MİY'da bilet fiyatları yeniden belirlendi

Ana Sayfa » Güncel » Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

Kimi "çağdaş" ülkelerin mültecilere yaklaşımı:"Hitler ölmedi, bazı ruhlarda yaşıyor"

 
 
Suriyeli Mülteciler sorunu -2... Abdullah Ayan yazdı

“Şartlar ne olursa olsun geri dönüşün esas olarak gönüllü niteliğine saygı gösterilir ve hiçbir mülteci kendi isteği dışında ülkesine geri gönderilemez”

2012 yılında Suriye' deki olaylar patlak verdiğinde beklentiler Esad' ın başında bulunduğu Baas rejiminin fazlaca dayanamayacağı ve bir kaç hafta içinde yönetimi bırakıp gideceği yönündeydi.

Kahir ekseriyete sahip Sünnileri temsil eden (nüfusun %75'i) Müslüman Kardeşler hareketinin kolaylıkla iktidara geleceği varsayıldı. O kadar ki Türkiye' yi yöneten siyasi akımın temsilcileri "kısa zamanda Şam' daki Nebevi camiinde cuma namazı kılmaktan" söz eder oldu.

Sonucu biliyoruz, aslında yazının konusu bu da değil.

Ama beklentilerle gerçekler arasındaki uçurumun yarattığı tablo ortada:

Suriye' de taş üstünde taş kalmadı. 20 Milyon nüfusa sahip ülkenin yaklaşık 12 milyonu aşkın insanı evinden parkından oldu.

Rakamlar tam gerçeği yansıtmasa da, 5 milyondan fazla Suriyelinin topraklarını terk ederek, komşu ülkelere sığındığı biliniyor.

İç İşleri Bakanlığı ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) birbiriyle örtüşen verilerine göre Türkiye' deki Suriyeli mülteci sayısı 2 milyonu aşmış durumda ve en iyimser tahminle 2015' in kalan 4 ayı içinde 500 bin kişinin daha sığınması bekleniyor.

Gelecek olanların tam sayısını kestirmek elbette güç. O nedenle tahminleri bir yana bırakıp mevcut duruma bakalım: Yine resmi açıklamalara göre 2 milyon mültecinin yaklaşık 250 bini kamplarda barınıyor, 1 milyon 750 bini ise kendi olanaklarıyla ayakta durmaya, hayata tutunmaya çalışıyor.

Yine BMMYK araştırmalarına göre 2 milyon mültecinin yarısı çocuk ve bu çocuklar zorunlu misafirlik süresi uzadıkça yoksun kaldıkları eğitim nedeniyle belirsiz geleceğin potansiyel marjinal kişilikleri bilenmekte.

Türkiye' de son zamanlarda yapılanlarla örtüşen Dünya çapındaki mülteci araştırmaları gösteriyor ki; kitlesel göçlerde sığınılan ülkedeki ikamet süresi uzadıkça kalıcılık artıyor. Hele dönülecek ‘anavatan’ iyi durumda değilse kalıcılık iyice pekişiyor. (Suriye'deki durumu anlatmaya iyi/kötü tanımının yetmeyeceğini sanırım yinelemenin anlamı yok)

1980 sonrası yaşanan büyük mülteci dalgalarında "kalıcılık ilkesiyle" uyuşmayan tek örnek var; Pakistan'a sığınan Afganların neredeyse tamamı geri dönmüş. Bu istisnai durum sürpriz değil çünkü, Afganların sığındığı Pakistan' daki yaşam şartları o kadar kötü ki, geldikleri yeri mum ışığında aramaya başlıyorlar bir süre sonra.

Oysa Türkiye gerek kamplarda barınan gerekse de kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalışan 2 milyon Suriyeliye elinden geleni yaptı. 4 yıl içinde yaklaşık 6 milyar dolarlık bir kaynağın aktarılması söz konusu...

Ama ufukta herhangi bir barış umudu şöyle dursun, gittikçe karmaşık hale gelen sorun o kadar ağırlaştı ki, bunun altından ne Türkiye' nin ne de tek başına başka bir ülkenin altından kalkması mümkün değil.

Hele ABD, AB gibi zengin ülkelerin başını çektiği BM insani yardım oluşumlarına katkı konusu var ki, orada da verilen sözlerin hiç biri tutulmamış. Örneğin BM' lerin oluşturduğu fona vaat edilen paranın sadece dörtte biri (%24' ü) aktarılmış... (Lübnan'daki mültecilere BM' lerce her ay ödenen 35 doların kaynakların tükenmesi üzerine 17 dolara düşürüldüğünü bir önceki yazıda anlatmıştım)

Tek başına sorunun altından kalkmaya çalışan Türkiye son zamanlarda birden çok fazla nedenle mülteciler konusunda zorlanmaya başladı.

Bir yandan kendi genç işsizlerine istihdam yaratmakta zorlanması, gelen göç dalgasının bu kadar çok uzun süre kalacağının ön görülmemesi nedeniyle ortaya çıkmaya başlayan hayli ciddi uyum sorunları, yaş ortalaması hayli düşük bir milyonu aşkın mülteci çocuğun beslenme, iaşe, sağlık gibi aşılması ciddi parasal kaynak gerektiren meseleler yanında onların hepsinden daha önemli olan eğitimi...

Gözlemim hiç bir resmi veriye dayanmıyor ve tamamen saha kaynaklı ama edindiğim izlenimim o ki, Türkiye zorlandıkça bugüne kadar yaşamlarını yasaların dışına çıkmadan sürdürdükçe karışmadığı, küçük kabahatleri görmezden geldiği "misafirleri" yavaş yavaş zapt-u rapt altına almaya, görmediklerini görmeye başlamış...

Son aylarda İzmir ve Bodrum sokak manzaralarıyla ekranları doldurmaya başlayan sırtlarında çanta sokakları dolduran ve tümünün de ilk hedefi adalar üzerinden kapağı Yunanistan'a atmak olan binlerce "umut yolcusu" hikayesinin temelinde Türkiye' de artık yüzleşmeye başladıkları "hayal kırıklığının büyük rolü var.

4 yıldır Türkiye' ye akıp duran Suriyelilerin bu sıcak mevsimi kaçırmadan yaptığı Ege çıkarmasının ve Yunanistan üzerinden başta Almanya, Fransa ve İngiltere' ye kapağı atma girişimlerinin altında Türkiye' de yarınlara dönük umutlarının azalması yatıyor.

Yerinden yurdundan edilmiş Suriyelilerin son günlerde başlattığı bu göç dalgası trajik pek çok hikaye yanında dünyanın insana saygılı en gelişmiş projesi olarak lanse edilen AB adına da tarihi bir sınav niteliğini de taşıyor.

Bugüne kadar sembolik sayılacak sayıda göçmeni ağırlamaya çalışan Avrupa Birliği ülkeleri bu kez sınırlara dayanan bu yabancısı oldukları büyük dalgayla şoka girmiş durumdalar.

Kimisi (Slovakya gibi) gelen mültecilerin arasından sadece Hıristiyanları kabul edeceğini açıklayıp insanlığı ayaklar altına alıyor, kimisi sınırlarına tel örgü çekip ayıptan kurtulacağını sanıyor, hazırlıksız Yunanistan yerel yönetimlerinin binlerce kadın ve çocuğu aç susuz güneşin yaktığı futbol sahalarının ortasına yığması gibi insanlık dışı görüntüler de cabası...

Faşizmi tarihin çöplüğüne gömdüğü sanılan Almanya' da ise aşırı sağcıların mülteci kamplarına yönelik saldırıları, Hitler' in ruhunun ülke üzerinde dolaşmaya devam ettiğini gösteren tüyler ürpertici bir gerçek...

Daha da korkuncu, ortaya çıkacak büyük bir krizin onu küllerinden yeniden doğurmayacağının garantisi yok ve bugüne kadar unutulan, unutturulan gerçek sanıldığı gibi öyle Kaf dağının ardında da değil, aksine aralık duran kapının eşiğinde ve bugün o eşikten hortlayarak çıkan canavar mültecilerin üzerine çökmekte...

Dünün Musevileri gaz fırınlarına gönderen Hitler' in mirasçıları bugün de mültecileri sığındıkları evlerde kamplarda yakmaya girişiyor.

Özetin özeti manzara şu:

Medeniyet binaları, yaşam tarzlarını çağdaşlaştırmış ama bazı ruhlar dünden de sefil...

Abdullah Ayan

 
31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:34
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:26
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:29
  • Akşam19:08
  • Yatsı20:33
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji