1. Türk Arap Ekonomi Zirvesi yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Ana Sayfa » Güncel » Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet ve nefret sarmalına yakalanan dünya ve küresel barış endeksinde dibe çakılan Türkiye..

 
 
Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet mi nefreti doğurur, nefret mi şiddeti yaratır konusu masaya yatırılsa, herkesin kendince ileri sürebileceği pek çok gerekçe ileri sürmesi doğal.

Kimisine göre nefret eken bir süre sonra şiddet biçiyor.

Bir başka cephenin işlediği teze bakarsak, şiddete uğrayanların zamanla nefret duygularıyla kavrulması kaçınılmaz.

Tüm dünyayı kasıp kavuran ve her gün bir başka yerde patlak veren şiddet haberleri vesilesiyle tartışma yeniden alevlenecektir.

ABD’ de Orlando’ da tek kişinin girdiği gay barda katlettiği 50 masum insanla ilgili haberlerin verilme biçimi, kızışmakta olan ABD Başkanlık seçimi nedeniyle de siyasilerin olaydan rant devşirme hesaplarıyla bir araya gelince yeniden patladı yanıtı zor şiddet ve nefret bağı…

Kampanyasını; yabancı düşmanlığı, özellikle de İslam fobi üzerine inşa eden Trump’ a göre mademki saldırıyı gerçekleştiren Afgan asıllı bir Müslümandır o zaman bu bal gibi bir İslami terör saldırısıdır.

Hillary Clinton cephesine göre ise şiddeti yaratan ABD’ deki kontrol edilemez bireysel silahlanma olgusudur ve son yıllarda özellikle okullarda gerçekleştirilen katliamların da anlattığı gibi bu kişilerin peynir ekmek alır gibi silah alabilme yöntemine bir an önce son verilmelidir.

Aslında şiddete karşı çıkmayan, her şiddet olayını şiddetle kınamayan ülke yok…

O halde sorulması gereken çok basit bir soru var: Mademki, şiddete karşısınız, neden silah üretimi sınırlanmıyor, hatta küresel anlamda son verilmiyor?

ABD’ deki saldırının öldürülen faili her ne kadar katliamı yapmadan önce polisi arayıp “ben IŞİD mensubu ve örgütün lideri Bağdadi askeriyim” dediyse de, başta FBI olmak üzere ABD istihbaratı saldırganın örgüt bağlantısına rastlanmadığını açıklıyor ama ne gam?

Trump çoktan baltaları bileyip, zaten her gün biraz daha ezilen, sermayenin ucuz emeğe yönelmesi nedeniyle iş ve aş bulma umudu kaybolan ve bunun sorumlusu olarak ta, ülkelerinden kaçıp gelen mültecileri gören orta sınıf beyaz Amerikalının gönlüne hitap edecek radikal nefreti damarlara zerk etmeye başladı bile…

Kaldı ki, Afgan kökenli katilin örgüt bağlantısı olup olmaması IŞİD ve benzeri radikal şiddetten beslenen örgütleri, bu tür örgütlerin dünyayı esir alan terör saldırıları gerçeğini ortadan kaldırmıyor ki…

Evet, küresel bir şiddet sarmalındayız ve bu şiddetle birlikte gittikçe artan bir nefret olgusu, dili de var.

Afganistan’ ın önce Rusya ardından ABD işgaliyle başlayan süreçte ortaya çıkan El-Kaide…

Bush yönetiminin Irak’ ı yerle bir eden işgali ve masum sivil halka reva görülenlerle serpilip gelişen ve Suriye’ de yaratılan iklimin etkisiyle çok daha hızlı büyüyen IŞİD…

Nefret ve şiddet ilişkisinde hangi tezi savunursanız savunun, nefretin şiddetten, şiddetin nefretten beslendiği gerçeği değişmiyor.

ABD’ deki son saldırı Trump’ un gerçekten ekmeğine yağ sürer mi?

Obama döneminde kan kaybeden enerji ve silah kartelleri son bir hamleyle normal koşullarda kazanması hayli zor ve tek silahı nefret dili olan birinin “şiddeti, şiddetle yok etme formülüyle” seçim kazanma stratejisini hedefe ulaştırmak için şiddet sarmalına tavan yaptıran böylesi bir katliamdan medet ummuş olabilir mi?

Zor sorular bunlar ve sağduyulu analizlerden çok komplo teorileri kategorisine giren iddialar.

Ama iddiaların uçukluğu özellikle Orlando saldırısının bireysel olma ihtimaliyle de birleştirildiğinde ipe sapa gelmemesi dahi, şiddetten beslenen ve varlık sebebi çatışma, savaş olan kartelleri ayakta tutan şiddet ekonomisi gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

2005 yılından beri her yıl Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından düzenli olarak hazırlanan ve dünyayla paylaşılan Küresel Barış Endeksine göre şiddetin küresel ekonomi üstündeki maliyeti 2016’ da yani tek bir yılda 13,6 trilyon dolar.

Enstitü küresel şiddetin dünya ekonomisine son on yıllık etkisini de hesaplamış: 137 trilyon dolar…

2015’ te tüm dünya 114 trilyon dolar hâsıla ürettiğine göre şiddet ekonomisinin boyutunu varın hesaplayın…

Enstitü küresel barış endeksini her yıl yayınlarken ülke sıralamalarına da yer veriyor ve çeşitli faktörlere göre yeniden belirliyor.

Örneğin 2010’ da dünyanın en huzurlu üç ülkesi Yeni Zelanda, İzlanda ve Japonya idi. İlginç bir ayrıntı; üç ülke de birer ada…

2016’ nın en barışçıl ilk üçü ise; İzlanda, Danimarka ve Avusturya…

Şiddet ve nefret ve barış demişken Türkiye ne durumda derseniz?

Baş aşağı giden grafiğe bakmak bile duyarlı insanın kabul edeceği cinsten değil.

2007 Küresel Barış Endeksinde 92. sırada yer alırken 2010’ da kendini 126. sırada buluyor. Düşüş burada duruyor mu?

2015’teki 135. lik dibe vuruşu getirmemiş olmalı ki; 2016’ da 7 basamak daha gerileyerek 145. sıraya inmiş*. Daha aşağısı var mı?

Irak, Somali, Afganistan, Pakistan, Yemen, Suriye olmayacaksanız yok…

163 ülke arasındaki araştırmada Türkiye bu karnesiyle Avrupa sonuncusu ve dünyada bir yıl içinde en çok gerileyen Yemen, Libya, Ukrayna ile aynı kategoride ve Irak, Somali, Afganistan, Pakistan, sudan gibi kan göllerinin az üstünde…

Enstitü Türkiyenin kan kaybını gerekçelendirirken şu gözlemlere yer veriyor:

“Türkiye, 2015’te Erdoğan hükümetinin devam eden katı politikaları ve komşu Suriye’deki çatışmanın etkileri nedeniyle iç güvenlikte zorluklar yaşadı. Ülke içinde güvenliğin kötüleşmesinin ana nedeni devlet ile PKK arasındaki anlaşmazlığın yeniden başlaması özellikle IŞİD’in terör faaliyetlerini arttırması”

Bununla da bitmiyor rapor ve Erdoğan’ın muhaliflere yönelik sert tutumu nedeniyle gözaltına alınanların sayısındaki artış yanında ülkenin komşularla ilişkilerinin de kötüleştiğine dikkat çekilmekte…

“Namaz kılmayan hayvandır” önermesinin beslendiği ve beslediği nefret dili üzerinden konuyu sürdürmek gerekiyor.

Başka bir yazıda devam edelim…

*Küresel barış endeksi

 

Türkiye

2007

92

2008

119

2009

124

2010

126

2012

130

2015

135

2016

145

 

Abdullah Ayan

 
 
16 Haziran 2016 Perşembe 00:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:41
  • Akşam17:57
  • Yatsı19:26
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Get our toolbar!
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji