İhracat Kasım ayında geçen yıla göre %5 artışla 11 milyar 952 milyon dolar oldu

Ana Sayfa » Gündem » Turunçgil Zırvası... Abdullah Ayan yazdı

Turunçgil Zırvası... Abdullah Ayan yazdı

Turunçgil zirvesinden geriye aklımda 'verilecek ihracat desteğinin kimlere nasıl dağıtılacağı tartışması' kalmışsa, bunun adı zirve değil zırvadır.

 
 
Turunçgil Zırvası... Abdullah Ayan yazdı
Daha önce de yazmıştım ama ne benim, ne de sağlıklı gözlem yapanların uyarıları bir işe yaramamış.

Yarasa yanlış yapılmaya devam edilir mi?

Özellikle son zamanlarda daha bir dikkat çekmeye başladı; Herkes yapacağı her türlü etkinliği Bakan Çağlayan’ın Mersin’e gelişine denk getiriyor, böylece başka işe yaramasa da, daha çok insan toplanıyor, daha dikkat çekiyor.

Ama bu etkinliklerin Mersinden vazgeçtim siyasetçi yönüyle de olsa Bakana bir yararı var mı? Çok emin değilim.

Eşarp dükkanı açacak olan açılışını, üç beş kişinin oluşturduğu esamisi okunmaz dernek te genel kurulunu Bakanın Mersin’de bulunacağı zamana endeksliyor.

Bir de gelmişken Bakanın gününü dolduracak etkinlikler yapalım derdine düşenler var.

Bunların sonuncusunun bir bölümünü bu hafta sonu izleme şansım oldu.

Geldiğine değsin diye üç ayrı etkinlik sığdırılmış Cumartesi gününe.

Bunlardan birinin adına Turunçgil Zirvesi adı verilmiş. Öğleden sonra da başarılı ihracatçılara ödül vermesi sağlandı Bakanın.

Oysa daha 14 Haziran’ da yine AKİB salonunda, yine Çağlayan’ın katılımıyla düzenlenen bir başka toplantıda yine “Başarılı İhracatçılara” ödül verilmişti. (Ödül verilen ihracatçılarla ilgili kriterler, kapsama alanları değişebilir, ben kamuoyundaki genel algıdan söz ediyorum)

Dost acı söyler, ben de son söyleyeceğimi tam da burada söylemek zorundayım.

Bilmem Çağlayan farkında mı veya çevreden cesur biri çıkıp onu uyarıyor mu, uyarır mı? Emin değilim.

Artık kanıksanmaya başlandı bu tek güne sıkıştırılmış ve “geçiyorduk uğradık” babından etkinlikler.

Aynı yüzler, aynı minval üzere konuşmalar, yakın çevreyi kuşatan o dar çember…

Mersin ilginç bir yer. Bakanlar değişiyor ama sahneye çıkmaya çalışanlardan geçtim, izleyenler bile aynı.

Çok değil üç yıl öncesine kadar Tüzmen’ in çevresinde kim varsa, “kral öldü, yaşasın kral” misali şimdi Çağlayan’ın yanında boy göstermeye çalışıyor.

Tüzmen vakası bile başlı başına bir ders oysa.

Okyanuslarda yüzme iddiasındaki birini yerel seçimler uğruna bir parmaklık derede boğacak kadar farklı bir yapısı, dokusu var bu kentin.

Şimdi Çağlayan’ın çevresini kuşatan yüzlere baktıkça şaşkınlıkla bir şeyin değişmediğini görmek tüm samimiyetimle itiraf etmeliyim beni üzüyor.

Oysa Mersin’in bu türden günlük etkinlikler dışında çözülecek dünya kadar sorunu var ve yerel seçimlere yaklaşık bir yıllık süre kaldı.

Şimdilerde herkes işin kolayını bulmuş. İktidar ve Mersin’deki sözcüleri her olumsuzluğu yerel yönetimlerini üzerine yıkıyor, yerel yönetimler de merkezi idarenin ellerini kollarını bağladığını söyleyerek geçiştiriyor.

Bu türden günü kurtaran söylemlerle her cephe kendi siperindekileri avutabilir ama gerçek çok daha farklı bir yerlerde.

Mersin’in gerçekten küçük dokunuşlarla, yerinde basit müdahalelerle çözüme kavuşacak o kadar çok sorunu var ki…

Ve bunların hepsi yerel yönetimlerin değil merkezi idarenin çözeceği sorunlar.

En basit bir iki tanesini sıralayayım, ne demek istediğim daha kolay anlaşılır.

Defalarca yazdım, sıkıldığınızın da farkındayım ama bir kez daha yazayım: Yılan hikayesine dönen Mersin-Antalya yolu resmen durmuş, kimse parmağını oynatmıyor.

Çağlayan’ı Adana hava alanından karşılayıp AKİB salonuna esir edenler rahat bıraksalar da, hafta sonunun bir iki saatini öyle çok uzaklara gitmeye de gerek yok: Taşucu-Yeşilovacık arasına ayırsa, müteahhitlerle, kara yolları temsilcilerini bir araya getirip kilitlenen sorunun ne olduğunu anlamaya, çözüm doğrultusunda bir iki müdahalede bulunsa, eminim sanılandan çok daha çabuk çözülür sorun.

Çukurova Havaalanı beklemede, Kazanlı Turizm bölgesi yaza inat kış uykusunda.

2013 Akdeniz oyunlarının yerel seçimlerde kullanılabilecek en etkin silahı yeni Stadyumun tribünleri üzerinde yüksek gerilim hattı sallanıyor. Kaldırılacak mı diye sorduğumda “bize bir şey olmaz abi” mantığıyla karşılaşıp ürperiyorum.

AK Parti bu kafayla mı kazanacak önümüzdeki en geç 18 ay içinde yapılacak yerel seçimleri. Hem de artık il özel idarelerinin, genel meclislerin olmadığı gerçekten Mersin’in 2020’sine damgasını vuracak tarihi süreci yönetmeye bu tempoyla mı talip olunacak.

Turunçgil Zirvesi adı altında, kendi bölgesinin narenciye üretim rakamları bile birbiriyle milyon tonluk çelişkiler barındıran birkaç kişinin boş konuşmalarını dinleyerek mi hazırlayacağız Mersin’i 2023’e?

O Mersin ki, 21.yüzyılın yükselen yıldızı olarak daha yukarılardan dünyaya göz kırpmak için çırpınıp duruyor. Narenciyedeki en ciddi rakibi İspanya havlu atmış durumda. Çukurova havzası Allahın bahşettiği su potansiyeliyle geleceğin en büyük üreticisi olma yolunda sadece vizyoner hedeflere koşacak, hayalleri gerçeğe dönüştürecek büyük oyun kurucuları bekliyor, dar kalıplara sıkıştıran günlük hesaplar peşinde koşanları değil.

Bütün Turunçgil zirvesinden geriye aklımda ‘verilecek ihracat desteğinin kimlere nasıl dağıtılacağıyla ilgili tartışma’ kalmışsa, bunun adı zirve değil zırvadır.

Narenciyede nelerin, nasıl yapılması gerektiği konusunda son on yılda yüzü aşkın yazı kaleme aldım. Narenciye ihracat desteğinin nasıl olması gerektiği konusuna da değindim defalarca, bir başka yazıda yine değinirim, faydası olacaksa…

Ama inanın Mersin bir yana narenciyenin de sorunu bu değil.

Mersin’in çok daha ciddi, beklemeye tahammülü olmayan çok daha ciddi sorunları var. Bakanın da çevresini kuşatan alkış çavuşlarından kurtulup acı da olsa daha ciddi uyarılara kulak kabartmaya…

Zor mu bu?

Hem çok kolay hem hayli zor…

Bu biraz da Çağlayan’ a kalmış…

 

 

 
 
30 Temmuz 2012 Pazartesi 11:57
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Facebook messenger'de sohbet odaları başlıyorBu bilgisayar saniyede 93 trilyon işlem yapıyorGalaxy S7 dört farklı versiyonla geliyorLamborghini mi, Ferrari mi?Facebook'un karı %52 artışla 5,84 milyar dolarDengede durarak felç olma riskinizi ölçünSamsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 Edge'yi tanıttıDünyanın en çok turist alan şehirleriAvşar Kızı, Ilıcalı'ya Fark AttıTelefonlarda 'keşke yazmasaydım' mesajları geri alınabiliyor2014 en sıcak yıl olduMicrosoft’tan Windows 10.. İlk yıl ücretsiz
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
Bumerang - Yazarkafe
 
 
Get our toolbar!
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:51
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:02
 
Anket
.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji