Türkiye Tanıtım Grubundan Proje Çağrısı

Ana Sayfa » Eğitim » Türkiye’deki Eğitim Sistemsizliği... Ahmet Akın yazdı

Türkiye’deki Eğitim Sistemsizliği... Ahmet Akın yazdı

Türkiye’de, temel eğitime başlamak ve sadece devam etmek diploma almak için yeterli olmaktadır. Sınıfta kalmanın olmadığı bir sistem, herhalde, dünyanın başka bir ülkesinde yoktur.

 
 
Türkiye’deki Eğitim Sistemsizliği... Ahmet Akın yazdı

     Özellikle, son çeyrek yüzyılda Türkiye’deki eğitim sistemindeki temel sorunları çözme noktasında, sekiz yıllık zorunlu eğitim uygulaması dışında, (ki, onu da yok ettiler) bilimsel, çağdaş ve ileriye dönük adımların atılamaması, eğitim sistemimizi adeta yap-boz tahtasına çevirmiştir. Yıllarca Meclis’te çoğunluğa sahip iktidarın da eğitimin temel özelliklerini daha da geriletme çabaları, eğitim sisteminin dinsel temalara ve imam hatip okullarına kilitlenmesine neden olmuştur.

     Patlayan nüfus ve katlanan sayılarla eğitim tabana yayıldıkça niteliğinin düştüğü ve eğitim reformları ertelendikçe sorunların giderek büyüdüğü sürekli gözardı edilmektedir. Bunun sonucu olarakta okullarımız öğreten, geliştiren, araştıran, hayata hazırlayan ve ilim-irfan sahibi yapan kurumlar olmaktan çıkıp, sadece diploma veren kurumlar haline gelmektedirler. Elbette, bu değerlendirmemiz tüm eğitim kurumlarımız için geçerli olmayıp, çoğunluğu ifade etmektedir. Okuma çağına gelmiş fakat ekonomik olanaksızlıklar nedeni ile okuyamayan çocuklar, kalabalık sınıflar, her geçen yıl artan derslik ve öğretmen açıkları ile altyapı yetersizlikleri, öğretmenlerin, öğrencilerin ve anne-babaların önünde yine büyük bir sorun ve sıkıntı olarak durmaktadır. Türkiye’deki eğitim sistemde, eşitsizlik ve adaletsizliklerin belirlemesine izin vermemek gerekir.

     Türkiye’de, temel eğitime başlamak ve sadece devam etmek diploma almak için yeterli olmaktadır. Sınıfta kalmanın olmadığı bir sistem, herhalde, dünyanın başka bir ülkesinde yoktur. Zaten, siyasal iktidarlar tarafından da sürekli eğitim afları çıkarılarak, ilköğretim veya lise diploması almak oldukça kolaylaştırılmaktadır. Öğrenmenin ve üniversiteye hazır hale gelmenin Milli Eğitim Bakanlığı için bir önemi yok gibi görünmektedir.

     Durum böyle olunca da, sürekli değiştirilen ve siyasal amaç taşıyan eğitim sistemi, sürekli kan kaybeden sistemsizlik olmaktadır. Siyasal iktidarın, yozlaştırmak ve bozmak için çok gayret ettiği bazı fen liseleri ile anadolu liseleri ve özel okulların kaliteli eğitim için direnmeleri, yüreğimizi az da olsa rahatlatmaktadır. Okul yöneticisi olabilmek için ya din dersi öğretmeni olmak ya da imam hatip lisesi kökenli olmanın temel kıstas alındığı bir Milli Eğitim yönetimi ile çağdaş bir eğitim sistemine kavuşmak çok zor gözükmektedir. Elbette, ilköğretim öğrencilerine ders kitaplarının parasız dağıtılması önemli bir gelişmedir. Ancak, eğitimdeki fırsat eşitliği ile bilgiye ulaşmadaki fırsat eşitliğini sağlayamadığımız ve genel bütçeden eğitime ayrılan payı arttırmadığımız sürece, alınan önlemlerin ve yapılan düzenlemelerin bir önemi kalmayacaktır.

     Ödeneksizlik içerisinde kıvranan üniversitelerimizin sorunları, Yüksek Öğrenim Kurumu’nun (YÖK) antidemokratik yapısı ve uygulamaları ile daha da artmaktadır. 12 Eylül’ün cunta döneminden miras kalan YÖK’ün yapısı derhal değiştirilmelidir. Bu değişikliği sadece imam hatip liselerinin katsayı sorununu aşma konusuna indirgeyen siyasal iktidarın da bu saplantısından vazgeçmesi gerekir. Demokratik ve çağdaş bir yapıya kavuşacak YÖK’le birlikte üniversitelerimizde daha bağımsız ve verimli yönetimlerine kavuşacaklardır.

   Bilimsel araştırma ve geliştirme olanakları ellerinden alınan devlet üniversitelerimizin özel vakıf üniversiteleri ile yarışması güç görünmektedir. Altyapısını hazırlamadan Türkiye’deki üniversite sayısını arttırmak, faydadan çok zarar getirecektir. Her lise mezununu üniversiteye devam zorunluluğunda bırakan mevcut sistem Avrupa Birliği ölçülerinde değiştirilmelidir.

     Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü de hiçbir zaman akıllardan çıkmamalıdır. Atatürk: “En güvenilir yol gösterici bilimdir!” diyor ve ekliyordu, “Bilim çeviriyle olmaz araştırma ile olur.”

 

Yeminli Mali Müşavir Ahmet Akın

 
 
30 Kasım 2015 Pazartesi 13:24
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:20
  • Öğlen12:38
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
12
2
2
8
8
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
12
2
2
8
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1497 - Portekizli denizci Vasco de Gama Ümit Burnu'na vardı.
1909 - Tıp Fakültesi'ne bağlı Diş Hekimliği bölümü kuruldu.
1922 - Mısır'da Howard Carter, yardımcısı Lord Carnarvon'la birlikte firavun Tutankhamun'un mezarını açtılar.
1925 - Şapka devrimine karşı gösteriler sürüyor. Kayseri'de gösteriler yapıldı.
1928 - Ravel'in Boléro'su ilk kez Paris'te sahnelendi.
1936 - Halit Ziya Uşaklıgil'in son anıları "Saray ve Ötesi", Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaya başlandı.
1943 - Lübnan, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1948 - İkinci İktisat Kongresi olan 1948 Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1952 - Vatan gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman silahlı saldırıya uğradı.
1958 - Juilliard Dörtlüsü, besteci Adnan Saygun'un 1. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü'nü Washington'da seslendirdi.
1963 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı John F. Kennedy Dallas'ta öldürüldü. Aynı gün, yardımcısı Lyndon B. Johnson başkan oldu.
1968 - Türkiye'de ilk kalp nakli yapıldı. Doktor Kemal Beyazıt ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyat sonrası hasta 18 saat yaşayabildi.
1975 - Monarşi İspanya'ya geri döndü; Juan Carlos İspanya kralı oldu.
1979 - Uluslararası Para Fonu, IMF, Türk Lirası'nın yeniden devalüe edilmesini istedi.
1982 - Yazar Tezer Özlü Almanya'da "Malbug Ödülü"nü kazandı.
1984 - Avrupa Konseyi'nde Türkiye'nin dönem başkanlığı tartışıldı. Sonuca varılamayınca, Dışişleri Bakanı Vahit Halefoğlu toplantıyı terk etti.
1986 - Mike Tyson 20 yaşında dünyanın en genç ağır sıklet şampiyonu oldu.
1994 - Devlet Opera ve Balesi'nin bütçesinde kesinti yapıldı. Kesintiyi yapan Doğru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Refah Partisi milletvekilleri, "Opera ve bale ne iş yapar, bunları kaç kişi seyrediyor" dediler.
1995 - Tamamı bilgisayar desteği ile oluşturulmuş ilk uzun metrajlı konulu film olan Oyuncak Hikayesi gösterime verildi.
2005 - Angela Merkel, Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
16.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121424303145
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
15.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030508233211
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji