Hazar, 'Dünyadaki başarılarımızın mimarları çalışanlarımızdır'

Ana Sayfa » Gündem » Tevfik Sırrı Gür partizan Vali miydi? Abdullah Ayan yazdı

Tevfik Sırrı Gür partizan Vali miydi? Abdullah Ayan yazdı

Efsane Valinin bilinmeyen yüzü, 1946 yılındaki çok partili ilk seçim ve Mersin'deki partizan uygulamalar

 
 
Tevfik Sırrı Gür partizan Vali miydi? Abdullah Ayan yazdı
Son yıllarda farklı bir Tevfik Sırrı Gür portresini ortaya çıkarmaya ve bunu da tek taraflı biçimde şartlandırılmaya çalışılan kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyorum.

Kimseyle kişisel derdim yok.

Ama çok eski dönemlere bile gitmeyen, böylesine yakın tarihe ait gerçeklerin ters yüz edilmesi, çoğu yalan yanlış bilgilerin geçen zaman içinde gerçekmiş gibi iz bırakma tehlikesini barındırıyor.

Tek parti dönemini cilalayıp önümüze getirenlerin tek tipleştirmeye çalıştıkları ve tarih diye dayattıkları dışında yaşananlar var. Karınca kararınca bunu ortaya çıkarmaya çalışıyorum.

Zorlukları olan bir çaba bu, farkındayım. Ama bedeli ne olursa olsun, gelecek nesillerin olanları ayna tutar gibi görmeleri gerekiyor. Ancak o zaman acı, tatlı yanlarıyla bir dönemi aydınlatmış aydınlatmakla da kalmayıp bizden sonrakilere daha bir “hoş seda” bırakacağız havasını soluduğumuz gök kubbeden.

Yıllardır cevap bulmaya çalıştığım soru şuydu:

Eski dönemlerden vazgeçtim Cumhuriyet’ ten itibaren onca Valinin gelip geçtiği Mersin’ de neden hiç birinin adı Gür kadar etki yaratmadı? Toplasanız tüm hizmeti 3 yılı bulmaz bir Vali, üstelik kentin en yokluklarla geçen en karanlık, en baskıcı döneminde görevliyken nasıl oldu da Mersin’den ayrıldıktan uzun yıllar sonra efsane haline getirildi?

İhracatçıların yıllarca okul yaptırma fonunda biriktirdikleri paralara, iş adamlarının katkısını sağlayarak tamamlanan Mersin Lisesine veya temelini atmaktan başka katkısı olmayan üstelik kendisinin kentten ayrılmasından beş yıl sonra ve DP Hükümetinin aktardığı kaynakla tamamlanan Şehir Stadyumuna nasıl oldu da uzun yıllar sonra bir sabah “efsane” ilan edilen Valinin adı verildi?

Soruların yanıtı 1960 darbesinden sonra estirilen rüzgâra ve o rüzgârın Mersin’ deki önemli yaratıcılarından Şinasi Develi’ nin çabalarında gizli.

Hakkını vermeliyim. Şinasi Develi ve onun kaleme aldığı bir dönem Mersin’ini yansıttığını iddia ettiği kitaplar olmasa Tevfik Sırrı Gür’ün esamisi okunmazdı.

4 Ağustos 1951 günü Demokrat Parti Mersin teşkilatının yayınladığı tarihi belgedeki hepsi birbirinden ağır 11 maddelik bildirinin bir yerinde ifadesini bulan;

“Memleketin ticaret âlemi adeta haraca bağlanarak, ihracat ve ithalat malları üzerinden yüzde bir buçuk prim alınmış; bisiklet, otomobil, kamyon sahipleri lastik buhranı içinde kıvranırken 4-5 liralık bir bisiklet lastiğinden ayrıca 10-20 lira, bir tek kamyon lastiğinden 1500 liraya kadar vergi alınmıştır. Mersin’den sevk edilen sebze, limon ve portakalın her sandığından 15-25 kuruş, kadınlarımızın dikiş makarasından, köylünün dokuyacağı bez ipliğinden, Sümerbank’ın basma ve bezlerinden muayyen zoraki vergiler toplanmış, köylülerimiz gaz bulamadıkları için çıra yakarken petrolün tenekesinden 100 kuruş alınmıştır. Hatta ve hatta -Mersin’de o günlerde bulunmayanlar inanmayacaklardır- halkın yiyeceği bir lokma ekmek bile ihmal edilmemiş her ekmekten bir kuruş vergi zam edilmiştir.”

Aslında T.S.Gür dönemi ile ilgili sorulacak yığınla soru, araştırılması gereken o kadar konu var ki; ileride o sancılı günlerin başlı başına araştırma konusu yapılacağına inanıyorum. Örneğin Lise inşaatından kaydırılan malzeme, Ermeni Kilisesinin sökülen taşları ve iş aleminden nazik biçimde toplanan paralarla yapılan ve Lise, Stadyumdan çok damgasını vurduğu her şeyiyle Gür’ ün eseri kabul etmemiz gereken Halkevi –günümüzdeki Kültür Merkezi- dururken Valinin adı neden oraya değil de 1960 darbesinin ardından kimlerin gayreti, talimatı, eliyle Şehir Stadyumuna ve Mersin Lisesine verildi?

Bunlar daha önce de ele aldığım ve mutlaka yanıtı bulunması gereken zor sorular.

Bu kez bambaşka yanıyla ele almak istiyorum Tevfik Sırrı Gür’ ü…

Ülkenin ilk kez gittiği çok partili “oyların açık, sayımın gizli” olarak bildiğimiz 1946 seçimleri sırasında Mersin Valiliği koltuğunda oturan Gür’ ün o seçimlerde yüklendiği rol ve geniş halk kesimlerine, özellikle de muhalif diye yaftalanan Demokrat Partililere reva görülen muamelelere.

Propoganda çalışmalarına katılan Demokrat Partilileri yayınlandığı bildiriyle Ceza Kanununun 141-142. Maddeleri uyarınca yargılanacakları tehdidinde bulunacak kadar kendisini tek parti ile özdeşleştiren, Celal Bayar’ı dilekçedeki imza eksik diye Mersin’de konuşturmayacak kadar ileri giden Vali Gür’ü hem de öyle birilerinin hafızalarına güvenip, kurdukları hayallerle değil, tümü gerçek belgelerle yansıtmaya çalışacağım.

İlk belge 2.dünya savaşı nedeniyle riskli İstanbul Heybeliada’ dan Mersin kışlasına nakledilen Deniz Harp Okulu Komutanlarından Celaleddin Orhan’ ın “Bir Bahriyelinin anıları” adı altında topladığı ve 2001 yılında yayınlanan kitabından…

Orhan bu kitabında yaklaşmakta olan 1946 seçimleri arifesinde Mersin’de yaşadığı hayli önemli bir olayı tüm detaylarıyla yazmakta.

Anlattıklarından yola çıkarsak aylardan Temmuz ve Mersin çok partili yaşamın ilk demokrasi sınavına çok renkli, heyecanlı, hatta yer yer bel altı vuruşların tansiyonu tehlikeli doruklara çıkardığı bir seçime doğru adeta koşmakta.

Yukarıda alıntıladığım 1951 Demokrat Parti bildirisinden yıllar önce muhalifler CHP’ yi Gür’ün halkı canından bezdiren uygulamaları, Deli Dumrul misali saldığı vergiler nedeniyle yerden yere vurmakta.

İşte bu ahval ve şerait içinde ve sıcaktan bunaldığı bir Temmuz ikindisi Deniz Harp Okulu Komutanlığına vekâlet eden Orhan’ın kapısı çalınır. Komutanlık Mersin genelinde taşıdığı rütbe sebebiyle o günlerde Garnizon Komutanlığı sıfatını da taşımaktadır ve hiyerarşi gereği il sınırlarındaki tüm askeri birlikler ona ve o da emir komuta anlamında şekil olarak Mersin Valisine bağlı.

Gerisini ve yaşananları Orhan’ın katıldığı Kurtuluş Savaşından başlayarak tanık olduğu tüm olayları anlattığı “Bir Bahriyelinin Anıları” kitabındaki bölümden okuyalım:

**

Bir sonraki bölümde, Garnizon komutanı sıfatıyla Orhan’dan askeri güç desteği isteyen Valiye “Milletin düşmana karsı kullanmak üzere askerine verdiği silah, hiçbir zaman kendisine tevcih edilemez. Tabi millet ve memleket hainleri hariç. Milletimin kanını dökmektense; tahrikçi ve müşevvikleri bertaraf etmeyi tercih ederim olur biter.” Diyecek kadar onurlu,

“tahrikçi kim?” diye soran Gür’e “baş tahrikçi sizsiniz” cevabını yapıştıracak kadar cesur Orhan’ın anılarını bulacaksınız.

 
 
28 Haziran 2012 Perşembe 11:35
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:13
  • Öğlen13:05
  • İkindi16:13
  • Akşam18:37
  • Yatsı20:02
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1653 - Batı Anadolu'daki şiddetli depremde, Denizli, Nazilli, Tire ve Uşak'ta evler yıkıldı, binlerce kişi öldü ve yaralandı.
1660 - XI. Karl, İsveç kralı oldu.
1893 - Rudolf Diesel, dizel motorun patentini aldı.
1898 - Émile Zola, Fransız hükümetini anti-semitist tutumundan dolayı eleştirdiği için hapse girdi.
1903 - Küba, Guantanamo Körfezini ABD'ye kiraladı.
1904 - ABD 10 milyon dolar karşılığında Panama Kanalı bölgesinin kontrolünü aldı.
1919 - Benito Mussolini İtalya'da Faşist Partisini kurdu.
1921 - Ardahan'ın Kurtuluşu.
1934 - III. Léopold, Belçika kralı oldu.
1940 - "Pinokyo" adlı animasyon filmi gösterime girdi.
1941 - Plütonyum, Dr. Glenn T. Seaborg tarafından ilk defa ayrıştırıldı ve üretildi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'da karsıyla birlikte intihar etti.
1944 - Büyük Çeçen Sürgünü bu sürgünle 500 bin Çeçen-İnguş insan Anavatanlarından Orta Asya'ya sürüldü.
1945 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1945 - Türkiye-ABD ikili yardım antlaşması imzalandı.
1945 - Sevr Antlaşmasının değiştirilmesi için Londra'da toplanan konferans (23 Şubat-12 Mart), bir anlaşmaya varılamadan dağıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı Doğu Cephesi'nde Posen'deki Alman garnizonu teslim oldu.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Manila ABD'nin eline geçti.
1945 - II. Dünya Savaşı Pasifik Cephesi'nde Iwo Jima Muharebesi sırasında Suribachi Tepesine ABD bayrağı dikildi.
1947 - Uluslararası standardizasyon organizasyonu (ISO) kuruldu.
1954 - Çocuk felci enfeksiyonuna karşı Salk aşısıyla yapılan ilk kitlesel aşılama programı Pittsburgh'da başlatıldı (Sabin aşısı ise 1962'de gelecektir)
1955 - Edgar Faure, Fransa başbakanı seçildi.
1966 - Suriye'de askeri darbe oldu, hükümet devrildi.
1978 - Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruldu.
1980 - Ayetullah Humeyni, ABD elçiliğindeki rehinelerin akıbetine İran parlamentosunun karar vereceğini belirtti.
1981 - Yaklaşık 200 kişilik isyancı ordu mensubu paramilis güçler, Antonio Tejero Molina liderliğinde İspanya parlamentosunu bastı ve milletvekillerini rehin aldı.
1987 - Büyük Macellan Bulutu içinde bir süpernova gözlendi.
1991 - Körfez Savaşı: ABD kara kuvvetleri Suudi Arabistan sınırını geçerek Irak topraklarına girdiler.
1991 - Tayland'da general Sunthorn Kongsompong, kansız bir darbe ile başbakan Chatichai Choonhavan'ı görevden alarak yönetimi ele geçirdi.
1994 - Cep telefonu şebekeleri hizmete açıldı.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.
1997 - Genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli hayvan olan ve 14 Şubat 2003 tarihinde ölen Dolly adlı koyunun, İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde klonlandığı duyuruldu.
1998 - Usame bin Ladin bir fetva yayımlayarak bütün yahudi ve haçlılara karşı cihad ilan etti.
1998 - Fazilet Partisi (FP) kuruldu.
1998 - İstanbul Üniversitesi rektörlüğü; sakallı, türbanlı ve kimliksiz öğrencilerin yerleşke ve binalara girişini yasakladı.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.
632 - Muhammed Peygamber'in Veda Hutbesi
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji