İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Güncel » "Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

"Tarihe gülümseyen Mersin"in rantı gülümseten yanı... Abdullah Ayan yazdı

Tarihe gülümseyen Mersin'i gülümsetelim derken ranta kurban etmeyelim...

 
 

Geçtiğimiz günlerde HDP' li Akdeniz Belediye eş başkanı Yüksel Mutlu eski Mersin evlerinin restorasyonunu da kapsayan "Tarihe gülümseyen Mersin" projesinin yeniden ele alındığını, bundan sonra ki süreçte yetkiyi Büyükşehir' e verdiklerini ancak yine de işin takipçisi olacaklarını söylerken aslında konuya duyarlı pek çok insanın içten duygularına tercüman oluyordu.

Aslında Mutlu' nun kaygı ve çekinceleri yerinde ve işi birilerine bırakmayacaklarını söylemesi de önemli.

Önemli çünkü tüm dünyayı sarıp sarmalayan emlak rant canavarı ağzını açmış her gün bir ülkenin bir kentinde kimi arazi/arsaları parsel parsel yutuyor...

Yutmakla da kalmıyor, üzerine diktiği binalarla insanların ellerindeki avuçlarındakini yutuyor.

Üstelik ihtiyaç sahipleri değil, artık hedef kitle, nereye başınızı çevirseniz karşınıza çıkan gayrimenkul spekülatörleri...

İnşaat tarağında bezi olmayanlar bile şehir efsanelerine kendilerini kaptırmış durumdalar ve ortalama insanlar bile artık oturmak için değil, 100'e alıp 120' ye satmak için gayrimenkul ediniyorlar.

Üstelik tüm yasalar, finans sistemi ve ülke iktidarları da bu inorganik büyümeye hem koruma sağlıyor, hem finanse ediyor, hem de iktidar aktörleri bu iştah kabartıcı rantın gizli açık paydaşı olmakta.

Aslında dünyada 2000'lerde başlayan ve 2005' ten itibaren arıza sinyalleri veren küresel sanal cennetin ABD ayağı 2008' de tümüyle çöktü.

Çökünce ne oldu?

Oturacak bir ev yanında ucuz kredi teklifleri karşısında iştahları kabaran belli düzeyde gelire sahip insanlar, bankalara borçlanıp aldıkları paralarla yeni evler aldılar, vaat edilen cennet bu evlerin kısa zamanda prim yapacağı, en kötü ihtimalle kiraya verilip elde edilecek kiralarla bankalara taksitlerin ödeneceği varsayımıydı...

Faizlerin %1-3 aralığında dolandığı ABD' de her yıl %20-30 artan fiyatlar iştah kabartıcıydı ve her girenin ellerini ovuşturması, bir başkasını çekiyordu "gel, gel" diyen piyasaya. Ne zamana kadar? 2005' te nefes daralması başladı ama insanlar bunu geçici sandılar ta ki, 2008' de bir günün içinde balon patlayıncaya kadar...

Ev kredilerini ödeyemeyen insanlar ellerindeki gayrimenkulü önce satıp nakde dönmeye çalıştı ama bir anda piyasaya o kadar çok "sahibinden acil satılık" saçıldı ve bu fiyatları öylesine aşağı çekti ki, o güne kadar bankaya ödediği paraları da unutup sıkışan her mortgage mağduru son çare götürüp anahtarı bankaya bıraktı. (Bankaya iade etmek, piyasadaki fiyatlara bakıldığında satmaktan daha cazipti)

Bankalar bir anda akıllarına gelmeyen gayrimenkul sahibi oldular ama şişen portföyü rahatlatacak müşteri kalmamıştı. Aksine başlayan kriz bankaları da içine aldı, kimi dev finans tröstü batarken, kimi küçüldü. Bu ise çalışanların işsiz kalmasıyla sonuçlandı ve bırakın ikinci, üçüncü evi, başını soktuğu dairenin kredisini ödeyemeyen milyonlarca insanın kapısına bankalar dayanıp o evlere de el koydular.

Kaos, kaosu, kriz krizi tetikledi. Gayrimenkul fiyatları öylesine düştü ki, satarız diye yenisini yapanlar pazarlamaya çıktıklarında maliyetin altına da verseler alıcı bulamaz hale geldi.

2005' ten itibaren durumu aslında bankacılar ve yönetim biliyordu ama borca dayalı ekonomiyi döndürmek için umut pompalandı. Ardından güvensizlik başladı, faizler yükseldi, kredi sistemi kurudu ve bir anda sub-prime mortgage (çöp kredi) krizi oluştu.

Dünya geneline yayılan krizde bize ışık tutacak iki ülke ve iki model hayli ilginç ama bunlardan özellikle Barselona uygulaması şu "gülümseyen Mersin" adını verdiğimiz ayağa kaldırma! projesine de hayli benzediği için orada yaşananları ve gelinen son noktayı bilmekte fayda var ...

Biri Hindistan' daki silikon vadisi macerası...

Bu konuda en doyurucu bilgiyi, Bangalore' e gidip yaşayarak yeterince gözleme ve deneyim kazanan Michael Goldman* anlatıyor. Goldman' ın yerinde gördüklerinden sonraki tespitleri aslında "dünya kenti, marka kent" yaratma hayallerinin ne kadar boş safsata olduğunu da kör gözlere sokmakta.

2006' da Bangalore' i yerinde yaşayarak incelemeye başlayan Goldman bir süre sonra küresel bilişim markalarını getireceklerini söyleyerek kent ve çeperlerindeki arazileri kimi şirketlere ucuz hatta bedava vermeye başlayan yerel ve merkezi yönetimlerin orada efsanevi silikon vadisinden çok, onun hayaliyle yükselmeye başlayacak rantla yakın ilgisini görür.

Şu sözler Goldman' a ait: " Tarımı finanse etmek veya tarım işletmelerini fonlamak, eski alanları koruyarak çağdaş düzeyde toplumlar inşa etmek yerine, bunların değerlerini düşürerek birer spekülasyon ve büyük servet biriktirme kaynağına dönüştürmenin peşinde koşulmaktaydı"**

Ve devam eder: " arazi fiyatları yılda %20-30 yükseliyor oysa enformasyon teknolojilerindeki kazanç oranları ise %3-4' lere düşmekte. Dolayısıyla yönetimler ve iş çevreleri, bir bakıma aynı zamanda fark ettiler ki iş kurmak ve üretici bir uğraş yerine araziye yatırım yapmak ve arazi spekülasyonu gerçekte çok daha akla uygun ve mantıklı"

Goldman' a göre Bangalore' de olan şuydu: "Kenti herkes için iyileştireceğiz’’ diyerek yetkiyi ele geçiren ve bu geniş yetkiyi kullanan otorite, aslında, gerçekten maliyeti yüksek spekülatif yatırımlara dayanarak kitlesel bir mülksüzleştirme yaratmakta ve buradan elde edilecek ranta dayalı hesaplara girilmekte...

Dediğim gibi Bangalore çok uç örnek diyenlere Barselona' nın başına gelenlerin anlatacağı çok daha dramatik, çarpıcı dersler var.

Onu da bir başka yazıda anlatayım izninizle...

*Michael Goldman: Minnesota Üniversitesi Sosyoloji ve Küresel Çalışmalar bölümü öğretim üyesi

** Goldman' ın Mayıs 2015'te Açık Radyo'da yayınlanan söyleşisinden

Abdullah Ayan

 
2 Temmuz 2015 Perşembe 10:56
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji