Mehmet Deniz MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığına seçildi.

Ana Sayfa » Güncel » Telefonun 100 yıllık gelişimi ve Mersin -4... Abdullah Ayan yazdı

Telefonun 100 yıllık gelişimi ve Mersin -4... Abdullah Ayan yazdı

1940'larda Mersin-İstanbul telefon görüşmeleri nasıl gerçekleşiyordu?

 
 
Telefonun 100 yıllık gelişimi ve Mersin -4... Abdullah Ayan yazdı

Mersin' in telefonla ilk kez tanışması ve 50 abonelik santralin 1926'da hizmete girişini, 1930'da kapasitenin iki katına çıkarılmasını, 1938' deki 200 hatlık yeni tesisi, bu tesisle birlikte kentin Ankara' ya ve Ankara üzerinden dünyaya bağlanmasını önceki yazılarda anlatmaya çalıştım.

Ancak ne vatandaşın telefona kavuşma arzusu biter ne de telefonu olanın birine ulaşma konusunda çektiği çileler...

O günleri, haberleşme konusunda yaşanan sıkıntıları yansıtması anlamında 20 Ekim 1940 günü Yeni Mersin gazetesinde yer alan okuyucu mektubu ibretlik bilgilerle doludur ve bana göre tarihi olduğu kadar bugün de keyifle okunacak belge niteliğindedir.

Bu nedenle gazetenin birinci sayfasında yer alan T. Oktay imzalı mektubu olduğu gibi paylaşayım istedim...

Okudukça iletişim konusunda nereden nereye geldiğimizi gençler bir yana, o günlerle ilgili iyi kötü fikir sahibi olanların bile ilgiyle okuyacaklarından eminim...

Şöyle başlıyor okur Oktay' ın mektubu:

"Mektupla geç kalacak işimizi telgraf, telgrafla geç kalacak işlerimizi de telefonla temin ederiz. Bizzat gidilmesi külfetli anlarda, mektubun ve telgrafın iş göremeyeceği zamanlarda karşımızda duran telefonun kolunu çevirir manyeto yaparız ve santrale numaramızı verir oturduğumuz yerde istediğimiz kimseyle görüşüp işimizi hal imkanını ararız.

Gerek şehirler arası ve gerekse şehir dahili telefon muhaberelerinde bu keyfiyet normal çalışıldığına göre mevzu bahistir. Yoksa şehrimizde olduğu gibi uzun müddet santrali bulmak için gayret sarfı müteaddit rica ve temennilerden sonra yapılan mükaleme (görüşme) bizzat gidilemediğine esef verdiren üzücü bir meşgaledir. Hele şehirler arası mükalemelerinde saatlerce bekledikten sonra konuşamamak telgrafla temini muhtemel menfaatlerin kaybına da sebep oluyor"

Burada soluklanıp mektubu kaleme alan Oktay' ı dertlendiren görüşme trafiğinin nasıl işlediğini anlatmamda yarar var...

Telefon abonesi ancak PTT' deki santral memuruna ulaşıp, bağlanmasını istediği numarayı verir, memur da iki tarafın hatlarını bir fişle buluşturup görüşmeyi sağlar. Ama sonuçta o memur da doğal ihtiyaçları, başındaki dertleriyle herkes gibi etten kemikten bir insandır. Ahizeyi eline alan manyeto yapıp memura çağrı yapmaya çalışır da, memur her zaman talebi duymaz veya başka bir gaile meşguldür.

Şehirler arası görüşmelerde ise memurun özverisi de yetmez. O günlerin sınırlı imkanlarıyla diyelim ki, kent içinden değil de Adana veya daha uzaktaki biriyle görüşmek istiyorsunuz. Ulaştığınız Mersin santral memuru iki merkez arasındaki tek veya iki hattan biri müsaitse Adana santral memurunu bulacak, o memur da kendi kentindeki aboneye -tabii şans eseri yerinde ise- ulaşıp bağlantıyı sağlayacak.

Basitçe anlatmaya çalışsam da hayli zor ve çoğu zaman rastlantılara bağlı telefonla görüşme macerasının başındaki sorunları o mektuptan nakletmeyi sürdüreyim:

"Çoklarını biliyoruz; Adana ve Tarsusla telefonla konuşacağına bizzat gitmeyi tercih ediyor. Çünkü konuşabilmek tesadüfe bağlıdır. Bilhassa Ankara, İstanbul gibi merkezlerle gibi merkezlerle konuşmak isteyenlerin saatlerce hatta bazen günlerce beklemesi lazımdır. Çoklarının sabahlardan akşamlara kadar telefon bekleme odasında nöbet tutup konuşamadıklarını biliriz."

Cep telefonu bir yana, görüntülü olarak dünyanın en akıl almaz yerindeki biriyle dilediği anda görüntülü görüşen belli yaşın altındakilere "telefon bekleme odasında nöbet tutma" kavramını tarif etmenin güçlüğünün farkındayım ama yine de deneyeyim...

Bir avuç azınlık dışında kimsenin evinde, iş yerinde telefonu yok. O nedenle postahaneye gidip görüşmek istediğiniz numarayı yazdırır ve eğer o numara il dışında ise kaç santral üzerinden bağlantının sağlanacağıyla orantılı olarak beklemeye başlarsınız. Bekleme bazen saatler bazen de günler sürebilir... Diyelim ki, şansınız yaver gitti ve bağlantı sağlandı, memur hattı telefon kulübesi denilen bölüme aktarır ve siz diğer bekleyenlerle birlikte oturup memleket ahvali üzerine sohbete daldığınız odadan kulübeye geçer, ahizeyi kulağınıza götürüp karşıdakiyle görüşmeye, daha doğrusu meramınızı herkesin de ister istemez duyacağı bir ortamda anlatmaya çalışırsınız.

Sabrınıza sığınarak mektupla sürdüreyim:

"Evvelâ şehir dahili tesisatı nizamsızdır. Ahmet' i ararsınız, karşınıza Mehmet çıkar. Falan numaraya manyeto yapılır, hiç alakası olmayan başka numara cevap verir. Bu memurun da hatası değildir. Hatlar birbirine karışmış, hele şehirler arası... Zavallı memur ne yapsın? Bir İstanbul mükalemesi için kimlere yalvarmaz? Adanayı binbir müşkülatla razı eder. Kayseri aksileşir. Onun gönlü olur, Ankara nazlanır. O da bin ricadan sonra İstanbulu verir. Bu defa da İstanbul Mersin'deki aboneyle kendi mükalemesini yaptırmadan Mersinlinin istediği numarayı bağlamaz. Tam Mersin ve İstanbul nihayet karşı karşıya gelip konuşacak fakat al sana ara merkezlerden birinin keyfi ister kendi mükalemesi vardır, imkan elindedir çat diye senin muhabereni keser. Mersin bağıra dursun..."

Burada yine araya girip otomatik santrallerin devreye girdiği döneme kadarki şehirler arası görüşme yöntemini, Mersin-İstanbul arasındaki bir görüşmenin nasıl sağlandığı sorusu üzerinden anlatayım: Mersin' in tek bağlantısı Adana' ya. Adana, Mersin' in İstanbul talebini alınca Kayseri' ye, Kayseri Ankara' ya, Ankara da İstanbul santraline ulaştırabiliyor. O nedenle tüm kent santrallerini aşmak gerekiyor.

Mektubun sonunda çekilen sıkıntıları nispeten hafifletecek çok mantıklı bir öneri getiriyor bay Oktay... Birlikte okuyalım:

"Şehirler arası konuşmalarında böyle uzak merkezlere bir saat tayin edilse ve bunu herkes bilse. Sabahtan akşamlara kadar telefon odalarında beklenmez. Ve ara merkezlerin keyfi müdahalelerinin önüne geçilir. Tek hat üzerinde en kestirme hal yolu budur. Çarelerden mahrum memurun tel üzerindeki saati bellisiz, emeklerine ve muhtelif merkezlerin keyfine bağlı gayretlerine ne kadar acınsa yeridir. Gereğinin icabına bakılmasını merciinden rica ediyoruz."

Gereğine bakacak merciler, ne şikayetlere ne önerilere kulak vermez ama kısa zaman içinde otomatik telefon santrallerinin yaygınlaşmasıyla insanları canından bezdiren telefon çilesi bir anda kökten çözülür.

Nasıl mı?

Bir sonraki yazıda...

Abdullah Ayan

 

Telefonun dünü, bugünü-1

Mersin' de telefonun gelişimi-2

Telefonun yüzyıllık gelişimi ve Mersin-3

 

 

 

 
 
25 Mayıs 2017 Perşembe 08:06
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:13
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:13
  • Akşam18:38
  • Yatsı20:01
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1653 - Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.
1660 - XI. Karl, İsveç kralı oldu.
1893 - Rudolf Diesel, dizel motorun patentini aldı.
1898 - Émile Zola, Fransız hükümetini anti-semitist tutumundan dolayı eleştirdiği için hapse girdi.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini ABD'ye kiraladı.
1904 - ABD 10 milyon dolar karşılığında Panama Kanalı bölgesinin kontrolünü aldı.
1919 - Benito Mussolini İtalya'da Faşist Partisini kurdu.
1921 - Ardahan'ın Kurtuluşu.
1934 - III. Léopold, Belçika kralı oldu.
1940 - "Pinokyo" adlı animasyon filmi gösterime girdi.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'da karsıyla birlikte intihar etti.
1944 - Büyük Çeçen Sürgünü bu sürgünle 500 bin Çeçen-İnguş insan Anavatanlarından Orta Asya'ya sürüldü.
1945 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1945 - Türkiye-ABD ikili yardım antlaşması imzalandı.
1945 - Sevr Antlaşmasının değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans (23 Şubat-12 Mart), bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı Doğu Cephesi'nde Posen'deki Alman garnizonu teslim oldu.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Manila ABD'nin eline geçti.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Iwo Jima Muharebesi sırasında Suribachi Tepesine ABD bayrağı dikildi.
1947 - Uluslararası standardizasyon organizasyonu (ISO) kuruldu.
1954 - Çocuk felci enfeksiyonuna karşı Salk aşısıyla yapılan ilk kitlesel aşılama programı Pittsburgh'da başlatıldı (Sabin aşısı ise 1962'de gelecektir)
1955 - Edgar Faure, Fransa başbakanı seçildi.
1966 - Suriye'de askeri darbe oldu, hükümet devrildi.
1978 - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.
1980 - Ayetullah Humeyni, ABD elçiliğindeki rehinelerin akıbetine İran parlamentosunun karar vereceğini belirtti.
1981 - Yaklaşık 200 kişilik isyancı ordu mensubu paramilis güçler, Antonio Tejero Molina liderliğinde İspanya parlamentosunu bastı ve milletvekillerini rehin aldı.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.
1991 - Körfez Savaşı: ABD kara kuvvetleri Suudi Arabistan sınırını geçerek Irak topraklarına girdiler.
1991 - Tayland'da general Sunthorn Kongsompong, kansız bir darbe ile başbakan Chatichai Choonhavan'ı görevden alarak yönetimi ele geçirdi.
1994 - Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.
1997 - Genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen Dolly adlı koyunun, İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde klonlandığı duyuruldu.
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak bütün yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
1998 - İstanbul Üniversitesi rektörlüğü; sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.
632 - Muhammed Peygamber'in Veda Hutbesi
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
22.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041722274347
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji