İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Oslo sürecinin deşifre edilmesinden 17 Aralık'a uzanan kavga, gerçek iktidarın paylaşım mücadelesi...

 
 
Türkiye' yi kim yönetecek? -4... Abdullah Ayan yazdı

Geçmiş bir yana 2002' ye kadar en az 40 yıla damgasını vuran emniyet ve yargı kadrolarının AK Parti iktidarıyla değişmeye başlayan yapısındaki kavganın ayak sesleri aslında Cumhuriyet tarihinin en önemli referandumunun hemen ardından duyulmaya başlandı.

Oysa 2010 referandumuna kadar nasıl da göz yaşartıcı dayanışma örneği çıkmıştı ortaya...

Gülen' in "“Ölüler bile mezardan kalkıp 'evet' oyu vermelidir” sözlerinin özgül ağırlığı elbet ölçülemeyecek değerdeydi ama referandum sonuçlarının açıklanmasının ardından Erdoğan' ın 2007 seçimleri ardından yaptığına benzer konuşma ve teşekkürü borç bildiği kesimleri anarken dile getirdiği "okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi kutluyorum" cümlesini unutmak mümkün mü?

Erdoğan o gün Gülen' e samimi teşekkürleri yanında en sıcak selamı göndermeyi ihmal etmemişti.

O kadar da değil...

Referandumun üzerinden geçen iki yıl içinde sürekli sıcak mesajlar teati edildi taraflar arasında.

Örneğin 2012' de aynı Erdoğan Hizmet Hareketinin düzenlediği Türkçe Olimpiyatları vesilesiyle yüz binlerin toplandığı İstanbul' daki etkinliklere katılmış ve göz yaşlarını tutamayan on binlerin duygusuna tercüman olduğunu söyleyerek "bitsin bu gurbet, sona ersin hasret" diye özetlenecek, Gülen' e "yad ellerde garip yaşamaktan vazgeçip ana toprağına geri dön" davetini yapacaktı.

Aslında Türkçe olimpiyatlarının AK Parti dönemiyle başladığı ve her yıl yükselen katılımcı ve davetli grafiği, il Valilerinden iş adamlarına, yerel yönetimlerden bürokratik kesimlere varıncaya kadar ortaya çıkan başarı öyküsü (belki de destanı) teşvik ve desteğin AK Parti iktidarına ne kadar bağlı olduğunu da ortaya koyuyordu. (2014 yılında aynı Türkçe olimpiyatları yasaklanacak ve Gülen' e gurbetten dön rüzgarının ters esmesiyle bu kez gurbet ellerde yapılmak zorunda kalınacaktı. Daha bir yıl önce başta iktidara yakın tv kanalları olmak üzere tüm ulusal medya kuruluşlarınca canlı yayınlanan, ülke gündemine oturan etkinlikler artık sürgün yemişti)

Bir yandan hizmet hareketiyle karşılıklı sevgi mesajları, gül sunma seansları sürerken aslında aynı günlerde bugüne kadar gittikçe şiddetlenecek savaşın ayak sesleri perde arkasında duyulmaya başlanacaktı ama sahnedeki sıcak muhabbetin etkisiyle kimse farkında değildi yaklaşan kasırganın.

Oysa kamuoyunun o günlerde pek ilgisini çekmeyen ama bugün ne anlama geldiğini çok daha iyi anladığımız kimi söylemler gittikçe pekiştirdiği iktidar gücünü kimseyle paylaşmayı aklının ucundan geçirmeyen yeni bir AK Parti düşüncesini dile getirmekteydi.

Örneğin iktidar partisinin İstanbul il başkanı Aziz Babuşçu bir söyleşide tek cümleye sığdıracaktı yaklaşmakta olan yeni dönemi:

“Biz artık liberallerle ve diğer paydaşlarla aynı yolda yürümeyeceğiz. Onların gelecek hesaplarıyla bizimkisi farklı, yollarımız ayrılacak.”

"bugüne kadar verdiğiniz desteğe teşekkür eder, yeni yolculuğunuzda başarılar dileriz" diyordu il başkanı ama sonunda bir il başkanının gelir geçer sözlerinden kimse fazla anlam çıkarmamış, hele hizmet hareketi hiç üzerine almamıştı.

Oysa ortaklığın bozulması kısa zaman sonra ve çok farklı bir cephede patlayan kavgayla anlaşılacaktı.

İktidarı paylaşım kavgası aslında Kürtlerle yıllardır gizli yapılan bazen dirsek teması, bazen sorunları konuşmaktan öteye gitmeyen müzakerelerle ilgili Oslo' da İngiltere nezaretinde yapılan toplantıların deşifre edilmesiyle başladı. (Kürt sorunu konusundaki gizli sürdürülen müzakereler bile tek başına ele alındığında Türkiye' deki iktidar mücadelesinin çizdiği grafiği anlatmaya yeter. Öcalan başta olmak üzere kamuoyuna yansıyan pek çok bilgi aslında AK Partiden hoşnut olmayan kimi güç sahiplerinin, Kürt kartını iktidarı zayıflatma veya gerçek iktidarın kime ait olduğunu anlatma aracı olarak kullanıldığının pek çok örneğiyle dolu)

Kürtlerle Erdoğan döneminde doğrudan açılan müzakere süreçlerinin ilki olan Oslo görüşmelerinin medyaya sızdırılması ve ardından o müzakereleri Erdoğan adına yürüten bugünlerin MİT (o günlerdeki sıfatıyla Başbakanlık danışmanı) müsteşarı Fidan' a yönelik yargı kaynaklı hamle. Erdoğan o hamlenin bir adım sonrasında sıranın kendisine geleceğinin farkına vardı ve oyunu bozma adına ilk kez hem yasama hem yürütmeyi devreye sokarak ve kontrol dışına çıktığını düşündüğü yargıya neşter anlamına gelecek ilk radikal adımı o günlerde attı.

Kavga için milat belirleyecek tarihçiler özel görevli bir savcının (S.Sarıkaya)Fidan' ı ifadeye çağırması ve ardından yargıya meydan okuyarak onu ifadeye göndermeyen, özel bir yasal düzenlemeyle o tür sorgulamaların, yargılamaların önünü kesen Erdoğan hamlesini ve o adımın atıldığı o Şubat sendromunu gelecekte de hatırlayacaklardır.

Sonrasını biliyorsunuz...

Kürtlerle Oslo' dan İmralı' ya taşınan ve gizli kapaklı olmaktan çıkıp aleniyet kazanan müzakere süreci...

Cemaatin dershanelerin kapatılması gerekçesiyle AK Parti iktidarına açıktan savaş ilan etmesi...

Ve 17 Aralık günü zirve yapan, ülkenin en güçlü kurumlarından biri olan İç İşleri ve Ekonomi Bakanlarının çocukları üzerinden kendilerine ve onlar dışındaki 2 bakana daha uzanan ve sonuçta 4 bakanın istifasıyla sonuçlanan süreçler...

17 Aralık operasyonunun ardından ortaya çıkan kimi ses kayıtları işin orada kalmayacağını, 25 Aralık tarihiyle özdeşleşen bir başka operasyonla çocukları üzerinden bizzat Erdoğan' ın hedef alındığı ortaya çıkacaktı.

Erdoğan istifa etmek zorunda kalan Bakanlarını Özal veya daha önceki Başbakanlar gibi Yüce Divan'a göndererek en kolay ve ortalama aklın kabul edeceği yöntem yerine işi tümüyle Hizmet Hareketine ve bir zamanlar dön diye birlikte gözyaşı döktüğü "gurbetteki garip (ifade Erdoğan' ın Türkçe olimpiyatlarında yaptığı konuşmada böyle geçiyordu) Gülen' e ihale etti.

İş gerçekten Dershane rantı üzerinden başlayan bir tartışma mıydı, o tartışma ardından Hizmet Hareketi devlete sızmış! kadrolarıyla Erdoğan başta olmak üzere AK Partiyi bitirmeye yönelik bir tarihi savaşa tanık olduğumuza göre böylesine basit gerekçelere sığınmak saf dillik olur.

Belli ki ve ortaya çıkan tablo net biçimde gösteriyor ki, iş öyle basit rant hesaplarına dayanmaktan çok farklı ve çok daha kapsamlı bir iktidara ortak olma, daha açık ifadeyle birlikte muktedirliğe giden yolculukta yolculardan birinin diğeriyle yollarını ayırma kaygısı...

Kavga bitti mi derseniz, Erdoğan' ın girilecek dediği "inler" henüz yok edilmediğine ve yok edilmeleri için "cadı avı başlatılırsa onu da yaparız" diyecek kadar iddialı sloganlar atıldığına göre henüz bırakın sonuçlanmasını, daha hayli uzun ve yıpratıcı bir kavganın başındayız.

İyi de Cumhuriyet tarihi boyunca eşine pek rastlanmayan iktidara ortak olma, bürokratik kadroları doldurarak birlikte muktedir olma savaşı nasıl sonuçlanır derseniz?

Yazı dizisinin 5. ve son bölümünde vermeye çalışacağım final sahnesinin nasıl gerçekleşeceğini...

 
26 Haziran 2014 Perşembe 08:09
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji