Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Sisler arasında kaybolan Mersin’ le hayat bulan sanatçı: İlyas Halil…

Sisler arasında kaybolan Mersin’ le hayat bulan sanatçı: İlyas Halil…

Mersin' i "Gökyüzündeki tüy, sevişen iki kuşun unutkanlığıdır. Domateste çiçek sarısı, batacak güneşin unutkanlığıdır" diye anlatan başka kimsemiz yok, yoksuluz, yetimiz çünkü...

 
 
Sisler arasında kaybolan Mersin’ le hayat bulan sanatçı: İlyas Halil…
İlyas Halil’ in Mersin’ i de akşamları hüzzam, sabah şafağında sabâ makamında bestelenmeyi hasretle bekleyen şiir tadındadır aslında…
Bakın nasıl anlatıyor o sislerin arasında kaybolan şehri:
“Mersin’ i şiir kenti yapan, babaların hoşgörüsü idi. Mersin’ de her akşam çiçek yataklarına çiçek eken, parkları sulayan bahçıvan değildi. Geceleri uyumayan şairler, ressamlardı.”
Halil sadece şiirlerde, hikâyelerde yaşatmaz Mersin’ i. Bir misyoner gibi dünyanın dört bucağında avuçlarına sinmiş Mersin’ i sunar insanlara…
O okudukça gözlerimi nemlendiren satırlarından seçtim aşağıdaki cümleleri:
“Yatırım uzmanı olarak çalıştığım yıllarda, bir Rus devlet adamı Abu Dabi’ ye gelmişti. Ben de Büyükelçi ile ziyaretine gittim. Rus Büyükelçi bana “şiir kitabını götür”  dedi. “Yakışıksız olur” dedim. Büyükelçi “olmaz” dedi. “O da senin, benim gibi şiir seven bir insan”
“Dört damla bahar yağmuru” isimli şiir kitabımı götürdüm. Kısa şiirlerdi, yalın dille yazılmıştı, İngilizce çevirileri de aynı sayfadaydı.
Ertesi gün Rus sefaretinde o devlet adamını yeniden gördüm. Geleceğimi biliyordu herhalde.
“Hüznü, kızıl damı ak güvercin dolu evimizin çocuk ayağı değmemiş bahçesinde öğrendim..” Şiirimi bir kağıda yazmıştı.
Bana “Mersin neresi?” dedi. Cevap vermedim. Daha doğrusu verdiğim karşılık değildi. “Ne bileyim Mersin nerede? Bilsem yitirir miydim Mersin’ i” dedim herhalde.
Mersin kent değildi ki, bir ruh haletiye idi. Mersin aşk yeri, aşkın ilk doğduğu yerdi herhalde. Her nasılsa aşık olunacak tüm kızlar orada toplanmıştı. Mersin Nirvana yeri… Mersin elli yıl önce sevdiğim kadın, şiir kitabımın sarı sayfaları arasında hala on dokuz yaşında…
Mersin taştan, yoldan, sokaktan olsaydı, çamurdan sivrisinekten olsaydı “Deniz çekildi, ay sahilde su birikintisi” der miydim hiç?
Avusturya Ticaret Müsteşarı bir gün “Seninle Mersin’ e gençleşmeye gideceğim” dedi.
“Neden?” dedim.
“Mersin tılsımlı suya benziyor” dedi. “Senin Mersin’ inde aç olmak isterdim…” Ve ardından şiirimi mırıldandı: “Yemek pişirmesini bilmediğin yıllar, yüzüne bakarak yedim ekmek, peyniri”
Fransız Chantal “Beni Mersin’ e götürür müsün?” dedi.
“Ne yapacaksın, Mersin küçücük bir şehir?” dedim.
“Dünyanın en büyük martıları Mersin’ de olmalı…” dedi.
Ne demek istediğini anlamadım. Bana bir şiirimi okudu: ‘İki martının kanadı değince birbirine/gök mü küçüldü dedi biri/ hayır dedi ötekisi, aşkımız büyüdü…’
“Martıların ve aşkların insanlardan büyük olduğu şehri görmek isterdim” dedi.
Ve hepimizi daldığımız uykudan uyandırması gereken o tokat gibi sözler:
“Şiirlerimden söz ettiğim için hoş görün. Mersin deyince şiirlerimden başka aklıma ne gelebilir ki? Bir kent sanatçısı ile yaşar. Mersin’ in yetiştirdiği büyük sanatçılardan biri Nuri Abaç… Onun çocuk sevinci dolu resimlerine bakınca insanın mutlu olmamasına imkan yok. Mersin Nuri’ ye sahip çıkmazsa Ankara çoktan hazır Nuri’ nin tapusunu üstüne kaydetmeye.
Kraliçe Viktorya’ ya “Shakspeare mi, Hindistan mı?” demişler.
“Hindistan bugün bizim yarın değil, oysa Shakspeare İngiltere” demiş…”
Nuri Abaç’ a sahip çıkabildik mi, hayır…
Ama önümüzde kaçırılmaz, kaçınılmaz bir fırsat var:
Zikreder gibi 60 yıldır dünyanın dört yanında Mersin diye inleyen İlyas Halil’ e sahip çıkmak, şehrin onunla daha bir anlam kazanacak yerlerinden birine adını vermek…
Elinde fırça her akşam rüyalarını Mersin niyetine resmeden birine umarım çok görmeyiz bu kadarını…

Mersin’ i “Gökyüzünde tüy, sevişen iki kuşun unutkanlığıdır. Domateste çiçek sarısı, batacak güneşin unutkanlığıdır” diye anlatan başka kimsemiz yok, yoksuluz, yetimiz çünkü…



 
 
 
9 Mart 2012 Cuma 07:51
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:15
  • Öğlen12:37
  • İkindi15:21
  • Akşam17:39
  • Yatsı19:06
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
11
8
2
1
26
2
Başakşehir
11
7
2
2
23
3
Beşiktaş
11
6
3
2
21
4
Kayserispor
11
5
4
2
19
5
Sivasspor
11
6
1
4
19
6
Bursaspor
11
5
2
4
17
7
Fenerbahçe
11
4
5
2
17
8
Göztepe
11
5
2
4
17
9
Akhisarspor
11
5
2
4
17
10
Aytemiz Alanyaspor
11
4
2
5
14
11
Malatyaspor
11
4
2
5
14
12
Trabzonspor
11
3
4
4
13
13
Kasımpaşa
11
3
3
5
12
14
Antalyaspor
11
3
3
5
12
15
Konyaspor
11
3
1
7
10
16
Karabükspor
11
2
2
7
8
17
Osmanlıspor
11
2
2
7
8
18
Gençlerbirliği
11
2
2
7
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1558 - İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth tahta çıktı.
1869 - Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayan Süveyş Kanalı görkemli bir törenle açıldı.
1877 - Rus birlikleri Kars'a saldırdı.
1913 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçiş yaptı.
1918 - İngilizler, Bakü'yü işgal ettiler.
1922 - Şarköy'ün 2,5 yıllık Yunan işgalinden kurtuluşu.
1922 - Abdülmecit halife oldu.
1922 - Son Osmanlı padişahı VI. Mehmet (Vahdettin) İstanbul'u terk etti.
1922 - Sibirya, Sovyetler Birliği'ne katıldı.
1924 - İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1930 - Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini feshetti.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.
1942 - Mısır Kralı Faruk sürgüne gönderildi, yerine Albay Cemal Abdul Nasır geçti.
1963 - Yerel seçimleri Adalet Partisi kazandı.
1967 - TBMM ikinci kez yaptığı gizli oturumda, 18 saat 20 dakika Kıbrıs'taki son gelişmeleri görüştü.
1972 - Türkiye'de ilk kadın partisi olan Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi kuruldu.
1972 - Juan Peron 17 yıllık sürgünden sonra Arjantin'e döndü.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri cunta rejimine karşı ayaklandılar. Askerlerin ateşi sonucu üç öğrenci öldü.
1976 - Türkiye İşçi Partisi'nin davetlisi Şilili sanatçılar sınırdışı edildi.
1977 - Dr. Cahit Karakaş TBMM'nin 13. Başkanı oldu. Görevi 12 Eylül 1980'de sona erdi.
1988 - Azerbaycan'da milli dirçeliş günü.
1993 - Güney Afrika siyasi liderleri, ırk ayrımına son veren yeni anayasayı kabul ettiler.
1995 - Osman Hamdi Bey'in "Yeşil Türbe" tablosu İngiltere'de 37 milyar liraya satıldı.
1999 - İrlanda'yı yenen Türk Milli Futbol Takımı Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katılma hakkı kazandı.
2006 - 1994 yılında keşfedilen 111 atom numaralı yapay elemente resmen Röntgenyum (Rg) adı verildi.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
13.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu10121315202532414344454653565759626465676874
 
Sayısal Loto
11.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121420264048
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji