Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Güncel » Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet ve nefret sarmalına yakalanan dünya ve küresel barış endeksinde dibe çakılan Türkiye..

 
 
Şiddet ve nefret... Abdullah Ayan yazdı

Şiddet mi nefreti doğurur, nefret mi şiddeti yaratır konusu masaya yatırılsa, herkesin kendince ileri sürebileceği pek çok gerekçe ileri sürmesi doğal.

Kimisine göre nefret eken bir süre sonra şiddet biçiyor.

Bir başka cephenin işlediği teze bakarsak, şiddete uğrayanların zamanla nefret duygularıyla kavrulması kaçınılmaz.

Tüm dünyayı kasıp kavuran ve her gün bir başka yerde patlak veren şiddet haberleri vesilesiyle tartışma yeniden alevlenecektir.

ABD’ de Orlando’ da tek kişinin girdiği gay barda katlettiği 50 masum insanla ilgili haberlerin verilme biçimi, kızışmakta olan ABD Başkanlık seçimi nedeniyle de siyasilerin olaydan rant devşirme hesaplarıyla bir araya gelince yeniden patladı yanıtı zor şiddet ve nefret bağı…

Kampanyasını; yabancı düşmanlığı, özellikle de İslam fobi üzerine inşa eden Trump’ a göre mademki saldırıyı gerçekleştiren Afgan asıllı bir Müslümandır o zaman bu bal gibi bir İslami terör saldırısıdır.

Hillary Clinton cephesine göre ise şiddeti yaratan ABD’ deki kontrol edilemez bireysel silahlanma olgusudur ve son yıllarda özellikle okullarda gerçekleştirilen katliamların da anlattığı gibi bu kişilerin peynir ekmek alır gibi silah alabilme yöntemine bir an önce son verilmelidir.

Aslında şiddete karşı çıkmayan, her şiddet olayını şiddetle kınamayan ülke yok…

O halde sorulması gereken çok basit bir soru var: Mademki, şiddete karşısınız, neden silah üretimi sınırlanmıyor, hatta küresel anlamda son verilmiyor?

ABD’ deki saldırının öldürülen faili her ne kadar katliamı yapmadan önce polisi arayıp “ben IŞİD mensubu ve örgütün lideri Bağdadi askeriyim” dediyse de, başta FBI olmak üzere ABD istihbaratı saldırganın örgüt bağlantısına rastlanmadığını açıklıyor ama ne gam?

Trump çoktan baltaları bileyip, zaten her gün biraz daha ezilen, sermayenin ucuz emeğe yönelmesi nedeniyle iş ve aş bulma umudu kaybolan ve bunun sorumlusu olarak ta, ülkelerinden kaçıp gelen mültecileri gören orta sınıf beyaz Amerikalının gönlüne hitap edecek radikal nefreti damarlara zerk etmeye başladı bile…

Kaldı ki, Afgan kökenli katilin örgüt bağlantısı olup olmaması IŞİD ve benzeri radikal şiddetten beslenen örgütleri, bu tür örgütlerin dünyayı esir alan terör saldırıları gerçeğini ortadan kaldırmıyor ki…

Evet, küresel bir şiddet sarmalındayız ve bu şiddetle birlikte gittikçe artan bir nefret olgusu, dili de var.

Afganistan’ ın önce Rusya ardından ABD işgaliyle başlayan süreçte ortaya çıkan El-Kaide…

Bush yönetiminin Irak’ ı yerle bir eden işgali ve masum sivil halka reva görülenlerle serpilip gelişen ve Suriye’ de yaratılan iklimin etkisiyle çok daha hızlı büyüyen IŞİD…

Nefret ve şiddet ilişkisinde hangi tezi savunursanız savunun, nefretin şiddetten, şiddetin nefretten beslendiği gerçeği değişmiyor.

ABD’ deki son saldırı Trump’ un gerçekten ekmeğine yağ sürer mi?

Obama döneminde kan kaybeden enerji ve silah kartelleri son bir hamleyle normal koşullarda kazanması hayli zor ve tek silahı nefret dili olan birinin “şiddeti, şiddetle yok etme formülüyle” seçim kazanma stratejisini hedefe ulaştırmak için şiddet sarmalına tavan yaptıran böylesi bir katliamdan medet ummuş olabilir mi?

Zor sorular bunlar ve sağduyulu analizlerden çok komplo teorileri kategorisine giren iddialar.

Ama iddiaların uçukluğu özellikle Orlando saldırısının bireysel olma ihtimaliyle de birleştirildiğinde ipe sapa gelmemesi dahi, şiddetten beslenen ve varlık sebebi çatışma, savaş olan kartelleri ayakta tutan şiddet ekonomisi gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

2005 yılından beri her yıl Uluslararası Ekonomi ve Barış Enstitüsü tarafından düzenli olarak hazırlanan ve dünyayla paylaşılan Küresel Barış Endeksine göre şiddetin küresel ekonomi üstündeki maliyeti 2016’ da yani tek bir yılda 13,6 trilyon dolar.

Enstitü küresel şiddetin dünya ekonomisine son on yıllık etkisini de hesaplamış: 137 trilyon dolar…

2015’ te tüm dünya 114 trilyon dolar hâsıla ürettiğine göre şiddet ekonomisinin boyutunu varın hesaplayın…

Enstitü küresel barış endeksini her yıl yayınlarken ülke sıralamalarına da yer veriyor ve çeşitli faktörlere göre yeniden belirliyor.

Örneğin 2010’ da dünyanın en huzurlu üç ülkesi Yeni Zelanda, İzlanda ve Japonya idi. İlginç bir ayrıntı; üç ülke de birer ada…

2016’ nın en barışçıl ilk üçü ise; İzlanda, Danimarka ve Avusturya…

Şiddet ve nefret ve barış demişken Türkiye ne durumda derseniz?

Baş aşağı giden grafiğe bakmak bile duyarlı insanın kabul edeceği cinsten değil.

2007 Küresel Barış Endeksinde 92. sırada yer alırken 2010’ da kendini 126. sırada buluyor. Düşüş burada duruyor mu?

2015’teki 135. lik dibe vuruşu getirmemiş olmalı ki; 2016’ da 7 basamak daha gerileyerek 145. sıraya inmiş*. Daha aşağısı var mı?

Irak, Somali, Afganistan, Pakistan, Yemen, Suriye olmayacaksanız yok…

163 ülke arasındaki araştırmada Türkiye bu karnesiyle Avrupa sonuncusu ve dünyada bir yıl içinde en çok gerileyen Yemen, Libya, Ukrayna ile aynı kategoride ve Irak, Somali, Afganistan, Pakistan, sudan gibi kan göllerinin az üstünde…

Enstitü Türkiyenin kan kaybını gerekçelendirirken şu gözlemlere yer veriyor:

“Türkiye, 2015’te Erdoğan hükümetinin devam eden katı politikaları ve komşu Suriye’deki çatışmanın etkileri nedeniyle iç güvenlikte zorluklar yaşadı. Ülke içinde güvenliğin kötüleşmesinin ana nedeni devlet ile PKK arasındaki anlaşmazlığın yeniden başlaması özellikle IŞİD’in terör faaliyetlerini arttırması”

Bununla da bitmiyor rapor ve Erdoğan’ın muhaliflere yönelik sert tutumu nedeniyle gözaltına alınanların sayısındaki artış yanında ülkenin komşularla ilişkilerinin de kötüleştiğine dikkat çekilmekte…

“Namaz kılmayan hayvandır” önermesinin beslendiği ve beslediği nefret dili üzerinden konuyu sürdürmek gerekiyor.

Başka bir yazıda devam edelim…

*Küresel barış endeksi

 

Türkiye

2007

92

2008

119

2009

124

2010

126

2012

130

2015

135

2016

145

 

Abdullah Ayan

 
16 Haziran 2016 Perşembe 00:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:46
  • Güneş06:21
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:12
  • Akşam18:49
  • Yatsı20:12
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji