Çukurova, teşvikte ısrarcı

Ana Sayfa » Güncel » Soslu, Kaşarlı ,Baharatlı Muhteşem Bir Mecra... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Soslu, Kaşarlı ,Baharatlı Muhteşem Bir Mecra... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Hızımız ve teknolojimiz artıkça, ICq ile çiçek açtık ve arkasından MSN ile yeni arkadaşlar ile tanıştık. Yakın zamanda hayatımızın olmazsa olmazları, neredeyse öz kimliğimiz yerine koyduğumuz, Yüzlerin kitabı FACEBOOK ile bambaşka bir boyuta ışık hızında geçiş yaptık. Zaman içinde uzay yolu ATILGAN gemisi gibi hızlı, Türkan Şoray kanunları gibi ALINGAN olmuştuk.

 
 
Soslu, Kaşarlı ,Baharatlı  Muhteşem Bir Mecra... Yazı-YORUM'da Hidayet Gürsel yazdı

Ve Karşınızda SUCKS@L MEDIA

    İlk defa MIRC ile tanıştık bu dijital dünyanın kodları ile bakmaya. Arpa.net yaygınlaşıp, yerini internet adı ile yerleşke içine almaya başladıkça, İnter-net (İnternational  Networking) ile kendi şehirlerini kurmaya başlamıştı bilgi-saraylarımıza... SOSYAL MEDYA'nın ayak sesleriydi bunlar.

    Hızımız ve teknolojimiz artıkça, ICq ile çiçek açtık ve arkasından MSN ile yeni arkadaşlar ile tanıştık. Yakın zamanda hayatımızın olmazsa olmazları, neredeyse öz kimliğimiz yerine koyduğumuz, Yüzlerin kitabı FACEBOOK ile bambaşka bir boyuta ışık hızında geçiş yaptık. Zaman içinde uzay yolu ATILGAN gemisi gibi hızlı, Türkan Şoray kanunları gibi ALINGAN olmuştuk. Atılgan ve alıngan toplumumuz; Bir yazlığı,kışlığı ve facebook hesabı olmayana kız vermez olmuştu. Eskiden Özel sektör çalışanları gözde iken, şimdi takipçiler ve pampişler sözde olmaya başlamıştı. Hesaplar açılıyor, hiç yaşanılmamış hayatların paylaşımları yapılıyor, masa oyunlarına bile dördüncü olamayacak şahsiyette ki adamlar /kadınlar, yüzlerin kitabında yüzsüzce aynı kare içerisinde dost olmuş olabiliyorlardı.  MIŞ gibi zamanlarda, MİS gibi yalanlar satılıyordu...

              #SOSYAL DOLGUMUZ SIZLAMAYA BAŞLIYOR

    İnsan zihninin katmanlarından biri olan İd; Zevk temelli isteklerin ve aşırı ısrarcı enerjinin temel çıkış noktasıdır. Ana kaynağı; CİNSELLİK ve AÇLIK gibi ihtiyaçların, BENCİLCE bir şekilde doyurulması için EGO'ya baskı yapan İD, sosyal medya insanının beyninde kullanmaktan zevk aldığı bölmesidir.  Freud'a göre id kişinin ilkel benliğidir. Hazın doyumu ilkesine göre çalışır. Hiçbir sosyal kuralı önemsemeyen idin tek istediği, isteğinin anında yerine getirilmesidir.
İd'i baskın olarak bebeklerde görebiliriz. İd için aynı zamanda kişiliğin çocuksu tarafı da denilebilir. Kişilik gelişimini dönemlere ayıran eğitim bilimciler id'in, bu dönemlerin en alt basamağında yer aldığını söyleseler de, kişisel gelişim basamaklarının herhangi birinde sorun yaşayan bir bireyde id'lere çok sık rastlanabilir. Bireyde İd'i dengelemek için EGO  devreye girer.

    İd... Ego... Açlık...Doyurulmamış cinsellik.... Ne oldum delisi insanlar.

    Bizi yöneten bu sanal dünyanın kumandası artık bizim kontrolümüzden çıkmıştır. Aynı çatı altında paylaştığımız kablosuz ağdan indirdiğimiz her megabayt veri, yuvalarımızı yıkıp, kalabalık yalnızlıklar içinde yaşamamıza neden olmaya başlıyordu.
Soslu, kaşarlı, baharatlı bir acayip mecra yolunda daha henüz MEZRA iken, bir gecede ŞEHİR olan çamurlu yollarımız olmuştu.

Aslında burasını; Hyde park gibi düşlüyordum. Piknik sepetini alıp gelenler, küçük tostlarını yerken, bir yudum ağaç gölgesi altına pötikareli örtülerini serip, hayatın tadına vardıkları bir yer olmalıydı. Oysa ki tostunu, dostu ile yiyen bir Kindirella ve hain sarı prenses masalı oynanır olmuştu bu örtünün aldında! elmayı ise kimin yediği belli değildi bu mecra üzerinde.

Bize ve çocuklarımıza örnek olmaları gereken dedeler! bu mecrayı mesken edinip, YETMİŞLİK ELLERİ ile, müşebbeh ve müşebbehun bihle yapılan, vech-i şebeh  (teşbih edatı) yapmaya çalışıyorlardı.  Az akılları ile, çok akıllı telefon kullanabilen bu yetmişliklerin, HİSLERİ yerine HİSTERİ duyguları gelişmişti. Ne yönden geldiği belli olmayan bir alamete binip, gidiyorlardı kıyamete.

    İnternet hayatımıza, gürültülü ve büyük modemler ile girmişti. Bağlantı ve çevir sesi o kadar şiddetliydi ki, anlayamadık o darbeli sesin öz benliğimizi günden güne delip geçtiğini.  Artık elimizde akıllı telefonlar ve şarj aletleri düşmez oldu. Dışarıya çıktığımızda deniz manzaralı masa değil, priz yanı arar olduk. Sevdiğim bir benzetmeyi buraya uyarlamak isterim.
 "Kümeste civcivlerin yemleri ortaya konulan yuvarlak yemlik içinde olur." Yem kabımız duvar dibi prizler ve her bir priz yanında onlarca civciv soslu medyada yelleşiyorlar...

    Macera yeni bir boyut kazanmıştı. LİKE! butonu ile. Eskiden birbirimizin yüzüne bakardık ve bu yüzden dimdik adamlar ve kadınlardık. Sohbetlerimiz vardı ev hamuru tadında, baba evi sıcaklığında... Öyle güzel ısıtırdı ki hikâyeler içimizi, sobanın üzerinde tıslayan demlikti,
en sevdiğim şarkı. Çocuk olmakta güvenli ve sapıkça değildi. Güneş batıp, sokak lambasının o cılız ışığı yanana kadar oyun merkeziydi sokaklar... Mahallenin namusu vardı biz küçükken. komşu kızı/ çocuğu emanetti, gözünden bile kıymetliydi. Dedelerimiz bizim sadece büyüklerimiz değil, elleri öpülesi atalarımızdı.  Gel gör ki şimdi, KOCA! KOCA!  oluverdi hepsi...

    Halk dilinde ki ismi ile faceye bakmaktan güneşe bakmayı unuttuk. Eğri boyunlu insanlar olma yolunda ilerliyoruz artık. ArpaNet'ten bu yana elin conisi çok yol aldı ve biz bir arpa boyu ilerleyemedik. Sebeplerini sıralamak için #hashtags hani şu meşhur heçtegle gönder tatlım kullanmak gerekliydi artık.

    Pişarcı  ve Gavatalı gibi ünsüzlerimiz ünlü oluverdi iki kare arası, bir TIK üstünde hayatın. Eh artık hayat burasıydı. Arzum diye kızımız marka olup, kahve yapıverir, fallarda  tıkmatik telefonlardan bakılır olmuştu. Artık kömürün karasını cezveye değil, gözlerimize bant çeker olmuştuk. Öyle ayıplarımız olmaya başlamıştı ki; Toplumca acınacak halimize selfi deyip, SEFİL vaziyete erişmiştik. Dudakları önde öpücük suratlı kızlarımız, tuvalet aynalarından bakar olmuştu resimlere...

 

 
 
1 Mart 2015 Pazar 09:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:41
  • Akşam17:57
  • Yatsı19:26
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Galatasaray
17
11
3
3
36
3
Beşiktaş
16
10
5
1
35
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
16
6
8
2
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
09.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03111215242627283436395356596263657075777880
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji