Mersin hinterlandı 2017 ilk çeyrek ekonomik rakamları açıklandı

Ana Sayfa » Gündem » Türk:‘Doğru planlanan göç, külfet değil nimettir’

Türk:‘Doğru planlanan göç, külfet değil nimettir’

Mersin’de, Toros Üniversitesi tarafından üniversitenin yerleşkesinde düzenlenen Mersin Kalkınma Sempozyumu’nda eğitim, iş ve siyaset dünyası bir araya geldi.

 
 
Türk:‘Doğru planlanan göç, külfet değil nimettir’
 Sempozyuma panelist olarak katılan Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk, özellikle Van depreminden sonra yaşanan kitlesel göçü eleştirenlere, “Modern ülkelerde yöneticiler, göçü zenginlik olarak kabul ediyor. Bu nedenle bana göre göç, doğru planlandığında külfet değil nimettir” yanıtını verdi.
  Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın yanı sıra Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, belediye başkanları, oda ve sivil toplum örgütü temsilcileri, işadamları ve Toros Üniversitesi öğrencilerinin de katıldığı sempozyuma panelist olarak katıldı.
MTSO Meclis Başkanı Faik Burakgazi’nin başkanlığındaki ilk oturumda, sırasıyla, Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, “Belediyeler ve-  Merkezi Yönetim İlişkileri Açısından Mersin”; Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk, “Göçün Getirdiği Beledi Sorunlar Açısından Mersin”; TÜİK Bölge Müdürü Durmuş Ali ŞAHİN, “Mersin’in Sosyal Göstergeleri ve Kentsel İstatistikleri”, Toros Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Özer, “Göç, Kentleşme ve Yerel Yönetimler Açısından Mersin”, TMMOB İKK Sekreteri ve Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Bülent Halis Demir, “Altyapı ve Çevre Açısından Mersin” ve Gazeteci Yazar Abdullah Ayan,“Mersini Bekleyen Tehditler ve Fırsatlar” konulu sunum yaptılar.

‘Türkiye’de göç sorunu değil, zorla göç ettirilme var’

Özellikle Van depreminden sonra yaşanan kitlesel göçü eleştirenlere yanıt veren Başkan Türk, “Modern ülkelerde yöneticiler, göçü zenginlik olarak kabul ediyor. Bu nedenle bana göre göç, doğru planlandığında külfet değil nimettir” dedi.
Yakın geçmişte, doğudan batıya doğru yaşanan göçü eleştirenleri, “Yeteneksiz ve bilimden uzak yöneticilerin siyasal rant kazanma çabası” olarak değerlendiren Türk, “Serbestçe dolaşma ve ikamet etmek en temel insan haklarından olmasına rağmen, Türkiye’de son 30 yılda devlet otoritesi insanları kendi topraklarından zorla göç ettirmiştir. Bu nedenle bugün Türkiye’de göç sorunu değil, ülke içinde zorla yerinden edilme sorunu vardır” diye konuştu.
Meclis Araştırma Komisyonu’nun 1998 tarihli raporuna işaret eden Başkan Türk, şöyle konuştu: “Bu ülke insanlarının bir kısmının yurttaşlık hakları gasp edilmiştir. Hakları gasp edilenlerin önemli bölümü de zorunlu göçe maruz kalmıştır. Zorunlu göçe maruz kalanlar büyük ölçüde Kürtlerdir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu güne dek bu sorunlar, çözülmek bir yana giderek büyümüştür. Sosyal devlet olmanın gereği, yurttaşların kültürel yapısının yanı sıra, ekonomik haklarını da korumaktır. Bu nedenle Mersin’e zorunlu göçün yanı sıra, yaşanan ekonomik göç de sistemin çıkmazından kaynaklıdır.”

“Zorla göç ettirilenlere, ‘neden geldiniz’ diye sorulabilir mi?”
 
Mersin’in, göçe zorlanan yurttaşların yıllardan beri ilk tercihleri arasında yer aldığına dikkati çeken Türk, “Kentimiz, özellikle 80’li yıllarda başlayan yoğun göç dalgasına hazırlıksız yakalanmıştır. Dönemin yerel yöneticileri, yoğun göçle birlikte yaşanacak kentsel sorunlara karşı bir reaksiyon gösterememiş ya da göstermek istememiştir. Mersin’de yaşanan çarpık kentleşmenin temelleri ne yazık ki o yıllarda atılmıştır” dedi. “Bugün yaşanan sorunları, göç mağdurlarına, zorla topraklarından edilen yurttaşlara mal etmek iki kez haksızlıktır” diyen Türk, “Düşünün, bir kez yerinden zorla göç ettiriyorsunuz. İkinci kez ise göç ettikleri yerlerde ‘Neden geldiniz?’ diye tekrar haksızlık ediyorsunuz.
Bu nedenle başta yerel yöneticiler olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamuoyunda oluşan bu algının önüne geçmek için bir an önce ve mutlaka tedbir almalıdır. Kentleşme sorunları, sosyal çatışmalara zemin hazırlamamalıdır. Mersin’de göç ve belediyecilik arasındaki ilişki, daima göçle gelenin aleyhine işlemiştir. Türlü olanaksızlıkla aldığı 80–100 metrekare arsasına, başını sokacak derme çatma bir ev yapan aileler, kent yaşamının gerektirdiği temel hizmetlerden yoksun bırakılmıştır. Göç eden, kendi köyündeki standartların da altında bir yaşama mahkûm edilmiş, adeta cezalandırılmıştır” ifadelerini kullandı.

‘Rantsal değil, insan odaklı dönüşümden yanayız’

Bölge’den zorla göç ettirilen yurttaşların, sıcak iklimi açısından Mersin, ilçe olarak da Akdeniz’i tercih ettiklerini vurgulayan Türk, dolayısıyla kentsel sorunların en çok Akdeniz’de görüldüğünü belirtti. Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ), Mersin’de, uygulamayı planladığı kentsel dönüşüme de değinen Türk, TOKİ’nin, projeye ticari bir mantıkla yaklaştığının altını çizdi. Türk, “TOKİ’nin, siyasal ve rantsal projesine onay vermemiz mümkün değildir. Bizim bu değerlendirmemiz, ‘insanların daha rahat yaşaması için kentsel dönüşüme izin vermiyorlar’ şeklinde eleştiriliyor. Oysa kentsel dönüşüme karşı değiliz. Ama yerinde ve insan odaklı dönüşümden yanayız. Halkımızın, kültürel, sosyal dokusunu koruyacak bir projeden yanayız. Yani kentin siluetini değiştirecek, çağdaş yaşam normlarına yaklaşacak uygulamaların destekçisiyiz. Kentsel dönüşüme konu olan mahallelerde yaşayan insanların sosyal ve ekonomik durumları görmezden geliniyor. TOKİ'nin, insanların yaşam standartlarına uymayan mimarisini ne halkımız ne de biz kabul etmeyiz” şeklinde konuştu.
Türk, sözlerini şöyle bitirdi: “Biz her platformda, üniversiteler, ilgili mesleki ve sivil toplum örgütleri ile kentin diğer bütün dinamiklerinin katkı vereceği bir kentsel dönüşüm projesi oluşturulmalıdır diyoruz. Ancak bu sayede ortaya güzel bir çalışma ve halkımızın yararına olan bir proje çıkarabiliriz. Ondan sonra da halkla masaya oturup girişim başlatabiliriz. Varoş olarak tabir edilen bölgelerimizde dönüşümün mümkün olabilmesi için böyle bir gücün olması gerekir. Buralarda büyük kısmı gündelik veya mevsimlik işlerde çalışan, alt gelir grubuna dâhil insanlar yaşamaktadır. Bu nedenle insanları borçlandıran ve sosyal dokuya uygun olmayan bir projenin başarı şansı olamaz.”

 

 

 
 
21 Aralık 2011 Çarşamba 13:54
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:19
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:40
  • Akşam20:00
  • Yatsı21:43
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
32
21
8
3
71
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
9
Konyaspor
33
11
10
12
43
10
Gençlerbirliği
32
10
10
12
40
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
32
11
6
15
39
13
Osmanlıspor FK
32
9
11
12
38
14
Kayserispor
32
10
7
15
37
15
Bursaspor
32
10
5
17
35
16
Ç. Rizespor
32
8
6
18
30
17
Gaziantepspor
32
7
5
20
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1812 - Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
1830 - ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası'nı imzaladı.
1862 - Sayıştay kuruldu.
1902 - Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1913 - Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918 - Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu, 27 Nisan 1920'de SSCB tarafından ilhak edildi.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919 - İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928 - Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1930 - İnşası 2 yıl süren, New York City'nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
1933 - Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1937 - İngiltere'de Neville Chamberlain Başbakan oldu.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.
1953 - Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959 - ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1961 - Uluslararası Af Örgütü, Londra'da kuruldu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992 - Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999 - 57'nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
1999 - Leonardo da Vinci'nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya'nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
2002 - NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 
 
Arşiv
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji