Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Güncel » Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme...(1).. Abdullah Ayan yazdı

Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme...(1).. Abdullah Ayan yazdı

Suriyeli konukların durumu, kısa ve uzun vadede yapılması gerekenler...

 
 
Suriyeli 'misafirler' üzerine değerlendirme...(1).. Abdullah Ayan yazdı

Topraklarını esir alan şiddetten, kol gezen ölümden korkup, hayata tutunma adına sınırın daha güvenli bölgesine, Anadolu' ya akmaya başlayan Suriyeli insan selinin hangi sözcükle tanımlanması gerektiğini yukarıdaki başlığı seçerken de epeyi düşündüm.

Kimi medya göçmen diyor oysa bu zorunlu misafirler göçmen değil. Sığınmacı mı, muhacir mi desek? Evet, bu tanım daha yakın ama hiç biri tam olarak son iki yılda gözümüzün önünde cereyan eden gelişmeleri tarif etmeye yetmiyor.

Ben muhacir tanımını, sığınmacı sözcüğünden hem daha insani hem de gelenlerin hicret duygusuna yakın olması nedeniyle tercih ediyorum. Hatta dileyen "Tanrı misafirleri" de diyebilir ama son zamanlarda Türkiye geneline hâkim olan "nereden çıktı bu insanlar" duygusu ve o duyguyu pekiştirmek için ortalığa düşenlerin katkısıyla ortaya çıkan algı "misafir" tanımından ne kadar uzaklaştığımızı da ortaya koyması nedeniyle gerçekten çok ironik bir hal alıyor.

**

Son olarak Birleşmiş Milletler' in açıkladığı rakamlara göre ülkesini terk etmek zorunda kalan 3,2 milyon Suriyelinin yarısından fazlası (rakam her gün değişse ve kayıt altına alınmamış epeyi insan söz konusu olsa da Türkiye' de devletin belirlediği 1,7 milyon) Türkiye' de hayata tutunmaya çalışıyor.

Üç yılın sonunda ve ortaya çıkan tablo ışığında bir güzel, bir de kötü habere kendimizi hazırlamamız gerekiyor.

İyi haber; olaylar ilk başladığında Türkiye' nin barındırabileceği insan sayısı 100 bin ve kırmızı çizgi 200 bin olarak açıklanmasına rağmen, o belirlenen tüm sınırlar daha ilk günlerde allak bullak olsa da, gerek kamplarda gerek kamplar dışında barınan insanlarda herhangi bir salgın hastalık, temel ihtiyaçlara erişim konusunda ciddi anlamda hiç bir sıkıntı yaşanmadı.

Aksine ve özellikle çocuklara BM ve Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği tüm aşılar yapıldı, kamplara sağlıklı su ve günlük kalori ihtiyacını karşılayacak gıda tedariki sağlandı.

Üstelik Türkiye şu ana kadar 5 milyar doları bulan harcamaların neredeyse tamamını uluslararası yardım kuruluşları ve başka ülkelerin katkısı olmadan yaptı.

Sağlık ve barınma konusunda ciddi sıkıntı yaşanmadı, eğitim konusunda zaman içinde gelenlerin kalıcılık olasılığı güçlendikçe ortaya çıkan ciddi sorunlar var ama bunlar da aşılmaz türden değil.

Bu fotoğrafın olumlu yüzü bir başka ifadeyle iyi haber...

Ama her şey öyle güllük gülistanlık değil. Bir de kötü haber, hayli karamsar senaryo var:

Esad ile anılan Suriye rejimi bu halk kalkışmasının karşısında uzun süre direnemez, "altı ay, bilemediniz bir yıl içinde çeker gider" beklentisi ve bu beklentiye yönelik tüm senaryolar çökmüş bulunuyor. Ülkede gittikçe şiddetlenen iç savaş ve ortaya çıkan yıkımın daha uzun yıllar süreceği, o zaman sonunda çatışmalar bitse de enkazdan geriye ne kalacağı, kısaca ortaya çıkan bataklıktan nasıl bir yeni ülkenin doğacağı yanıtlanması imkânsız bir soru...

Bu nedenle sosyolojik açıdan zaten genel kabul gören "göç geriye dönmez" ilkesinin karşımızdaki gerçekle daha bir pekiştiğini kabul etmek zorundayız.

Kısaca ve kimi saha çalışmalarıyla örtüşen tablodan çıkaracağımız temel sonuç şudur: Türkiye' ye sığınmış 1,7 milyon -ki IŞİD ve benzeri yapıların toplu katliam, toplu tehcir tehdidi nedeniyle sayının çok daha yukarılara tırmanma olasılığı hayli yüksek- insanın kısa vadede geri dönme ihtimali yok... Ve orta vadede çatışmalar azalsa da gelenlerin bir milyonunun misafirliği kalıcı iskâna dönüşecek.

Çok daha lokal Lübnan iç savaşının 15 yıl sürdüğünü, aradan geçen onca zamana rağmen topraklarını terk edenlerin çok az bir kısmının gittikleri ülkelerden geriye döndüğünü ve Lübnan' ın çatışmaların bittiği 1990' dan 2014' e yaklaşık 25 yıldır halen kendine gelemediğini not etmekte yarar var.

Bu nedenle makro olarak Türkiye ve özelde Mersin bu gerçekle yüzleşmek, gelen Suriyelilerle bir arada yaşama iradesini pekiştirip yol haritalarını buna göre planlamak zorunda.

Kızmanın, kırmanın daha beter acılara yol açacağını ve bu insanlara kötü davranmanın caydırıcılık şöyle dursun, daha derin sorunları doğuracağı gerçeğini göz ardı etmeden sağduyulu olarak konuyu masaya yatırdığımızda bundan sonra yapılacakları kısa, orta ve uzun vadeli olarak genel hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz:

Kısa vadede yapılması gerekenler:

-Mersin' de objektif ve gerçekten sahaya inen, ayakları yere basan bir envanter yapmak zorundayız. Kentte yaşayan Suriyeli sayısı konusunda bile bugün elimizde sağlıklı veri yok. Sayı konusunda resmi kurumlarla, Suriyelilerin oluşturduğu yapılanmaların iddia ettiği rakamlar o kadar farklı ki, gerçeğin ne olduğunu bilmeden ortaya atılacak hiç bir çözüm önerisinin sağlıklı olma şansı yok.

Örneğin Valilik ve Emniyet Müdürlüğüne dayanan resmi kayıtlara göre Mersin' de 51 bini kayıtlı (bu sayı daha önce 41 bin olarak deklare ediliyordu) ve 15 bini kayıt dışı olmak üzere 66 bin Suriyeli olduğu varsayılıyor ama Suriyelilerin kurduğu derneğe göre bu sayı 200 bin. Üniversitenin yaptığı söylenen saha çalışmasında rakamın 110 bin olduğu söyleniyor, kentte de yaygın kanı 100 bin civarında olduğu yönünde.

Görüldüğü gibi kesin sayı bilinmediği gibi ortaya çıkanlar da tutarlı değil. Oysa sağlıklı veriler elde olmadığı sürece yapılacak hiç bir projeksiyonun sağlıklı olma şansı yok.

O nedenle vakit geçirmeden ve her türlü olanak sonuna kadar değerlendirilerek aşağıdaki verilerin ortaya koyulacağı kapsamlı ve güvenilir bir sayıma ihtiyacımız var:

"Kentte kaç Suriyeli yaşıyor, hane büyüklüğü, yaş dağılımı, eğitim durumu, ortalama gelirleri, çalışır konumdakilerin meslekleri -çalışabilecekleri işler- ve akla gelebilecek, çeşitli projelere ışık tutacak daha pek çok ayrıntı eklenerek ortaya çıkacak sayım ve araştırma" olmadan atılacak hiç bir adım yarına ışık tutamayacak. Bu sayım ve nüfus projeksiyonu Suriyelilerin yoğun yaşadığı tüm kentler için de geçerli. Örneğin devletin resmi kayıtlarına göre Gaziantep' te yaklaşık 240 bin Suriyeli var ama genel kanı bunun gerçekte iki katına yakın olduğu...

Sağlıklı bir sayım hem gerçeği görmemizi sağlayacak hem de bunun güvenilir olması kimi yanlış algıları da ortadan kaldıracak.

Abdullah Ayan

 
3 Kasım 2014 Pazartesi 08:45
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:10
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:15
  • Akşam18:39
  • Yatsı20:04
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Bursaspor
22
8
4
10
28
9
Konyaspor
21
7
7
7
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
12
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
13
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1836 - Samuel Colt, ürettiği silahın (Colt) patentini aldı.
1921 - Gürcistan'ın başkenti Tiflis, Bolşevik Rusya tarafından işgal edildi.
1925 - Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nda değişiklik yapıldı; Din politikaya aletedilemeyecek ve bu suç vatan hıyaneti sayılacak.
1932 - Adolf Hitler Alman vatandaşlığına kabul edildi, böylelikle 1932 yılında yapılacak Weimar Cumhuriyeti'nin başkanlık seçimlerine katılması mümkün oldu.
1933 - Fransız Vagon-Li (Yataklı Vagonlar) şirketinin Belçikalı Müdürünün koyduğu Türkçe yasağına tepki gösterildi.
1933 - Uçak gemisi olarak imal edilen ilk ABD donanma gemisi USS Ranger denize indirildi.
1943 - Talat Paşa'nın Almanya'da tahnit edilen naaşı İstanbul'a getirildi. Aynı gün Hürriyet-i Ebediye tepesinde toprağa verildi.
1945 - Türkiye, Almanya'ya savaş ilan etti.
1952 - Başbakanlıkta kurulmuş olan "ilmi komisyon", Anayasa'daki antidemokratik maddeleri tespit etti; Anayasa'da antidemokratik 40 kanun var.
1954 - Cemal Abdülnasır, Mısır devlet başkanı oldu.
1954 - Çoruh ilinin ismi Artvin olarak değiştirildi.
1964 - Muhammed Ali (Cassius Clay), Miami Beach-Florida'daki maçta Sonny Liston'ı yenerek ağır siklet boks şampiyonu oldu.
1968 - İstanbul Taksim Meydanı'nda ikinci "Uyanış Mitingi "yapıldı. Mitingin amacı Türkiye İşçi Partisi milletvekillerine Meclis'te yapılan saldırıryı kınamaktı.
1980 - Bedelli askerlik kabul edildi. Yurt dışındaki işçiler 20 000 mark ödedikleri takdirde askerlik yapmayacaklar.
1984 - Hakkari'de Bir Mevsim adlı filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığınca yasaklandı.
1986 - Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos, 20 yıllık yönetimin ardından ülkeden kaçtı. İktidara Corazon Aquino geldi.
1990 - Nikaragua'da yapılan seçimleri Başkan Daniel Ortega kaybetti.
1991 - Irak Kuveyt'ten çekilme kararını açıkladı. Böylece Amerikan birliklerive müttefik kuvvetlerin birlikte yürüttükleri "Çöl Fırtınası" harekatı sona erdi. 28 Şubat'ta ateşkes antlaşması imzalandı.
1991 - Varşova Paktı feshedildi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) yerel seçimlere katılmama kararı aldı.
1994 - Almanya, RP'nin Bosna'ya yardım adı altında Almanya'ya gönderdiği paralar hakkında soruşturma başlattı
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
2000 - Carlos Santana 8 Grammy Ödülü birden kazandı. Daha önce Michael Jackson'ın "Thriller" albümüyle kırdığı bir seferde en çok Grammy alan sanatç rekorunu egale etti.
2003 - Irak krizi konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi TBMM'ne sunuldu.
2009 - Türk Hava Yolları 1951 sefer sayılı uçuşu: İstanbul'dan 8:22 de havalanan uçak Schipol havaalanına inemeden düşerek 3 parçaya ayrıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji