Mersin Uluslararası Narenciye Festivali Muhteşem Dönüşünü Gerçekleştirmeli.

Ana Sayfa » Güncel » "Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

"Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

Tarihe gülümseyen Mersin'i gülümsetelim derken ranta kurban etmeyelim...

 
 

Geçtiğimiz günlerde HDP' li Akdeniz Belediye eş başkanı Yüksel Mutlu eski Mersin evlerinin restorasyonunu da kapsayan "Tarihe gülümseyen Mersin" projesinin yeniden ele alındığını, bundan sonra ki süreçte yetkiyi Büyükşehir' e verdiklerini ancak yine de işin takipçisi olacaklarını söylerken aslında konuya duyarlı pek çok insanın içten duygularına tercüman oluyordu.

Aslında Mutlu' nun kaygı ve çekinceleri yerinde ve işi birilerine bırakmayacaklarını söylemesi de önemli.

Önemli çünkü tüm dünyayı sarıp sarmalayan emlak rant canavarı ağzını açmış her gün bir ülkenin bir kentinde kimi arazi/arsaları parsel parsel yutuyor...

Yutmakla da kalmıyor, üzerine diktiği binalarla insanların ellerindeki avuçlarındakini yutuyor.

Üstelik ihtiyaç sahipleri değil, artık hedef kitle, nereye başınızı çevirseniz karşınıza çıkan gayrimenkul spekülatörleri...

İnşaat tarağında bezi olmayanlar bile şehir efsanelerine kendilerini kaptırmış durumdalar ve ortalama insanlar bile artık oturmak için değil, 100'e alıp 120' ye satmak için gayrimenkul ediniyorlar.

Üstelik tüm yasalar, finans sistemi ve ülke iktidarları da bu inorganik büyümeye hem koruma sağlıyor, hem finanse ediyor, hem de iktidar aktörleri bu iştah kabartıcı rantın gizli açık paydaşı olmakta.

Aslında dünyada 2000'lerde başlayan ve 2005' ten itibaren arıza sinyalleri veren küresel sanal cennetin ABD ayağı 2008' de tümüyle çöktü.

Çökünce ne oldu?

Oturacak bir ev yanında ucuz kredi teklifleri karşısında iştahları kabaran belli düzeyde gelire sahip insanlar, bankalara borçlanıp aldıkları paralarla yeni evler aldılar, vaat edilen cennet bu evlerin kısa zamanda prim yapacağı, en kötü ihtimalle kiraya verilip elde edilecek kiralarla bankalara taksitlerin ödeneceği varsayımıydı...

Faizlerin %1-3 aralığında dolandığı ABD' de her yıl %20-30 artan fiyatlar iştah kabartıcıydı ve her girenin ellerini ovuşturması, bir başkasını çekiyordu "gel, gel" diyen piyasaya. Ne zamana kadar? 2005' te nefes daralması başladı ama insanlar bunu geçici sandılar ta ki, 2008' de bir günün içinde balon patlayıncaya kadar...

Ev kredilerini ödeyemeyen insanlar ellerindeki gayrimenkulü önce satıp nakde dönmeye çalıştı ama bir anda piyasaya o kadar çok "sahibinden acil satılık" saçıldı ve bu fiyatları öylesine aşağı çekti ki, o güne kadar bankaya ödediği paraları da unutup sıkışan her mortgage mağduru son çare götürüp anahtarı bankaya bıraktı. (Bankaya iade etmek, piyasadaki fiyatlara bakıldığında satmaktan daha cazipti)

Bankalar bir anda akıllarına gelmeyen gayrimenkul sahibi oldular ama şişen portföyü rahatlatacak müşteri kalmamıştı. Aksine başlayan kriz bankaları da içine aldı, kimi dev finans tröstü batarken, kimi küçüldü. Bu ise çalışanların işsiz kalmasıyla sonuçlandı ve bırakın ikinci, üçüncü evi, başını soktuğu dairenin kredisini ödeyemeyen milyonlarca insanın kapısına bankalar dayanıp o evlere de el koydular.

Kaos, kaosu, kriz krizi tetikledi. Gayrimenkul fiyatları öylesine düştü ki, satarız diye yenisini yapanlar pazarlamaya çıktıklarında maliyetin altına da verseler alıcı bulamaz hale geldi.

2005' ten itibaren durumu aslında bankacılar ve yönetim biliyordu ama borca dayalı ekonomiyi döndürmek için umut pompalandı. Ardından güvensizlik başladı, faizler yükseldi, kredi sistemi kurudu ve bir anda sub-prime mortgage (çöp kredi) krizi oluştu.

Dünya geneline yayılan krizde bize ışık tutacak iki ülke ve iki model hayli ilginç ama bunlardan özellikle Barselona uygulaması şu "gülümseyen Mersin" adını verdiğimiz ayağa kaldırma! projesine de hayli benzediği için orada yaşananları ve gelinen son noktayı bilmekte fayda var ...

Biri Hindistan' daki silikon vadisi macerası...

Bu konuda en doyurucu bilgiyi, Bangalore' e gidip yaşayarak yeterince gözleme ve deneyim kazanan Michael Goldman* anlatıyor. Goldman' ın yerinde gördüklerinden sonraki tespitleri aslında "dünya kenti, marka kent" yaratma hayallerinin ne kadar boş safsata olduğunu da kör gözlere sokmakta.

2006' da Bangalore' i yerinde yaşayarak incelemeye başlayan Goldman bir süre sonra küresel bilişim markalarını getireceklerini söyleyerek kent ve çeperlerindeki arazileri kimi şirketlere ucuz hatta bedava vermeye başlayan yerel ve merkezi yönetimlerin orada efsanevi silikon vadisinden çok, onun hayaliyle yükselmeye başlayacak rantla yakın ilgisini görür.

Şu sözler Goldman' a ait: " Tarımı finanse etmek veya tarım işletmelerini fonlamak, eski alanları koruyarak çağdaş düzeyde toplumlar inşa etmek yerine, bunların değerlerini düşürerek birer spekülasyon ve büyük servet biriktirme kaynağına dönüştürmenin peşinde koşulmaktaydı"**

Ve devam eder: " arazi fiyatları yılda %20-30 yükseliyor oysa enformasyon teknolojilerindeki kazanç oranları ise %3-4' lere düşmekte. Dolayısıyla yönetimler ve iş çevreleri, bir bakıma aynı zamanda fark ettiler ki iş kurmak ve üretici bir uğraş yerine araziye yatırım yapmak ve arazi spekülasyonu gerçekte çok daha akla uygun ve mantıklı"

Goldman' a göre Bangalore' de olan şuydu: "Kenti herkes için iyileştireceğiz’’ diyerek yetkiyi ele geçiren ve bu geniş yetkiyi kullanan otorite, aslında, gerçekten maliyeti yüksek spekülatif yatırımlara dayanarak kitlesel bir mülksüzleştirme yaratmakta ve buradan elde edilecek ranta dayalı hesaplara girilmekte...

Dediğim gibi Bangalore çok uç örnek diyenlere Barselona' nın başına gelenlerin anlatacağı çok daha dramatik, çarpıcı dersler var.

Onu da bir başka yazıda anlatayım izninizle...

*Michael Goldman: Minnesota Üniversitesi Sosyoloji ve Küresel Çalışmalar bölümü öğretim üyesi

** Goldman' ın Mayıs 2015'te Açık Radyo'da yayınlanan söyleşisinden

Abdullah Ayan

 
2 Temmuz 2015 Perşembe 10:56
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:07
  • Güneş05:50
  • Öğlen12:50
  • İkindi16:34
  • Akşam19:30
  • Yatsı21:02
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
27
18
7
2
61
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
27
14
8
5
50
4
Galatasaray
27
15
4
8
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
27
5
5
17
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1827 - William Rowan Hamilton, Işık Sistemleri Teorisi'ni hazırladı.
1920 - TBMM ilk kez toplandı.
1935 - Polonya'da Anayasa'nın kabulü.
1945 - Doğan Kardeş dergisinin ilk sayısı yayımlandı.
1948 - II. Dünya Savaşı'ndan beri kapalı tutulan Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi halka açıldı.
1960 - İzmit Petrol Rafinerisi'nin temeli atıldı.
1961 - İlk TBMM binası müze haline getirildi.
1961 - Yerli yapım 27 Mayıs Treni ilk seferini yaptı.
1965 - İlk Sovyet haberleşme uydusu Maniya-1 uzaya fırlatıldı.
1968 - ABD'deki Columbia Üniversitesi'nde bir grup Vietnam Savaşı karşıtı öğrenci yönetim binalarını ele geçirerek üniversiteyi kapattı.
1969 - Robert Kennedy'nin katili Sirhan Bişara Sirhan ölüm cezasına çarptırıldı.
1979 - İlk 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği yapıldı.
1979 - Türkiye'nin yedi ülke ile telefon görüşmesini sağlayacak uyduyla haberleşme istasyonu hizmete girdi.
1981 - Milli Güvenlik Kurulu, eski Gümrük ve Tekel bakanlarından Tuncay Mataracı'nın Yüce Divan'da yargılanmasına karar verdi.
1982 - TRT haftada iki gün renkli televizyon yayınına başladı.
1984 - AIDS'e neden olan virüs belirlendi.
1990 - Namibya'nın Birleşmiş Milletler'in 160.; İngiliz Devletler Topluluğu'nun 50. üyesi olması.
1992 - Sağlık kontrolü için ABD'de bulunan Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a prostat kanseri teşhisi konuldu.
1994 - Gagauzya kuruldu.
1997 - Cezayir'de Omariye katliamı: 42 kişinin ölümü.
2001 - İntel, Pentium 4 işlemcisini piyasaya sürdü.
2003 - SARS virüsü nedeniyle Çin Halk Cumhuriyeti'nde okullar iki hafta tatil edildi.
2003 - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda Kuzey Kıbrıs ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasında serbest geçişler başladı.
2005 - Şair ve yazar Sunay Akın'ın kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi açıldı.
2006 - Merapi Yanardağı (Marapi) patladı.
23 - Nisan günü gerçekleşen en önemli olayları Tarihte Bugün sayfalarına ekleyebilir ve Ana Sayfada görüntülenmelerini sağlayabilirsiniz.
 
Arşiv
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
17.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030616202327282933434651526065717374757679
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji