Mersin hinterlandı Ocak-Kasım 2016 ekonomik verileri açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı

Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı

Swoboda' nın Kılıçdaroğlu' na hatırlattığı gerçek...

 
 
Swoboda' nın kapısında yıkılan Kılıçdaroğlu... Abdullah Ayan yazdı
Türkiye' de kimi saflara ulusalcılığı solculuk olarak yutturabilirsiniz.
Oysa solun temel özelliği evrensel oluşudur. Ulusalcılığı içinde barındırması halinde bunun nasyonal sosyalizm olduğunu ve Hitler'in damgasını vurduğu Almanya'daki modeli çağrıştırdığını en iyi Avrupa'lı sosyalistler bilir.
Bilirler çünkü; bedel ödeyerek, can vererek, fırınlarda yakılarak, gestapodan kurtulmayacaklarını anladıklarında intihar ederek öğrendiler, tüyleri diken diken eden gerçeği...
Ulusalcılık adına ırkçılığı kışkırtan, yeni anayasa yapılırken Türklük kavramını kırmızı çizgi olarak tartışılmaz biçimde kutsayanları, Türkiye'de birileri solcu gibi görseler de bunun adı solculuk değildir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, bunlara nasyonal sosyalist denilir. Gerçek sosyalist sınırlara hapsolmaz, sınırları olmayan bir dünya hayal eder. O hayal gerçek olsun diye mücadele eder, ömür boyu peşinden koşar.
Elbette bilmesi gerekenler biliyor ama yine de hatırlatayım istedim: Hitler’in partisinin adı, Almanya Ulusal Sosyalist İşçi Partisi idi.
Baykal zamanında solculuğu rafa kaldırarak ulusalcılıkla yetinen CHP' nin keyfi yerindeydi. Muhalefet olmak gibi kutsal görevi misyon edinmiş parti yönetiminin rahatını bozmaya niyeti yoktu, Avrupa sosyalistleri de Baykal CHP' sini, doktorun umutsuz hastaya "ne yersen ye" tavsiyesindeki umursamazlıkla uyarmayı bile gereksiz sayıyordu.
Oysa Kılıçdaroğlu ile başlayan yeni dönemde medyanın da estirdiği rüzgardan etkilenerek "acaba" sorusunun karıştırdığı kafalar beklemeye başladı.
Ve derken acı son hiç beklenmedik yerde ve anda geldi. Gerçek en beklenmedik yerde ayağa kalkıp "çıplaklığı" yüzlere vurdu.
Avrupa Parlamentosunu CHP grubuyla karıştıran (daha önce de pek çok adresi karıştırdığını, kendi seçim sandığını bulamadığını hafızası yerinde olanlar hatırlayacaktır) Kılıçdaroğlu, ne zaman ki kürsüye çıkıp eli kanlı katil diktatörle, halkın anasının ak sütü oylarıyla sandıktan çıkmış Erdoğan' ı "alın birini vurun ötekine" misali birbiriyle mukayeseye kalkışınca inanılmaz tepkiyle karşılaştı.
En beklenmedik tepki de en fazla umut bağladığı Parlamentonun Sosyalist Grup lideri Swoboda' dan geldi.
Swoboda, seçilmiş Erdoğan' ı Esad' la karıştıran Kılıçdaroğlu sözlerini düzeltmediği sürece görüşmeyeceğini, verdiği randevuyu da iptal ettiğini açıkladı.
Türkiye' de habere takla attırmayı marifet sayan kimi medya ve ulusalcı ekip gelişmeyi "Kılıçdaroğlu rest çekti" biçiminde verse de gerçeğin öyle olmadığı çabuk anlaşıldı.
Gürsel Tekin' in "randevuyu Genel Başkanım iptal etti" sözlerinin dumanı tüterken, üstelik CHP'den Kılıçdaroğlu' nun "Swoboda ile görüşmeyi ben red ettim" iddiası medyaya pompalanırken, hiç bir açıklamanın, cümlenin anlatamayacağı kadar çıplak gerçeği yayınlanan tek bir fotoğraf karesi özetlemeye yetti.
Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu ve yalanlamaya çalışan herkesin aslında gerçeklerden ne kadar uzak olduğunu anlatmaya yeten tek fotoğraf:
Swoboda' nın odasının kapısında süklüm büklüm bekleyen ve Sosyalist liderin sekreteriyle tartışan Kılıçdaroğlu ve ekibi...
O fotoğrafı gören herkes çıkıp sormaz mı: "Randevuyu iptal ettiysen o kapının önüne neden gittin? Seni görmek istemeyen Swoboda yerine sekreterine laf anlatmaya, görüşme için kapıyı zorlamaya neden kalktın?"
Bu fotoğraf ne kolay unutulur, ne de CHP' nin bugünkü Genel Başkan ve ekibi düştüğü durumu, kendilerini akıllı herkesi sersem sanarak düzeltebilir.
Üstelik Swoboda bununla da yetinmedi.
Kılıçdaroğlu "demokrasiyi Avrupa'dan mı öğreneceğiz" diye düştüğü durumdan farksız çırpınır ve çırpındıkça daha beter irtifa kaybederken verdiği demeçle ne demek istediğini, beş yaşında çocukların anlayacağı dille özetledi.
Bakın ne diyor Avrupa Sosyalistlerinin lideri:
“Erdoğan’la Esed mukayesesi olmaz. Türkiye’de böyle şeyler söylerseniz çok akıllıca değil diye düşünürüm ama müdahil olmam. Fakat tabiri caizse, benim evimde ve benim siyasi partimin posterleri önünde, bu, kesinlikle kabul edilemez.” (...)
“Bu insanların (ulusalcılar kastediliyor) bazıları hâlâ Kılıçdaroğlu’ nun çevresinde. Kendisi reform yolunda cesur olmalı. O zaman sonuna kadar destek vereceğiz.
CHP sosyal demokrat ailenin parçası olmak istiyorsa ailenin değerlerini kabul etmeli. Birinin evine misafirseniz, o evin kurallarına uymak mecburiyetindesiniz.”
Bilmem tercümeye gerek var mı?
Size, bana göre yok ama CHP halen Swoboda' yı anlamakta özürlü davranıyor.
Partinin Genel Başkan yardımcılığına Dış İşleri Bakanlığı bürokratlığından emekli olduktan sonra paraşütle indirilen Faruk Loğoğlu mikrofonların karşısına geçip, Swoboda' yı "demokrasi özürlüsü" olarak tanımlayabiliyor.
Gürsel Tekin, Faruk Loğoğlu ve benzerleri genel başkanlarına toz kondurmaz, onu yaptığı vahim yanlıştan kurtaracak erdemli bir özür, düzeltme yerine sosyalistleri demokrasi özürlüsü olarak suçluyor.
Avrupa Sosyalistleri; Kürt sorununa bakışından, çözüm sürecine kelepçe vurmaya kalkan sekter tavrına, Suriye ve eli kanlı Esad' ın ayağına giden kan tutmuş elçilerine kadar hem CHP' yi, hem Türkiye' yi hatta  siyaseten Kılıçdaroğlu' nu sanılandan çok daha iyi tanıyor, takip ediyorlar.
Swoboda' yı demokrasiden nasibini almamış diye suçlayıp kendilerini Avrupalı sosyalistlerden daha solda gören Kılıçdaroğlu ve ekibinin düştüğü durum bana sevdiğim fıkrayı hatırlattı:
"Otobana ters yoldan giren Temel, üzerine gelmekte olan araçlara şaşkın bakarken kullandığı arabadaki telsizdeki anonsla irkilmiş. Telsizde polis merkezinin "otobanda ters giden bir aracı durdurmaları" için ekipleri uyardığını duyan Temel başını çıkarıp bağırmış: "ne bir tanesi, benim dışımda kalanların hepsi"
Ulusalcılığı solculuk sanan CHP ve peşine takılanların, tüm Avrupa sosyalistlerine solculuk ayarı vermesinin ters yoldaki Temel'in herkesi ters yolda sanmasından ne farkı var?
 
20 Mayıs 2013 Pazartesi 07:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdıAkdeniz İlçe Teşkilat İçi Eğitim Ve Referandum Hazırlık Toplantısını GerçekleştirdiÖzturan,10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü KutladıMESİAD Başkan Vekili Hasan Engin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutladıErcik, 'Güçlü Bir Demokrasi Güçlü Bir Basın İle Mümkündür'Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçün
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:06
  • Güneş07:46
  • Öğlen13:02
  • İkindi15:42
  • Akşam17:58
  • Yatsı19:27
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1605 - Cervantes'in Don Kişot adlı romanı ilk kez yayımlandı. Romanın 2. bölümü ise tam 10 yıl sonra basılacaktır.
1685 - Viyana'da ilk kafe Johannes Diodato tarafından açıldı.
1819 - Simon Bolivar Kolombiya Cumhuriyeti'ni ilan etti.
1851 - Şirket-i Hayriye kuruldu
1852 - Sand River antlaşması ile BirleşikKrallık, Transvaal'deki (Güney Afrika) Boer kolonilerinin bağımsızlığını kabul etti.
1875 - Karaköy Beyoğlu arasındaki Tünel hizmete girdi. Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.
1904 - Anton Çehov'un yazdığı Vişne Bahçesi oyunu ilk kez Moskova Sanat Tiyatrosu nda sahnelendi.
1909 - Fenerbahçe ile Galatasaray ilk kez karşılaştı; FB:0, GS:2
1917 - ABD, Virgin Adaları karşılığında Danimarka'ya 25 milyon dolar ödedi.
1923 - Mustafa Kemal Paşa'nın İzmit'te düzenlediği ilk basın toplantısı, sabaha karşı sona erdi.
1929 - Elzie Crisler Segar tarafından yaratılan Temel Reis (Popeye) karikatürü ilk kez bir gazetede yayımlandı.
1942 - Ankara'da ekmek karneye bağlandı.
1944 - Monte Cassino Savaşı: II. Dünya Savaşı'nın en uzun ve kanlı çarpışmalarından biri başladı.
1945 - SSCB ve Polonya birlikleri Varşova'ya girdi.
1946 - BM Güvenlik Konseyi ilk toplantısını yaptı.
1960 - Yahya Kemal Müzesi açıldı. Müze Fatih Külliyesi'nin Baş Kurşunlu Medresesi'nde bulunuyor.
1961 - Kongo Başbakanı Patrice Lumumba öldürüldü.
1964 - Londra Konferansı'nda Kıbrıs Türk toplumunu temsil eden Rauf Denktaş konuştu. Rauf Denktaş, federal yönetime gidilmezse, ayrı bir hükümet kuracaklarını açıkladı.
1966 - Bir Amerikan B-52 bombardıman uçağı, İspanya üzerinde bir yakıt tanker uçağı ile yakıt ikmali sırasında çarpıştı ve dört hidrojen bombasını Palomares köyü civarına düşürdü. Palomares olayı olarak hatırlanan olayda çevrede radyasyon kirliliği oluştu.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Erdal İnönü'nün evinin önüne dinamit atıldı.
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" başkanı oldu.
1974 - Resmî olarak son Anadolu parsı öldürüldü.1
1984 - Dolandırıcılıktan yargılanan Abidin Cevher Özden (Banker Kastelli) beraat etti.
1987 - Bülent Ecevit, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı davranmaktan 11 ay 20 gün hapse mahkum edildi. 12 Eylül darbesinden sonra Bülent Ecevit hakkında 80, Süleyman Demirel hakkında 55 dava açılmıştı.
1990 - Yazar Aziz Nesin, kendisine "vatan haini" dediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Kenan Evren aleyhine tazminat davası açtı.
1991 - 2. Körfez Savaşı, müttefik uçaklarının Irak ve Kuveyt'teki hedefleri vurmalarıyla başladı. Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.
1992 - İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) Kuzey İrlanda'da protestanlara ait bir binayı bombaladı, 7 işçi öldü.
1994 - Güney Kaliforniya'da 6,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 61 kişi öldü, 20 milyar dolar hasar olduğu tahmin ediliyor.
1994 - 21 Ocak'ta fırlatılması planlanan ilk Türk uydusu Türksat 1A'yı taşıyacak Arien füzesi arızalandı. Fırlatma işlemi 10 gün ertelendi.
1995 - Avrupa Parlamentosu, Saharov Ödülü'nü cezaevinde bulunan eski DEP milletvekili Leyla Zana'ya verdi.
1995 - Japonya'nın Osaka-Kobe bölgesinde 7,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 6 binden fazla kişi öldü.
2000 - İstanbul'da bir villaya operasyon düzenleyen polisle çıkan çatışmada, Hizbullah'ın elebaşı Hüseyin Velioğlu ölü ele geçirildi. Genişletilen operasyonda, mezar evler ortaya çıkarıldı ve çok sayıda Hizbullah mensubu yakalandı.
2005 - İstanbul'da 97 şehit asker ailesi ve malul gaziye Cumhurbaşkanlığı Devlet Övünç Madalyası ve Beratı verildi.
2007 - Kuzey Kore'nin nükleer denemesi üzerine Chicago Üniversitesindeki sembolik Kıyamet Günü Saati 11:55'e ayarlandı (12 Kıyamet demektir) Saat soğuk savaş boyunca 18 kez değiştirilmiştir.
 
Arşiv
 
Süper Loto
12.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu081315212246
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
11.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020308202608
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji