son 20 yılda…

(…) Dile kolay tam 370 bin m2 araziden söz ediyoruz.

Peki, tıpkı serbest bölge gibi, Hazinenin malı olan liman ve serbest bölgenin yanı başında gerdeğe girmeyi bekleyen böylesine değerli arazi, nasıl oldu da Türk özel sektörünün gurur anıtlarından birinin eline geçti?

Serbest bölge kullanıcılarının onca tesis kurmalarına rağmen tapu sorununu çözmeyen ve bir posttan bir kaç post çıkarmayı hüner sayan devlet ve hazine bürokrasisi iş komşu araziye gelince neden sessizliğe bürünür? Bununla da yetinmez, nasıl olur da dilsiz kesilir?

Soruların cevabı için sizi yakın tarihin henüz ayakta duran labirentlerine götüreceğim.

**

Yıl 1985…

Türkiye’ nin üç beş dolar da olsa, yabancı sermaye çekmek için her türlü gayreti gösterdiği yıllar.

Arap sermayesine ayrı önem veren Özal, yıllardır özlemi çekilen ve milyonlarca doların dışarıya gitmesine yol açan Gübre sanayindeki boşluğu buradan gelecek kaynakla gidermeyi düşünmektedir.

Her körfez ülkesine ziyaretinin önemli gündem maddelerinden biri de Arap sermayesiyle ortak kurulacak kimi tesisler özellikle de Gübre kompleksidir. Derken görüşmeler mutlu sonla noktalanır.

Türk-Arap sermayesiyle kurulacak bir şirkete devlet her türlü teşviki verecek, şirket te, Mersin serbest bölgesi yanında kurulacak tesiste gübre üretecektir.

16 Mayıs 1985 tarih ve 85/9475 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi 17 Mayıs 1985 günü Resmi Gazetede yayınlanır. Kararnameye göre 70 milyon dolarlık öz kaynakla yaratılacak tesis için 10 milyon dolar sermayeli bir şirket kurulacak, şirketin %60 yabancı, %40 yerli ortaklarının sermaye payları olacaktır.

-Küveyt Petrochmical İndst. Company KSC %25

-Tunus İndistries Chimiques Magrebines %15

-The Arab Petroleum İnvestments Corp (S.Arabistan) %12,5

-The Arabian General İnvestment Company (S.Arabistan) %7,5

Türk-Arap Gübre Sanayi A.Ş. (TAGAŞ) adını alacak şirketin yerli ortakları ise şöyledir:

-TÜGSAŞ (Devlete ait Türkiye Gübre Sanayi A.Ş) %20, Akdeniz Gübre San. A.Ş %10

Bu ortakların yanında özel sektörden de bir şirketin yer alması gerektiğine inanır Özal ve Tekfen Grubunu %10 ile dâhil eder ortaklığa…

Kurulacak şirkete aynı Bakanlar Kurulu kararıyla şu teşvikler verilir:

%100 yatırım indirimi, Her türlü makina, techizat gümrük muafiyeti, Bina, inşaat vergi istisnası, Sağlanacak iç ve dış kredilere vergi, harç, resim istisnası, Kazancın yurt dışına dövizle transfer edileceğine dair Devlet güvencesi, Yabancı ortakların ve çalışanların getirecekleri her türlü eşya, araç vs. nin gümrük muafiyeti,

Verilen teşvikler bununla da kalmaz.

Kararnamenin 12. maddesinde aynen şöyle denir:

“Serbest Bölgelere ayrılmış olan, Mersin’deki Akdeniz Gübre Fabrikası yanındaki gerekli arazi şirkete nominal fiyattan satılacaktır”

Peki bütün bunca ayrıcalık ne için tanınır TAGAŞ’ a?

Kararnamede buna da açıklık getirilmektedir: “1400 ton/gün Diamonyum Fosfat ve 1500 ton/gün Amonyum Nitrat suni gübre üretilmesi”

Evet diğer teşvikler yanında limana komşu ve kurulacak serbest bölgenin koynundaki hazine arazisi de yatırımın yapılması amacıyla bonus olarak verilecektir. Tesisin pazar sorunu da olmayacaktır. Yine aynı kararnamede üretilecek tüm gübrenin Zirai Donatım Kurumunca satın alınması T.C. Hükümetince garanti edildiği hususu da hüküm altına alınır.

Ürettiği tüm malı %10 kâr ile devlete satıp, kazancını da dışarı çıkaracak, her türlü vergiden muaf şirket bunca avantaja rağmen tesisi kurup faaliyete geçer mi?

1986 yılında Türkiye neredeyse tüm ithal kalemlerinde olduğu gibi gübreyi de liberasyon ürünleri arasına dahil edip, sektörü serbest piyasaya açar. Ürettiği malı kaça mal ederse etsin devlete %10 kârla satacak şirketi oluşturan ortaklar ama en çok ta Kuveyt ve Suudiler ateş püskürür.

Verdiği sözü tutmadığı gerekçesiyle Türkiye’ yi gittikleri her yerde buldukları herkese şikâyet ederler.

Koydukları bir kaç milyon dolar yüzünden itibarımızın yerlerde sürünmesine yol açan menfi propaganda nasıl mı sona erer? Gübre sektörüne hızlı giriş yapan ve bu şirketin de ortağı olan TOROS Gübre’ nin sahibi TEKFEN yabancı ortakların hisselerini satın alır.

TEKFEN patronlarından Necati Akçağlılar TAGAŞ macerasını ve Arapların hisselerinin alınış öyküsünü yıllar sonra şöyle anlatacaktır:

“Arap ortaklara gidip, “Sizin hisselerinizi biz alalım, çünkü burada bir arsa var, başka bir şey yok” dedim. Nihayetinde biz Arapların hisselerini aldık. Mevcut hisselere ek olarak Arap ortakların hisselerinin satın alınması ve 1989 yılında Akdeniz Gübre üzerinden bazı hisselerin de katılmasıyla Toros Gübre, 1990’lı yılların başında faal olmayan TAGAŞ adlı şirketin % 80’ine sahip oldu. Geri kalan yüzde 20 hisse ise bugün itibariyle halen TÜGSAŞ’ ın elinde bulunuyor.” (Akçağlılar’ ın Yaşlanmadan Büyümek Tekfen 50 yaşında kitabından aldım)

Akçağlılar’ ın anılarından hatta ölümünden sonraki gelişmeyi de ben anımsatayım: TÜGSAŞ’ ın elindeki %20 TAGAŞ hissesi de 2012 sonlarında TEKFEN’ e ait Toros Tarım San. ve Tic. A.Ş’ ye 2 milyon dolar civarında bir bedelle satıldı.

Kısacası Yüzde yirmi, iki milyon dolar ettiğine göre toplam on milyon dolar karşılığında Mersin Serbest Bölge bitişiğinde tapulu 370 dönüm araziden söz ediyorum..

1985 yılında 2,5 milyon doları ödenmiş 10 milyon dolar tutarında sermayeyle kurulan şirket ve o şirkete gübre tesisi kurması şartıyla verilen 370.340 metrekare arazinin öyküsünü tüm detayları, belgeleriyle anlatmaya çalıştım.

Gelelim hikâyenin sonuna ve asıl hepimizi ilgilendiren yanına:

Önce çok basit ve yalın bir soru: “Hazine tesis kurmak amacıyla ve arazi teşviki adı altında verdiği arazide o yatırımın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakmaz mı?”

Her türlü vergi, resim, harçtan muaf kredide yatırım gerçekleşmemişse sağlanan her türlü indirim ve muafiyet kat be kat cezasıyla alınırken, burada hazine arazisinin yatırım gerçekleştirmeyen kuruluşa ödül gibi bağışlanması hangi akla, vicdana, mantığa sığar?

Herhangi bir vatandaş devletten yatırım amaçlı arazi alıp, üstüne oturabilir mi?

Ve en iyisi 2003′ te kaleme aldığım yazıda cevabını aradığım soruyla noktalayayım:

“Tekfen kimin malını kime satıyor?”

Veya 2009′ daki soruyu bu kez duyan bir vicdan sahibi olur diye tekrarlayayım:

“TAGAŞ arazisi gerçekten kimin?”

https://abdullahayan.wordpress.com/2013/12/05/hazine-mali-uzerine-oturma-dersleri-tagas-arazisi-abdullah-ayan/

 

Abdullah Ayan

 

 
29 Eylül 2016 Perşembe 09:31
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Miniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:42
  • Öğlen13:04
  • İkindi15:49
  • Akşam18:06
  • Yatsı19:34
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji