Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Yok ederek değil, çözüm üreterek; karşımıza alarak değil birlikte düşünerek sınav vereceğiz.

 
 
Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Suriye’deki iç savaş başlamadan üç yıl önce Suriye’ye ilk seyahatimi yapmış ve bu eşsiz ülkeyi keşfetmiştim.
Artık bizi istemeyen, hor gören, turist olarak da gitseniz size işçi ve şarklı gözüyle bakan Avrupa’ya gitmemeye karar vermiştim.
Tesadüfen gittiğim ilk Suriye gezimde bu ülke beni büyüledi.
Üç yıl içerisinde altı kez Suriye’ye gittim. Birçok şehrini gördüm. Çok güzel dostluklar kurdum; hep dost, misafirperver insanlarla karşılaştım.
Bir yabancı ülkedesiniz, ama kendinizi  ülkenizde sanıyorsunuz; bu çok  hoş bir duygu.  Çünkü mutfağı sizin mutfağınıza benzer ama  farklı da;  müziği size hiç de yabancı değil ama farkı da duyumsuyorsunuz. Başka bir ülkedesiniz; ama çarşısında karışan nargile, tütün, kahve, baharat kokuları sizi hemen kendi ülkenize taşıyor. Yani orada hem farklı ve uzak, hem de benzer ve yakın bir dünya sizi kucaklıyor.
Egzotik, çarpıcı, yabancılık çekilmeyen bir sıcak atmosfer…
Suriye’de tüm insanlarda Türkiye dostluğu ve sevgisi hemen  hissediliyordu. Ayrıca birçok Ermeni ile tanıştım; hepsi Türkiye özlemiyle ve sevgisiyle dolu idi.  
Göç ettikleri şehirlerden hasretle söz ediyorlardı.
Yıllarca hep düşman gözüyle bakmaya şartlandırıldığımız  yakın komşumuz  Suriyelilerin de, Türkiye’den bu ülkeye göç eden Ermenilerin de Türkiye’ye ve Türk insanına sevgiyle, dostlukla  bağlı olduklarını bizzat yaşayarak görmüştüm.
Sonra çirkin ve karanlık bir iç savaş başladı…
Savaşta patlayan her bombada,  ölen ya da yaralanan her insanda, her yıkılan binada kendimden bir parça kopuyorcasına sarsıldım; acı ve üzüntü duydum.
Şimdi  ülkelerinden göç etmek zorunda kalan bu güzel ve çileli insanlar bizim şehrimizde, Mersin’de misafirler.

Mersin iki asırdır Suriye’den, Lübnan’dan, Mısır’dan, Girit’ten, Balkanlardan, Kafkaslardan ve Türkiye’nin her yerinden gelen çeşitli ırk, din ve mezhepteki insanlara kucak açtı. Hepsi Mersin’de barış ve kardeşlik içerisinde yaşadılar. Herkes bir parça ekmek bulup burada karnını doyurdu, yaşamını sürdürdü.

Şimdi yine Suriye’deki iç savaş nedeniyle çaresizce, çocuk ve yaşlı yakınlarıyla, çoğu yoksulluk içinde ülkemize, kentimize sığınan bu insanlar yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Çoğunluğu tam bir sefalet içinde mücadele ederken,  bir kısmı da yanlarında getirdikleri bir miktar para ile ayakta durmaya çalışıyor. Bir gün elbette onların da paraları bitecek ve ürkütücü şartlarda yaşam mücadelesi vermeye başlayacaklar. Bazıları da kimseye el açmadan, boyun bükmeden onurlarıyla geçim mücadelesi vermeye çalışıyorlar. Ne yapıyorlar? Basit, küçük işyerleri açmaya uğraşıyorlar; yabancı bir ülkede dil, çevre sorunlarına karşı mücadele ediyorlar; sosyal uyum konusunda ellerinden geleni yapıyorlar.

Hâlâ esnaf için somut olarak ne yaptığını anlayamadığım, “ Mersin Esnaf Odaları” ise bu dramatik konuda çözüm için ne mi yapıyor? Hep alışık olduğumuz üzere, doğrudan karşı çıkıyor! Suriyeli konukların insani açıdan hepimizi ilgilendiren çırpınışları, sayın oda yetkililerinin umurunda bile değil !  Dar görüşlü, çağ dışı bir duyarsızlık içinde, bu çileli insanların ayakta kalma çabalarını mahvetmeye çalışıyorlar. Neymiş? Yerli esnaf bundan zarar görürmüş !
AVM’lere, büyük firmalara karşı duramayan; Çamlıbel esnafının göz göre göre çöküşünü seyreden, benzer  sorunlara çözüm bulamayan  Esnaf Odası şimdi Suriyelilerin açtıkları işyerlerini kapatma çabasında.  Oysa Belediyelerle ve Merkezi yönetimle işbirliği içinde mutlaka yasal bir çözüm bulunabilir. Savaşın sürüklediği bunca insan karnını burada doyuracaktır; burada barınacaklar; hastaları, yaşlıları ve çocukları bu kentin imkanlarını bizlerle paylaşacaktır.
“ Mersin esnaf Odaları “ ise kendi dar hesaplarının peşinde,
tıpkı daha önce seyyar satıcılara karşı açtıkları “yok etme” mücadelesinde Valiliği yanlarına aldıkları gibi, şimdi de Belediyeyi yanlarına alıp bu kez de Suriyelileri yok etme savaşına hazırlanıyor.

Bundan önceki Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ve çoğunluk Mersinli Arapların karşı çıktıkları bu çileli insanları daha fazla incitmek ayıptır, günahtır; geçmiş dönem yönetiminin düşmanca tavrından şimdiki Büyükşehir Belediyesi uzak durmalıdır.
İşyeri ruhsatları için geçici bir çözüm bulunabilir; çözüme kadar bir uzatma süresi verilebilir ya da merkezi idareyle işbirliği yapılarak yasal kanallar açılabilir. Bu insanî yaklaşım yerine hoyrat bir düşmanlık, çağımız kültürüne de, bu ülkenin geleneklerine de, bu şehrin vicdanına da yakışmaz !

Kent yöneticileri de, Esnaf Odaları benzeri kurumlarla ve kuruluşlarla iyi geçinme hesabı içinde hep onları öven, plaketler sunan anlayışa prim vermemeli, güçlüden değil güçsüzden, muhtaçtan yana olmalıdır. Bu kentte yaşamaya çalışan, bu kente sığınmış ihtiyaç sahibi, yoksul ve güçsüz insanlara bu kentteki herkesin, hepimizin sofrası, kalbi ve vicdanı açıktır ! Mersin Türkiye’de bu yönüyle hep model olmuştur.
Konuya bir başka açıdan da bakarsak :  
MİY Süper Lige çıkmıştır; bu başarı Mersinli firma ve esnaflara çok büyük katkı verecektir. Oysa Mersin Esnaf Odaları yetkilileri, bu olanağı geliştirmek, daha ileri organizasyonlar yaparak konunun esnaf açısından nasıl bir kazanca dönüştürüleceğini düşünmek, kent ekonomisini bu alanda geliştirmek üzere projeler yaratmak yerine, tam tersine MİY’nun bu büyük başarısına duyarsız kalmıştır; yeterli ölçüde destek vermemiştir; çağrıları duymamıştır! Şimdi de “ Yok Edilmelidir ! “ diye uğraştıkları seyyar satıcıların yanına , Suriyeli misafirlerimizi de katmaya çalışıyorlar.

Evet; ortada bir sorun vardır. Seyyar satıcı, işportacı kardeşlerimiz de bir sorundur; ama bu kentin bir sorunudur. “Yok Edilerek” değil, çözüm üretilerek aşacağımız bir sorun! Onların ekmek kavgasına saygı duyacağız, bu namuslu insanları hor görmeyeceğiz, onların da en az hepimiz kadar bu kentin sahibi olduğunu unutmayacağız.
 Elbette, Büyükşehir Belediyesi de yeni yönetim anlayışıyla ve
Sn. Kocamaz geniş tecrübesiyle bu kentin “ Barış ve Hoşgörü “ kültürünü çok daha ileriye taşıyacaktır. Bunun için belki de hemen önümüzde duran bu iki meselede, Mersinli seyyar satıcı hemşerilerimize ve küçük bir işyeri açarak yaşam mücadelesi vermeye çalışan Suriyeli misafirlerimize çözüm üreterek bir sınav vereceğiz.
Yok Ederek değil, çözüm üreterek; karşımıza alarak değil birlikte düşünerek sınav vereceğiz. Bunun için ihtiyacımız olan bütün insani değerler, bu kentin de, bu ülkenin de geleneğinde yeterince vardır.
   
HARUN ARSLAN

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 23:13
 
 
(2 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Hasan Turgut</p> <p>2014-05-22 09:11:24</p> <p>Duyarlılığınız için teşekkürler Harun Bey. Kendimizi Suriyeli kardeşlerimizin yerine koyalım onların durumunda bizde olabilirdik. Esnaflık yapmak yerine hırsızlık yapsalar daha mı iyi olurdu. Mersin'de söz sahibi olanları biraz daha sağduyulu olmaya davet ediyorum.</p> <p>vahap kokulu</p> <p>2014-05-22 06:30:33</p> <p>Mersin'e sığınan Suriye'lilerin işyerleri en fazla,Suriye'den 150-200 yıl önce Mersin'e göç eden Arap kökenli TC vatandaşlarının Mersin'e yerleştiği Kiremithane mahallesindedir ve bu konuda mahallelilerin kendilerine desteği ve şefkati ortadadır.Onlara teşekkür etrmeliyiz.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji