CHP'nin Mersin adayları belli oldu

Ana Sayfa » Gündem » Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Oslo sürecinin deşifre edilmesinden 17 Aralık'a uzanan kavga, gerçek iktidarın paylaşım mücadelesi...

 
 
Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Geçmiş bir yana 2002' ye kadar en az 40 yıla damgasını vuran emniyet ve yargı kadrolarının AK Parti iktidarıyla değişmeye başlayan yapısındaki kavganın ayak sesleri aslında Cumhuriyet tarihinin en önemli referandumunun hemen ardından duyulmaya başlandı.

Oysa 2010 referandumuna kadar nasıl da göz yaşartıcı dayanışma örneği çıkmıştı ortaya...

Gülen' in "“Ölüler bile mezardan kalkıp 'evet' oyu vermelidir” sözlerinin özgül ağırlığı elbet ölçülemeyecek değerdeydi ama referandum sonuçlarının açıklanmasının ardından Erdoğan' ın 2007 seçimleri ardından yaptığına benzer konuşma ve teşekkürü borç bildiği kesimleri anarken dile getirdiği "okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi kutluyorum" cümlesini unutmak mümkün mü?

Erdoğan o gün Gülen' e samimi teşekkürleri yanında en sıcak selamı göndermeyi ihmal etmemişti.

O kadar da değil...

Referandumun üzerinden geçen iki yıl içinde sürekli sıcak mesajlar teati edildi taraflar arasında.

Örneğin 2012' de aynı Erdoğan Hizmet Hareketinin düzenlediği Türkçe Olimpiyatları vesilesiyle yüz binlerin toplandığı İstanbul' daki etkinliklere katılmış ve göz yaşlarını tutamayan on binlerin duygusuna tercüman olduğunu söyleyerek "bitsin bu gurbet, sona ersin hasret" diye özetlenecek, Gülen' e "yad ellerde garip yaşamaktan vazgeçip ana toprağına geri dön" davetini yapacaktı.

Aslında Türkçe olimpiyatlarının AK Parti dönemiyle başladığı ve her yıl yükselen katılımcı ve davetli grafiği, il Valilerinden iş adamlarına, yerel yönetimlerden bürokratik kesimlere varıncaya kadar ortaya çıkan başarı öyküsü (belki de destanı) teşvik ve desteğin AK Parti iktidarına ne kadar bağlı olduğunu da ortaya koyuyordu. (2014 yılında aynı Türkçe olimpiyatları yasaklanacak ve Gülen' e gurbetten dön rüzgarının ters esmesiyle bu kez gurbet ellerde yapılmak zorunda kalınacaktı. Daha bir yıl önce başta iktidara yakın tv kanalları olmak üzere tüm ulusal medya kuruluşlarınca canlı yayınlanan, ülke gündemine oturan etkinlikler artık sürgün yemişti)

Bir yandan hizmet hareketiyle karşılıklı sevgi mesajları, gül sunma seansları sürerken aslında aynı günlerde bugüne kadar gittikçe şiddetlenecek savaşın ayak sesleri perde arkasında duyulmaya başlanacaktı ama sahnedeki sıcak muhabbetin etkisiyle kimse farkında değildi yaklaşan kasırganın.

Oysa kamuoyunun o günlerde pek ilgisini çekmeyen ama bugün ne anlama geldiğini çok daha iyi anladığımız kimi söylemler gittikçe pekiştirdiği iktidar gücünü kimseyle paylaşmayı aklının ucundan geçirmeyen yeni bir AK Parti düşüncesini dile getirmekteydi.

Örneğin iktidar partisinin İstanbul il başkanı Aziz Babuşçu bir söyleşide tek cümleye sığdıracaktı yaklaşmakta olan yeni dönemi:

“Biz artık liberallerle ve diğer paydaşlarla aynı yolda yürümeyeceğiz. Onların gelecek hesaplarıyla bizimkisi farklı, yollarımız ayrılacak.”

"bugüne kadar verdiğiniz desteğe teşekkür eder, yeni yolculuğunuzda başarılar dileriz" diyordu il başkanı ama sonunda bir il başkanının gelir geçer sözlerinden kimse fazla anlam çıkarmamış, hele hizmet hareketi hiç üzerine almamıştı.

Oysa ortaklığın bozulması kısa zaman sonra ve çok farklı bir cephede patlayan kavgayla anlaşılacaktı.

İktidarı paylaşım kavgası aslında Kürtlerle yıllardır gizli yapılan bazen dirsek teması, bazen sorunları konuşmaktan öteye gitmeyen müzakerelerle ilgili Oslo' da İngiltere nezaretinde yapılan toplantıların deşifre edilmesiyle başladı. (Kürt sorunu konusundaki gizli sürdürülen müzakereler bile tek başına ele alındığında Türkiye' deki iktidar mücadelesinin çizdiği grafiği anlatmaya yeter. Öcalan başta olmak üzere kamuoyuna yansıyan pek çok bilgi aslında AK Partiden hoşnut olmayan kimi güç sahiplerinin, Kürt kartını iktidarı zayıflatma veya gerçek iktidarın kime ait olduğunu anlatma aracı olarak kullanıldığının pek çok örneğiyle dolu)

Kürtlerle Erdoğan döneminde doğrudan açılan müzakere süreçlerinin ilki olan Oslo görüşmelerinin medyaya sızdırılması ve ardından o müzakereleri Erdoğan adına yürüten bugünlerin MİT (o günlerdeki sıfatıyla Başbakanlık danışmanı) müsteşarı Fidan' a yönelik yargı kaynaklı hamle. Erdoğan o hamlenin bir adım sonrasında sıranın kendisine geleceğinin farkına vardı ve oyunu bozma adına ilk kez hem yasama hem yürütmeyi devreye sokarak ve kontrol dışına çıktığını düşündüğü yargıya neşter anlamına gelecek ilk radikal adımı o günlerde attı.

Kavga için milat belirleyecek tarihçiler özel görevli bir savcının (S.Sarıkaya)Fidan' ı ifadeye çağırması ve ardından yargıya meydan okuyarak onu ifadeye göndermeyen, özel bir yasal düzenlemeyle o tür sorgulamaların, yargılamaların önünü kesen Erdoğan hamlesini ve o adımın atıldığı o Şubat sendromunu gelecekte de hatırlayacaklardır.

Sonrasını biliyorsunuz...

Kürtlerle Oslo' dan İmralı' ya taşınan ve gizli kapaklı olmaktan çıkıp aleniyet kazanan müzakere süreci...

Cemaatin dershanelerin kapatılması gerekçesiyle AK Parti iktidarına açıktan savaş ilan etmesi...

Ve 17 Aralık günü zirve yapan, ülkenin en güçlü kurumlarından biri olan İç İşleri ve Ekonomi Bakanlarının çocukları üzerinden kendilerine ve onlar dışındaki 2 bakana daha uzanan ve sonuçta 4 bakanın istifasıyla sonuçlanan süreçler...

17 Aralık operasyonunun ardından ortaya çıkan kimi ses kayıtları işin orada kalmayacağını, 25 Aralık tarihiyle özdeşleşen bir başka operasyonla çocukları üzerinden bizzat Erdoğan' ın hedef alındığı ortaya çıkacaktı.

Erdoğan istifa etmek zorunda kalan Bakanlarını Özal veya daha önceki Başbakanlar gibi Yüce Divan'a göndererek en kolay ve ortalama aklın kabul edeceği yöntem yerine işi tümüyle Hizmet Hareketine ve bir zamanlar dön diye birlikte gözyaşı döktüğü "gurbetteki garip (ifade Erdoğan' ın Türkçe olimpiyatlarında yaptığı konuşmada böyle geçiyordu) Gülen' e ihale etti.

İş gerçekten Dershane rantı üzerinden başlayan bir tartışma mıydı, o tartışma ardından Hizmet Hareketi devlete sızmış! kadrolarıyla Erdoğan başta olmak üzere AK Partiyi bitirmeye yönelik bir tarihi savaşa tanık olduğumuza göre böylesine basit gerekçelere sığınmak saf dillik olur.

Belli ki ve ortaya çıkan tablo net biçimde gösteriyor ki, iş öyle basit rant hesaplarına dayanmaktan çok farklı ve çok daha kapsamlı bir iktidara ortak olma, daha açık ifadeyle birlikte muktedirliğe giden yolculukta yolculardan birinin diğeriyle yollarını ayırma kaygısı...

Kavga bitti mi derseniz, Erdoğan' ın girilecek dediği "inler" henüz yok edilmediğine ve yok edilmeleri için "cadı avı başlatılırsa onu da yaparız" diyecek kadar iddialı sloganlar atıldığına göre henüz bırakın sonuçlanmasını, daha hayli uzun ve yıpratıcı bir kavganın başındayız.

İyi de Cumhuriyet tarihi boyunca eşine pek rastlanmayan iktidara ortak olma, bürokratik kadroları doldurarak birlikte muktedir olma savaşı nasıl sonuçlanır derseniz?

Yazı dizisinin 5. ve son bölümünde vermeye çalışacağım final sahnesinin nasıl gerçekleşeceğini...

 
 
26 Haziran 2014 Perşembe 08:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yurt içinde ikamet eden 24 milyon 804 bin kişi seyahate çıktıTrafiğe kayıtlı araç sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 22 218 945 oldu
Ocak ayı enflasyon rakamları belli olduKDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele Alındı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:39
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:36
 
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1847 - Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (Defterhane-iş Amire Kalemi) kuruldu.
1864 - Kuzey Kafkasyalılar-Çerkesler'in anavatanları olan Kuzey Kafkasya'dan Ruslar tarafından Osmanlı topraklarına sürgün edilmesi
1881 - Amerikan Kızılhaçı Clara Barton tarafından kuruldu.
1904 - FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) Paris'te kuruldu.
1927 - ABD'li havacı Charles Lindbergh, 'Sprit of St. Louis' adlı uçağıyla New York'tan Paris'e uçarak, Atlas Okyanusu'nu geçen ilk pilot oldu.
1950 - Demokrat Parti'nin 14 Mayıs'taki seçimlerden galibiyetle çıkmasıyla Adnan Menderes Başbakan, Celâl Bayar Cumhurbaşkanı oldu.
1960 - Harp Okulu öğrencileri, hükümet aleyhine sessiz yürüyüş yaptı.
1963 - Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir anayasanın önerdiği bazı reformların gerçekleştirilmediği gerekçesiyle ikinci bir darbe girişiminde bulundu, fakat başarılı olamadı.
1971 - Anayasa Mahkemesi, Milli Nizam Partisi'nin kapatılmasına karar verdi.
1979 - San Francisco, California'da Dan White'ın Harvey Milk ve George Moscone cinayetlerinden minimum cezayı almasına karşı 'White Night Riots'(Beyaz Gece Ayaklanması) yaşandı.
1981 - Atatürk'ün 100'üncü doğum yıldönümü törenlerle kutlandı.
1983 - Avrupa Konseyi'nin, Avrupa medeniyetinin zenginliğini oluşturan kültürleri tanıtmak amacıyla düzenlediği sergilerden 18'incisi İstanbul'da Anadolu Medeniyetleri Sergisi adıyla açıldı.
1991 - Hindistan Başbakanı Rajiv Gandhi öldürüldü.
1994 - Hacda şeytan taşlama sırasında izdiham çıktı: Yedisi Türk olmak üzere 185 hacı öldü.
1996 - Örtülü ödenekten 5.5 milyar lira ile bazı kişi ve kuruluşları dolandırdığı öne sürülen Selçuk Parsadan, Balıkesir'in Altınoluk beldesinde yakalandı.
1997 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisi'nin Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle sürekli kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.
2004 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliğini onayladı ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı.
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
14.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu05071214202328324243454647485059606566717277
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
16.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050914263112
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji