10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Güncel » Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

Kimi "çağdaş" ülkelerin mültecilere yaklaşımı:"Hitler ölmedi, bazı ruhlarda yaşıyor"

 
 
Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

“Şartlar ne olursa olsun geri dönüşün esas olarak gönüllü niteliğine saygı gösterilir ve hiçbir mülteci kendi isteği dışında ülkesine geri gönderilemez”

2012 yılında Suriye' deki olaylar patlak verdiğinde beklentiler Esad' ın başında bulunduğu Baas rejiminin fazlaca dayanamayacağı ve bir kaç hafta içinde yönetimi bırakıp gideceği yönündeydi.

Kahir ekseriyete sahip Sünnileri temsil eden (nüfusun %75'i) Müslüman Kardeşler hareketinin kolaylıkla iktidara geleceği varsayıldı. O kadar ki Türkiye' yi yöneten siyasi akımın temsilcileri "kısa zamanda Şam' daki Nebevi camiinde cuma namazı kılmaktan" söz eder oldu.

Sonucu biliyoruz, aslında yazının konusu bu da değil.

Ama beklentilerle gerçekler arasındaki uçurumun yarattığı tablo ortada:

Suriye' de taş üstünde taş kalmadı. 20 Milyon nüfusa sahip ülkenin yaklaşık 12 milyonu aşkın insanı evinden parkından oldu.

Rakamlar tam gerçeği yansıtmasa da, 5 milyondan fazla Suriyelinin topraklarını terk ederek, komşu ülkelere sığındığı biliniyor.

İç İşleri Bakanlığı ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) birbiriyle örtüşen verilerine göre Türkiye' deki Suriyeli mülteci sayısı 2 milyonu aşmış durumda ve en iyimser tahminle 2015' in kalan 4 ayı içinde 500 bin kişinin daha sığınması bekleniyor.

Gelecek olanların tam sayısını kestirmek elbette güç. O nedenle tahminleri bir yana bırakıp mevcut duruma bakalım: Yine resmi açıklamalara göre 2 milyon mültecinin yaklaşık 250 bini kamplarda barınıyor, 1 milyon 750 bini ise kendi olanaklarıyla ayakta durmaya, hayata tutunmaya çalışıyor.

Yine BMMYK araştırmalarına göre 2 milyon mültecinin yarısı çocuk ve bu çocuklar zorunlu misafirlik süresi uzadıkça yoksun kaldıkları eğitim nedeniyle belirsiz geleceğin potansiyel marjinal kişilikleri bilenmekte.

Türkiye' de son zamanlarda yapılanlarla örtüşen Dünya çapındaki mülteci araştırmaları gösteriyor ki; kitlesel göçlerde sığınılan ülkedeki ikamet süresi uzadıkça kalıcılık artıyor. Hele dönülecek ‘anavatan’ iyi durumda değilse kalıcılık iyice pekişiyor. (Suriye'deki durumu anlatmaya iyi/kötü tanımının yetmeyeceğini sanırım yinelemenin anlamı yok)

1980 sonrası yaşanan büyük mülteci dalgalarında "kalıcılık ilkesiyle" uyuşmayan tek örnek var; Pakistan'a sığınan Afganların neredeyse tamamı geri dönmüş. Bu istisnai durum sürpriz değil çünkü, Afganların sığındığı Pakistan' daki yaşam şartları o kadar kötü ki, geldikleri yeri mum ışığında aramaya başlıyorlar bir süre sonra.

Oysa Türkiye gerek kamplarda barınan gerekse de kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalışan 2 milyon Suriyeliye elinden geleni yaptı. 4 yıl içinde yaklaşık 6 milyar dolarlık bir kaynağın aktarılması söz konusu...

Ama ufukta herhangi bir barış umudu şöyle dursun, gittikçe karmaşık hale gelen sorun o kadar ağırlaştı ki, bunun altından ne Türkiye' nin ne de tek başına başka bir ülkenin altından kalkması mümkün değil.

Hele ABD, AB gibi zengin ülkelerin başını çektiği BM insani yardım oluşumlarına katkı konusu var ki, orada da verilen sözlerin hiç biri tutulmamış. Örneğin BM' lerin oluşturduğu fona vaat edilen paranın sadece dörtte biri (%24' ü) aktarılmış... (Lübnan'daki mültecilere BM' lerce her ay ödenen 35 doların kaynakların tükenmesi üzerine 17 dolara düşürüldüğünü bir önceki yazıda anlatmıştım)

Tek başına sorunun altından kalkmaya çalışan Türkiye son zamanlarda birden çok fazla nedenle mülteciler konusunda zorlanmaya başladı.

Bir yandan kendi genç işsizlerine istihdam yaratmakta zorlanması, gelen göç dalgasının bu kadar çok uzun süre kalacağının ön görülmemesi nedeniyle ortaya çıkmaya başlayan hayli ciddi uyum sorunları, yaş ortalaması hayli düşük bir milyonu aşkın mülteci çocuğun beslenme, iaşe, sağlık gibi aşılması ciddi parasal kaynak gerektiren meseleler yanında onların hepsinden daha önemli olan eğitimi...

Gözlemim hiç bir resmi veriye dayanmıyor ve tamamen saha kaynaklı ama edindiğim izlenimim o ki, Türkiye zorlandıkça bugüne kadar yaşamlarını yasaların dışına çıkmadan sürdürdükçe karışmadığı, küçük kabahatleri görmezden geldiği "misafirleri" yavaş yavaş zapt-u rapt altına almaya, görmediklerini görmeye başlamış...

Son aylarda İzmir ve Bodrum sokak manzaralarıyla ekranları doldurmaya başlayan sırtlarında çanta sokakları dolduran ve tümünün de ilk hedefi adalar üzerinden kapağı Yunanistan'a atmak olan binlerce "umut yolcusu" hikayesinin temelinde Türkiye' de artık yüzleşmeye başladıkları "hayal kırıklığının büyük rolü var.

4 yıldır Türkiye' ye akıp duran Suriyelilerin bu sıcak mevsimi kaçırmadan yaptığı Ege çıkarmasının ve Yunanistan üzerinden başta Almanya, Fransa ve İngiltere' ye kapağı atma girişimlerinin altında Türkiye' de yarınlara dönük umutlarının azalması yatıyor.

Yerinden yurdundan edilmiş Suriyelilerin son günlerde başlattığı bu göç dalgası trajik pek çok hikaye yanında dünyanın insana saygılı en gelişmiş projesi olarak lanse edilen AB adına da tarihi bir sınav niteliğini de taşıyor.

Bugüne kadar sembolik sayılacak sayıda göçmeni ağırlamaya çalışan Avrupa Birliği ülkeleri bu kez sınırlara dayanan bu yabancısı oldukları büyük dalgayla şoka girmiş durumdalar.

Kimisi (Slovakya gibi) gelen mültecilerin arasından sadece Hıristiyanları kabul edeceğini açıklayıp insanlığı ayaklar altına alıyor, kimisi sınırlarına tel örgü çekip ayıptan kurtulacağını sanıyor, hazırlıksız Yunanistan yerel yönetimlerinin binlerce kadın ve çocuğu aç susuz güneşin yaktığı futbol sahalarının ortasına yığması gibi insanlık dışı görüntüler de cabası...

Faşizmi tarihin çöplüğüne gömdüğü sanılan Almanya' da ise aşırı sağcıların mülteci kamplarına yönelik saldırıları, Hitler' in ruhunun ülke üzerinde dolaşmaya devam ettiğini gösteren tüyler ürpertici bir gerçek...

Daha da korkuncu, ortaya çıkacak büyük bir krizin onu küllerinden yeniden doğurmayacağının garantisi yok ve bugüne kadar unutulan, unutturulan gerçek sanıldığı gibi öyle Kaf dağının ardında da değil, aksine aralık duran kapının eşiğinde ve bugün o eşikten hortlayarak çıkan canavar mültecilerin üzerine çökmekte...

Dünün Musevileri gaz fırınlarına gönderen Hitler' in mirasçıları bugün de mültecileri sığındıkları evlerde kamplarda yakmaya girişiyor.

Özetin özeti manzara şu:

Medeniyet binaları, yaşam tarzlarını çağdaşlaştırmış ama bazı ruhlar dünden de sefil...

Abdullah Ayan

 
31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Toroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:34
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:49
  • Akşam20:06
  • Yatsı21:47
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1402 - Ankara Savaşı: Yıldırım Bayezid ile Timur arasında, Ankara'nın Çubuk Ovası'nda yapılan savaş.
1871 - British Columbia, Kanada federasyonuna katıldı.
1881 - Amerika Birleşik Devletleri ordularına karşı savaşan son Yerli kabile şefi olan Sioux kabilesi lideri Oturan Boğa teslim oldu.
1903 - Ford ilk arabasını üretti.
1916 - I. Dünya Savaşı: Rus askerleri Ermenistan'ın Gumiskhanek kentini ele geçirdi.
1921 - New York ile San Francisco arasında hava yolu ile posta servisi başladı.
1936 - Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
1940 - Danimarka, Birleşmiş Milletler'den ayrıldı.
1944 - II. Dünya Savaşı: Adolf Hitler'e, Alman ordusundan bir albayın (Claus von Stauffenberg) önderliğinde, başarısız olarak sona eren 20 Temmuz suikasti gerçekleştirildi.
1949 - İsrail ve Suriye, 19 ay süren savaşın ardından barış antlaşması imzaladı.
1951 - Ürdün Kralı I. Abdullah, Cuma namazı sırasında bir Filistinli tarafından öldürüldü.
1960 - Seylan'da (şimdiki Sri Lanka), Sirimavo Bandaranaike, dünyanın seçimle iş başına gelen ilk kadın başbakanı oldu.
1964 - Vietnam Savaşı: Vietkong askeri birlikleri Cai Be'ye saldırdı: 11 Güney Vietnam'lı askeri personel ile 30'u çocuk 40 sivili öldürdü.
1965 - Moskova'ya yaptığı ziyaretten dönen Başbakan Suat Hayri Ürgüplü, Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye ekonomik yardımda bulunacağını açıkladı.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı. Apollo 11 Ay yüzeyine indi. Astronot Neil Armstrong Ay'a ilk ayak basan insan oldu.
1973 - Filistinli militanlar, Amsterdam'dan Japonya'ya giden Japon havayollarına ait bir yolcu uçağını kaçırarak Dubai'ye indirdiler.
1974 - Kıbrıs Barış Harekatı: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Garanti Anlaşması'nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askerî harekâtın başlangıcı.
1976 - Viking-1, 11 ay süren yolculuktan sonra Mars'a kondu ve Dünya'ya fotoğraflar aktarmaya başladı.
1980 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ülkelerin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımamaları gerektiğine 14-0 oyla karar verdi.
1984 - Penthouse dergisi çıplak fotoğraflarını yayımlayınca, Miss America yarışması yetkilileri, Vanessa Lynn Williams'tan tacını iade etmesini istedi.
1994 - Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9'un parçaları Jüpiter'e çarptı.
1996 - İspanya: ETA bir havaalanına bomba attı: 35 kişi öldü.
2001 - Londra Borsası halka açıldı.
2002 - Lima'daki (Peru) bir diskotekte çıkan yangında 25 kişi öldü.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliğe izin veren dördüncü ülke oldu.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
13.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu242728363940
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji