Türkiye ekonomisi 2018 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 5,2 büyüdü

Ana Sayfa » Güncel » Tayland neden battı?... Abdullah Ayan yazdı

Tayland neden battı?... Abdullah Ayan yazdı

Bilişim ve iletişimin küçük bir köy haline getirdiği dünyada küresel sermayenin ışık hızında hareket edebilmesi de eklenince, konar/göçer finansörlerin sıcak paralarına bağımlı hale gelen ülke ekonomileri, bir zamanlar büyümelerine omuz veren kaynakların paralarını çekip gitmeye başlamalarıyla kurulan hayal dünyasının bir anda yıkıldığını göreceklerdir.

 
 
Tayland neden battı?... Abdullah Ayan yazdı

Başlıkta Tayland yer alıyor ama 1997' de tüm doğu, güneydoğu Asya kaplanlarını yere seren kriz domino etkisiyle birbiri peşi sıra ülkeden ülkeye sıçrayarak pek çok ülkeyi etkilemiş, yıllar boyu olumlu, olumsuz sonuçlarıyla tartışıla gelmiştir.

Bugün Türkiye' de içinden geçmekte olduğumuz süreci anlamak ve ülke ekonomisini sarsan krizden çıkış yollarıyla ilgili önermelerde bulunmak için de 1997' de Asya' da yayılan yangını nedenleri ve sonuçlarıyla yeniden anımsamakta yarar var.

AB ve Japonya' da büyümenin zayıflamasıyla yeni pazarlar peşine düşen küresel sermaye kısa zamanda Tayland, Endonezya, Güney Kore gibi ülkelere yönelir.

Aslında karşılıklı bir aşk söz konusudur.

Büyümeyi dışarıdan gelecek finansmanla gerçekleştirmeyi düşünen ülke yönetimleri ve akıttıkları paradan para kazanmak peşinde olan küresel sermaye kısa zamanda müthiş bir uyum sağlar.

1990' ların başından ortalarına kadar Tayland başta olmak üzere sonradan krize sürüklenecek diğer bölge ülkelerinin tamamı %10' ların üzerindeki büyüme oranlarıyla tüm dünyanın ilgi odağı halindedirler…

Sabit kur ve yüksek faize dayalı hale getirilen ve devlet tarafından da desteklenen yabancı sermayeyi çekme girişimleri karşılık bulur. Böylece sıcak paraya dayalı büyüme ve tüketim çılgınlığı sarar dört yanı…

ABD ve Japonya' da faizlerin yerlerde sürünmesi nedeniyle yeni avlar aramakta olan küresel sermaye kan kokusunu almakta gecikmez.

Getirip Tayland Baht' ına çevirdiği parayı ülke tahvillerine veya borç olarak yerel bankalarına yüksek faizle yatırır, günü geldiğinde de parasını faiziyle birlikte sabit kur sayesinde dolara çevirip başka mümbit bölgelere kanat çırpar…

Formül iyidir hoştur ama balayı uzun sürmez.

Yabancı fonların, yatırımcıların başını döndüren sabit kur bir süre sonra Asya kaplanlarını var eden en önemli sektörlerden ihracata sekte vurmaya başlar. Baht gibi yerel paralar tıpkı dolar gibi değer kazanır. Bu ise ihraç ürünlerinin dış piyasalara satılmasını zorlaştıran ve rekabetçiliği yok eden en önemli faktörlerden biri haline gelir.

Özellikle de 1990' lardan başlayarak dünya sahnesine hızlı giriş yapan Çin' in parası Yuan' ın değerini düşük tutması büyümenin iki lokomotifinden biri olan ihracatı duraklatır. Diğer lokomotif olan inşaat sektöründe ise zaten yeterince şişmiş olan bir balon patlamaya hazır beklemektedir.

Bilişim ve iletişimin küçük bir köy haline getirdiği dünyada küresel sermayenin ışık hızında hareket edebilmesi de eklenince, konar/göçer finansörlerin sıcak paralarına bağımlı hale gelen ülke ekonomileri, bir zamanlar büyümelerine omuz veren kaynakların paralarını çekip gitmeye başlamalarıyla kurulan hayal dünyasının bir anda yıkıldığını göreceklerdir.

Tayland' ın 8-10 yıl süren mutluluk masalını 1997' de kabusa çeviren süreç te böyle başlar ve gelişir. Yabancı bankalardan yoğun biçimde üstelik kısa vadeli borçlanmayla aldıkları dövizleri kredi olarak patronlarına, siyaseten güçlü gördükleri holdinglere, bürokrasinin rüşvet çarkına ortak üç kağıtçı yatırımcılara sabit kurun hep öyle kalacağı varsayımıyla Baht olarak dağıtan yerel bankalar krizin patlak vermesiyle ödenmesi imkansız faturalarla karşılaşır.

Başlayan panikte Baht' ı korumak için gelen döviz taleplerini sabit kurdan karşılayan Merkez Bankası elinde avucunda mevcut ne kadar rezervi varsa (Yapılan hesaplamalara göre Tayland'ın o günlerde 20 milyar doları ucuz fiyattan kaptırdığı söylense de kimi analizlere göre rakam 40 milyar dolar civarındadır) satar ama yürütülen operasyon kaçmakta olan yabancı fonlarla, dış bankalara can suyu olmaktan başka işe yaramaz.

2 Temmuz 1997 günü Tayland, sürdürülen sistemin iflası anlamına gelen Baht' ı korumaktan vazgeçip dalgalanmaya bırakır.

Baht bir günün içinde %30 değer kaybeder. Kasırga dindiğinde ise; 36 bin Baht ile 1 dolar alınabilen Tayland' ta artık bir dolar 64 bin bahta eşittir. Başka ifadeyle para %77 devalüe edilmiştir.

Ülkede yoksullaşan geniş halk kesimleri yanında o güne kadar keyif süren ve sırtını siyasete ya da rüşvet çarkıyla bürokrasiye dayayan pek çok şirket te batar.

İthalata ve yabancı kaynaklara dayalı ekonomi çarkları ise o on yıllık masalımsı dönem sonunda bambaşka bir paradigmaya evrilir.

1988' den başlayarak 1997' e kadar açık veren dış ticaret dengesi 1998' de ilk kez fazla verir. Bunda pahalılaşan baht yüzünden 1996' da 64 milyar dolara ulaşan ithalatın 1998' de 38,7 milyar dolara gerilemesinin büyük payı vardır.

Tayland 1997 krizinden çıkarken her ne kadar Güney Kore çapında bir performans sergileyemese de, milli hasılasının üçte ikisi ihracattan oluşan bir ülke. Üstelik öne çıkan ihracat kalemleri sıralamasında bilgisayar ve parçaları gibi yüksek teknolojiye dayalı ürünler ilk sırada olmak üzere otomotiv ve parçaları, plastik ürünler, kimya sanayi ve kauçuk ürünlerinin öne çıktığı bir ülke…

2017' de 230 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirip, 190 milyar dolarlık ithalata karşı 40 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi.

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali dış borcu ise 130 milyar dolar civarı… Bir başka ifadeyle yıllık ihracatın yarısı oranına yakın bir borç söz konusu…

Aslında soluklanıp can alıcı soruyu sormanın tam zamanı!

Tayland ve Güney Kore neden 1997 krizinden dersler çıkararak, o dönem krize yol açan yanlışları tekrarlamadılar da, Türkiye 1994' ten ders alamadığı için 2001'i, 2001'deki krizden dersler çıkaramadığı için de bugün benzer sıkıntıları yaşıyor?

Aslında sorunun hayli kapsamlı ve somut yanıtı var…

O yanıtı en sona saklayıp, Tayland' da başlayan 1997 yangınının derinden sarstığı Güney Kore' nin de dramatik ve derslerle dolu bir öyküsünü yazmak istiyorum… Bir başka makalede krizden güçlenerek ve orta gelir tuzağından kurtularak çok daha sağlıklı biçimde çıkan, Türkiye' ye de epeyi ilham verecek Güney Kore' nin yaşadıklarını paylaşma umuduyla…

Abdullah Ayan

 
 
16 Ağustos 2018 Perşembe 08:29
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:46
  • Güneş06:21
  • Öğlen12:45
  • İkindi16:13
  • Akşam18:49
  • Yatsı20:12
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
0
1
12
2
Başakşehir
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Beşiktaş
5
3
1
1
10
5
Konyaspor
5
2
2
1
8
6
Kayserispor
5
2
2
1
8
7
Trabzonspor
5
2
1
2
7
8
Malatyaspor
5
2
1
2
7
9
Ankaragücü
5
2
1
2
7
10
Antalyaspor
5
2
1
2
7
11
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
12
Göztepe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Sivasspor
5
1
2
2
5
15
Bursaspor
5
0
4
1
4
16
Çaykur Rizespor
5
0
3
2
3
17
Erzurum BB
5
0
2
3
2
18
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1792 - Devrimci Fransa'da Yasama Meclisi krallığı kaldırdı.
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1903 - İlk kovboy filmi Kit Carson'un prömiyeri ABD'de yapıldı.
1918 - Megiddo Savaşı sona erdi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk, köylüler bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932Himayei - Etfal Cemiyeti tarafından düzenlenen Alaturka Güreş müsabakaları Taksim Stadyumu'nda yapıldı.
1938 - İlk TV haber programı, BBC'de yayınlandı.
1938 - Polonya hükümeti, Çekoslavakya sınırına asker sevk etti. (bkz: Südet Krizi)
1943 - İnönü Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü yayımlandı.
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes , Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Milli Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1964 - Malta , İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülent Ulusu kabinesini açıkladı. (bkz:12 Eylül Darbesi)
1981 - Belize bağımsızlığını kazandı.
1995 - İzmir Buca Hapishanesi'ne düzenlenen operasyonda 3 siyasi tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Olay, Buca Katliamı olarak tarihe geçti.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131735364146
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu103233374348
 
Şans Topu
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020306203001
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji