Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Gündem » Su fiyatları Mersin' de pahalı mı?Abdullah Ayan yazdı..

Su fiyatları Mersin' de pahalı mı?Abdullah Ayan yazdı..

Mersinli suyu pahalı mı içiyor, diğer Büyükşehir Belediyeleri suyu kaça satıyor?

 
 
Su fiyatları Mersin' de pahalı mı?Abdullah Ayan yazdı..
Adam Mersin Büyükşehir' e aday olmaya değil, mevcut başkanın yaptıklarını eleştirmeyi tek görev sayan, bu amaçla da kalemini sivriltmiş muhalif köşe kadısı sanki...

Bir gün "Mersin' in deniz felaket kirli, Başkanınızın yüzerken çektirdiği fotoğrafa kanmayın, o tifo olur, dizanteri olur, verem olur... Siz sakın yanılıp o denize girmeyin" diyor.

Ertesi gün elinde DSİ' den alınma bir ton suyun devlete ait barajdan Belediyeye 50 kuruşa satıldığına dair belge, yine gazetelerin köşelerini inciden demetlerle süslüyor: "50 kuruşa aldığın suyu 4 liraya satıyorsun, seni gidi seni... Ben başkan olursam, suyu maliyetine satacağım"

Duyan da hasbel kader o aday Başkan olursa su faturalarının iki çay parasına ödeneceğini sanacak.

Oysa demeci patlatmadan önce akıl danıştığı kendi partilisi ama aklı henüz yerinde bir büyükşehir belediye başkanı "sakın bu hesaplara girip te kendini kamuoyu önünde bağlama, yarın öbür gün sıkıntıya girersin" demiş ama duyacak hali yok arkadaşın... Belki de 'nasıl olsa kazanmayacağımı ben de biliyorum, sırtımda yumurta küfesi yok ya, bir eksik bir fazla bu tür vaatlerin kime ne zararı var?' diye düşünüyordur, kim bilir?

Önceleri ihtiyatlı da olsam umudumu yitirmemiştim: "Kendisi bu kenti, belediyeciliği, su fiyatlarını, deniz kirlilik kriterlerini bilmeyebilir, bilmek zorunda da değil, ama etrafında onu uyaracak birileri mutlaka vardır" diye bir beklentilerim vardı.

Yanılmışım, ucuz etin yahnisi bu kadar olur misali, kampanyayı bu işlerden anlayan kadroyla götüreceğine, başka beklentileri, hesapları olan nefesi yetmez amatörlerle yürütmeyi seçti. Tercih bu olunca ortaya çıkacak yemek te bu kadar olur.

Keyfin bilir,  "bunlar daha iyi günlerin, çevrendeki hırsı aklının önüne geçen tiplerin, seçim kaybedildiğinde seni götürüp bırakacakları yeri düşünemiyorum bile" mi demeliydim?

Nereden mi biliyorum o kâbustan beter sonu?

2004, 2009 seçimlerinin kamuoyu önünde sahnelenen muhteşem kampanyalarının perde arkasını biliyorum da ondan...

İnanmayan 2004' ün AKP adayı Mahmut Arslan ya da 2009' un MHP adayı Mahmut Tat' a sorsun...

Sahi, yanlarında yer almak bin takla atıp, televizyon ekranına çıkmadan önce elde havlu ter silenler, seçimler kaybedilince sağa sola koşturup mahremiyet diye saklamaları gerekenleri bile nasıl sağa sola boca ettiler.

Neyse bunlar ince ve derin mevzular...

Buraya girersek çıkamaz, asıl konuya da gelemeyiz.

Oysa benim işim birilerinin çarpıttığı gerçekleri anlatmak, eleştirerek seçim kazanılacağına inananlara bunun ne kadar yanlış bir yol olduğunu göstermek ve bu alanda yaşanmış deneyimleri paylaşmak...

İnanmayan billboardlara yapıştırılan tek bir afiş parasının yüzde birine kıyıp, 2009 seçimlerini Mustafa Akaydın' a kazandıran kendi tarifiyle 'reklamcı-iletişimci' Ateş İlyas Başsoy' un ‘AKP Neden Kazanır, CHP Neden Kaybeder’  kitabını ve kitaptaki 'bir seçim nasıl kazanılır, nasıl kaybedilir? diye özetlenebilecek deneyimlerini bir kaç saat ayırıp okusun.

Orada seçimlerin hangi söylem ve eylemlerle kazanıldığı yanında, hangi yanlışlarla kaybedildiğini biraz aklı eren herkes anlayacak, anlamakla da kalmayıp önüne gelenle paylaşacaktır.

Örneğin o kitapta anekdotlarla süslediği Antalya deneyiminin ilk günlerini şöyle anlatır Başsoy:

"Beni Antalya' ya çağırmadan önce bütün söylemlerini "Cumhuriyetin faziletleri ve laikliğin önemi üzerine kuran Kemalist akademisyene ilk tavsiyem şu oldu:

'Kavga yok, saldırmak yok.. Sadece projelerini anlatacaksın!'

İstanbul' dan gelmeden önce Akaydın' ın önüne tartışılmaz dediği ön şartı koyar: "Benimle çalışacaksan, önerilerimi dinleyecek, stratejime uyacaksın"

Akaydın "çattık belaya" diye içinden geçirmiş midir? Bilemem...

Örneğin "Antalya' ya indiği gün ayağının tozuyla hadi bir çiçek yaptır da Menderes Türel' i ziyaret edelim" gibisinden önerileri bile sineye çekip uygular...

Sonuç mu?

AK Partinin Kayseri ile birlikte Türkiye' de kendini en güçlü gördüğü Antalya' da anketlerin ilk günler %30 şans tanıdığı Mustafa Akaydın Büyükşehir Başkanlık koltuğuna oturur.

Seçim akşamı Antalya zaferinden emin Erdoğan' ın, hezimet tablosunu görünce şu sözler dökülecektir ağzından "çok ama çok anormal bir durum"

Antalya' yı kazanması neredeyse ihtimal dışı Akaydın' a kazandıran Başsoy' un oturup yazdığı kitapta ne kadar yapılmamalı dediği şey, yanlış bulduğu öneri varsa söylemleri, eylemleriyle yapmaya kalkan veya yapsın diye akıl/taktik verilen bir AK Parti adayı var Mersin' de...

Seçimin bu söylemlerle şimdiden kaybedildiğinden habersiz, habire gaza getirip merak etme kazanacaksın diyenlere inandığı için acı gerçekleri söyleyeni düşman görme hastalığı da cabası.

Örneğin arıtma tesisi için mevcut başkana teşekkür edip," eline sağlık iyi yapmışsın da, halk nereden denize girecek, o proje eksik, ben geldiğimde deniz kenti Mersinin denizle barışmasını sağlayacağım" diyeceğine, çıkıp insanları korkutmak, "sakın denize girmeyin, tifo olursunuz" diye gerçekle de ilgisiz en olumsuz ifadeleri kullanarak seçim mi kazanılır?

Mersin' in güçlü yanlarını ortaya koyup, "bu kent Ankara' dan daha zengin, iyi projelerle Türkiye' deki tüm kentleri geçer İstanbul' la çekişir" olumlu düşüncesini insanlara empoze edeceğine,

"bu adamla daha iyisini yakalarız" beklentisiyle umut saçacağına "Mersin sosyoekonomik gelişmişlikte 24. sırada" diye ruh karartarak bir yere varılamayacağından habersiz, felaket tellallığı yapıp duruyor.

Yarın öbür gün biri çıkıp ta, "o sosyoekonomik gelişmişliğin iki önemli nedeni var: sağlık ve eğitimdeki dökülmüşlük, orada da en büyük günah seni aday yapan iktidarın payına düşüyor" dese, ne cevap verecek?

Örnekleri, soruları çoğaltmak mümkün ama biz o taraklarda bezi olmayanlara beyhude yere nefes tüketmeyi bırakıp gelelim şu son "pahalı su" iddiasına ve iddianın gerçekliğine...

Mersinli suyu pahalı mı, ucuz mu tüketiyor? Sorusuna en objektif cevabı vermek için, öyle derin analizlere, saçma sapan tartışmalara girmeye gerek yok. Türkiye' nin ister AK Parti, ister CHP veya MHP' li belediyelerin uygulamalarına, vatandaşa suyu kaça sattıklarını ortaya koyar, yorumu ve değerlendirmeyi kamuoyuna bırakırsınız.

Hadi bakalım görelim bakalım o zaman, hangi Belediye şirketi evlerimizde* içtiğimiz suyu bize kaç paraya satıyor?



Su

Atık su

Toplam

KDV dah. topl

Mersin Meski

2,5

1

3,5

3,78

Tarsus Taski

1,83

1,90

3.73

4.02

G.Antep Gaski**

5,02

0,38

5,40

5,83

Kayseri Kaski

2,5

0,84

3,34

3,34***

Ankara Aski

2,14

1,07

3,21

3,47

İzmir İzsu

1,23

1,89

3,12

3,37

Antalya Asat

2,15

0,64

2,79

3.01

Konya Koski

2,42

0,60

3,02

3,26

Adana Aski

2,42

0,60

3,02

3,26

Kocaeli İsu**

2,67

1,335

4,00

4,33



Değerler m3 başına tahakkuk ettirilen ve tümü de 2014 yılı için revize edilerek belirlenen aktüel fiyatlardır.

*Tüm fiyatlar meskenler için belirlenmiştir. Kocaeli ve Gaziantep dışındakiler kullanılan su ne kadar olursa olsun kademe uygulamamaktadır.

**Gaziantep 12 m3'den, Kocaeli ise 10 m3'den daha az tüketilen suya daha düşük fiyat uygulasa da, 4 kişilik bir ailenin bu miktarı tutturma olasılığı çok düşük olduğundan her iki belediye şirketinin 10 ve 12 m3 üstü tarifeleri esas alınmıştır.

***Kayseri, diğer belediyelerden farklı olarak tarifeyi KDV' li olarak yayınladığı için o değer göz önüne alınmıştır.



 
 
6 Şubat 2014 Perşembe 08:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji