MİY'da bilet fiyatları yeniden belirlendi

Ana Sayfa » Gündem » Türkonfed "2012 kriz değil, yavaşlama bekliyoruz"

Türkonfed "2012 kriz değil, yavaşlama bekliyoruz"

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, 16 Aralık’ta Mersin’de gerçekleştirilen 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.

 
 
Türkonfed
Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünya ekonomilerinde yaşanan yavaşlamanın Türkiye’ye de etkisi olacağını söyleyen Çenesiz, konuşmasında yeni Çek Yasası, yeni Anayasa çalışmaları ve tutukluluk sürelerine ilişkin de önemli mesajlar verdi. 

Türkiye’nin en büyük ve en yaygın gönüllü iş dünyası örgütü olan TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Federasyonu), Türk iş dünyasını, Mersin’de düzenlenen 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde biraraya getirdi. Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) ev sahipliğinde ve Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliği ile düzenlenen zirveye, TÜRKONFED’e bağlı federasyon ve derneklerin temsilcileri ve iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı. 

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Zirvenin açılış konuşmalarını; TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Muharrem YILMAZ, Mersin SİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Doğan, DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Onatça, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ve Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu yaptı.Zirvenin ev sahiplerinden TÜRKONFED’in Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Çenesiz, konuşmasında 2012 yılında Türkiye ekonomisine yönelik önemli mesajlar verdi.

Erdem Çenesiz, Avrupa, Orta Doğu ve ABD’de yaşanan ekonomik ve siyasal gelişmeler dolayısıyla, 2011’in “çalkantılı bir yıl” olduğunu söyledi. 2012 yılında, dünya ekonomisi performansının 2011’e göre daha kötü olacağını kaydeden Çenesiz, Türkiye ekonomisinin, küresel piyasalarda yaşanan sorunlara rağmen, sağlam bankacılık sektörü, güçlü kamu maliyesi gibi önemli artıları olduğunu belirtti. Çenesiz, “Bu artılar bizi AB’nin karşı karşıya olduğu finansal kriz riskinden uzak tutuyor. Bankalarımız güçlü, bütçe açığımız düşük, kamu borçlarımız az olduğu sürece de, küresel koşullar ne kadar elverişsiz olursa olsun, 2001’deki gibi bir kriz yaşama ihtimalimiz yok. 2012’yi kriz olmadan ama yavaşlayarak geçireceğimizi düşünüyorum” dedi. 

“Ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini doğru buluyoruz, ancak çekini ödemek yerine varlıklarını gizlemenin, daha ağır yaptırımları gerektirdiğini düşünüyoruz” 

Dünya ekonomisinin normale dönmesiyle birlikte Türkiye ekonomisinin de yeniden yüksek büyüme hızını yakalayacağını söyleyen Erdem Çenesiz, şunları söyledi: “Bunun için mikro ekonomik reformlar bazında hazırlıklar yapmamız gerekiyor. Son dönemlerde sıklıkla dile getirilen çek yasası ile ilgili düzenlemeler bu reformlardan sadece bir tanesi. Yeni Çek Yasası düzenlemelerinde, ekonomik suça ekonomik ceza ilkesini doğru buluyoruz. Ancak karşılıksız çeklerde çekini ödemek yerine varlıklarını gizlemenin ekonomik suç olarak ele alınmayıp,  daha ağır yaptırımları gerektirdiğini düşünüyoruz.”  

Dünya ekonomisindeki olumsuzluklara rağmen, KOBİ’ler için önemli fırsatlar yakalanabileceğine de dikkat çeken Çenesiz, “KOBİ’lerin kriz dönemlerinde bile kendi özel çabalarıyla harika sonuçlar yarattığına şahit olduk. Arzlarını kısan Avrupalı üreticilerin pazar paylarını, girişimci ve Aktif Türk KOBİ’leri alabilir. Daralan dünya ekonomisinin etkisiyle büyümemizin yavaşlayacağı ve küresel finansmanın zorlaştığı bu ortamda hükümetimizi KOBİ’lerin daha fazla yanında görmek istiyoruz” dedi. 

“Vicdanları rahatsız eden bir konu olarak uzun tutukluluk sürelerinin ele alınması gerekmektedir”

Konuşmasında TÜRKONFED’in 2011 yılında gerçekleşen ve 2012 için planlanan çalışmaları ile ilgili de bilgi veren Çenesiz, 2012 yılı için en önemli gündem maddelerinden birinin Anayasa çalışmaları olduğunu söyledi. Yeni Anayasa çalışmalarına katkı sağlayacak bir hazırlık içerisinde olduklarını söyleyen Çenesiz, “Bugüne kadar yapılan Anayasalar, içerik bakımından özgürlükçü, katılımcı ve adil bir hukuk düzeni yaratamamış, toplumsal çatışma noktalarına çözüm üretememiştir. Yeni Anayasa, demokratik ülkelerin ve uluslararası belgelerin benimsediği çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, insan hakları, laiklik ve sosyal devlet olmak üzere temel değerler üzerinden şekillenmelidir. Bu değerler toplumun bir arada barış içinde yaşamasının önkoşulları olarak Anayasanın bütününe egemen olmalı ve değişmez ilkeler olarak Anayasada yerini bulmalıdır. Öte yandan vicdanları rahatsız eden bir konu olarak uzun tutukluluk sürelerinin ele alınması gerekmektedir. Tutuksuz yargılanmalarının toplum vicdanını rahatsız etmeyeceği; kamu görevlileri, milletvekilleri, çocuklar gibi kesimlerde, tutuklu yargılanma sürecinin sınırlandırılarak cezaya dönüşmesini engelleyecek kanuni düzenlemenin yapılması gereklidir” dedi. 

“1915 olayları ile ilgili yasa tasarısı Fransa ile ilişkilerimizde yara açabilir” 

Konuşmasında Türkiye ve AB ilişkilerine de değinen Çenesiz, “Türkiye-AB ilişkilerinin canlanması, Arap coğrafyası ve Orta Doğu bölgeleri başta olmak üzere, küreselleşen dünyanın istikrarı ve geleceği için de bir gereklilik haline gelmiştir. Ülkemizin, AB hedefinden şaşmadan yoluna devam etmesi gerekiyor” dedi. 

Çenesiz bu kapsamda, Fransa’da bazı politikacıların iç politika malzemesi olarak kullanmaya çalıştığı 1915 olayları ile ilgili yasa tasarısının son derece tehlikeli olduğunu da belirterek, “Bu yasa tasarısı iki ülke ilişkilerinde yara açabilecek sonuçlar doğuracaktır, Fransız parlamentosunu sağduyulu davranmaya çağırıyorum” dedi. 

“TÜRKONFED işbirliği ile KOBİ’lerle stratejik ortaklıklar kuruyoruz”

Geçtiğimiz Ekim ayında imzalanan anlaşma ile TÜRKONFED’in ana sponsoru olan ING Bank’ın Genel Müdürü Pınar Abay, toplantıda yaptığı konuşmada TÜRKONFED sponsorluğuna verdikleri önemin altını çizdi. Abay, “Önümüzdeki dönemde TÜRKONFED’in etkinliklerine destek olmakla kalmayıp, konfederasyon üyelerine özel avantajlı ürün ve hizmet paketleri de sunarak, paylaştığımız ortak değerlerin hayata geçirilmesine katkıda bulunacağız” dedi. KOBİ’leri ING Bank’ın büyüme motorlarından birisi olarak tanımlayan Abay, “KOBİ Bankacılığında stratejimiz onlarla uzun vadeli stratejik ortaklık kurarak finansal ihtiyaçlardan, danışmanlık hizmetlerine kadar geniş bir platformda kalıcı ve her iki tarafın da büyümesini destekleyen işlere imza atmak. TÜRKONFED’le işbirliğimiz bu eksende atılmış stratejik bir adımdır” dedi. Türkiye’nin geleceği için önemli olan alanlarda hep finansman desteği sağlayan banka olmak istediklerini de belirten Abay, bu konuda Avrupa’da bile örnek gösterilen bir yapı kurmak hedefinde olduklarını söyledi. 

Ekonomik değerlendirmede de bulunan Abay, Türkiye ekonomisi için en önemli konunun düşük tasarruf oranları olduğunu söyleyerek ING Bank’ın bu konuya verdiği öneme değindi: “IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, 2010 yılı itibarıyla Türkiye’nin tasarruf oranı Dünya ve Gelişmekte Olan Ülkeler ortalamalarının oldukça altında. Bu açığın kapatılması konusunda ciddi adımlar atılıyor. Bu noktada Türkiye’nin vizyonu ile bankamızın vizyonu örtüşüyor. Biz de, Türkiye'de tasarrufun büyümesini çok önemsiyoruz ve gerek ürünlerimiz gerekse önümüzdeki dönem yürüteceğimiz bir takım çalışmaların da desteği ile Türkiye'nin lider tasarruf bankalarından biri olmayı istiyoruz.” 

“TÜRKONFED Zirveleri, kalkınma vizyonunu ülkemizin bütün bölgelerine taşıyor” 

Zirvede bir konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, ülkemizin dinamik ve hızlı büyüyen kentlerinden Mersin’de bulunmaktan ve bu önemli bölgemizin girişimcileriyle biraraya gelmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “TÜRKONFED ile daha önce Ordu ve Denizli’de de gerçekleştirdiğimiz bu zirveler, iş dünyamızda bilgi paylaşımı ve görüş alışverişinin canlı kalmasını sağlayan, ufuk geliştiren ve kalkınma vizyonunu ülkemizin bütün bölgelerine taşıyan önemli bir platform oluşturuyor” dedi. 

2011 yılında Türkiye ekonomisinin gösterdiği güçlü performansa paralel olarak Vodafone Türkiye’nin de kendi sektöründe hızlı bir büyüme yaşadığını anlatan Süel, şunları söyledi: “2009’da hayata geçirdiği stratejik plan ile sürdürülebilir büyümesini sağlam ve güçlü bir zemine oturtmayı başaran Vodafone, Türkiye’de en hızlı büyüyen GSM operatörü konumundadır. Hedefimiz sürdürülebilir büyüme performansımızı 2012’de daha da güçlendirerek yolumuza devam etmek, büyüme hızındaki liderliğimizi pekiştirmektir. Bunu da her zamanki gibi müşterilerimize yüksek kaliteli ürün ve hizmetler sunarak, onların memnuniyetini artırarak yapacağız. 

Türkiye’nin son yıllarda güçlü bir büyüme performansı içinde olduğunu hatırlatan Süel, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bir bakıma bölgesinin, Avrupa’nın ve dünyanın yıldızı oldu. Geçen yıl %8,9 büyümüştük. Bu yılın ilk yarısındaki büyüme oranımız ise % 10,2, son çeyrekte % 8,2 oldu. 2010 sonu itibariyle dünyanın 16., Avrupa’nın ise 6. büyük ekonomisiyiz. Türkiye ekonomisi eskisine göre çok daha güçlü ve artık krizlere daha dayanıklı bir ekonomi. Başta kamu maliyesi olmak üzere ekonominin tüm alanları iyi yönetiliyor. Ancak bizim iki temel riskimiz bulunuyor. Bunlar yüksek cari açık ve yükselme eğilimi gösteren enflasyon oranı. İş dünyası açısından 2012 çok dikkatli olmamız, maliyetlerimizi iyi kontrol etmemiz, nakit akışımızın ve finansmanımızın yönetimini çok iyi yapmamız gereken bir yıl olacak. Bu kapsamda verim artışı sağlayacak bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarını aksatmamak büyük önem taşıyor. Çünkü bu süreçte kurumları güçlü kılacak ve ayakta tutacak yatırımlar bunlardır.”
Konuşmasında dünya ekonomisinin son zamanlarda büyük bir daralmaya girdiğini anlatan Vali Güzeloğlu, tüm bu gelişmelerin aksine Türkiye’nin ekonomide büyüme rekorları kırdığını belirtti. Dünya ekonomisinde yaşanan bu olumsuz gelişmelerden sonra artık dünyanın ekonomi anlamında yeni bir dönüşüm sürecine girildiğini ifade eden Güzeloğlu, “Bilinen, anlaşılan ve alışılagelen ekonomik kavramlar ve kurumlar büyük oranda değişmekte; hem gerçeklik hem de algı hızlı şekilde farklı bir boyuta geçmekte ve belki tüm bu değişimin temel tanımlayıcısı ekonominin bilgi ekonomisi olduğu gerçeğinde birleşmektedir. Bugün dünyada bilgi ekonomisi adıyla anılan ve yaşanılan bir gerçeklik açıkça karşımızda durmaktadır” diye konuştu.
EKONOMİDE AR-GE VE BİLİMSEL BİLGİ VURGUSU-
Bilgi ekonomisinin getirdikleri ve gerektirdikleri ile bilinen ekonomik değerleri allak bullak ettiğini savunan Vali Güzeloğlu, en önemli üretim faktörünün bilgi olduğu bu dönemde makineleşmenin yerini dijitalleşmenin aldığını belirtti. Kitlesel üretimin yerini artık tam ve istenilen ölçekte üretimin aldığını kaydetti ve konuşmasını ise şu şekilde sürdürdü: “Tam istihdam yerine yüksek ücretli reel istihdam öne çıkmakta; tek ve rekabete dayalı üretim yerine işbirliği ve sinerji açık şekilde gerekmekte ve öne çıkmaktadır. Şüphesiz bu yaşanılan gerçekliklerde hizmetler sektörü, tarım ve sanayiyi acık şekilde geride bırakmakta; bu değişim sürecinde hız temel belirleyici olup, yenilik ve yenilikçilik öne çıkarak en önemli zenginlik olarak karşımızda durmaktadır. Bunun sağlayıcısı olmak ve bu büyümeyi sürekli kılmak için de bilimsel yenilik ve bilimsel bilgi temelindeki üretim zorunluluk olarak belirmektedir. Dünyanın yaşanılan göreceli krizinin gerisindeki bu değişimi okuyamaz, algılayamaz ve bunun gereklerine göre kurumlarımızı, kurallarımızı yeniden tanımlamazsak şüphesiz geçmişte övündüğümüz birçok değişimi yakalamadaki becerimizi bu konuda söylemekte sıkıntı çekeceğimiz aşikârdır. Bu bağlamdaki değişim, ekonominin tüm aktörleri tarafından ve belirleyicileri tarafından kamu ve özel kesim olarak dikkate alınmalıdır. Bugün Türkiye kamuda çok uzun yıllar bu kavramı geride bırakan bir anlayışını kapatma yolunda yoğun bir çaba sergilemekte son 9 yılda Ar-Ge harcamalarına yapılan toplam yatırım 3 kat artarak dünyada Çin’den sonra en büyük ArGe yatırımı kamu kaynaklarından Türkiye’de yapılmaktadır. Ar-Ge birimlerinde çalışan kişi sayısı şu an 70 binler civarında olup 2013’te bu sayının 100 bini geçmesi beklenmekte ve arzulanmaktadır”
İşadamlarının ülkemizin söz konusu ekonomik başarılarındaki çok fazla payı bulunduğuna dikkat çeken Vali Güzeloğlu, “Bu salondaki ülkemize değer ve zenginlik katan özel sektör temsilcilerimizin bahsettiğim değişimine ayak uydurmada Ar-Ge’ye verdiği önem çok anlamlı ve gereklidir. Artık tüm firmalar Ar-Ge’yi olmazsa olmaz olarak ele almaktalar. Tüm bu oranlar gelecekteki rekabet adına daha fazlası gereken ve daha yüksek harcamalara konu olması gereken başlıklardır. Bugün her kalkınma planında olduğu gibi ekonomik gelişmelerin en değerli varlığı ve koşulu bilgiye dayalı bilimsel bilgi olmuştur” ifadelerini kullandı.
—EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZ, GÜVENİMİZDİR-
Bugün burada konuşulan ve konuşulacak olan birçok kavramın kısa süre sonra üretim açısından gereklilik olarak öne çıkacağını belirten Güzeloğlu, “Bu yüzden bu bilinçle geleceğimizi planlamalıyız. Yüksek teknolojiye dayalı üretimi gerek özel sektör gerekse de kamu olarak derhal almalıyız” dedi. Dünya ekonomisinin zorluklar yaşadığı bir ortamda, kendimizin bir büyük zenginliğe sahip olduğumuzu hissedelim. Bu satın alınması gereken en önemli değer ve zenginliktir. Buna sahip değilseniz, güçlü ve başarılı olmanız mümkün değildir. Türk ekonomisi adına en büyük zenginliğimiz güvenimizdir. Kamu, özel ve sivil tüm kesimlerle güveni satın almış bir toplumuz. Dünkü temaslarda Türkonfed üyeleriyle tanışma fırsatım oldu ve öyle başarı öyküleri anlatıldı ki bu güvenim daha da öteye taşındı” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN İKİNCİ EKONOMİSİ
Dünyada ekonomik anlamda yaşanan ve çözülmesi noktasında yoğun çabalar sarf edilen bir kriz ortamında Türkiye’nin 2011 yılının son çeyreğinde yüzde 8,2’lik bir büyüme yaşadığını hatırlatan Vali Güzeloğlu, “Dünyada 2011’in bugün en hızlı büyüyen 2. ekonomisiyiz. Bununla bağlantılı olarak işsizlikte son 10 yılın en düşük oranını gören ve reel olarak istihdamda en yüksek artışı gösteren bir ekonomiyiz.
2023 HEDEFİNE EN FAZLA KATKI YAPAN İL MERSİN
Güzeloğlu, “Türkiye ihracatta 135 milyar dolar hedefini elde etmek noktasında ve yakınlığında ama inanın bundan daha ötesini ki enötesini 2023’te 100. yılda 500 milyar dolarla hedeflemiş ve bu hedefe doğru koşmakta olup yalnızca Mersin 125 dünya ülkesine ihracat yapan bir kent konumuna gelmiştir. Üretimini ağır sanayi ürünlerinden işlenmiş tarım ünlerine kadar çeşitlendirmiştir. Mersin’in yürüyüşü Türkiye’nin yürüyüşüyle daha büyük hedefleri izlemektedir. En önemlisi bunu hem hak etmekte hem de o büyüklüğü hazmetmekte büyük derinliğe sahip bir ülkeyiz.”dedi.

Mesiad Başkanı Ali Doğan da konuşmasında “Bugün kalkınma,barış,demokrasi ve ekoloji konularında atacağımız her adım,geleceğimizin sorumluları olan gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceğini etkileyecektir. Bizim MESİAD olarak bakış açımız budur. Ve meselemiz günü kurtarmak için değil geleceğin müreffeh Türkiye’sini kurmaktır. Bunu da meclisin herkesin kendisini içinde bulduğu ve yaşadığı ortak akılla ortaya çıkacak çağdaş bir anayasa hazırlaması ve siyasi partiler yasası ile mümkündür.Biz ülke olarak bunu hakkediyoruz”.dedi.
Doğan “ Dünya kritik bir dönemden geçiyor. Sosyal çalkantıların ve savaşların yanında ekonomik kriz tüm ülkelerin mali ve ekonomik yapısını tehdit etmektedir. Türkiye’nin AB’ye katılımı Avrupa iç pazarını genişleteceği gibi ,AB ‘nin küresel ekonomi içindeki rekabet gücünü de arttıracaktır.” Şeklinde konuştu.

Büyükşehir Belediye başkanı Macit Özcan da konuşmasında “ 2 ay önce belediyenin borçlarını kapatıldığını ve borçsuz bir belediye olduklarını belirtti.En önemli projemiz Atık su arıtma tesisini 2 yıl önce Mersin’e kazandırdık.Eski çöp alanını spor tesisi haline getirdik.Düzenli depolarda çöp sorunun çözdük. Alt yapı konusunda hamleler yaptık. 2001 sel felaketinden sonra alt yapıya ağırlık verdik
Şimdi de Akdeniz oyunları için Kuzey Mersin’de Yenişehir’de hazırlıklar sürüyor. 2013 Akdeniz oyunları miladi takvimdir. Çalışmalarımız iktidar ile işbirliği içerisinde yapılmaktadır. Büyükşehir belediyesi olarak yatırım yapmak isteyen işadamlarımıza her türlü desteği vereceğiz.3 yıl sonra Türkiye’nin 4. büyük şehri olacağız” şeklinde konuştu

Zirvede 2012 yılı beklentileri konuşuldu

Zirve’de, açılış konuşmalarının ardından TÜRKONFED Ekonomi Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Ümit İzmen moderatörlüğünde “2011 değerlendirmesi - Dünya, Avrupa ve Türkiye’de 2012 beklentileri” konulu bir de panel düzenlendi.  T.C. Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Kılınç, Çukurova Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Şengül, ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren, Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar ve Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Veysel Parlak panele konuşmacı olarak katıldı.





 
16 Aralık 2011 Cuma 16:39
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Tarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldıMiniklerden Büyük Nağmeler Mezitli’de 26. Jakaranda koruluğu açıldı Çalgı Çengi’nin Ünlü Oyuncuları Forum Mersin’de Hayranlarıyla Buluşuyor Çocukların isteğiyle Mezitli'ye kar yağdı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:26
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:29
  • Akşam19:08
  • Yatsı20:33
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji