Nisan ayında Adana’da 2 493, Mersin’de 2 955 konut satıldı

Ana Sayfa » Güncel » "Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

"Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

Tarihe gülümseyen Mersin'i gülümsetelim derken ranta kurban etmeyelim...

 
 

Geçtiğimiz günlerde HDP' li Akdeniz Belediye eş başkanı Yüksel Mutlu eski Mersin evlerinin restorasyonunu da kapsayan "Tarihe gülümseyen Mersin" projesinin yeniden ele alındığını, bundan sonra ki süreçte yetkiyi Büyükşehir' e verdiklerini ancak yine de işin takipçisi olacaklarını söylerken aslında konuya duyarlı pek çok insanın içten duygularına tercüman oluyordu.

Aslında Mutlu' nun kaygı ve çekinceleri yerinde ve işi birilerine bırakmayacaklarını söylemesi de önemli.

Önemli çünkü tüm dünyayı sarıp sarmalayan emlak rant canavarı ağzını açmış her gün bir ülkenin bir kentinde kimi arazi/arsaları parsel parsel yutuyor...

Yutmakla da kalmıyor, üzerine diktiği binalarla insanların ellerindeki avuçlarındakini yutuyor.

Üstelik ihtiyaç sahipleri değil, artık hedef kitle, nereye başınızı çevirseniz karşınıza çıkan gayrimenkul spekülatörleri...

İnşaat tarağında bezi olmayanlar bile şehir efsanelerine kendilerini kaptırmış durumdalar ve ortalama insanlar bile artık oturmak için değil, 100'e alıp 120' ye satmak için gayrimenkul ediniyorlar.

Üstelik tüm yasalar, finans sistemi ve ülke iktidarları da bu inorganik büyümeye hem koruma sağlıyor, hem finanse ediyor, hem de iktidar aktörleri bu iştah kabartıcı rantın gizli açık paydaşı olmakta.

Aslında dünyada 2000'lerde başlayan ve 2005' ten itibaren arıza sinyalleri veren küresel sanal cennetin ABD ayağı 2008' de tümüyle çöktü.

Çökünce ne oldu?

Oturacak bir ev yanında ucuz kredi teklifleri karşısında iştahları kabaran belli düzeyde gelire sahip insanlar, bankalara borçlanıp aldıkları paralarla yeni evler aldılar, vaat edilen cennet bu evlerin kısa zamanda prim yapacağı, en kötü ihtimalle kiraya verilip elde edilecek kiralarla bankalara taksitlerin ödeneceği varsayımıydı...

Faizlerin %1-3 aralığında dolandığı ABD' de her yıl %20-30 artan fiyatlar iştah kabartıcıydı ve her girenin ellerini ovuşturması, bir başkasını çekiyordu "gel, gel" diyen piyasaya. Ne zamana kadar? 2005' te nefes daralması başladı ama insanlar bunu geçici sandılar ta ki, 2008' de bir günün içinde balon patlayıncaya kadar...

Ev kredilerini ödeyemeyen insanlar ellerindeki gayrimenkulü önce satıp nakde dönmeye çalıştı ama bir anda piyasaya o kadar çok "sahibinden acil satılık" saçıldı ve bu fiyatları öylesine aşağı çekti ki, o güne kadar bankaya ödediği paraları da unutup sıkışan her mortgage mağduru son çare götürüp anahtarı bankaya bıraktı. (Bankaya iade etmek, piyasadaki fiyatlara bakıldığında satmaktan daha cazipti)

Bankalar bir anda akıllarına gelmeyen gayrimenkul sahibi oldular ama şişen portföyü rahatlatacak müşteri kalmamıştı. Aksine başlayan kriz bankaları da içine aldı, kimi dev finans tröstü batarken, kimi küçüldü. Bu ise çalışanların işsiz kalmasıyla sonuçlandı ve bırakın ikinci, üçüncü evi, başını soktuğu dairenin kredisini ödeyemeyen milyonlarca insanın kapısına bankalar dayanıp o evlere de el koydular.

Kaos, kaosu, kriz krizi tetikledi. Gayrimenkul fiyatları öylesine düştü ki, satarız diye yenisini yapanlar pazarlamaya çıktıklarında maliyetin altına da verseler alıcı bulamaz hale geldi.

2005' ten itibaren durumu aslında bankacılar ve yönetim biliyordu ama borca dayalı ekonomiyi döndürmek için umut pompalandı. Ardından güvensizlik başladı, faizler yükseldi, kredi sistemi kurudu ve bir anda sub-prime mortgage (çöp kredi) krizi oluştu.

Dünya geneline yayılan krizde bize ışık tutacak iki ülke ve iki model hayli ilginç ama bunlardan özellikle Barselona uygulaması şu "gülümseyen Mersin" adını verdiğimiz ayağa kaldırma! projesine de hayli benzediği için orada yaşananları ve gelinen son noktayı bilmekte fayda var ...

Biri Hindistan' daki silikon vadisi macerası...

Bu konuda en doyurucu bilgiyi, Bangalore' e gidip yaşayarak yeterince gözleme ve deneyim kazanan Michael Goldman* anlatıyor. Goldman' ın yerinde gördüklerinden sonraki tespitleri aslında "dünya kenti, marka kent" yaratma hayallerinin ne kadar boş safsata olduğunu da kör gözlere sokmakta.

2006' da Bangalore' i yerinde yaşayarak incelemeye başlayan Goldman bir süre sonra küresel bilişim markalarını getireceklerini söyleyerek kent ve çeperlerindeki arazileri kimi şirketlere ucuz hatta bedava vermeye başlayan yerel ve merkezi yönetimlerin orada efsanevi silikon vadisinden çok, onun hayaliyle yükselmeye başlayacak rantla yakın ilgisini görür.

Şu sözler Goldman' a ait: " Tarımı finanse etmek veya tarım işletmelerini fonlamak, eski alanları koruyarak çağdaş düzeyde toplumlar inşa etmek yerine, bunların değerlerini düşürerek birer spekülasyon ve büyük servet biriktirme kaynağına dönüştürmenin peşinde koşulmaktaydı"**

Ve devam eder: " arazi fiyatları yılda %20-30 yükseliyor oysa enformasyon teknolojilerindeki kazanç oranları ise %3-4' lere düşmekte. Dolayısıyla yönetimler ve iş çevreleri, bir bakıma aynı zamanda fark ettiler ki iş kurmak ve üretici bir uğraş yerine araziye yatırım yapmak ve arazi spekülasyonu gerçekte çok daha akla uygun ve mantıklı"

Goldman' a göre Bangalore' de olan şuydu: "Kenti herkes için iyileştireceğiz’’ diyerek yetkiyi ele geçiren ve bu geniş yetkiyi kullanan otorite, aslında, gerçekten maliyeti yüksek spekülatif yatırımlara dayanarak kitlesel bir mülksüzleştirme yaratmakta ve buradan elde edilecek ranta dayalı hesaplara girilmekte...

Dediğim gibi Bangalore çok uç örnek diyenlere Barselona' nın başına gelenlerin anlatacağı çok daha dramatik, çarpıcı dersler var.

Onu da bir başka yazıda anlatayım izninizle...

*Michael Goldman: Minnesota Üniversitesi Sosyoloji ve Küresel Çalışmalar bölümü öğretim üyesi

** Goldman' ın Mayıs 2015'te Açık Radyo'da yayınlanan söyleşisinden

Abdullah Ayan

 
 
2 Temmuz 2015 Perşembe 10:56
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam19:58
  • Yatsı21:40
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji