İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Erdoğan' lı AK Parti hizmet hareketini bitirmeye yemin ettiğine göre, iktidardan muktedirliğe uzanan yeni yolda kimlerle müttefik olacak?

 
 
Türkiye' yi kim yönetecek? -5... Abdullah Ayan yazdı

Bir kaç bölümden oluşan bunca uzun analizlerin sonunda en başa dönecek ve ilk soruyu yeniden soracak olursam; Türkiye' yi bundan böyle kim, daha açık ifadeyle hangi bürokratik kadrolar yönetecek?

Emniyet kızağa çekilen, bazıları bir biçimde meslek dışına atılan 2002 öncesi kadrolarına dönüp, cemaate yakın isimleri pasifize mi edecek? İnlerine girip 'meydan muharebeleri' sonunda yok mu edecek?

Yargıdaki benzer kadrolaşma tasfiye mi edilecek? Tasfiye sonunda gidenlerin yerini kimler ve hangi görüştekiler alacak?

Ergenekon' da müebbet hapis alıp sonradan Meclisten geçirilen kimi yasal düzenlemelerle serbest kalan kimi ideologa bakacak olursak, her şeyi unutup Erdoğan' lı AK Parti ile omuz omuza "Fethullahçı" cemaate karşı ortak mücadeleye hazırlar.

Ancak ittifakların dağılması ve yeni ittifakların oluşup safların sil baştan belirlenmesi durmadan sorduğum sorunun cevabını vermeye yetmiyor...

Devlete hiç hakim olmadığı kadar hakim olduğunu sanan Erdoğan köşke çıkarken, partiyi şu söylediğim bürokrasi eksenli alternatif koalisyon ortaklarından hangisine daha yakın duran hangi kadrolara emanet edecek.

İktidarı başbakandan çok artık kendi direktiflerinin dışına çıkmayan bir genel sekreter üzerinden yürütmeyi, sürdürmeyi başarabilecek mi?

Bu plan Türkiye' yi başkanlık sistemine mi taşıyacak?

Daha önceki örneklerde (Özal ve Demirel' in Çankaya' da yaşadıkları, beklentileri ve hayal kırıklıklarını burada anımsatmaya gerek yok) görüldüğü gibi Köşkün içine hapis mi olacak?

Yoksa kendisinin tanımladığı gibi "terleyen bir Cumhurbaşkanımız" mı olacak?

Hepsinden önemlisi şu an kendisini tartışılmaz tek aday olarak Çankaya' ya mahkûm gibi lanse eden Erdoğan son dakika yine kendi ifadesiyle herkesi "ters köşeye" yatırıp, 'Gül ile devam' mı diyecek?

17 Aralıkta iyice su yüzüne çıkan tabloyla bir kez daha gördük ki, Türkiye bırakın parlamenter demokrasiyi, başkanlık veya yarı başkanlığı 91 yıldır adı koyulmamış, kişiyle kaim ve kişiye göre durmadan değişen sistemsizlikten bir sistem yaratmaya çalışan bir ülke...

Mustafa Kemal zamanında Ankara' da bir merkezde belirlenen isimlerin trajikomik seçimlerle bir avuç elitin onayından geçmesiyle oluşan Meclis mi demokratik ti veya o Meclis yasama yetkisiyle Türkiye' yi yönetti sanıyorsunuz?

Onun ölümünden sonra yerine geçen İnönü' yü milli şef ve ezeli, ebedi değişmez başkan ilan eden Halk Partisi döneminde Valilerin parti il başkanlığını üstlenmesi mi demokratik ti?

Bugün siyasi Cumhurbaşkanı istemiyoruz diyenlerin tarafsızlık örneği diye vereceği kaç isim var?

Demokrat Parti sembollü bastonuyla Anadolu' yu dolaşan Celal Bayar' mı, cuntanın getirip oturttuğu Cemal Gürsel mi tarafsızdı?

Emekli askerlerin nöbet yerine dönen ve her darbenin, muhtıranın etkisini iliklerinde hisseden Çankaya köşküne çıkanları burada saymanın yararı var mı?

Cevdet Sunay emekli GK başkanıydı, Fahri Korutürk emekli deniz kuvvetleri komutanı...

Darbeyle gelen Evren' in ömür boyu yöneteceğim diye kurduğu düzeni, o güne kadar farklı versiyonlarla sürdürülen geleneksel çizgiyi Özal kırmak istedi ama girdiği mücadeleyi hayatıyla ödediğini unutmak mümkün mü?

Soruları uzatmak mümkün, Çankaya adayları netleşince belki yeniden ele alırız güç mücadelesinin yeni versiyonunu...

Ama şu dört bölümlük yazı dizisinin en başından beri yanıtını bulmaya çalıştığım soruya dönecek olursak;

Türkiye' yi bundan böyle kim yönetecek?

Max Weber' in modern diye nitelendirdiği devleti tanımlarken kullandığı kalıplarla sorayım: "şiddet tekelini elinde bulunduran aygıtın" o şiddet tekeli ve diğer silahları, sopaları kimin elinde olacak?

Ergenekon'dan hükümlü pek çok ismin "paralel yapıyla girişeceğin mücadelede yanında yer alırız" ortaklık önerisine Erdoğan' lı AK Parti nasıl bakacak?

Daha da önemlisi AK Parti Erdoğan' ı, Erdoğan AK Partiyi ve her ikisini Türkiye nereye ve ne zamana kadar, hangi ortam ve koşulda (ahval ve şeraitte) taşıyacak?

Yargı, yürütme, yasamanın birbiriyle halvet olma serüveni nasıl sonuçlanacak?

Ve en hayati soruya dönecek olursak; devlet mekanizmasına hâkim olanlar, insanların fikri, zikrinden azade biçimde sistemin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesine daha çağdaş, gelişmiş seviyeye ulaşmasına ne ölçüde izin verecek?

Bunca can alıcı soru ortada ve biz bunlara cevap vermek şöyle dursun aramak yerine seçildiği günün ertesinde nasıl bir Türkiye bulacağız konusuna bile fazlaca takılmadan köşke kim çıkar tartışmaları içinde birbirimizle boğuşup duruyoruz.

Oysa yanıtlamamız gereken o kadar çok soru, o sorulardan da önce çözmemiz gereken onca sorun var ki...

Seçim kanunu ve darbecilerden miras baraj ne olacak?

Parlamentoyu oluşturan isimleri iki turlu ve dar bölge yöntemiyle biz mi seçeceğiz yoksa 91 yıldır olduğu gibi Ankara' da dar bir kadro bu belirleyecek?

Siyasi partilerin oluşumunu, denetimini dernekler tüzüğüyle idare etmeyi mi sürdüreceğiz, gelişmiş ülkelerden ilham alıp siyaseti kayıt altına almayı başaracak mıyız? Siyasetin finansmanını düzenlemek ne zaman akıllara gelecek?

Yoksa bütün bunları bir yana bırakıp "böyle gelmiş böyle gider" anlayışıyla Erdoğan veya bir benzerinin oturduğu Çankaya' dan ülkeyi 'muassır medeniyet' çizgisine taşıma şarkıları söylemeye devam mı edeceğiz?

Bakarsınız hizmet hareketiyle girdiği "iktidarı muktedir yapma" koalisyonundan vazgeçen anlayış, bu kez tam karşı cephede duran ulusalcılarla kol kola girer ve evrensel okyanus yerine kendi sığ sularında yüzmeye kalkar...

Öylesine çok kurulup, bozulan ittifaklarla dolu tarihe sahip ki bu topraklar, hiç bir ortaklık ve can ciğer birlikteliklerin sonradan birbirini boğazlaması, kan davaları şaşırtmaz beni...

Umarım o suların tehlikesinin farkındadır Erdoğan' lı AK Parti...

Stockholm Sendromunu kimseye hatırlatmama gerek yok ve Atasözü olarak kulaklarımıza küpe niyetine takıldığı için unutmak ne mümkün? Ama yine de hatırlatayım;

"kendi düşene pek ağlanmaz bu topraklarda."

Abdullah Ayan

 
30 Haziran 2014 Pazartesi 08:10
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Alanyaspor
13
4
2
7
14
13
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
14
Trabzonspor
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1492 - Kristof Kolomb, Haiti'yi keşfetti.
1904 - Japonlar Port Arthur'da Rus donanmasını yok etti.
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1921 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı, İrlanda devrimci grubu Sinn Fein ile anlaşmaya vardı ve İrlanda'nın güneyi bağımsız bir devlet oldu.
1927 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Vaşington Büyükelçisi Ahmet Muhtar Bey güven mektubunu sundu.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7 ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein Amerikan vizesi aldı.
1933 - Birleşik Devletler'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - Birleşik Krallık; Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde 500 kişi öldü.
1945 - Bermuda Şeytan Üçgeni'nde bir uçak kayboldu.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, Kore'deki askerlerin %10'unun öldüğünü açıkladı. Radyo Gazetesi'ne göre, 150 asker öldü, 150 kayıp, 200 ile 300 yaralı var.
1953 - Bektaşi Şeyhi Sırrı Baba, Bakanlar Kurulu kararıyla sınırdışı edildi.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan sınırdışı etti.
1970 - İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nda 2 öğrenci vuruldu.
1978 - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.
1981 - Türkiye Millî Basketbol Takımı, Sofya'da Yunanistan'ı 93-80 yenerek Balkan Şampiyonu oldu.
1986 - Pınar Kür'ün "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı.
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.
1987 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) genel Sekreteri Nihat Sargın ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Nabi Yağcı (Haydar Kutlu) tutuklandı.
1989 - TGV Atlantique, 482,4 km/h sürate erişerek demiryolu hız rekorunu kırdı.
1995 - MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, "Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ezan Türkçe okunsun" diyen eski Devlet Güvenlik Mahkemesi başsavcısı Nusret Demiral'ın istifasını istedi.
2002 - Oslo'da yapılan barış görüşmelerinde Sri Lanka'da 19 yıl süren savaştan sonra Tamil gerillaları ile hükümet arasında federal iktidar paylaşımı konusunda gelişme sağlandı.
2003 - İntihar bombacıları güney Rusya'da bir trene saldırdılar: en az 46 kişi öldü.
2003 - Türk Telekomünikasyon AŞ hızlı internet uygulaması ADSL'yi, kullanıma açıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji