Özdemir, 'Adana Mersin Bölgesi 3 yılda nasıl en yoksul bölge oldu?'

Ana Sayfa » Güncel » Şiddete Son Platformu yeni yasaya dikkat çekti

Şiddete Son Platformu yeni yasaya dikkat çekti

Platform yeni yasaya dikkat çekerek, "Kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlara “ağır cezalar getireceği” iddia edilen değişiklik, birçok suçun cezasını hafifletecek, birçok tecavüzcü ve istismarcıyı serbest bırakacaktır."dedi.

 
 
Şiddete Son Platformu yeni yasaya dikkat çekti

Platform yeni yasaya dikkat çekerek, "Kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlara “ağır cezalar getireceği” iddia edilen değişiklik, birçok suçun cezasını hafifletecek, birçok tecavüzcü ve istismarcıyı serbest bırakacaktır."dedi.

Konu ile ilgili bir basın açıklaması yapan ve Mersin Ka.Der'in de destek verdiği platform açıklamasında şunları söyledi:

HERKESİ UYARIYORUZ!

 

Kadın ve çocuklara yönelik cinsel suçlara “ağır cezalar getireceği” iddia edilen değişiklik, birçok suçun cezasını hafifletecek, birçok tecavüzcü ve istismarcıyı serbest bırakacaktır.

Cinsel suçlara sözde ceza artırımı diye sunulan bu tasarı:  Özde cezasızlıktır!

AKP, pek çok önemli yasa değişikliğini hukuken çok sorunlu olan “torba yasa” usulü ile bir arada sunarak ve muhatapları ile tartışmayarak; toplumu, kadınlara ve çocuklara karşı cinsel saldırı suçlarının soruşturulması, kovuşturulması ve cezalandırılması konusunda var olan durumdan çok daha sorunlu bir aşamaya taşımak istiyor! 

Hükümetin, cinsel suçların önlenmesini sağlayacak adımları atmadığını, erkek egemen devlet ve hukukun, erkeğin lehine uygulamaları değiştirmeye niyetli olmadığını, cezayı artırmak ya da azaltmakla sorunun çözülebileceği yanılgısını yaymaya çalıştığını biliyoruz.

 

Yasada kadın cinayetlerine ya da kadına karşı şiddete ilişkin bir düzenleme yapılmamış!

Türk Ceza Kanunu’nun birçok maddesinde değişiklik öneren bir yasada, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri konusunda tek bir düzenleme bile olmamasını hayretle karşılıyoruz. Tam tersine, kadınlara tecavüz sırasında uygulanan/uygulanacak şiddet konusunda erkeklere yeni “ceza indirimleri” geliyor! 

Cinayet davalarında ise haksız tahrik indiriminin uygulanmasının önüne geçecek bir düzenleme yapılmadığını görüyoruz.

 

Kadının beyanı esas alınmalı!

Tasarıya, cinsel taciz, cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarında “çocuğun ve kadının beyanının esas alınması ve aksini ispat yükümlülüğünün erkekte olması”na ilişkin de hiçbir hüküm konmadığını görüyoruz.

 

15-18 yaş arası genç kadın ve erkekler arasındaki cinsel ilişkiye dair hapis cezasının artırılması kabul edilemez!

TCK’da var olan ve yarısı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olan bu konuyla ilgili “diğer yarısı” yürürlükte olan TCK 104. maddenin tümden iptali gerekmektedir. Tasarı, tam tersine,  gençlerin kendi rızalarıyla giriştiği cinsel eylemlerin cezasını artırmaktadır. Flört eden genç kadın ve erkekleri (ve hatta ailelerini), daha uzun sürelerle hapse atma tehdidiyle cezalandırmak istemektedir. 

Gençlerin flörtüyle, ülkemizde büyük bir sorun olan “çocuk yaşta ve zorla evlendirmeler” konusu İKİ AYRI KONUDUR. Bu konuda toplumda ve hukukta bir algı karışıklığı yaratmamak gerekir. Çocukları cinsel istismardan korumak hepimizin ortak sorumluluğudur; gençlere cinselliği yasaklamak yeni toplumsal mağduriyetler yaratacak muhafazakar bir politikadır.

Çocuklarla ilgili getirilmek istenen yasaların, çocukları korumayı değil, muhafazakarlaşmayı ve cinsel özgürlüklerin sınırlandırılmasını amaçladığını biliyoruz.

 

Hükümetin amacı çocukları korumak değil!

Yürürlükteki yasa maddesini değiştirerek çocukların yetişkinler tarafından istismar edildiği durumlar için, “taciz” ve “saldırı” ayrımı getirmeye çalışmak, çocukların taciz edilmesi halinde cezanın düşmesi anlamına geliyor. Çocukları korumak bu mu?

 

Şikayet süresi 6 ayla sınırlanıyor!

Halen zaman aşımının korunduğu, cinsel taciz ve kimi cinsel saldırı suçlarında şikayet süresinin 6 ayla sınırlandığı bu yeni düzenlemeyle cinsel saldırıların önlenebileceğini nasıl söyleyebiliriz?

 

Sanıklar suçludur, ruh hastası değil!

Cinsel suçların çok küçük bir bölümü “hasta”lar tarafından işlenir. Toplumun belki de binde birlik bir oranına denk düşen bu “hasta”lar, adı üzerlerinde hastadır. Belki de, toplum tarafından “hasta” edilmişlerdir. 

Çünkü, kadınlara ve çocuklara karşı cinsel suçlar toplum tarafından kültür, gelenek, örf, adet, din vb. nedenlerle meşru görüldükçe “hasta/normal” tanımı belirsizleşir. 

Önümüzdeki bu yasa tasarısında sanıkların “tedavisinden” söz edilmesi, devlet nezdinde eylemin hala bir suç değil, hastalık olarak görüldüğünü bize gösteriyor. Sanıklar hasta değil, erkek egemen sistemden gücünü alan suçlulardır. Yasada tedaviden söz ederek, bu suç toplumun önünde tıbbileştirilmeye çalışılıyor!

 

Ruh ve beden sağlığı!

Yeni tasarıda getirilen “ruhsal zedelenme” değerlendirmenin kaldırılması, suçun yalnızca maddi delillere dayandırılması, kimi suçların cezasız kalmasına, cezalarının indirilmesine ve şikâyet edilememesine yol açacak. 

Bugüne kadar çocuklara, kadınlara ve LGBTİ bireylere yönelen cinsel şiddet cezasız kalıyor, kadının beyanı yok sayılarak, fiziksel delil yoksa ceza verilmiyordu. Hali hazırda psikososyal desteğin bir parçası olarak veya cezada ağırlaştırıcı unsur olarak görülmesi gereken ruhsal değerlendirme sürecinin, kadının aleyhine ve erkek egemen hukuka nasıl hizmet ettiğini, bir yıldırma politikasına dönüştüğünü, mağdurların tekrar tekrar travmatize edildiğini biliyoruz. 

Cinsel şiddet kriz merkezleri niye açılmıyor?

Cinsel şiddetle mücadele açısından kadın danışma merkezleri, kadın/çocuk sığınakları, Alo şiddet hakkı ile cinsel şiddet kriz merkezleri yaşamsal önem taşıyor.

Bu kurumsal mekanizmalar oluşturulmadan, kağıt üzerinde yasaları ağırlaştırmak/hafifletmek hiçbir toplumsal/cinsel sorunu çözemez. 

Özetle belirtelim ki, önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelecek bu düzenlemeler sözde ceza artırımı, özde ise suçlulara cezasızlık getiriyor! Yüzlerce, binlerce tecavüzcü ya da çocuk istismarcısının serbest kalmasını sağlıyor! Yenilerini özendiriyor! 

Cinsel taciz ve saldırıyı önlemeyecek, çocukları ve kadınları korumayacak, saldırganlar üzerinde caydırıcı etkisi olmayacak bu torba yasaya  itirazımız var!

ŞİDDETE SON PLATFORMU

 
 
5 Haziran 2014 Perşembe 14:50
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:46
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:43
  • Akşam18:07
  • Yatsı19:30
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
8
7
1
0
22
2
Göztepe
8
5
1
2
16
3
Akhisarspor
8
5
1
2
16
4
Başakşehir
8
5
1
2
16
5
Fenerbahçe
8
4
2
2
14
6
Beşiktaş
8
4
2
2
14
7
Kayserispor
8
4
2
2
14
8
Bursaspor
8
4
0
4
12
9
Sivasspor
8
4
0
4
12
10
Aytemiz Alanyaspor
8
3
1
4
10
11
Trabzonspor
8
2
3
3
9
12
Karabükspor
8
2
2
4
8
13
Malatyaspor
8
2
2
4
8
14
Kasımpaşa
8
2
2
4
8
15
Konyaspor
8
2
1
5
7
16
Gençlerbirliği
8
2
1
5
7
17
Antalyaspor
8
1
3
4
6
18
Osmanlıspor
8
1
1
6
4
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji