Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Güncel » Tarihin tekerrürü; 2016’da 1994’ü yeniden yaşamak... Abdullah Ayan yazdı

Tarihin tekerrürü; 2016’da 1994’ü yeniden yaşamak... Abdullah Ayan yazdı

2016'da 1994 yöntemleriyle Kürt sorununu "halletmek"...

 
 
Tarihin tekerrürü; 2016’da 1994’ü yeniden yaşamak... Abdullah Ayan yazdı

Bugünlerde HDP’ lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması, kulaklarından tutulup yargıya teslim edilmeleri talepleri sıkça duyulmaya başlandı.

Dile getirenler sokaktaki kimi vatandaşla sınırlı kalsa “neyse” denip geçilecek ama öyle değil.

Söz konusu olan Türkiye ise ve Afrika gezisine çıkarken “Anayasa mahkemesi kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ ın gittiği Fildişi Sahillerinden savcıları göreve davet ettiği çağrıları kıtaları aşıp bu ülkede yankılanıyorsa ortada gerçekten ciddiye alınması gereken en azından fikri bir hazırlık var demektir.

HDP Milletvekillerinden bazılarının dokunulmazlıklarının kaldırılmaya çalışıldığı, özellikle de işin sonunda partinin genel başkanı Demirtaş’ a uzanacağı yolundaki düşünceler sır değil.

Devletin karar verici mahfilleri bu konuda bir irade koymuşsa hiç şüpheniz olmasın yakında “gerekenin yapıldığını” da görürüz…

Kan denizine dönen ülkede, bu ve benzeri konuların tartışılmasının bile anlamını yitirdiği günlerden geçtiğimizin farkındayım. Beni asıl şaşırtan denenmiş ve sonucu bugünkü tabloyla ortaya çıkmış yöntemlerin sanki ilk kez dillendiriliyormuş gibi ortaya çıkması, MHP gibi benimsemesi doğal olan kesimler yanında batılı demokrasi diye yola çıkıp, tek adam yönetimine savrulmuş AKP iktidarının da seçilmiş siyasetçileri hapishanelerle korkutmaya çalışması.

Aslında fazla söze gerek yok.

Bu ülkede 22 yıl önce tam da bugün; resmi tarih anlamına gelen devletin kendi resmi arşivinden derlenen açıklamalar, demeçler üzerinden yaşananların bir kısmını hatırlamak ve hatırlatmak yeterince fikir verecektir diye düşünüyorum.

Neler mi yaşandı? Alın size gün be gün 1994 Mart ayının sadece ilk haftasında tanık olduğumuz vukuatlardan bir derleme:

1 Mart 1994:

Dönemin Başbakanı Çiller, yüksek yargı organlarının başkanlarını ziyaret eder. Çiller, Anayasa mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'i ziyaretinde, ifade özgürlüğü ile demokrasi arasındaki can alıcı bağın çok iyi anlatılması gerektiğini söyler ve AYM ardından Yargıtay ile Danıştay Başkanlarıyla bir araya gelir.

Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatılması istenen DEP'in sözlü savunma istemini yerinde buldu ve partinin belirleyeceği üç kişilik heyetin 22 Martta savunma yapmalarını kararlaştırır.

2 Mart 1994:

Çiller, dokunulmazlıkların görüşüleceği genel kurul öncesi partisinin grup toplantısında konuşur, suçlamaların araştırılabilmesi için yargı yolunun açılması gerektiğini söyler ve ekler: "Türkiye'de demokrasi vardır, olmadığını kimse iddia edemez. Demokrasi ile özgür ifade birbirine kenetlenmiştir. Eğer özgürlük diye, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne, Atatürk'ün annesine hakaret edilmeye kalkılırsa, buna demokrasi diyemeyiz. Meclis'te PKK'nın barındığı bir gölge vardır, bunu Meclis'in üzerinden kaldırmakla yükümlüyüz. Dokunulmazlık yargının önünü tıkıyorsa ve bu da kamu vicdanını rahatsız ediyorsa, gereğini yapmak lazımdır. Dokunulmazlıkların kaldırılması yerinde olacaktır"

Gerçekten de gereğini yapıyor Meclis ve 2 Martı 3 Marta bağlayan gece yarısı DEP Genel Başkanı/Diyarbakır Milletvekili Hatip Dicle, Şırnak Milletvekili Orhan Doğan, Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, Mardin Milletvekili Ahmet Türk ve Şırnak Bağımsız Milletvekili Mahmut Alınak'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması kararını alıyor.

Bu kadar da değil. Hatip Dicle ve Orhan Doğan Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Ekiplerince kuşatılan Mecliste gözaltına alınıyorlar. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına dayanak oluşturan Ankara DGM Başsavcılığı iddianamesine göre sanıklar ‘vatan hainliği’ ile suçlanıyorlar. (O tarihte idam cezası kalkmadığı için ‘vatana ihanet’ cezası ipte sallandırmaktır)

Milletvekillerinin Meclis kapısında polislerce derdest edilme operasyonunu bizzat yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Nusret Demiral, tepkiler üzerine “Milletvekillerinin gözaltına alınmadığını, emniyetlerinin sağlanmasını amaçladıklarını” söylüyor.

Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ da giriyor topa ve Milletvekillerinin "Nezarette değil, bir büroda tutuldukları" tarihi! açıklamasını yapıyor.

3 Mart 1994:

Cumhurbaşkanı Demirel Milletvekillerinin TBMM kapısında gözaltına alınma yöntemini şu veciz sözlerle tanımlıyor: "Bu çeşit olaylar sık olmuyor. Bunların biraz daha dikkatle yapılması gerekir"

4 Mart 1994:

Ve yine Demirel, Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand' ın kaygılarını dile getirdiği mesajına verdiği yanıtta, DEP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Fransa'nın endişe duymamasını gerektiğini, Türkiye'de yargı ve savunma hakkının sonuna kadar açık olduğunu bildirecektir.

İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Batman'da gazetecilerin sorularını yanıtlıyor:

"TBMM abluka altına alınmış değil. Türkiye teröre maruz. Ayrıca, birçok kişi kendilerinin korunmasını istiyor. Ortada PKK ile ilişkisi olan milletvekillerinin bulunduğuna ilişkin iddialar var bu nedenle alınan önlemler yanlış değerlendirilmemeli.”

5 Mart 1994:

Batman ardından geldiği Diyarbakır’da da konuşur dönemin İç İşleri Bakanı:

“devlet bölgeye her türlü fedakârlığı yapıyor, ancak dış kaynaklı terör örgütü halkı rahatsız ederek ülkenin kalkınmasını engellemeye çalışıyor. Türkiye'de etnik mesele yok. Kanun nazarında ben nasılsam, bu yörenin her vatandaşı da aynı haklara sahiptir. Misak-ı Milli hudutlarını birlikte çizmişiz. Ama Türkiye'yi siyasi amaçla bölmek istiyorlar. Buna asla izin verilmez. Terör örgütü önümüzdeki günlerde tamamen yok olacaktır”

Koltuğunu Karayalçın’ a devreden SHP onursal genel başkanı Erdal İnönü bir kez daha iyimserliğini ortaya koyar: “Terörden kısa sürede kurtulacağız. Gelişen demokrasimiz içerisinde başta terör olmak üzere, tüm sorunlarımızı çözeceğiz”

Ülkenin nasıl kan gölüne döndüğünü, 1994 Martının ilk haftasındaki çeşitli Valiliklerin açıklamaları yeterince anlatacaktır:

“Şırnak' ın Taşkonak, Çanaklı, Çetinkaya, Bulmuşlar ve Yağızkonak köylerinde bir haftadır sürdürülen büyük çaplı operasyonlar sırasında ölü ele geçirilen terörist sayısı 24”

“PKK terör örgütüne karşı Ağrı Dağı'nda sürdürülen operasyonlarda 30 teröristin öldürüldüğü, 43 teröristin cesedinin bulunduğu bir toplu mezarın da ortaya çıkarıldığı”

“Diyarbakır, Şırnak, Ağrı, Erzurum ve Tunceli illerinde güvenlik kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 27 terörist öldürüldüğü, Ağrı'daki çatışmalarda 2 erin şehit olduğu”

“Şırnak, Mardin ve Tunceli'nin kırsal kesimlerinde sürdürülen operasyonlarda güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 7 teröristin ölü ele geçirildiği”

“Şırnak, Mardin ve Tunceli'nin kırsal kesimlerinde sürdürülen operasyonlarda güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 7 terörist ölü ele geçirildiği”

Yazdıkça benim olduğu kadar, okuyanların da içinin daraldığı bu korku tünelindeki yolculuğu sürdürmek niyetinde değilim.

Mart 1994 ile Mart 2016 arasında geçen zaman içinde o gün birbirini boğazlayan Sırp, Hırvat ve Bosna’ lılar barışıp AB’ nin saygın üyeleri konumuna gelirken biz DEP’ i ve izinden giden diğer partileri kapatıp, yaka paça götürülen milletin vekillerini 15’ er yıl hapse mahkûm ettik. Ettik te ne oldu derseniz 2004 yılında Yargıtay verilen cezaları haksız bulup beraatlarına karar verince zindanlarda geçirdikleri on yıl telafisi imkansız bedeli, kapanmaz yarasıyla vicdanlarda sızı olarak kaldı.

Bu topraklardaki bizlere gelince o herkesin bildiği masal misali “az gidip, uz gidip, bir arpa boyu yol almadığımız”, yaşadıklarımızdan tek ders çıkarmadığımız bir hikâyenin yeni ve eskisinden daha trajik versiyonunu nefesimizi tutmuş, basiretimizin bağlandığı çılgınca bir amouk koşusuna çevirmiş, nefes nefese uçuruma doğru koşuyoruz. İşin kötüsü o uçurumu kurtuluş kapısı ilan edenlere inanarak…

Abdullah Ayan

 
7 Mart 2016 Pazartesi 12:15
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:59
  • Güneş05:44
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:35
  • Yatsı21:08
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1915 - "Hilal-i Ahmer Cemiyeti"nin adı Kızılay olarak değiştirildi.
1915 - Birinci Kirte Muhaberesi başladı.
1916 - Kutülamare bölgesinde 5 aydır kuşatma altında bulunan İngiliz birlikleri teslim oldular.
1920 - İstanbul Hükümeti Anadolu'da saltanatı devam ettirmek amacıyla Anadolu Fevkalade Müfettiş-i Umumiliği'ni yayınladı.
1920 - Azerbaycan Sovyetler Birliği'ne katıldı (1991'de tekrar bağımsızlığına kavuşacaktır)
1936 - Mısır'da Kral Fuad'ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu.
1945 - İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci yılında kurşuna dizildi.
1947 - Thor Heyerdahl ve beş kişilik mürettebatı, Kon-Tiki adlı tekneyle Peru'dan yola çıktı. Amaçları çok önceleri Peruluların Polinezya'ya yerleşmiş olduklarını kanıtlamaktı.
1950 - Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da açıldı.
1960 - İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.
1963 - Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı.
1967 - Expo '67 fuarı Kanada'nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.
1975 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı.
1979 - Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 'Kiev 28' İstanbul Boğazı'ndan geçti.
1980 - Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkum edildi.
1984 - Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye Yönder'in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan işadamı Işık Yönder, terör örgütü ASALA militanı tarafından öldürüldü.
1988 - Ermeni terör örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.
1993 - İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı. 35 kişi yaşamını yitirdi.
2001 - Milyoner Dennis Tito dünyanın ilk uzay turisti oldu.
2003 - Kıbrıs Cumhuriyeti ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geçti.
2008 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin doğusundaki Şandong bölgesinin Zibo şehrinde bir yolcu treni raydan çıkarak başka bir trene çarptı; 70 kişi öldü, 420 kişi yaralandı .
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji