'Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat'

Ana Sayfa » Gündem » Turizm yoksulu kentin turizm haftası kutlamaları... Abdullah Ayan yazdı

Turizm yoksulu kentin turizm haftası kutlamaları... Abdullah Ayan yazdı

Turizm fukarası kentte büyüklerimiz turizm haftası kutlarken Baykal Side' de cinayeti itiraf ediyordu...

 
 
Turizm yoksulu kentin turizm haftası kutlamaları... Abdullah Ayan yazdı

Milletin ömür boyu aklına düşürmediği etkinlikleri keyif olsun, kaytarmaya mazeret yaratsın diye günlerden haftalara çıkarmış kutluyoruz.

Utanmasak aya yayacağız; polis ayı, çocuk ayı, gençlik ayı, kadın ayı, sağlık ayı, doktor ayı (hatta bu yazı kaleme alınırken siyasetçinin birinin gönderdiği kutlama mesajı sayesinde öğrendim ebelerin de haftası varmış) deyip koca yılı aylık bayramlara giydirip dolu dolu yaşayacak, neşeyle dolacağız.

Keyif bizim değil mi? İstediğimiz günü istediğimiz şekilde kutlarız diyenler çıkmıştır, çıkıyor da...

Beni bunlar çok fazla ilgilendirmiyor da, kimisine göre özel ve güzel yeri olan turizm vesilesiyle yapılan etkinlikler itiraf etmeliyim söz konusu Mersin gibi her yönüyle ihmal edilmişliğin pik yaptığı kent olunca "yok artık" sözcükleri bile aciz kaldı.

Koca koca adamlar bir araya gelmiş, en ciddi yüz ifadelerini takınıp hem yere göğe sığdıramadıkları turizmi konuşuyor, hem de "bizim köyde sağırlar, birbirini ağırlar" misali, birbirlerine karşılıklı plaketler sunuyorlar.

Yüzlerine acı gerçeği söyleyecek biri de olmayınca, o vakur ciddiyet maskesine zoraki tebessümü giydirip neyin karşılığı alınıp verildiğini anlamadığım şerefnameleri sunuyorlar birbirlerine...

Nerede oluyor bu karşılıklı ikram törenleri? 60 bin turist ağırlamasıyla gurur duyulan! Mersin' de...

"Derya içinde olup deryadan habersiz balıklar" gibiyiz diyeceğim ama kaşların kalktığını şimdiden görür gibiyim.

O can sıkan, sinir uçları duyarlı insanı rahatsız eden törenleri bu cümleden daha güzel ne anlatır ki?

Antalya' ya alternatif olacağı iddiasıyla yola çıkan Mersin, her yıl aynı turizm haftalarını tepkisiz kutluyor ve durumuyla avunuyorsa, o deryadan habersiz balıktan başka ne anlatabilir travmayı?

En azından o kutlamalar hatırına da olsa kimsenin aklına en can alıcı, en yakıcı soru gelmiyor:

" Kardeşim sen bu kafayla, sana biçilen bu elbiseyle mi turizm kenti olacaksın? Yıllardır tamamlanmayı bekleyen yollar açılsa üç saatte ulaşacağın yanı başındaki Alanya 110 bin yatağa sahipken sen hangi rakamları toplarsan topla 6 bini geçmez yatağınla turizmin yeni başkenti olacaksın öyle mi?"

Bir zamanlar "yerli mallar" günü kutlardık (sonra onu da haftaya çevirdiler) ve o hafta boyunca evden getirdiğimiz kuru üzüm, incir, ceviz falan yer "dünyada kendine yeten en şanlı ülke" olmanın tatlı gururuyla güzel masalların hayal ülkesine dalardık.

21. yüzyılda kutladığımız turizm haftasının hele kutlamalar Mersin' de yaşanıyorsa, o geçmişteki "yerli mallar haftasından" çok ta farkı yok.

Okuyanın canını sıkacağımı biliyorum ama dertli olduğum şu "turizm kenti Mersin" palavrasının gerçek yüzünü ağız tadıyla anlatmak belki bir yazıya sığmaz diye sürdüreceğim diğer yazılar için şimdiden beni mazur görün.

Mersin' in turizmdeki serencamını anlatmalıyım ki, her yılın Nisanında devlet kutlayın emri verdiği için salonları doldurup büyük nutuklarla süslediğimiz ninnilere kananlar gerçeklerle bir an için yüzleşsin...

Kendilerini bu sektörde kurbanlık koyun seçenlere kızacaklarına, Neredeyse kutsal gün kabul edip en güzel elbiseleriyle kutlamaya çıkanların içlerine sindirdiği "turizm haftası" masalının aslında Mersin' in bu alandaki ihmal edilmişliğini, yıllar boyu nasıl uyutulduğunu, unutulduğunu herkes o hafta hatırına da olsa öğrensin...

Hadi o zaman bir yerinden başlayalım Mersin'e layık görülen, uymasa da uydurulmaya çalışılan şu "turizm kenti" elbisesinin iğretiliğine, yavanlığına...

Tesadüf mü, ilginç bir zamanlama mı, bilemem ama bana göre 2014 turizm haftamıza altın harflerle kazınacak açıklamayı yerel seçimler sonrası partisinin kazanması şerefine ziyaret ettiği Manavgat Belediyesinde CHP' nin 'eks' lideri Deniz Baykal yaptı.

Baykal isim olarak ta söyledikleri itibariyle de ciddiye alınması gereken önemli bir isim...

Önemli, çünkü düz siyasetin yanında devletin çeşitli kademelerine damgasını vurmaya çalışan biri olarak ta, geçmişte yaşananlar adına o Belediyede itiraf ettiği gerçekler itibariyle de üzerinde durmamız konuşmamız gereken ciddi bir aktör...

Baykal turizm haftası adına öyle kuru sıkı, laf olsun küp dolsun misali meze olacak şeyler getirmiyor masaya...

Tam aksine, söylediklerini ciddi almamız, almakla yetinmeyip "vay anasını, öyle mi olmuş?" sorusunun insanı isyan ettiren cevabını sorgulamamız gereken tarihi gerçekleri hatırlatıyor, kapandığı sanılan 40 yıllık yarayı deşiyor.

Üstelik o açıklamalarının ne kadar gerçekçi olduğunun altını kendi cephesinden öylesine mantıklı delillerle inşa ediyor ki, tek bir Allahın kulunun çıkıp "Ciddiye almayın, Baykal da olsa siyasetçi olarak lafın gelişi söylemiş" gibisinden mazeretlere sığdırmak ta mümkün değil.

Ne mi diyor Baykal?

Suyu, havası, potansiyeli itibariyle Taşucu' undan farksız Side'yi Ecevit Hükümetinin Maliye Bakanı olduğu dönemde nasıl kurtardığını şu sözlerle "veciz" biçimde ne güzel anlatıyor:

Aşağıdaki cümleler tek harfine dokunulmamış bir zamanların CHP liderliğini üstlenen yılların eskitemediği siyasetçiye ait ibretlik itiraflar:

"Kâğıt fabrikası için Manavgat uygun görülmüştü. Sonuçta kâğıt fabrikası Side' ye kurulacaktı. Karar Devlet Planlama Teşkilatı'ndan geçti ve Maliye Bakanı olarak imzalayayım diye önüme geldi. Kullanılacak orman tesisin yanıbaşında, gerekli tatlı su için Manavgat Irmağı ve soğutma için deniz yatırım için düşünülen ne varsa projede vardı.

Ama bana göre kâğıt fabrikası çevreye en zararlı olan fabrikaydı. Bir çimento fabrikası havayı kirletirken, kâğıt fabrikasının çevreye her türlü ve çok daha zararı vardı. Bunun 2 bin yıllık tarihi bir kent olan Side'ye yapılmasına gönlüm razı olmadı." (Tam burada Mersin adına yüreği sızlayan kurdundan kuşuna her canlının devreye girip bu kent adına Baykal' a sorması gerekmez mi: Side' ye gönlünün razı olmadığı cinayeti Taşucu' una neden reva gördün? Side' yi kurtarmak için Silifke' ye kıymak zorunda mıydın?)

Hızını alamayan Baykal devam ediyor tarihi açıklamasına:

"Manavgat halkı bana karşı 'geleceğimizi engelledi' diye düşündü ama ben Antalyalı olarak Side'yi düşündüm. Tabi o zamanlar hem parti tabanımıza hem de hemşerilerimize bunu anlatamadım. O nedenle inceleme aşamasındadır, bakıyoruz diye geçiştirdim, yoksa siyasi kariyerim bitecekti. Daha uygun yer aradık, kağıt fabrikasını Taşucu' una yapılmasını uygun bulduk"

İnanılır gibi değil ama Baykal' ın 2014 nisan ayında CHP'nin kazandığı Manavgat Belediye ziyareti sırasında yaptığı ve asla unutulmaması gereken ama ne yazık ki gözlerden kaçan açıklaması virgülüne kadar böyle... Keşke bununla da kalsa eski CHP lideri...

Belediye ziyaretinde tarihi sözlerini! şöyle noktalıyor:

"Kâğıt fabrikası daha uygun bir bölge olan Mersin Taşucu' na yapıldı... Bugün Mersin'de deniz, orman, su var ama turizm yok. Şimdi nükleer tesis kuruluyor. O zamanlar Side'ye kâğıt fabrikası kurulsaydı, bugün burada binlerce tesis ve turizm olmayacaktı"

Turizm haftasını karşılıklı plaket teatileriyle çocuklar gibi şen kutlayan Mersin aynı gün aynı saatlerde ajanslara düşen Baykal' ın o cinayet itirafını duymadı bile...

Cinayeti yıllar sonra yeni katliamlarla sürdürmek isteyen ve Taşucu' nu tersane yapma hayalleri kuranları görmediği gibi kader diye masaya sürülene duyarsız, vaziyetten habersizdi Mersin...

Hepsi bu mu? Sorun yıllar sonra CHP cephesinden gelen Taşucu cinayetinden ibaret mi? Yoksa o partinin girişimci gücünün depreştiği Şişe Cam girişimciliğinin mihenk taşı sayılan Soda Sanayi ve Kromsan tesislerinin yeni turizm vahası olarak kutsamaya hazırlandığımız Kazanlı sahillerine yıllardır reva gördüklerine mi?

Soru hayli kapsamlı, mevzu derin...

Bir sonraki yazıda devam edelim Turizm hayali kuran Mersin' e reva görülenlere.

Yarım kalmış ölü projeler mezarlığından geçmekten korkmayanlara anlatacağım epeyi hikâye birikti, sırasıyla yazacağım...

 

 
 
24 Nisan 2014 Perşembe 08:55
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:21
  • Öğlen13:06
  • İkindi16:09
  • Akşam18:32
  • Yatsı19:56
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
21
14
2
5
44
2
Başakşehir
21
13
4
4
43
3
Beşiktaş
22
11
8
3
41
4
Fenerbahçe
21
11
8
2
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
21
8
9
4
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Malatyaspor
21
7
6
8
27
10
Bursaspor
21
7
5
9
26
11
Kasımpaşa
21
7
5
9
26
12
Akhisarspor
21
6
6
9
24
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Alanyaspor
21
6
3
12
21
16
Konyaspor
22
5
6
11
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
21
3
3
15
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1864 - CSS H.L. Hunley denizaltısı, bir savaş gemisi batıran ilk denizaltı oldu.
1867 - Süveyş Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
1895 - Müziğini Çaykovski'nin bestelediği Kuğu Gölü Balesi ilk gösterisini Saint Petersburg'da (Rusya) yaptı.
1915 - Barbaros Hayreddin ve Turgut Reis muharebe gemileri, savunmaya katılmak üzere Nara'ya geldi.
1916 - Doğu cephesinde Ruslar, Muş'u işgal etti.
1917 - Hicaz Seferi Kuvvetler Komutanlığı'na atanan Mustafa Kemal, bu görevi kabul etmedi.
1920 - Osmanlı Mebuslar Meclisi, kabul ettiği Misak-ı Milli'nin basında yayınlanmasını ve bütün yabancı parlementolara bildirilmesini kararlaştırdı.
1921 - Ankara dışındaki İstiklal Mahkemeleri kaldırıldı.
1923 - İzmir'de, Cumhuriyetin 1. iktisat kongresi olan İzmir İktisat Kongresi düzenlendi.
1923 - Mustafa Kemal ikinci defa Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi. Meclis'e 7 işçi, 1 çiftçi kadın katıldı. Kapanış konuşmasını Rukiye Hanım yaptı.
1924 - Johnny Weissmuller, 100 yarda (91.4 m) serbest stil yüzmede 52-2/5 saniye ile dünya rekoru kırdı.
1925 - Aşar Vergisi kaldırıldı. Basın, aşarın kaldırılmasını büyük bir devrim olarak sundu.
1926 - Ankara'da Devlet Resim Sergisi açıldı, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal sergiyi ziyaret etti.
1926 - Medeni Kanun kabul edildi.
1930 - Türk Gazeteciler Birliği kuruldu.
1933 - Newsweek dergisi yayımlanmaya başlandı.
1934 - Avusturya'da sosyal demokratlar gösteri düzenlediler. Güvenlik güçleri göstericilere müdahale etti; birçok gösterici öldürüldü. Hükümet sıkıyönetim ilan etti.
1935 - İstanbul'da kartopu oynanması yasaklandı.
1936 - Kızılmaske Lee Falk tarafından yaratıldı ve ABD'de yayınlanmaya başladı.
1939 - Hatay Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını, Hatay kanunları olarak kabul etti.
1949 - Türkiye, Avrupa Kalkınması İcra Konseyi'ne katıldı.
1956 - Çoruh ilinin adı Artvin olarak değiştirildi.
1957 - Missouri'de (ABD) bir yaşlılar evinde çıkan yangında 72 kişi öldü.
1957 - Ordular arası futbol karşılaşmalarında Türk takımı rekor kırdı; Amerikan ordu takımını 19-0 yendi.
1959 - Başbakan Adnan Menderes ve beraberindekileri Londra'ya götüren THY'nin SEV uçağı Gatwick havaalanı yakınlarında düştü; Menderes kurtuldu, aralarında Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık'ın da bulunduğu 14 kişi öldü.
1961 - Türk ve Alman İş ve İşçi Bulma Kurumları arasında yapılan anlaşmaya göre; her yıl Almanya'ya çeşitli iş kollarında çalıştırılmak üzere 2-3 bir Türk işçisi gönderilmesi kararlaştırıldı.
1961 - Eski Sağlık Bakanı, İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar, Yassıada'da ifade verirken kalp krizi geçirdi ve öldü.
1962 - Hamburg'ta çıkan fırtınada 300'den fazla kişi öldü.
1967 - Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Genel Başkanı Feyzullah Ertuğrul'u Elazığ'ın bir köyüne atadı.
1967 - Kimi milletvekilleri Meclis'e gelen mini etekli kadınlardan şikâyetçi olduklarını bildirdiler.
1967 - Radyo sanatçılarının yürüyüş ve boykot olaylarından sonra TRT, sanatçı ücretlerine yüzde 150-200 arasında zam yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Çetin Altan TBMM'de Adalet Partililere "Çoğunluğunuz var, ama ağırlığınız yok" dedi. Bunun üzerine kavga çıktı.
1973 - Petrol Ofisi genel müdürlüğüne bir kadın atandı. Şeyda Okyatmaz Türkiye'de ilk kez bu düzeye yükseltilen kadın yönetici oldu.
1977 - Ankara'da 50. Yıl Lisesi öğrencilerine ateş açıldı, bir kız öğrenci kalp krizi geçirip öldü.
1979 - İstanbul'da stokçulara baskınlar düzenlendi. Yüklü miktarda kahve, ampul, filtreli sigara ve margarin ele geçirildi.
1983 - Dört Filistinli gerilla Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yeniden ikişer kez ölüme mahkum edildi. Filistinli gerillalar Mısır'ın Ankara Büyükelçiliği'ni basarak iki güvenlik görevlisini öldürüp içeridekileri 45 saat rehin tutmuşlardı.
1984 - İşyerlerinden işçi çıkarmak, Sıkıyönetim Komutanlığı'nın iznine bağlandı.
1984 - Avusturya'da yapılan Avrupa güzellik yarışmasını Türkiye güzeli Neşe Erberk kazandı.
1986 - Barış Derneği davasından tutuklu 6 kişi tahliye edildi. Tahliye edilenler arasında Reha İsvan ve Gencay Şaylan'ın da yer alıyordu. Ali Sirmen, Erdal Atabek, Ali Taygun, Ergun Elgin, Hüseyin Baş, Orhan Taylan'ın tahliye talebi ise reddedildi.
1986 - İstanbul'da ünlü Bebek Belediye Gazinosu, yeşil saha açılması için yıktırıldı.
1987 - 12 Eylül askeri darbesinden sonra toplatılan 39 ton ağırlığındaki kitap, dergi, günlük ve haftalık gazete SEKA'da imha edildi.
1993 - Dev-Sol ve TİKKO (Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) üyesi 18 siyasi tutuklu, kazdıkları 35 metre uzunluğundaki tünelden yararlanarak Nevşehir E Tipi Kapalı Cezaevi'nden firar etti.
1993 - Somali'de görev yapan BM Barış Gücü UNISOM'un komutanlığına Korgeneral Çevik Bir atandı.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) Suruç İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Akpolat kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü.
1994 - Özgür Gündem gazetesi bölücü yayın yaptığı gerekçesiyle 1 ay süreyle kapatıldı.
1994 - TBMM Anayasa ve Adalet Komisyonu Refah Partili Hasan Mezarcı'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını kararlaştırdı.
1996 - Cavit Çağlar'a ait Nergis, Yeşim ve Aksoylar Tekstil fabrikalarında çalışan 4 bin 600 işçiyi kapsayan toplu sözleşme imzalandı.
1996 - Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sabri Ergül, Manisa Emniyet Müdürlüğü'nün kapısına, "Bu işyerinde işkence vardır" yazılı bir tabela astı.
1996 - Dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, Deep Blue adlı bilgisayarı yendi.
1999 - Fransa'nın başkent Paris'in 50 km yakınındaki tarihi kraliyet köşkü Rambouillet'de Belgrad hükümeti ile Kosovalı Arnavutlar arasında barış görüşmeleri yapıldı.
2000 - Microsoft, Windows 2000 işletim sistemini piyasaya sürdü.
2001 - Fischer ve Deppler, G-20 toplantıları çerçevesinde Türkiye'ye geldi".
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
10.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020817333741
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji