İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Bir cıvatanın bağlantı hatasının sorumluluğuyla intihar edenlerin ahlaki sorumluluğu ve ülke yönetenlerin siyasi sorumluluğu...

 
 
Siyasi sorumluluk, ahlaki sorumluluk... Abdullah Ayan yazdı

Bu ülkede sorumluluk tanımını yukarıdan aşağıya doğru sıraladığımız vakit hiç birinden tam olarak nasibimizi almadığımızı görürüz.

Örneğin vicdani sorumluluğun olmadığı topraklarda ahlaki sorumluluktan söz edilebilir mi?

Vicdani ve ahlaki sorumluluğu mum ışığında arar hale gelince siyasi sorumluluk gibi bir koltuğa oturtulmuş kişinin akıl ve izanına kalmış tepkiyi o kişinin kendiliğinden yapmasını istemek saf dillik değilse çok naif bir beklentiden öte anlam ifade etmez.

Cumhuriyet tarihi boyunca en büyüğünü yaşadığımız, acısı yüreklerimizi kavuran son katliama rağmen “ihmal ve zafiyet yok ki, istifa edeyim” tavrıyla hepimizi kabul edilemez gerçekle yüzleşmek zorunda bırakan atanmış İç İşleri Bakanının tavrı bu nedenle bu topraklara özgüdür ve fazlaca yadırganacak yanı da yoktur.

Vicdani ve ahlaki sorumluluk bizden çok uzak coğrafyalarda geçerlidir ve her çeşit malın, hizmetin, insanın yer değiştirdiği, serbestçe dolaştığı günümüzde o bizi diğer canlılardan ayıran vicdan ve ahlakın bu en önemli hasleti olan sorumluluk bir türlü ve tam anlamıyla bu topraklara gelememiştir.

Onun için körfez köprüsü inşaatı sırasında yaşanan kazada ölenlerin ardından hiç kimse kendini sorumlu hissetmezken, bir cıvatanın hatalı yapım veya bağlantısından kendini mesul tutan Japon mühendis intihar eder de, boş gözlerle herkes birbirine “şimdi bu adam gerçekten bir cıvata için mi kendini öldürdü” sorusunu sorar.

Evet, o kültürde insanlar bize çoğu zaman mantıksız gelen ve “boş işler” olarak gördüğümüz fiiller nedeniyle de canlarına kıyarlar.

2014’ te ahlaki sorumluluğa örnek olacak, ders niyetine okutulacak bir intihara tanık olmuştum da “yok canım, bu kadarı da fazla” diye nutkum tutulmuştu.

Bilim adamının Yoshiki Sasai idi ve 52 yaşında genetik araştırmalar konusunda dünyanın geleceğini belirleyecek, günün birinde hepimizin hasta organlarını çok basit bir yöntemle yenileme şansını yakalayacağı araştırmalara ev sahipliği yapan Japonya’ daki bilim enstitüsünün başında Prof. Sasai yer alıyordu.

Enstitü 2013’ te çok önemli bir buluşu dünyaya duyurdu. Araştırmacılardan Haruko Obakata deriden alınan bir hücreyi kola diye niteleyeceğimiz asidik ortamda kök hücreye dönüştürdüğünü ve bu yöntemle yakın zamanda her türlü organın başka birinden organ nakline (ve bu durumda organ reddi gibi sorunlarla karşılaşmadan) gerek kalmadan onarılabileceğini hatta yenilenebileceğini açıklayan makalesini çeşitli deney sonuçları ve bilimsel veriler desteğinde yayınladı.

Makale tüm dünya bilim insanlarının tartışmasız saygı duyduğu ve gerçekliğinden asla şüphe etmedikleri Nature dergisinde yayınlandı. Tabii Obakata’ nın referansı deneyi gerçekleştirdiği enstitünün de başında yer alan Prof Sasai idi.

Buluş bilim dünyasına tek kelimeyle bomba gibi düştü. Sadece bilim dünyasına mı, ölümsüzlüğe kadar gidecek bir yöntemden söz ediliyordu ve yöntem sayesinde derinizden dökülecek birkaç hücrenin coca cola içine daldırılmasıyla her türlü organ üretilebilecekti.

Ancak Natüre dergisindeki makalenin ekindeki yöntem bir süre sonra sorgulanmaya başlandı. Yazılan ortamı harfiyen uygulamalarına rağmen pek çok bilim adamı benzer sonuca ulaşmadı, ulaşamayınca Obakata üzerinden Sasai’ yi sıkıştırmaya başladı.

Uzatmamayım; Bilimsel verileri gözden geçiren Nature bir süre sonra makalenin geri çekildiğini açıkladı. Obakata son ana kadar buluşu savundu ama bir sabah enstitüye gelenler gözlerine inanamadı. Direktör Sasai’ nin bedeni bir ağaçta sallanıyordu. Yaşananları onuruna yediremeyen dünyanın en saygın bilim insanlarından biri, hayatının en verimli çağında üstelik doğrudan dahli olmayan bir konu nedeniyle geriye özür dileyen bir mektup bırakıp intihar etmişti.

Düşünüyorum da, vicdani ve ahlaki sorumluluğun esamisinin okunmadığı bu topraklarda siyasi sorumluluğun gereğini beklemek elbette hayalcilik ama çıta hiçbir zaman bu seviyeye inmemişti.

Örneğin gerekli önlemleri almadan 2. Dünya savaşının en hararetli dönemi sayılan 1941’de, ülkenin en iyi denizcilerinden 168 askeri kömür gemisiyle ölüme gönderilmesine vesile olan iki bakan hem de tek parti döneminde Meclis görüşmeleri sonucu faciada sorumlulukları olmadığı oylama sonucuyla ortaya çıkmasına rağmen istifa etmek zorunda kalıyordu.

Ama hepsi bu…

Ne 1 Mayıs 1977’ de Taksim’ de derin güçlerin bugün bile doğru dürüst aydınlatılamayan provokasyonuyla öldürülen 34 insanın hesabı sorulabildi ne de 1978 Aralık ayındaki Maraş katliamında 102 Alevinin ölümüyle sonuçlanan toplu cinayetler aydınlatılabildi.

Ve elbette iki olayda da ne Hükümet ne de herhangi bir Bakan yaşananlardan kendine pay çıkarıp siyasi sorumluluğun gereği olan istifa kurumuna başvurdu.

Çok gerilerdeki olayları tarihçilere bırakıp AK Parti iktidarının ülkeyi yönettiği şu son yıllarda yaşanan ve bırakın uzak doğu ahlaki değerlerinin hâkim olduğu toprakları, her türlüsünden demokrasiyle yönetilen tüm ülkelerde bakan bir yana hükümetlerin istifa etmesini gerektiren hepimizin zayıf hafızalarımıza kazınmış birkaç olayı şöyle bir hatırlayalım:

-22 Temmuz 2004 tarihinde deneme seferi yapan hızlı tren kazası ve ölen 41 insan…

O kazada bırakın siyasi sorumluluğu, kazaya yol açan teknik ekip ve sürücü bile cezalandırılmadı. Bakan konuyu bürokrasiye, bürokrasi teknik ekibe, teknik ekip makiniste attı. Süren davada dosya zaman aşımı nedeniyle kapandı.

-29 Aralık 2011 gecesi Roboski’ de bir türlü anlaşılmayan! Anlatılmayan nedenle çoğu çocuk 35 kişinin parçalanmış bedenleriyle bedelini ödediği askeri uçakların “yanlışlıkla!” gerçekleştirdiği bombalama eylemi nedeniyle de tek bir sorumlu ne istifa etti, ne hesap verdi.

- 5 Eylül 2012’ de Afyon’ da silahlı kuvvetlere ait mühimmat deposu patladı ve 25 asker hayatını kaybetti. Milli Savunma Bakanı bir yana o deponun sorumluluğunu üstlenen üst düzey hiç kimsenin kılı kıpırdamadı.

- 11 Mayıs 2013 Reyhanlı’ da patlayan bomba ve hayatını kaybeden 52 masum insan…

- 13 Mayıs 2014’ te 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma faciası: Türkiye bir yana dünya madencilik tarihinin en trajik kazalarından biri bu ülkede yaşandı ve cinayetten beter ağır ihmallerin görüldüğü olay “yapılan işin fıtratında var” denerek sadece bir kısım şirket yetkili ve çalışanının yargılanmasıyla sürüp gitmekte.

- Yarası taze Suruç katliamı ve yara sarmaya, Suriyeli çocuklara oyuncak götüren 32 gencin parçalanan bedenleri…

Ve bugün parçalanmış bedenlerin birbirine karıştığı, doğru dürüst ölü sayımızı bile bilmekten aciz kaldığımız son katliam…

Hangisinde tek bir siyasi sorumlunun çıkıp bırakın istifayı, özür dilediğini gördük ki, İç İşleri Bakanlığı koltuğuna oturan zatın “gereğini yaptığına” tanık olalım.

Sanırım başka coğrafyalarda hatayı kabul etme erdemi bu topraklara gelindiğinde altın sırmaya bile bürünse de giymeme hasleti! Fıtratımızda var…

 

 Abdullah Ayan

 

 

 
15 Ekim 2015 Perşembe 12:33
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji