Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme... (2).. Abdullah Ayan yazdı

Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme... (2).. Abdullah Ayan yazdı

Hayli uzun süreceği anlaşılan zorunlu misafirlik gerçeği ışığında Suriyeli sığınmacılarla ile ilgili çözüm önerileri...

 
 
Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme... (2).. Abdullah Ayan yazdı

Bir önceki yazıda Suriye' den ülkemize sığınmak zorunda kalmış olan "Tanrı Misafirleri" ile ilgili sorunları ve sorunlar ışığında kısa, orta, uzun vadeli çözüm önerileriyle ilgili düşüncelerimi anlatmaya çalışıyordum.

Kaldığım yerden devam edeyim:

-Çözülmesi gereken bir başka kısa vadeli sorun Suriye plakalı araçlardan kaynaklı "trafik ihlali yapan hatta kazaya yol açan çoğu aracın plakasının arapça olması nedeniyle tespit edilememesi"

Oysa bu sorun Türkiye' ye hangi yoldan gelmiş olursa olsun, Suriye menşeli araçlara geçici plaka ve ruhsat verilmesi. Bu sayede hem şikâyetler büyük oranda giderilir hem de trafiğe çıkacak araçların zaman içinde muayenelerinin de yapılarak ülke standartlarına uygun hale getirilmesi sağlanır.

-Kamu başta olmak üzere Suriyelilerin sıkça ulaşmak istedikleri kurumlarla ilgili yol tabelalarının Türkçe yanında Arapça olarak ta düzenlenmesi (örneğin güvenlik ve sağlık kurumlarına, elektrik ve su idarelerine, belediyelere erişim için çok önemli)

-Başvuracakları kamu ve benzeri kurumlarda Arapça tercüman bulundurulması (özellikle hastanelerde Suriye'den gelmiş doktorların bulundurulması halinde hem hizmet hızlanır, hem de başvuruların büyük kısmı poliklinik aşamasında karşılanmasıyla mevcut doktorların zaman kaybı önlenir

-İstihdam konusu bir an önce yasal zemine oturtularak, hem çalışan hem işvereni zor durumda bırakan fiili durum daha sağlıklı hale getirilebilir.

Orta ve uzun vadeli öneriler:

Suriyelilerin zorunlu misafirliğinin yıllar alacağı artık inkâr edilemez gerçek olarak karşımızda durduğuna, üstelik şartlar düzeldiğinde bile bugün gelmiş olanların yarısının geri gitmeyeceği yönünde ciddi tahminler, projeksiyonlar yapıldığına göre atılacak orta ve uzun vadeli adımları şimdiden planlamak gerekiyor.

Bu durumda kültürel, sosyal entegrasyon için iş işten geçmeden ve ileride çok daha ciddi sorunlarla karşılaşmadan bugünden yapılacaklarla ilgili bir yol haritasına ihtiyaç var.

-Eğitim konusu en çok üzerinde durulması gereken, çözümü hayli karmaşık ama bir o kadar da gerekli bir konu olarak entegrasyonun en önemli parçası. Bunun için yukarıda belirttiğim sayım ışığında ortaya çıkacak tabloya ihtiyaç var. Örneğin Mersin özelinde yetersiz kalan ve Suriyelilerin kendi olanaklarıyla kurdukları okullar var ama okul çağında olan kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Bu sayının çok acil olarak belirlenmesi ve UNİCEF, BM, Dış yardım kuruluşları, bölgesel kalkınma ajansları, yerel ve küresel hayır kurumları eliyle yeterli sayıda eğitim kurumunun faaliyete geçmesi vakit geçirmeden sağlanmalı

-Çalışmak isteyen yetişkinler ve ev kadınlarının gerek mesleki alanda gerekse de Türkçeyi öğrenmeleri sağlanmalı. Halk Eğitim Merkezleri devreye sokularak ve bu kurumlar ortaya çıkan fiili durum ışığında yeniden yapılandırılarak bu alanda hızlı adımlar atılabilir.

-Niteliksizler yanında nitelikli olup ta, çalışma olanağı bulamayanların ekonomik hayata girmesinin önü açılmalı, çalışmak isteyenlerin istihdam politikaları ülkenin koşulları çerçevesinde çözümlenirken, asıl dinamik olan ve diğer kentlerden farklı olarak Mersin' de ikamet eden müteşebbislerin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Bu amaçla gerek Esnaf Konfederasyonları gerekse Ticaret ve Sanayi Odaları devreye girmeli ve küçük, büyük yatırım yapmak isteyen Suriyelilere her türlü lojistik destek sağlanırken, iş sahası açma konusunda yardım edilmeli, "tek masa, beyaz masa" uygulamalarıyla bürokratik engellerin aşılmasına yardımcı olunmalıdır.

-Sosyal hayata uyum konusunda Belediyelerle ortak projeler geliştirilmeli, Suriyelilerin kendi içlerine kapanmasına yol açacak sosyal ve psikolojik engeller ortadan kaldırılmalıdır.

-Sosyal Yardımlaşma Kurumlarının Suriyelilere yaklaşımlarında bugüne kadar bu kurumların aksayan çalışmaları da göz önünde bulundurularak farklı ve yeni bir yönetişim anlayışının hayata geçmesi sağlanmalıdır.

Örneğin yukarıda eğitim konusunda yardım alınacak yerel, ulusal ve uluslararası kurumlar zikredilirken söz edilen tüm bileşenlerle Sosyal Yardımlaşma Kurumlarının ortak projelerde çalışması sağlanmalı, bu oluşumlarda Suriyelilerin oluşturduğu dernek ve benzeri yapıların da yer alması için her türlü çaba gösterilmelidir.

Son söz:

Bölgede mevcut sınırların anlamını yitirdiği, kağıtların karılıp yeniden dağıtılacağı bu kaosun ardından tüm dengelerin ve sınırların kan ve gözyaşıyla belirleneceği milyonlarca insanın hayatı üzerinde kurulması kaçınılmaz bir döneme soluksuz koşuyoruz.

Yarının ne getirip götüreceğinin insanlar ve kitleler bir yana kendisini bölge aktörü gören devletlerin bile öngörülmediği sonu ve yolu ön görülmeyen bir süreç bu.

Her yıkım sonrası gibi bu dönemin de inşa edileceği günün ne zaman geleceğini bilmeden, etrafımızı saran kardeşlerimizi, insan oldukları ön şartını göz ardı etmeden görmek, uzanan ellerini tutmak, yaralarını sarmak, yarınlarını kurmalarında yardımcı olmaktan başka şansımız yok.

Bu gemide hep beraberiz ve ya birlikte var olacak, ya birlikte tükeneceğiz.

Sadece bu da değil.

Sovyetler Birliğinin yıkımının ardından sokaklara bırakılan bebeler yani Odesa sokaklarının sahipsiz çocukları bugün Ukrayna başta olmak üzere tüm dünyaya hastalık, uyuşturucu, bela taşıyan bir kuşak olarak altından kalkılmaz sorunlar yumağını teşkil ediyor.

Kuzeyden gelen dalganın Karadeniz' e savurduğu genç kızların olumlu, olumsuz anlamda tüm Anadolu' yu nasıl etkilediğini bir kez daha hatırlayalım.

Biz günlük yaşamın parçası küçük sorunlarını dert ederken Suriyeli misafirlerimizin küçücük bedenlerine hayatın acımasızlığını hapseden çocuklarının yarınlarımızdaki rollerini, yadsınamayacak etkilerini gözden kaçırmayalım.

Bedenlerinden başka satacak şeyi kalmayacak çocukların, örgütlü suç çetelerinin oluşması, gelişmesi de geleceğimizle birlikte bu insanların geleceğini nasıl kuracağımıza bağlı.

Kendimizi altında bulduğumuz bu büyük yükü omuzlamak, geleceği kurtarmak adına atacağımız adımlarda yalnız değiliz.

Dünyada yardım elini uzatacak, katkı verecek pek çok kişi, kurum, kuruluş bulabiliriz.

Abdullah Ayan

 
6 Kasım 2014 Perşembe 07:25
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:18
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:44
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji