10 Şubat’ta Dünya ‘Bakliyat Günü’nü Kutlayacak

Ana Sayfa » Gündem » Türkiye' yi kim yönetecek? -1... Abdullah Ayan yazdı..

Türkiye' yi kim yönetecek? -1... Abdullah Ayan yazdı..

Türkiye' yi hangi görüşlere yakın bürokratik kadrolar yönetecek sorusu, cemaatle AK Parti kavgası...

 
 
Türkiye'  yi kim yönetecek? -1... Abdullah Ayan yazdı..

Cemaatle Erdoğan arasında gemilerin geri dönülemez biçimde yakılmasının kayıkçı kavgasından öte bir aşamaya sıçramasıyla cevabı daha hayati önem kazanan ve belli ki, ülkede yaşayan büyük çoğunluğun kaderini doğrudan etkileyecek bir soru bu.

Türkiye'yi kimlerin yöneteceği konusu bu nedenle, nasıl bir geleceğin sorusuyla da birebir bağlantılı olduğu için daha bir önemli…

Kimler yönetecek derken seçimle iş başına gelen ve bundan sonra da sandıktan çıkacak sonuca göre belirlenmesi muhtemel bugün veya yarın ki iktidar sahiplerinden söz etmiyorum.

Sorunun o kısmının yanıtı üç aşağı beş yukarı belli...

Ama asıl üzerinde durmamız gereken daha derinlerde yattığını bildiğimiz, yüz yıldır bitmeyen bir kavganın yeni versiyonu nedeniyle de son dönemde ortaya çıkan kavgayla gündeme oturan iktidarı muktedir yapan gücün kimler eliyle kullanılacağı...

Daha açık anlatayım: İktidara sahip olanlar yürütme işini bürokrasi eliyle hayata geçirirler. Hatta bu çoğu zaman adı koyulmamış bir koalisyona kadar varır.

Yıllarca ülke yönetmeyi sınırlı ama daha çok ekonomik kimi kararlarla (bazen hortumlamalara varan adımlarla), günlük suya sabuna dokunmayan uygulamalardan ibaret sanan, yakıcı konuları bırakın hayata geçirmeyi iş anlatmaya geldiğinde işaret dilini deneyen bir alandan ibaret sandı siyaset sahnesinde arz-ı endam eden aktörler.

Bu konuda hafızalara kazınmış o kadar çok örnek var ki...

Diyelim ki, siz seçimi kazanıp iktidar oldunuz, iyi de Milli Eğitim, Emniyet, Tarım veya Sağlık Müdürlüğüne partinizin il, ilçe yöneticilerinden birini atayamayacağınıza göre tercihinizi başka alanlardan yapmak zorundasınız.

Mevcut kadrolar içinden kendinize yakın bulduğunuz veya partinizin etkili, yetkili kimi isimlerince önerilen, kefil olunan, ricada bulunulan birini görevlendirebilirsiniz. (Bürokrat ta sistemi siyasetçiden daha iyi bildiği için seçim sonuçları belli olur olmaz, durumdan vazife çıkarır, bıyıklarından başlayarak hemen araziye uyar, Türkiye gibi sistem yerine adam kayırmanın öne çıktığı ülke bürokratları oldukça yeteneklidir bu alanda)

Bakmayın 12 yıldır Türkiye' yi yönettiği için eski yöntemlerin neredeyse hafızalardan silindiğine. Örneğin 70' li veya daha yakın olması nedeniyle canlılığını koruyan özellikle 90'ların zayıf koalisyonlu yıllarında tanık olduklarımız ve o yıllardaki sürekli değişen iktidar dönemleri; aynı zamanda nice bürokratın cepheler arasında cirit atma öyküleri, efsaneleriyle doludur...

Bürokrat partilerin iktidara yürüyüşlerini iyi izler ve daha siyasetçi görev almak üzere Çankaya' ya çıkmadan önce nasıl tavır alacağını, hangi cepheden kopup nereye koşacağını, hangi cümlelere konuşmaya başlayacağını, hatta nasıl giyinip kuşanacağını, sakalından bıyığına nasıl bir yüzle yola çıkacağını bile çok iyi bilir.

70' li yıllardaki Ecevit-Demirel ile simgelenen iktidar dönemlerinde gerek bürokrat gerekse de ona işi düşen çoğu insan için "hayırlı sabahlar" yerine "ak günler" sözcüğü her kapıyı açacak sihirli şifre kadar geçerli anahtardır.

Peki, bürokratik kadrolar nasıl oluşur?

Sorunun günümüzdeki hizmet hareketi olarak adlandırılan cemaat ile AK Parti arasında patlayan kavgayla da yakından ilgisi var. O nedenle konuyu geçmişten günümüze sadece siyasal değil sosyal yanlarıyla da ele almak gerekiyor.

Türkiye 70' li yıllarda sola karşı ortaya çıkan (veya kimi güç merkezlerince oluşturulan) milliyetçi akımla birlikte "kutsal devlete sadık" genelde orta ve alt gelir düzeyindeki ailelerin büyük kentlere okumak üzere kopup gelen genç kesimle tanıştı.

O gençlerin bir kısmı komando kamplarında iç düşmanlara! karşı eğitilirken daha büyük bölümü okudu, bir yerleri bitirdi, onları var eden "kutsal devlet" te itiraf etmek gerekirse kendisine sadık tebaanın bu "vatana canını fedaya hazır" gençlerini unutmadı, ağır ağır devletin âli kapısından girip, merdivenleri hayli hızlı tırmandılar.

O gençler zamanla "devletin bekasının" en önemli alanlarını, çeşitli kademelerini doldurdu, göze girenler merdivenleri hızla tırmanırken altta onlarla aynı görüşü paylaşan eski ülküdaşlarını da unutmadı. (Mehmet Ağar' ın bürokrasi basamaklarını hangi hızla çıktığı ve ulaştığı yerden sonra atladığı siyasi kulvardaki performansı bu konuda ders olarak okutulacak örneklerle doludur, kaldı ki Ağar tek örnek te değildir)

80 darbesiyle iş başına gelen darbeciler, toplumda "bir sağdan, bir soldan" algısı için kimi sağ görüşlüleri de solcularla aynı hücrelere koyarken, geride kalan ve devletle iş birliğine, hizmete hazır ve radikal yanları törpülenmiş pek çok ülkücü kökenli ismin devlet kademelerine yerleştirilmesi projesini de başarıyla hayata geçirdi. (Ülkücü hareketin ideologlarından ve Alpaslan Türkeş’le yargılanan önde gelen isimlerden Agah Oktay Güner’ in yargılama sırasında Mahkeme heyetine söylediği; “biz zindandayız, fikrimiz iktidarda” cümlesi tam da bunu anlatıyordu aslında)

Evren diktası ardından iktidara gelen Özal’ da bürokrasiye fazla dokunamadı. Nasılsa dört eğilimi birleştirmeyi amaçlamıştı, o dört eğilim içinde varsın ülkücü kökenliler fazla yer tutsun, günlük gaile ve gelecek kaygısı zamanla onları da merkeze yaklaştıracaktı nasılsa.

Öyle de oldu, 70'lerin nice ülkücüsü ANAP döneminde hem bürokraside hem siyasetin tüm kademelerinde hayli önemli yerlere geldiler.

Bunda Özal' ın herkesi geçmişinden çok o günüyle değerlendirmeyi yeğleyen pragmatik görüşlerinin de rolü vardı ve geçmişte ister sağ ister solda yer alsın çevresindeki tüm insanlara bakışını hiç değiştirmedi.

Özal ve yakın çevresindeki ülkücü kökenlilerin kadrolaşmasından DYP-SHP koalisyonuna ve SHP'nin soldan çok bir an önce zenginleşme derdine düşen mütteahit partisine dönüştüğü yılları anlatarak sürdüreceğim konuyu...

Bir sonraki yazıyla devam edelim...

 
 
9 Haziran 2014 Pazartesi 08:45
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:41
  • Güneş05:35
  • Öğlen12:58
  • İkindi16:48
  • Akşam20:02
  • Yatsı21:40
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Akhisar Bld.
0
0
0
0
0
2
Antalyaspor
0
0
0
0
0
3
Konyaspor
0
0
0
0
0
4
Alanyaspor
0
0
0
0
0
5
Beşiktaş
0
0
0
0
0
6
Bursaspor
0
0
0
0
0
7
Evkur Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
8
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
10
Gençlerbirliği
0
0
0
0
0
11
Göztepe
0
0
0
0
0
12
K.D.Ç. Karabük
0
0
0
0
0
13
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
14
Kayserispor
0
0
0
0
0
15
Başakşehir
0
0
0
0
0
16
Osmanlıspor FK
0
0
0
0
0
17
Sivasspor
0
0
0
0
0
18
Trabzonspor
0
0
0
0
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji