Mersin Ticaret Borsası 90 yaşında

Ana Sayfa » Kültür & Sanat » Tarihi Derinlik Oluşturmada Sultanbeyli Örneği... Mehmet Mazak yazdı

Tarihi Derinlik Oluşturmada Sultanbeyli Örneği... Mehmet Mazak yazdı

Yerel yönetimlerde seçilen başkanlar şehrinin insanlarına tepeden bakan değil hizmetkarı olma anlayışı ile çalışmalıdır. Kendini ve kentini geliştiren yerel yönetici hizmet ettiği toplumun vicdan derinliğinde böyle yol alabilir.

 
 
Tarihi Derinlik Oluşturmada Sultanbeyli Örneği... Mehmet Mazak yazdı

Türkiye son yıllarda tarihsel derinliğine doğru yol aldıkça, hızla büyüyen ve gelişen yeni şehirlerimizin yüzeyselliği ortaya çıkmaya başlamıştır. Hâlbuki her şehrin bir geçmişi; tarihi hafızası, örf adet ve geleneği, folkloru, mimarisi, meydanı, mabetleri, kültür sanat merkezleri, iyi bir eğitim yuvaları olmalıdır. Bir köyü veya kasabayı medeniyetleştirip şehir yapanlar şehirde ikame edenler ve o yerin yöneticileridir. Günümüzde Türkiye, içinde yer aldığı dünyayı algılamada bir zihniyet devrimi yaşıyor. Bu zihniyet devrimini dış politikadan, iç politikaya, eğitimden kültür sanata, merkezi yönetimden yerel yönetime hayatın her alanında gözlemlemek mümkün. Zihniyet değişiminin en belirgin örneklerini ülkemizde yerel yönetimlerin icraatlarında görebiliriz. Yerel yönetimlerde seçilen başkanlar şehrinin insanlarına tepeden bakan değil hizmetkarı olma anlayışı ile çalışmalıdır. Kendini ve kentini geliştiren yerel yönetici hizmet ettiği toplumun vicdan derinliğinde böyle yol alabilir.

 

Şehrin tarihî derinliğinde yol alabilmek için o toprağın altındaki asırları aşıp gelen tılsımlı sesleri duyabilmelisiniz.

Tarihi derinliğimizin seslerini duymak içim Ahmet Davutoğlu Hocanın “Stratejik Derinlik” kitabının arka kapağındaki tanıtım metni önemli ipucunu veriyor bize; “Modernite Avrupa-merkezli bir tarihî sürecin eseriydi; küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsurlar taşımaktadır. Tarihî birikimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte Türkiye tarihî derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafî derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır.” Diyor.

Şehrin şekillenmesinde çok etkin bir rola sahip yerel yöneticilerin üzerinde bulunduğu coğrafyanın derinliğine yol alırken yol arkadaşı olarak yanına tarihi derinlik ve stratejik derinliği muhakkak almasını gerektiğini düşünmekteyiz.

2009 yılına kadar resmi kaynaklarda “1945 yılında Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin bir kısmının dönemin hükümetince 7.500 dönümlük arazi istimlak edilerek Sultanbeyli’ye yerleştirildiği belirtilmektedir. 1957 yılında ise Sultanbeyli köyünün kurulmasına karar verildiği belirtilmektedir. TEM Otoyolu’nun Sultanbeyli köyünün içinden geçmesi köyü cazip hale getirmişti. 1985-1987 yılları arasında hızlı yapılaşma etkinliklerinin neticesinde 31 Aralık 1987 tarihinde Sultanbeyli köyünde belediye kurulması kararı alındı. Ancak ilk belediye seçimleri 26 Aralık 1989 yılında yapıldı. 1992 yılında da Sultanbeyli ilçe oldu. Sultanbeyli bugünkü haline ulaşmış oldu”Sultanbeyli hafızası ile ilgili bilgiler aşağı yukarı bunlardan ibaretti.

İşte tamda burada 2009 yılında Sultanbeyli belediye seçimlerinde başkan seçilen Hüseyin Keskin, hizmet etmeye başladığı coğrafyanın stratejik konumuna ve tarihi derinliğine nüfuz edebilmek için oluşturduğu ekibiyle farkındalık oluşturan çalışmalara başladı. Sultanbeyli ilçe sınırları içerisinde yer alan Aydos kalesinin önemine binaen orman içindeki kalenin gün yüzüne çıkarılması için kendinden önceki dönemde 2004-2009 yıllarında çalışmalar başlatılmıştı. Tarihte Stratejik olarak çok önemli bir konuma sahip olan Aydos kalesi, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmişti. O zamanki adı "Aetos" (Αετός), Yunancada "kartal" anlamına gelen kale, İstanbul ile Anadolu coğrafyası arasında ana geçiş güzergâhı üzerinde yol güvenliğinin sağlanması için yapılmış coğrafi ve stratejik konumu ile bölgenin en önemli güvenlik noktasıydı. Stratejik konumu nedeniyle, ortaçağda ve sonrasında uzun bir süre bir merkez olma niteliğini korumuştur. Tarihte Asya-Anadolu tarafıyla, İstanbul-Avrupa arasındaki ana ulaşım yolu bu bölgeden geçtiğinden, bütün askeri ve sivil ulaşım açısından büyük önem taşımaktaydı. Aydos kalesi ve dolayısı ile Sultanbeyli 1328 yılında Orhan Gazi'nin emriyle, Abdurrahman Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından fethedilmiştir. Kalenin fethinden sonra bir süre Osmanlı askeri üssü olarak kullanılmış olsa da 1453’te İstanbul’un fethinden sonra kale stratejik önemini yitirmiş ve terk edilmiştir.

Tarihi derinlik oluşturmada Sultanbeyli örneğini artık anlatmaya başlayabiliriz. 2009 yılına kadar geçmişe dönük hafıza derinliği olmayan Sultanbeyli ilk olarak Aydos Kalesi ile ilgili kurumlar ile koordineli çalışarak kazı ve restorasyon çalışmalarını başlattı ve bugün gelinen noktada kale tamamen ortaya çıkmış bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalar devam edecektir.

Aydos Kalesinin ortaya çıkarılması ile birlikte Sultanbeyli’de tarihi hafızada derinlik ve kültür oluşturmak için 2010 yılı mayıs ayında “Aydos Kalesi ve İstanbul’un Fethi Sempozyumu” gerçekleştirilerek coğrafyanın derinliğine yolculuk yapıldı. Ülkemizin en önemli bilim adamları Sultanbeyli ve kale üzerine bildireler sundu ve bu bildiriler yayımlandı. Bu çalışma ile birlikte Sultanbeyli ilçe tarihi 50-60 seneden birden yedi asırlık bir geçmiş ile yüzleşti. Aydos kalesi ve Sultanbeyli tarih, edebiyat ve coğrafi bilim çevrelerinde görünür oldu.

Sultanbeyli tarihinde ilk defa İstanbul’un fetih kutlaması mehteran ve ışık gösterileri ile 2010 yılında Aydos kalesinde gece gerçekleştirilerek kentte fetih ve tarihi algı ve derinlik oluşturulmaya çalışılmıştır.

Sultanbeyli tarihinin derinlerine yolculuk bununla sınırlı kalmadı. Devamında Türk tarihinin duayen ismi Prof. Dr. Halil İnalcık Hocanın danışmanlığında “İstanbul’a Açılan Kapı Aydos Kalesi” belgeseli hazırlanarak şehrin sakinlerine gösterimleri yapıldı ve belgesel cd olarak dağıtıldı. Halil İnalcık Hocamız kalenin stratejik önemine vurgu yapmak için “İstanbul’un Fethi Aydos Kalesinden başlar” diyerek fethe giden yolun Sultanbeyli’den geçtiğini belirtmiştir.

Yine devamında Aydos kalesinin fethini anlatan çizgi roman hazırlanıp yayınlanarak ilçedeki ilköğretim çağındaki çocuklarımıza kale üzerinden tarihi hafıza oluşturulmaya çalışılmıştır.

Yukarıda belirttiğimiz planlı çalışmalar ile asırlar öncesine yolculuk yapılmış, tarihin derinliklerinden Sultanbeyli’ye köprü kurulmaya çalışılmıştır.

Tarihi derinlik oluşturmada Sultanbeyli yerel yönetimi bu çalışmalar ile sınırlı kalmamış, farklı alanlarda derinlik oluşturma çalışmalarını sürdürmüştür. Bu kapsamda ülkemizin önde gelen tarih ve coğrafyacıları ile “Sultanbeyli Tarihi” kitap projesi hazırlamış ve kitabı yayımlamıştır.

Sultanbeyli tarihi hafızasını eşeledikçe ilçenin bilinmeyenleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Sultanbeyli isminin kökeni, isim banisi araştırılmış Osmanlı döneminde Sultanbeylik denilen bu toprakların “Sultanın toprağı” ve ya “Sultan toprağı” anlamlarını içerdiği ve araştırdığımızda bu Sultan’ın Padişah Abdülmecid’in kızı, II. Abdülhamid’in kız kardeşi Cemile Sultan’dan geldiğini öğrendik. Şöyleki; buraların maliki tapu sahibi Cemile Sultan’ın eşi Mahmut Celalettin Paşa iken II. Abdülhamid’in saltanatının ilk yıllarında Sultan Abdülaaziz’in tahttan indirilmesi olaylarına karışmasından dolayı önce Cemile Sultan’dan ayrılmak zorunda kalıyor daha sonra Taif’e sürgün gönderiliyor ve orada idam edilince Sultanbeyli toprakları Cemile Sultan ve çocuklarına kalıyor.

Sultanbeylik Çiftliğinin işletmesini yapan Cemile Sultan maliki olduğu bu toprakları işletiyor, ancak içinde bulunduğu mali durumlardan dolayı buraları 1890-1891 yıllarında satmak zorunda kalıyor. Bu satış Sultan II. Abdülhamid’in isteği ve tavsiyesi neticesinde 1891 yılında dönemin Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa’nın Sultanbeyli topraklarını satın alması ile son buluyor. Hasan Hüsnü Paşa 1893 yılında dönemin Şehremaneti’ne bu bölgenin haritasını çıkarttırıyor. Bugün bizler bu harita okuması üzerinden birçok konuya vakıf olabilmekteyiz.

Hasan Hüsnü Paşa 1903 yılında vefat edince oğlu Hilmi Bey tarafından malik olduğu bu araziler 10 Haziran 1911 tarihli Bakanlar Kurulunun onayı ile merkezi Paris’te bulunan Yahudi Kolonileştirme Merkezine bağlı Frank Flipson isimli Belçika uyruklu bir Musevi şahsa satılmıştır. 1911 ile 1918 yılları arasında Sultanbeyli’de bir Yahudi yerleşkesi olduğunu görüyoruz. Rusya’nın zulum ve baskılarından kaçan Musevilerin getirilerek bir süre burada ikamet ettirildiği ve daha sonra Amerika’ya gönderildiği kaynaklarda yazsa da, yaptığımız çalışma ve analizleden edindiğimiz sonuç şu ki; burada toparlanarak bir süre eğitilen Museviler Filistin bölgesine yani İsrail’e gönderilmiştir. Sultanbeyli topraklarının Frank Flipson tarafından işletildiği yıllar ile ilgili yüzlerce, binlerce dökümanı bugün İsrail Devlet arşivlerinde bulunmaktadır.

Tarihi derinlik ve hafıza oluşturma çalışmalarında sözlü tarih çalışmasına da yer verilmiştir. 1940-1950’lili yıllarda Sultanbeyli’ye gelip yerleşen ve hayatta olan kişiler tespit edilerek bu şahıslar ile röportajlar yapılmış, kayıtlar alınmış ve elde edilen bu veriler ile “Sultanbeyli’nin Yarım Asırlık Çınarları Belgeseli” hazırlanarak yaşayan bu büyüklere yönelik “Yarım Asırlık Çınarlarımıza Saygı” gecesi düzenlenerek hafıza derinliğine yolculuk yapılmıştır.

“Tarihin Sesi Mahallelerimiz” projesi hayata geçirilerek ilçedeki on beş mahallenin isim banilerinin hayat hikâyelerin anlatıldığı bir kitapçık hazırlanarak ilçedeki bütün okullarda mahallenin isim banisi ve Sultanbeyli tarihi hakkında seminerler verilerek tarihsel derinlik ve kimlik oluşturma çalışmaları sürdürülmüştür.

Tarihi derinlik oluşturmada Sultanbeyli yerel yönetimi yaptığı bu çalışmaların dışında önümüzdeki zaman diliminde farklı tarihi derinlik oluşturma çalışmalarına devam edecektir. Bu konuda ilk olarak 1955 yılında Kemal Samancıgil’in kaleme aldığı “Kutlu Hatun Aydos Prensi” romanını belediye yayınları arasında yayımlayarak ilçedeki bütün okullara dağıtımı yapılacaktır. Aydos kalesinin fethinin anlatıldığı bu tarihi roman üzerinden asırlar öncesine bir derinlik oluşturulmaya çalışılacaktır.

Kaleden çiftliğe, çiftlikten köye, köyden kente, kentten şehre Sultanbeyli’nin hafızasını anlatmaya çalıştığımız bu makale ile bir beldenin tarihi derinlik oluşturma çabasını görmektesiniz.

Yerel yönetimler hizmet ettikleri toprakların sesine kulak vermelidir. O sese kulak versin ki; tarihi aşıp gelen folklor, gelenek ve göreneklerimiz dile gelsin. Dile gelsin ki; bizi biz yapan değerlerimizle örtüşmeyen etkinlikler yapılmasın. Kültürümüz kimliğimizdir, kimliğimiz kültürümüzdür düsturu ile tarihi derinliklerimize yolculuk yapmaya her yerel yönetimin başlaması geleceğimizin inşasında önemli mihenk taşları olacaktır.

 Mehmet Mazak

 
7 Nisan 2016 Perşembe 23:26
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:46
  • Güneş06:21
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:12
  • Akşam18:49
  • Yatsı20:12
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji