Başkanlardan Mersin Uluslararası Narenciye Festivaline Destek

Ana Sayfa » Gündem » Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Erdoğan' lı AK Parti hizmet hareketini bitirmeye yemin ettiğine göre, iktidardan muktedirliğe uzanan yeni yolda kimlerle müttefik olacak?

 
 
Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Bir kaç bölümden oluşan bunca uzun analizlerin sonunda en başa dönecek ve ilk soruyu yeniden soracak olursam; Türkiye' yi bundan böyle kim, daha açık ifadeyle hangi bürokratik kadrolar yönetecek?

Emniyet kızağa çekilen, bazıları bir biçimde meslek dışına atılan 2002 öncesi kadrolarına dönüp, cemaate yakın isimleri pasifize mi edecek? İnlerine girip 'meydan muharebeleri' sonunda yok mu edecek?

Yargıdaki benzer kadrolaşma tasfiye mi edilecek? Tasfiye sonunda gidenlerin yerini kimler ve hangi görüştekiler alacak?

Ergenekon' da müebbet hapis alıp sonradan Meclisten geçirilen kimi yasal düzenlemelerle serbest kalan kimi ideologa bakacak olursak, her şeyi unutup Erdoğan' lı AK Parti ile omuz omuza "Fethullahçı" cemaate karşı ortak mücadeleye hazırlar.

Ancak ittifakların dağılması ve yeni ittifakların oluşup safların sil baştan belirlenmesi durmadan sorduğum sorunun cevabını vermeye yetmiyor...

Devlete hiç hakim olmadığı kadar hakim olduğunu sanan Erdoğan köşke çıkarken, partiyi şu söylediğim bürokrasi eksenli alternatif koalisyon ortaklarından hangisine daha yakın duran hangi kadrolara emanet edecek.

İktidarı başbakandan çok artık kendi direktiflerinin dışına çıkmayan bir genel sekreter üzerinden yürütmeyi, sürdürmeyi başarabilecek mi?

Bu plan Türkiye' yi başkanlık sistemine mi taşıyacak?

Daha önceki örneklerde (Özal ve Demirel' in Çankaya' da yaşadıkları, beklentileri ve hayal kırıklıklarını burada anımsatmaya gerek yok) görüldüğü gibi Köşkün içine hapis mi olacak?

Yoksa kendisinin tanımladığı gibi "terleyen bir Cumhurbaşkanımız" mı olacak?

Hepsinden önemlisi şu an kendisini tartışılmaz tek aday olarak Çankaya' ya mahkûm gibi lanse eden Erdoğan son dakika yine kendi ifadesiyle herkesi "ters köşeye" yatırıp, 'Gül ile devam' mı diyecek?

17 Aralıkta iyice su yüzüne çıkan tabloyla bir kez daha gördük ki, Türkiye bırakın parlamenter demokrasiyi, başkanlık veya yarı başkanlığı 91 yıldır adı koyulmamış, kişiyle kaim ve kişiye göre durmadan değişen sistemsizlikten bir sistem yaratmaya çalışan bir ülke...

Mustafa Kemal zamanında Ankara' da bir merkezde belirlenen isimlerin trajikomik seçimlerle bir avuç elitin onayından geçmesiyle oluşan Meclis mi demokratik ti veya o Meclis yasama yetkisiyle Türkiye' yi yönetti sanıyorsunuz?

Onun ölümünden sonra yerine geçen İnönü' yü milli şef ve ezeli, ebedi değişmez başkan ilan eden Halk Partisi döneminde Valilerin parti il başkanlığını üstlenmesi mi demokratik ti?

Bugün siyasi Cumhurbaşkanı istemiyoruz diyenlerin tarafsızlık örneği diye vereceği kaç isim var?

Demokrat Parti sembollü bastonuyla Anadolu' yu dolaşan Celal Bayar' mı, cuntanın getirip oturttuğu Cemal Gürsel mi tarafsızdı?

Emekli askerlerin nöbet yerine dönen ve her darbenin, muhtıranın etkisini iliklerinde hisseden Çankaya köşküne çıkanları burada saymanın yararı var mı?

Cevdet Sunay emekli GK başkanıydı, Fahri Korutürk emekli deniz kuvvetleri komutanı...

Darbeyle gelen Evren' in ömür boyu yöneteceğim diye kurduğu düzeni, o güne kadar farklı versiyonlarla sürdürülen geleneksel çizgiyi Özal kırmak istedi ama girdiği mücadeleyi hayatıyla ödediğini unutmak mümkün mü?

Soruları uzatmak mümkün, Çankaya adayları netleşince belki yeniden ele alırız güç mücadelesinin yeni versiyonunu...

Ama şu dört bölümlük yazı dizisinin en başından beri yanıtını bulmaya çalıştığım soruya dönecek olursak;

Türkiye' yi bundan böyle kim yönetecek?

Max Weber' in modern diye nitelendirdiği devleti tanımlarken kullandığı kalıplarla sorayım: "şiddet tekelini elinde bulunduran aygıtın" o şiddet tekeli ve diğer silahları, sopaları kimin elinde olacak?

Ergenekon'dan hükümlü pek çok ismin "paralel yapıyla girişeceğin mücadelede yanında yer alırız" ortaklık önerisine Erdoğan' lı AK Parti nasıl bakacak?

Daha da önemlisi AK Parti Erdoğan' ı, Erdoğan AK Partiyi ve her ikisini Türkiye nereye ve ne zamana kadar, hangi ortam ve koşulda (ahval ve şeraitte) taşıyacak?

Yargı, yürütme, yasamanın birbiriyle halvet olma serüveni nasıl sonuçlanacak?

Ve en hayati soruya dönecek olursak; devlet mekanizmasına hâkim olanlar, insanların fikri, zikrinden azade biçimde sistemin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesine daha çağdaş, gelişmiş seviyeye ulaşmasına ne ölçüde izin verecek?

Bunca can alıcı soru ortada ve biz bunlara cevap vermek şöyle dursun aramak yerine seçildiği günün ertesinde nasıl bir Türkiye bulacağız konusuna bile fazlaca takılmadan köşke kim çıkar tartışmaları içinde birbirimizle boğuşup duruyoruz.

Oysa yanıtlamamız gereken o kadar çok soru, o sorulardan da önce çözmemiz gereken onca sorun var ki...

Seçim kanunu ve darbecilerden miras baraj ne olacak?

Parlamentoyu oluşturan isimleri iki turlu ve dar bölge yöntemiyle biz mi seçeceğiz yoksa 91 yıldır olduğu gibi Ankara' da dar bir kadro bu belirleyecek?

Siyasi partilerin oluşumunu, denetimini dernekler tüzüğüyle idare etmeyi mi sürdüreceğiz, gelişmiş ülkelerden ilham alıp siyaseti kayıt altına almayı başaracak mıyız? Siyasetin finansmanını düzenlemek ne zaman akıllara gelecek?

Yoksa bütün bunları bir yana bırakıp "böyle gelmiş böyle gider" anlayışıyla Erdoğan veya bir benzerinin oturduğu Çankaya' dan ülkeyi 'muassır medeniyet' çizgisine taşıma şarkıları söylemeye devam mı edeceğiz?

Bakarsınız hizmet hareketiyle girdiği "iktidarı muktedir yapma" koalisyonundan vazgeçen anlayış, bu kez tam karşı cephede duran ulusalcılarla kol kola girer ve evrensel okyanus yerine kendi sığ sularında yüzmeye kalkar...

Öylesine çok kurulup, bozulan ittifaklarla dolu tarihe sahip ki bu topraklar, hiç bir ortaklık ve can ciğer birlikteliklerin sonradan birbirini boğazlaması, kan davaları şaşırtmaz beni...

Umarım o suların tehlikesinin farkındadır Erdoğan' lı AK Parti...

Stockholm Sendromunu kimseye hatırlatmama gerek yok ve Atasözü olarak kulaklarımıza küpe niyetine takıldığı için unutmak ne mümkün? Ama yine de hatırlatayım;

"kendi düşene pek ağlanmaz bu topraklarda."

Abdullah Ayan

 
30 Haziran 2014 Pazartesi 08:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Güneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:56
  • Güneş05:42
  • Öğlen12:49
  • İkindi16:35
  • Akşam19:37
  • Yatsı21:10
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji