İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı

Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı

Swoboda' nın Kılıçdaroğlu' na hatırlattığı gerçek...

 
 
Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı
Türkiye' de kimi saflara ulusalcılığı solculuk olarak yutturabilirsiniz.
Oysa solun temel özelliği evrensel oluşudur. Ulusalcılığı içinde barındırması halinde bunun nasyonal sosyalizm olduğunu ve Hitler'in damgasını vurduğu Almanya'daki modeli çağrıştırdığını en iyi Avrupa'lı sosyalistler bilir.
Bilirler çünkü; bedel ödeyerek, can vererek, fırınlarda yakılarak, gestapodan kurtulmayacaklarını anladıklarında intihar ederek öğrendiler, tüyleri diken diken eden gerçeği...
Ulusalcılık adına ırkçılığı kışkırtan, yeni anayasa yapılırken Türklük kavramını kırmızı çizgi olarak tartışılmaz biçimde kutsayanları, Türkiye'de birileri solcu gibi görseler de bunun adı solculuk değildir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, bunlara nasyonal sosyalist denilir. Gerçek sosyalist sınırlara hapsolmaz, sınırları olmayan bir dünya hayal eder. O hayal gerçek olsun diye mücadele eder, ömür boyu peşinden koşar.
Elbette bilmesi gerekenler biliyor ama yine de hatırlatayım istedim: Hitler’in partisinin adı, Almanya Ulusal Sosyalist İşçi Partisi idi.
Baykal zamanında solculuğu rafa kaldırarak ulusalcılıkla yetinen CHP' nin keyfi yerindeydi. Muhalefet olmak gibi kutsal görevi misyon edinmiş parti yönetiminin rahatını bozmaya niyeti yoktu, Avrupa sosyalistleri de Baykal CHP' sini, doktorun umutsuz hastaya "ne yersen ye" tavsiyesindeki umursamazlıkla uyarmayı bile gereksiz sayıyordu.
Oysa Kılıçdaroğlu ile başlayan yeni dönemde medyanın da estirdiği rüzgardan etkilenerek "acaba" sorusunun karıştırdığı kafalar beklemeye başladı.
Ve derken acı son hiç beklenmedik yerde ve anda geldi. Gerçek en beklenmedik yerde ayağa kalkıp "çıplaklığı" yüzlere vurdu.
Avrupa Parlamentosunu CHP grubuyla karıştıran (daha önce de pek çok adresi karıştırdığını, kendi seçim sandığını bulamadığını hafızası yerinde olanlar hatırlayacaktır) Kılıçdaroğlu, ne zaman ki kürsüye çıkıp eli kanlı katil diktatörle, halkın anasının ak sütü oylarıyla sandıktan çıkmış Erdoğan' ı "alın birini vurun ötekine" misali birbiriyle mukayeseye kalkışınca inanılmaz tepkiyle karşılaştı.
En beklenmedik tepki de en fazla umut bağladığı Parlamentonun Sosyalist Grup lideri Swoboda' dan geldi.
Swoboda, seçilmiş Erdoğan' ı Esad' la karıştıran Kılıçdaroğlu sözlerini düzeltmediği sürece görüşmeyeceğini, verdiği randevuyu da iptal ettiğini açıkladı.
Türkiye' de habere takla attırmayı marifet sayan kimi medya ve ulusalcı ekip gelişmeyi "Kılıçdaroğlu rest çekti" biçiminde verse de gerçeğin öyle olmadığı çabuk anlaşıldı.
Gürsel Tekin' in "randevuyu Genel Başkanım iptal etti" sözlerinin dumanı tüterken, üstelik CHP'den Kılıçdaroğlu' nun "Swoboda ile görüşmeyi ben red ettim" iddiası medyaya pompalanırken, hiç bir açıklamanın, cümlenin anlatamayacağı kadar çıplak gerçeği yayınlanan tek bir fotoğraf karesi özetlemeye yetti.
Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu ve yalanlamaya çalışan herkesin aslında gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu anlatmaya yeten tek fotoğraf:
Swoboda' nın odasının kapısında süklüm büklüm bekleyen ve Sosyalist liderin sekreteriyle tartışan Kılıçdaroğlu ve ekibi...
O fotoğrafı gören herkes çıkıp sormaz mı: "Randevuyu iptal ettiysen o kapının önüne neden gittin? Seni görmek istemeyen Swoboda yerine sekreterine laf anlatmaya, görüşme için kapıyı zorlamaya neden kalktın?"
Bu fotoğraf ne kolay unutulur, ne de CHP' nin bugünkü Genel Başkan ve ekibi düştüğü durumu, kendilerini akıllı herkesi sersem sanarak düzeltebilir.
Üstelik Swoboda bununla da yetinmedi.
Kılıçdaroğlu "demokrasiyi Avrupa'dan mı öğreneceğiz" diye düştüğü durumdan farksız çırpınır ve çırpındıkça daha beter irtifa kaybederken verdiği demeçle ne demek istediğini, beş yaşında çocukların anlayacağı dille özetledi.
Bakın ne diyor Avrupa Sosyalistlerinin lideri:
“Erdoğan’la Esed mukayesesi olmaz. Türkiye’de böyle şeyler söylerseniz çok akıllıca değil diye düşünürüm ama müdahil olmam. Fakat tabiri caizse, benim evimde ve benim siyasi partimin posterleri önünde, bu, kesinlikle kabul edilemez.” (...)
“Bu insanların (ulusalcılar kastediliyor) bazıları hâlâ Kılıçdaroğlu’ nun çevresinde. Kendisi reform yolunda cesur olmalı. O zaman sonuna kadar destek vereceğiz.
CHP sosyal demokrat ailenin parçası olmak istiyorsa ailenin değerlerini kabul etmeli. Birinin evine misafirseniz, o evin kurallarına uymak mecburiyetindesiniz.”
Bilmem tercümeye gerek var mı?
Size, bana göre yok ama CHP halen Swoboda' yı anlamakta özürlü davranıyor.
Partinin Genel Başkan yardımcılığına Dış İşleri Bakanlığı bürokratlığından emekli olduktan sonra paraşütle indirilen Faruk Loğoğlu mikrofonların karşısına geçip, Swoboda' yı "demokrasi özürlüsü" olarak tanımlayabiliyor.
Gürsel Tekin, Faruk Loğoğlu ve benzerleri genel başkanlarına toz kondurmaz, onu yaptığı vahim yanlıştan kurtaracak erdemli bir özür, düzeltme yerine sosyalistleri demokrasi özürlüsü olarak suçluyor.
Avrupa Sosyalistleri; Kürt sorununa bakışından, çözüm sürecine kelepçe vurmaya kalkan sekter tavrına, Suriye ve eli kanlı Esad' ın ayağına giden kan tutmuş elçilerine kadar hem CHP' yi, hem Türkiye' yi hatta  siyaseten Kılıçdaroğlu' nu sanılandan çok daha iyi tanıyor, takip ediyorlar.
Swoboda' yı demokrasiden nasibini almamış diye suçlayıp kendilerini Avrupalı sosyalistlerden daha solda gören Kılıçdaroğlu ve ekibinin düştüğü durum bana sevdiğim fıkrayı hatırlattı:
"Otobana ters yoldan giren Temel, üzerine gelmekte olan araçlara şaşkın bakarken kullandığı arabadaki telsizdeki anonsla irkilmiş. Telsizde polis merkezinin "otobanda ters giden bir aracı durdurmaları" için ekipleri uyardığını duyan Temel başını çıkarıp bağırmış: "ne bir tanesi, benim dışımda kalanların hepsi"
Ulusalcılığı solculuk sanan CHP ve peşine takılanların, tüm Avrupa sosyalistlerine solculuk ayarı vermesinin ters yoldaki Temel'in herkesi ters yolda sanmasından ne farkı var?
 
20 Mayıs 2013 Pazartesi 07:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji