Özdemir,'İhracat Yarışında Mersin 20 Yıldır Geriliyor'

Ana Sayfa » Gündem » Tevfik Sırrı Gür Stadyumu ve TOKİ gerçeği.. Bedrettin Gündeş yazdı

Tevfik Sırrı Gür Stadyumu ve TOKİ gerçeği.. Bedrettin Gündeş yazdı

Hükümet yeni çıkardığı Kentsel Dönüşüm yasasıyla, vatandaşın yerinde dönüştürülmesini, malının kıymetlendirilmesini, mağdur edilmemesini öngörmesine rağmen, TOKİ uygulamalarının ranta dayalı kurgulanması sonucu, istenilen dönüşümün sağlanamaması bu anlayıştan kaynaklanmıyor mu?

 
 
Tevfik Sırrı Gür Stadyumu ve TOKİ gerçeği.. Bedrettin Gündeş yazdı
TOKİ’nin kuruluş amacı; Türkiye genelinde konut ihtiyacının karşılanması ve dar gelirli vatandaşlara ucuz konut sağlanması ve sosyal devlet anlayışının hayata geçirilmesiydi. Bu projenin yasal düzenlemelerin ardından, ilk zamanlarda belki o günkü ihtiyaçlara cevap verecek şekilde, iyi niyetli olarak düzenlemeler geliştirildi.

Yine TOKİ tarafından başarılı çalışmalarla, kar amacı gütmeyen projeler hayata geçirildi. On binlerce sosyal konut yapılarak hak sahiplerine dağıtıldı.

Ancak, zaman içerisinde farklı hükümetler TOKİ ile ilgili çalışmalar yaparken, bu kurumun amacı dışına çıkması için yasal değişiklikler ve kararnameler çıkararak, TOKİ’ye farklı bir görev yüklemeye başladılar.

TOKİ’nin görevi son düzenlemelerle, konut, sanayi, eğitim, sağlık, turizm ve çeşitli kamu kuruluşlarının inşaat ve altyapısını gerçekleştirme şeklinde gelişti.

Yine TOKİ’nin görevi, anlaşma gereği tanzim satışları yapmak; sağladığı arazi ve arsaları olduğu gibi ya da planlayarak, alt yapı tesislerini ikmal ederek veya ettirerek ihtiyaç sahiplerine satmak, kiralamak, irtifak hakkı tesis etmek, kamu kurum, kuruluşları eliyle pazarlamak ve satmak olarak yetkileri genişletildi.

Görüldüğü üzere TOKİ, son dönemlerde acil eylem planı ile doğrudan konut yapmak ve kar amaçlı projeler uygulama yetkilerini almış ve kar elde etmek için, lüks ve pahalı konutlar yaptırmaya başlamıştır.

2003 yılında TOKİ, 4366 sayılı Toplu Konut Yasası’nda yapılan değişiklikle büyük bir güç sahibi olmuş, aldığı güç ile istediği yere istediği binayı diker, dilediği işi yapar hale getirilmiştir.

Yine, 2004 yılında 5162 sayılı yasa ile TOKİ’ye her türlü imar planı yapma yetkisi verilerek yetkilerinin artırılması sağlanmıştır.  Aynı yasaya göre halen belediyelerce 3 ay içinde onaylanmayan plan, TOKİ tarafından resen yürürlüğe konulabiliyor. 5273 sayılı yasaya göre ise, her alanda arsa alıp satma yetkisi yine TOKİ’ye verilerek imtiyazı arttırılmıştır.

Ayrıca TOKİ’nin birçok müteahhit firmayla taşeronluk anlaşması imzalayarak ve kırımlarını yüksek tutarak, zarara uğramalarına neden olması, durumun vahametini ortaya koymaktadır.

Yine TOKİ, belediyeler tarafından yapılan imar planlarına bağlı kalmaksızın konut üretebilir ve mevcut planlarda yer alan imara kapalı alanlar ile sosyal donatı alanlarını da dikkate almadan uygulama yapabilir duruma getirilmiştir.

TOKİ’ye tanınan tüm bu yetkiler, yerel yönetimlerin planlama alanındaki yetkilerini aştığı gibi, kent bütünlüğü açısından da sakıncalar taşıdığı da, yaşanan örneklerle bilinmektedir.

TOKİ yine amacı dışında çeşitli uygulamalar geliştirerek, güvensiz bir algı yaratmıştır. Kent merkezinde yaptığı konutları yüksek fiyatlarla satışa sunan TOKİ, dar gelirli kesimler için ise, arsa fiyatlarının düşük olduğu kent merkezi dışındaki alanlarda konut üretmektedir.

Yani “Sosyal Devlet” anlayışını hayata geçirmek için kurulan TOKİ, artık kent meydanlarını iş merkezi, otel gibi üstüne vazife olmayan, kar amacı güden bir anlayışa dönüştürmüş durumdadır.

En son Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadyumu için geliştirdiği projeyi, halktan ve ilgili kent bileşenlerinden gizli tutarak, tartışmadan, değerlendirmeden uygulama aşamasına getirmesi, şimdiden büyük rahatsızlıklar yarattığı görülmektedir.

Süreç içinde belediyelerin duyarsızlığı ve imar planlarını uygulamadaki eksikliği sayesinde, çarpık kentleşme kendini her alanda hissettirirken, TOKİ’nin de devlet adına meydanları, yeşil alanları aynı mantıkla rant alanına çevirmesi, talancılığın başka bir versiyonudur.

Yerel yönetimlerin rant anlayışından rahatsız olanların,  aynı mantıkla hareket etmesi düşündürücü ve kent biliminden uzaklaşmanın somut örneğidir.

Devletin büyük özveriyle 17. Akdeniz Oyunlarının Mersinde yapılması için 500 milyon TL bütçe ayırarak gerçekleştirdiği spor tesisleri büyük bir kazanımdır. Ancak, aynı bütçe içinde yapımı gerçekleştirilen 25 bin kişilik Mersin Stadyumuna karşılık, TSG Stadyumunu talep etmesi ve yerine iş merkezi, otel gibi yapıları düşünmesi, hem TOKİ adına hemde devlet adına utanılacak bir durumdur.

Hangi mantık, hangi sosyal devlet anlayışı böyle bir kararı alabilir. Üstelik konuyu tartıştırmadan, özel imtiyazlarla kendine tanınan yetkiyi kullanarak, belediyelerden imar değişikliğini istemesi, hiçte akıllıca bir girişim değildir.

Geçmiş dönemlerde belediyeler tarafından, rant uğruna peşkeş çektirilen yeşil alan ve meydanlara yapılan eğreti yapıların yarattığı sıkıntıları tartıştığımız bu süreçte, kent estetiği, kent ekolojik duyarlılığı, meydanların ve yeşil alanların yetersizliği gibi önemli konuları gözardı ederek, böyle bir imar değişikliğini istemesi, evet TOKİ adına da devlet adına da utanılacak bir durumdur.

Devlet, insanlarına daha çağdaş bir yaşam alanı yaratmak için vardır. Devlet, halkın huzurunu, güvenliğini temin etmek için vardır. Devlet, ekolojik dengenin bozulmaması, kentsel yapılanmada insan değerini ön planda tutulması için vardır.

Stadyumun statik açıdan yıkılması durumunda dahi, dünya örneklerini de değerlendirerek uluslar arası bir yarışmayla, insanların buluşma noktası olabilecek ve yalnızlaştırılan Çamlıbel’i de kurtaracak bir meydan ve yaşam alanı yaratmak çok mu zor.

Her şey maddi değer ve ranta dayalı mı olması gerekiyor. TOKİ ticari mantığıyla kar üstüne kar katmakla neyi değiştirecek. Kentlerin yağmalanması karşılığında paranın ne hükmü olabilir ki.!

Hükümet yeni çıkardığı Kentsel Dönüşüm yasasıyla, vatandaşın yerinde dönüştürülmesini, malının kıymetlendirilmesini, mağdur edilmemesini öngörmesine rağmen, TOKİ uygulamalarının ranta dayalı kurgulanması sonucu, istenilen dönüşümün sağlanamaması bu anlayıştan kaynaklanmıyor mu?

TOKİ, kendine tanınan geniş yetkilerle insan unsurunu göz önüne alarak, yoksul insanların konut sahibi olabilmeleri için proje geliştirsin. TOKİ, mülkiyet problemleri olan, çarpık yapılaşma ve gecekondu alanların da kolaylaştırıcı rolünü oynayarak, vatandaşı esas alarak ve koruyarak, insan yaşamına yaraşır sosyal konutlar üretmekle uğraşsın.

TOKİ, kuruluş amacına uygun olarak yoksul vatandaşlara, “Sosyal Devlet felsefesi” doğrultusunda kar amacı gütmeyen, yalnızlaştırmayan, ötekileştirmeyen sosyal donatıları içinde olan yaşam alanları yaratsın.

TOKİ, kendine tanınan geniş yetkileri tepeden inme mantığıyla sürdürmesi durumunda, birçok problemi de beraberinde getirecektir. Halkın istemediği, onaylamadığı, ilgili meslek odalarının kent bilimi ve estetiği açısında uygun görmediği hiçbir projenin uygulama aşamasına getirilmemesi gerekir.

Türkiye, gelişmekte olan bir ülkedir. Bu gelişim seyri içinde, artık modern kent yaratma, modern bilinç geliştirme, uygar bir toplum yaratma düşüncesinin egemen olması gerek.

Uygar düşünmenin temel felsefesi ise, insan odaklıdır. İnsan odaklı bir bakış açısı rant ve kar gütmenin ötesinde, yaşamı anlamlı kılacak, paylaşımcı, kolaylaştırıcı bir anlayışın ifadesidir.  

BEDRETTİN GÜNDEŞ
 
5 Temmuz 2013 Cuma 14:06
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:55
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:18
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:03
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji