Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Gündem » Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Yok ederek değil, çözüm üreterek; karşımıza alarak değil birlikte düşünerek sınav vereceğiz.

 
 
Suriyelilerimizi Nasıl Yok Ederiz ?... Harun Arslan yazdı

Suriye’deki iç savaş başlamadan üç yıl önce Suriye’ye ilk seyahatimi yapmış ve bu eşsiz ülkeyi keşfetmiştim.
Artık bizi istemeyen, hor gören, turist olarak da gitseniz size işçi ve şarklı gözüyle bakan Avrupa’ya gitmemeye karar vermiştim.
Tesadüfen gittiğim ilk Suriye gezimde bu ülke beni büyüledi.
Üç yıl içerisinde altı kez Suriye’ye gittim. Birçok şehrini gördüm. Çok güzel dostluklar kurdum; hep dost, misafirperver insanlarla karşılaştım.
Bir yabancı ülkedesiniz, ama kendinizi  ülkenizde sanıyorsunuz; bu çok  hoş bir duygu.  Çünkü mutfağı sizin mutfağınıza benzer ama  farklı da;  müziği size hiç de yabancı değil ama farkı da duyumsuyorsunuz. Başka bir ülkedesiniz; ama çarşısında karışan nargile, tütün, kahve, baharat kokuları sizi hemen kendi ülkenize taşıyor. Yani orada hem farklı ve uzak, hem de benzer ve yakın bir dünya sizi kucaklıyor.
Egzotik, çarpıcı, yabancılık çekilmeyen bir sıcak atmosfer…
Suriye’de tüm insanlarda Türkiye dostluğu ve sevgisi hemen  hissediliyordu. Ayrıca birçok Ermeni ile tanıştım; hepsi Türkiye özlemiyle ve sevgisiyle dolu idi.  
Göç ettikleri şehirlerden hasretle söz ediyorlardı.
Yıllarca hep düşman gözüyle bakmaya şartlandırıldığımız  yakın komşumuz  Suriyelilerin de, Türkiye’den bu ülkeye göç eden Ermenilerin de Türkiye’ye ve Türk insanına sevgiyle, dostlukla  bağlı olduklarını bizzat yaşayarak görmüştüm.
Sonra çirkin ve karanlık bir iç savaş başladı…
Savaşta patlayan her bombada,  ölen ya da yaralanan her insanda, her yıkılan binada kendimden bir parça kopuyorcasına sarsıldım; acı ve üzüntü duydum.
Şimdi  ülkelerinden göç etmek zorunda kalan bu güzel ve çileli insanlar bizim şehrimizde, Mersin’de misafirler.

Mersin iki asırdır Suriye’den, Lübnan’dan, Mısır’dan, Girit’ten, Balkanlardan, Kafkaslardan ve Türkiye’nin her yerinden gelen çeşitli ırk, din ve mezhepteki insanlara kucak açtı. Hepsi Mersin’de barış ve kardeşlik içerisinde yaşadılar. Herkes bir parça ekmek bulup burada karnını doyurdu, yaşamını sürdürdü.

Şimdi yine Suriye’deki iç savaş nedeniyle çaresizce, çocuk ve yaşlı yakınlarıyla, çoğu yoksulluk içinde ülkemize, kentimize sığınan bu insanlar yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Çoğunluğu tam bir sefalet içinde mücadele ederken,  bir kısmı da yanlarında getirdikleri bir miktar para ile ayakta durmaya çalışıyor. Bir gün elbette onların da paraları bitecek ve ürkütücü şartlarda yaşam mücadelesi vermeye başlayacaklar. Bazıları da kimseye el açmadan, boyun bükmeden onurlarıyla geçim mücadelesi vermeye çalışıyorlar. Ne yapıyorlar? Basit, küçük işyerleri açmaya uğraşıyorlar; yabancı bir ülkede dil, çevre sorunlarına karşı mücadele ediyorlar; sosyal uyum konusunda ellerinden geleni yapıyorlar.

Hâlâ esnaf için somut olarak ne yaptığını anlayamadığım, “ Mersin Esnaf Odaları” ise bu dramatik konuda çözüm için ne mi yapıyor? Hep alışık olduğumuz üzere, doğrudan karşı çıkıyor! Suriyeli konukların insani açıdan hepimizi ilgilendiren çırpınışları, sayın oda yetkililerinin umurunda bile değil !  Dar görüşlü, çağ dışı bir duyarsızlık içinde, bu çileli insanların ayakta kalma çabalarını mahvetmeye çalışıyorlar. Neymiş? Yerli esnaf bundan zarar görürmüş !
AVM’lere, büyük firmalara karşı duramayan; Çamlıbel esnafının göz göre göre çöküşünü seyreden, benzer  sorunlara çözüm bulamayan  Esnaf Odası şimdi Suriyelilerin açtıkları işyerlerini kapatma çabasında.  Oysa Belediyelerle ve Merkezi yönetimle işbirliği içinde mutlaka yasal bir çözüm bulunabilir. Savaşın sürüklediği bunca insan karnını burada doyuracaktır; burada barınacaklar; hastaları, yaşlıları ve çocukları bu kentin imkanlarını bizlerle paylaşacaktır.
“ Mersin esnaf Odaları “ ise kendi dar hesaplarının peşinde,
tıpkı daha önce seyyar satıcılara karşı açtıkları “yok etme” mücadelesinde Valiliği yanlarına aldıkları gibi, şimdi de Belediyeyi yanlarına alıp bu kez de Suriyelileri yok etme savaşına hazırlanıyor.

Bundan önceki Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ve çoğunluk Mersinli Arapların karşı çıktıkları bu çileli insanları daha fazla incitmek ayıptır, günahtır; geçmiş dönem yönetiminin düşmanca tavrından şimdiki Büyükşehir Belediyesi uzak durmalıdır.
İşyeri ruhsatları için geçici bir çözüm bulunabilir; çözüme kadar bir uzatma süresi verilebilir ya da merkezi idareyle işbirliği yapılarak yasal kanallar açılabilir. Bu insanî yaklaşım yerine hoyrat bir düşmanlık, çağımız kültürüne de, bu ülkenin geleneklerine de, bu şehrin vicdanına da yakışmaz !

Kent yöneticileri de, Esnaf Odaları benzeri kurumlarla ve kuruluşlarla iyi geçinme hesabı içinde hep onları öven, plaketler sunan anlayışa prim vermemeli, güçlüden değil güçsüzden, muhtaçtan yana olmalıdır. Bu kentte yaşamaya çalışan, bu kente sığınmış ihtiyaç sahibi, yoksul ve güçsüz insanlara bu kentteki herkesin, hepimizin sofrası, kalbi ve vicdanı açıktır ! Mersin Türkiye’de bu yönüyle hep model olmuştur.
Konuya bir başka açıdan da bakarsak :  
MİY Süper Lige çıkmıştır; bu başarı Mersinli firma ve esnaflara çok büyük katkı verecektir. Oysa Mersin Esnaf Odaları yetkilileri, bu olanağı geliştirmek, daha ileri organizasyonlar yaparak konunun esnaf açısından nasıl bir kazanca dönüştürüleceğini düşünmek, kent ekonomisini bu alanda geliştirmek üzere projeler yaratmak yerine, tam tersine MİY’nun bu büyük başarısına duyarsız kalmıştır; yeterli ölçüde destek vermemiştir; çağrıları duymamıştır! Şimdi de “ Yok Edilmelidir ! “ diye uğraştıkları seyyar satıcıların yanına , Suriyeli misafirlerimizi de katmaya çalışıyorlar.

Evet; ortada bir sorun vardır. Seyyar satıcı, işportacı kardeşlerimiz de bir sorundur; ama bu kentin bir sorunudur. “Yok Edilerek” değil, çözüm üretilerek aşacağımız bir sorun! Onların ekmek kavgasına saygı duyacağız, bu namuslu insanları hor görmeyeceğiz, onların da en az hepimiz kadar bu kentin sahibi olduğunu unutmayacağız.
 Elbette, Büyükşehir Belediyesi de yeni yönetim anlayışıyla ve
Sn. Kocamaz geniş tecrübesiyle bu kentin “ Barış ve Hoşgörü “ kültürünü çok daha ileriye taşıyacaktır. Bunun için belki de hemen önümüzde duran bu iki meselede, Mersinli seyyar satıcı hemşerilerimize ve küçük bir işyeri açarak yaşam mücadelesi vermeye çalışan Suriyeli misafirlerimize çözüm üreterek bir sınav vereceğiz.
Yok Ederek değil, çözüm üreterek; karşımıza alarak değil birlikte düşünerek sınav vereceğiz. Bunun için ihtiyacımız olan bütün insani değerler, bu kentin de, bu ülkenin de geleneğinde yeterince vardır.
   
HARUN ARSLAN

 
21 Mayıs 2014 Çarşamba 23:13
 
 
(2 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Hasan Turgut</p> <p>2014-05-22 09:11:24</p> <p>Duyarlılığınız için teşekkürler Harun Bey. Kendimizi Suriyeli kardeşlerimizin yerine koyalım onların durumunda bizde olabilirdik. Esnaflık yapmak yerine hırsızlık yapsalar daha mı iyi olurdu. Mersin'de söz sahibi olanları biraz daha sağduyulu olmaya davet ediyorum.</p> <p>vahap kokulu</p> <p>2014-05-22 06:30:33</p> <p>Mersin'e sığınan Suriye'lilerin işyerleri en fazla,Suriye'den 150-200 yıl önce Mersin'e göç eden Arap kökenli TC vatandaşlarının Mersin'e yerleştiği Kiremithane mahallesindedir ve bu konuda mahallelilerin kendilerine desteği ve şefkati ortadadır.Onlara teşekkür etrmeliyiz.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:59
  • Güneş05:44
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:35
  • Yatsı21:08
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1915 - "Hilal-i Ahmer Cemiyeti"nin adı Kızılay olarak değiştirildi.
1915 - Birinci Kirte Muhaberesi başladı.
1916 - Kutülamare bölgesinde 5 aydır kuşatma altında bulunan İngiliz birlikleri teslim oldular.
1920 - İstanbul Hükümeti Anadolu'da saltanatı devam ettirmek amacıyla Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği'ni yayınladı.
1920 - Azerbaycan Sovyetler Birliği'ne katıldı (1991'de tekrar bağımsızlığına kavuşacaktır)
1936 - Mısır'da Kral Fuad'ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu.
1945 - İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci yılında kurşuna dizildi.
1947 - Thor Heyerdahl ve beş kişilik mürettebatı, Kon-Tiki adlı tekneyle Peru'dan yola çıktı. Amaçları çok önceleri Peruluların Polinezya'ya yerleşmiş olduklarını kanıtlamaktı.
1950 - Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da açıldı.
1960 - İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.
1963 - Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı.
1967 - Expo '67 fuarı Kanada'nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.
1975 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı.
1979 - Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 'Kiev 28' İstanbul Boğazı'ndan geçti.
1980 - Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkum edildi.
1984 - Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye Yönder'in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan işadamı Işık Yönder, terör örgütü ASALA militanı tarafından öldürüldü.
1988 - Ermeni terör örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.
1993 - İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı. 35 kişi yaşamını yitirdi.
2001 - Milyoner Dennis Tito dünyanın ilk uzay turisti oldu.
2003 - Kıbrıs Cumhuriyeti ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geçti.
2008 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin doğusundaki Şandong bölgesinin Zibo şehrinde bir yolcu treni raydan çıkarak başka bir trene çarptı; 70 kişi öldü, 420 kişi yaralandı .
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji