Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Güncel » Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Bir cıvatanın bağlantı hatasının sorumluluğuyla intihar edenlerin ahlaki sorumluluğu ve ülke yönetenlerin siyasi sorumluluğu...

 
 
Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Bu ülkede sorumluluk tanımını yukarıdan aşağıya doğru sıraladığımız vakit hiç birinden tam olarak nasibimizi almadığımızı görürüz.

Örneğin vicdani sorumluluğun olmadığı topraklarda ahlaki sorumluluktan söz edilebilir mi?

Vicdani ve ahlaki sorumluluğu mum ışığında arar hale gelince siyasi sorumluluk gibi bir koltuğa oturtulmuş kişinin akıl ve izanına kalmış tepkiyi o kişinin kendiliğinden yapmasını istemek saf dillik değilse çok naif bir beklentiden öte anlam ifade etmez.

Cumhuriyet tarihi boyunca en büyüğünü yaşadığımız, acısı yüreklerimizi kavuran son katliama rağmen “ihmal ve zafiyet yok ki, istifa edeyim” tavrıyla hepimizi kabul edilemez gerçekle yüzleşmek zorunda bırakan atanmış İç İşleri Bakanının tavrı bu nedenle bu topraklara özgüdür ve fazlaca yadırganacak yanı da yoktur.

Vicdani ve ahlaki sorumluluk bizden çok uzak coğrafyalarda geçerlidir ve her çeşit malın, hizmetin, insanın yer değiştirdiği, serbestçe dolaştığı günümüzde o bizi diğer canlılardan ayıran vicdan ve ahlakın bu en önemli hasleti olan sorumluluk bir türlü ve tam anlamıyla bu topraklara gelememiştir.

Onun için körfez köprüsü inşaatı sırasında yaşanan kazada ölenlerin ardından hiç kimse kendini sorumlu hissetmezken, bir cıvatanın hatalı yapım veya bağlantısından kendini mesul tutan Japon mühendis intihar eder de, boş gözlerle herkes birbirine “şimdi bu adam gerçekten bir cıvata için mi kendini öldürdü” sorusunu sorar.

Evet, o kültürde insanlar bize çoğu zaman mantıksız gelen ve “boş işler” olarak gördüğümüz fiiller nedeniyle de canlarına kıyarlar.

2014’ te ahlaki sorumluluğa örnek olacak, ders niyetine okutulacak bir intihara tanık olmuştum da “yok canım, bu kadarı da fazla” diye nutkum tutulmuştu.

Bilim adamının Yoshiki Sasai idi ve 52 yaşında genetik araştırmalar konusunda dünyanın geleceğini belirleyecek, günün birinde hepimizin hasta organlarını çok basit bir yöntemle yenileme şansını yakalayacağı araştırmalara ev sahipliği yapan Japonya’ daki bilim enstitüsünün başında Prof. Sasai yer alıyordu.

Enstitü 2013’ te çok önemli bir buluşu dünyaya duyurdu. Araştırmacılardan Haruko Obakata deriden alınan bir hücreyi kola diye niteleyeceğimiz asidik ortamda kök hücreye dönüştürdüğünü ve bu yöntemle yakın zamanda her türlü organın başka birinden organ nakline (ve bu durumda organ reddi gibi sorunlarla karşılaşmadan) gerek kalmadan onarılabileceğini hatta yenilenebileceğini açıklayan makalesini çeşitli deney sonuçları ve bilimsel veriler desteğinde yayınladı.

Makale tüm dünya bilim insanlarının tartışmasız saygı duyduğu ve gerçekliğinden asla şüphe etmedikleri Nature dergisinde yayınlandı. Tabii Obakata’ nın referansı deneyi gerçekleştirdiği enstitünün de başında yer alan Prof Sasai idi.

Buluş bilim dünyasına tek kelimeyle bomba gibi düştü. Sadece bilim dünyasına mı, ölümsüzlüğe kadar gidecek bir yöntemden söz ediliyordu ve yöntem sayesinde derinizden dökülecek birkaç hücrenin coca cola içine daldırılmasıyla her türlü organ üretilebilecekti.

Ancak Natüre dergisindeki makalenin ekindeki yöntem bir süre sonra sorgulanmaya başlandı. Yazılan ortamı harfiyen uygulamalarına rağmen pek çok bilim adamı benzer sonuca ulaşmadı, ulaşamayınca Obakata üzerinden Sasai’ yi sıkıştırmaya başladı.

Uzatmamayım; Bilimsel verileri gözden geçiren Nature bir süre sonra makalenin geri çekildiğini açıkladı. Obakata son ana kadar buluşu savundu ama bir sabah enstitüye gelenler gözlerine inanamadı. Direktör Sasai’ nin bedeni bir ağaçta sallanıyordu. Yaşananları onuruna yediremeyen dünyanın en saygın bilim insanlarından biri, hayatının en verimli çağında üstelik doğrudan dahli olmayan bir konu nedeniyle geriye özür dileyen bir mektup bırakıp intihar etmişti.

Düşünüyorum da, vicdani ve ahlaki sorumluluğun esamisinin okunmadığı bu topraklarda siyasi sorumluluğun gereğini beklemek elbette hayalcilik ama çıta hiçbir zaman bu seviyeye inmemişti.

Örneğin gerekli önlemleri almadan 2. Dünya savaşının en hararetli dönemi sayılan 1941’de, ülkenin en iyi denizcilerinden 168 askeri kömür gemisiyle ölüme gönderilmesine vesile olan iki bakan hem de tek parti döneminde Meclis görüşmeleri sonucu faciada sorumlulukları olmadığı oylama sonucuyla ortaya çıkmasına rağmen istifa etmek zorunda kalıyordu.

Ama hepsi bu…

Ne 1 Mayıs 1977’ de Taksim’ de derin güçlerin bugün bile doğru dürüst aydınlatılamayan provokasyonuyla öldürülen 34 insanın hesabı sorulabildi ne de 1978 Aralık ayındaki Maraş katliamında 102 Alevinin ölümüyle sonuçlanan toplu cinayetler aydınlatılabildi.

Ve elbette iki olayda da ne Hükümet ne de herhangi bir Bakan yaşananlardan kendine pay çıkarıp siyasi sorumluluğun gereği olan istifa kurumuna başvurdu.

Çok gerilerdeki olayları tarihçilere bırakıp AK Parti iktidarının ülkeyi yönettiği şu son yıllarda yaşanan ve bırakın uzak doğu ahlaki değerlerinin hâkim olduğu toprakları, her türlüsünden demokrasiyle yönetilen tüm ülkelerde bakan bir yana hükümetlerin istifa etmesini gerektiren hepimizin zayıf hafızalarımıza kazınmış birkaç olayı şöyle bir hatırlayalım:

-22 Temmuz 2004 tarihinde deneme seferi yapan hızlı tren kazası ve ölen 41 insan…

O kazada bırakın siyasi sorumluluğu, kazaya yol açan teknik ekip ve sürücü bile cezalandırılmadı. Bakan konuyu bürokrasiye, bürokrasi teknik ekibe, teknik ekip makiniste attı. Süren davada dosya zaman aşımı nedeniyle kapandı.

-29 Aralık 2011 gecesi Roboski’ de bir türlü anlaşılmayan! Anlatılmayan nedenle çoğu çocuk 35 kişinin parçalanmış bedenleriyle bedelini ödediği askeri uçakların “yanlışlıkla!” gerçekleştirdiği bombalama eylemi nedeniyle de tek bir sorumlu ne istifa etti, ne hesap verdi.

- 5 Eylül 2012’ de Afyon’ da silahlı kuvvetlere ait mühimmat deposu patladı ve 25 asker hayatını kaybetti. Milli Savunma Bakanı bir yana o deponun sorumluluğunu üstlenen üst düzey hiç kimsenin kılı kıpırdamadı.

- 11 Mayıs 2013 Reyhanlı’ da patlayan bomba ve hayatını kaybeden 52 masum insan…

- 13 Mayıs 2014’ te 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma faciası: Türkiye bir yana dünya madencilik tarihinin en trajik kazalarından biri bu ülkede yaşandı ve cinayetten beter ağır ihmallerin görüldüğü olay “yapılan işin fıtratında var” denerek sadece bir kısım şirket yetkili ve çalışanının yargılanmasıyla sürüp gitmekte.

- Yarası taze Suruç katliamı ve yara sarmaya, Suriyeli çocuklara oyuncak götüren 32 gencin parçalanan bedenleri…

Ve bugün parçalanmış bedenlerin birbirine karıştığı, doğru dürüst ölü sayımızı bile bilmekten aciz kaldığımız son katliam…

Hangisinde tek bir siyasi sorumlunun çıkıp bırakın istifayı, özür dilediğini gördük ki, İç İşleri Bakanlığı koltuğuna oturan zatın “gereğini yaptığına” tanık olalım.

Sanırım başka coğrafyalarda hatayı kabul etme erdemi bu topraklara gelindiğinde altın sırmaya bile bürünse de giymeme hasleti! Fıtratımızda var…

 

 Abdullah Ayan

 

 

 
15 Ekim 2015 Perşembe 12:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji