Özdemir,'Pazar Bağımlılığı İhracatçılarımız İçin Büyük Bir Risk Oluşturuyor'

Ana Sayfa » Güncel » Tuz deposundan Taş Bina' ya -14... Abdullah Ayan yazdı

Tuz deposundan Taş Bina' ya -14... Abdullah Ayan yazdı

Yıllar boyu dostlarıyla bir dönem yaşadıklarını Akkahve hasretiyle yoğurup, şiir tadında sunan birinin, İlyas Halil' in yazdıklarını paylaşmanın, kendi adıma bir kaç nedenle hayati önemde olduğunu düşünüyorum.

 
 
Tuz deposundan Taş Bina' ya -14... Abdullah Ayan yazdı

Vali olarak atandığı günlerde Tevfik Sırrı Gür' ün başlatıp, Özel İdare kaynaklarıyla altından kalkamayınca, Belediyenin kucağına bıraktığı Ak Otel projesi, Yusuf Kılınç, Müfide İlhan' ın başını ağrıtan ölü yatırım olarak önceliğini korurken, "at binenin, kılıç kuşananın" tavrıyla sorunu rahat çözeceğini iddia ederek İlhan' ı devirip yerine geçen Fahri Merzeci de kısa zamanda işin sandığından çok daha çetrefilli olduğunu yaşayarak görür.

Merzeci 1954' te yerel seçimlerden önce havlu atar.

Tıpkı kendisini koltuğa oturttuğu yöntemle Belediye Meclisi toplanır ve yerine bu kez Demokrat Partiden meclis üyesi Zeki Ayan' ı önce vekaleten 20 gün sonra da asaleten Belediye Başkanı seçer.

Takvimler Nisan 1954'ü göstermektedir.

Ak Otel o günlerdeki gazetelerin tanımıyla baykuş yuvasını andırırken, alt kattaki Ak Kahve kent tarihinin o güne kadar tanık olmadığı, mekanın dağılması/dağıtılmasından sonra da bir daha asla görülmeyecek bir sanatçı kadrosunun beyin fırtınalarına, entelektüel tartışmalarına, ülke çapında hayranlık uyandıran sanat eserlerinin yaratılmasına ev sahipliği yapmaktadır.

Yaşları, geldikleri yöreler hayli farklı olsa da, aynı dönem Ak Kahve çatısı altında Mersin' de bir araya gelme şansını yakalayan daha doğru ifadeyle ortak kaderini paylaşan arkadaşlardan Nuri Abaç ve Osman Özeren' in yuva belledikleri kültür ocağıyla ilgili anılarından önemli gördüğüm kesitleri paylaştım.

Ama ekibin içinde biri var ki, onun yeri özellikle Mersin ve Akkahve dönemini anlamak isteyenler açısından çok farklı...

Yıllar boyu dostlarıyla bir dönem yaşadıklarını Akkahve hasretiyle yoğurup, şiir tadında sunan birinin, İlyas Halil' in yazdıklarını paylaşmanın, kendi adıma bir kaç nedenle hayati önemde olduğunu düşünüyorum.

Birincisi tanıklığını öylesine güzel ayrıntılarla canlandırıp anlatıyor ki, eserlerindeki Akkahve' li Mersin bölümlerini derleyip paylaşmanın sadece günümüzde değil, gelecekte de o günleri solumak isteyenlere anlamlı bir katkısı olacağına dair samimi inancım.

Bir başka ve kendi adıma anlamlı çaba ise, böylesine sevdalandığı, mecnun misali yıllardır da o sevda ateşiyle Mersin diye yanıp tutuşan birinin; dizelerine, öykülerine katık ettiği vefadan yana kısmeti olmayan bu kentte hak ettiği kadar bilinmeyişi...

Eğer yazdıklarım ve kendi eserlerinden paylaştıklarım birilerinin merakını kamçılar, bazı kurum ve kişileri uyandırırsa kendimi bir şeyleri başarmış kişilerin bahtiyarlığına erişme umudu...

Şiir ve hikayeleriyle yirmi beşi aşkın kitabının tümünde, dünyanın neresini anlatırsa anlatsın, dönüp dolaşıp sözü Mersine Akdenize getiren, kuzey kutbundan Afrika çöllerine, körfez ülkelerine varıncaya kadar gittiği her yere dağarcığında bu kenti götüren, sonradan izlenimlerini kaleme alacağı her yöreyi Mersini içine katmadan anlatmayan birinin onca eserinden özet yapmanın, Mersin kırpıp paylaşmanın güçlüğü bir yana, imkansızlığının farkındayım.

Gelin görün ki, tümünü hatmettiğim o kitaplarda yakaladığım, yer yer altını çizdiğim bazı bölümleri kendime saklamanın, yetersiz de kalsa, acemi bir elden de çıksa paylaşmaktan daha iyi olacağına inanmıyorum.

Keşke inansaydım, ne böyle bir işe soyunur, ne de sonunda gelebilecek eleştirileri, sitemleri göğüslemek zorunda kalırdım.

Dedim ya, gönlüm el vermiyor bir daha asla yazılamayacak, anlatılamayacak o sisler arasında kaybolup gitmekte olan dönemi, İlyas Halil' in içinde Akkahve barındıran Mersin serüvenini paylaşmamayı...

Aslında Halil' in öykü ve şiirleri ve o eserlerinden seçmeler, derlemeler; Yunanca, Arapça, İngilizce, Fransızcaya çevrilip çeşitli tarihlerde yayınlandı.

Bu anlamda yapmaya kalktığım iş bu alanda bir ilk değil. Gelin görün ki, tüm öykülerinden Akkahve özelinde Mersin' in yer aldığı derleme anlamında ilk kez denenecek...

Umarım ileride çok daha iyi ellerde hak ettiği yeri alır büyük Ustam...

Vefasızlığın kol gezdiği Mersinde yıllar süren çabalarla ancak bir sokağa* adını verebildiğimiz biri adına belki de ham bir hayal benimkisi...

21 yaşında yayınlanan ilk şiir kitabına "Hâl ve Hayâl" adını veren İlyas Halil için de, kendi adıma da, 'Hâl' bu olsa bile 'Hayâl' etmek güzel...

Hem hayâlden başka bizi umutla yaşatacak ne kalmış olabilir ki, geride?

Sözü uzattığımın farkındayım ama konu İlyas Halil ve illa da Halil' in Mersin' i olunca beni mazur görün...

Gelin o zaman yolculuğa İlyas Halil' in, 1983' te basılan Doyumsuz Göz' den sonraki ikinci öykü kitabı olan ve 1985' te basılan 'Çıplak Yula' dan Mersin anıları, alıntılarıyla başlayalım.

"Geniş camlı Macar Sanat Galerisi' nin önünde durdum. Vitrinde Kennedy' nin büstü duruyordu. Galerinin sahibi Pol Lanz. Macar heykeltraş. Dağınık kalkık saçlı. Pol, 'elindeki tablolar kimin?' dedi. 'Türk ressamlarının' dedim. 'Sulu boya seversen bende bir kaç tane Macar ressamının çalışması var. Beğenirsen ucuza veririm. Tanesi 20 dolar. Siz Török'ler bizde 150 yıl konuk kaldınız.' Pol, Türk'e Macar'da dendiği gibi Török diyordu. 'Alma' yı, kapu'yu sizden aldık' dedi. 'Tanıdığın zengin var mı? Büst yaptıracak sanatsever arıyorum. Sen tanışı çok olan birine benzersin. Bana bir iki müşteri bul.'

Elimdeki resimlere baktı. 'Kim bu Abak?' dedi. 'Abak değil Abaç' dedim. 'Benim gibi Török!' 'Hım!, iyi ressam ha' dedi. 'Kim bu Nüzhet, o da mı Török?' 'evet' dedim. 'Bu da iyi. Peki nasıl çerçeve istiyorsun bunlara? Vitrinde bıraksana bir kaç gün için. Bunlar iyi ressam. Türkiyede iyi ressam var mı? 'var!' dedim. 'Bizim Macar ressamlar da iyi ama satamıyorum bir türlü. Sergi açacak mısın bunlara?' 'belki' dedim. Tabloları bıraktım galeride, çıktım.

Solda, tiyatro okulunun önünde, sarhoş bir sokak kızı okkalı bir nara attı. Bir şeye kızmış olmalı. Az ileride Lübnanlı Haddad' ın bakkal dükkanı. Kaşarın en iyisi ondadır. Acı sucuk. Kaçak Zahle rakısı. Gül suyu, dağ kekiği hep onda.

Sonra sağda Akropol lokantası. Pazarları döner yapıyor. Kısa boylu esmer, korkak,üşümüş göçmenler doldurmuştu caddeyi. Tümü de güneşli, ışıklı ülkelerden geliyorlar. Açık mavi Atina, beyaz badanalı Lizbon, Roma, Beyrut, İskenderiye hep güneş ışınlarında yüzüyorlar.

Ya Kavaklı' dan aşağıya akasyalara ne demeli?

Geldiğim yoldan geriye döndüm. Macar sanat galerisinin vitrinine iki Çinli, tüm dikkatleriyle bakıyorlardı. Vitrinde Bahçelievler' den iki güz manzarası. İri deniz Tanrıçası. Akdenizin mavi beyaz sularının tüm renkleri kımıl kımıl oynuyor. Çinlileri izledim. Ninni söyler gibi konuşuyorlar. Kan beynime sıçradı. Böyle görgüsüzlük olur mu be!? Ulan Çinli oğlu Çinli. Bu ressamın adı Abaç' tır. Abak değil. Bu Erol. Keskinok, bu Nüzhet, bu Büyükişleyen, bu Gökçebağ...

St. Lavrence' de dilediğinizce bağırıp, sövebilirsiniz. Ben de öyle yaptım. Güzün bozluğu kinin gibi ağzımda. Çıkarmak gerek.

İki Çinli saçma sapan konuşan adama baktılar. Gülümsediler, sonra yürüyüp gittiler. Arkalarından bağırdım. 'iyi bakın ulan! Hiç olmazsa orada güneş var, renk var. Alçaklar! Çıplak Çinli kızlarınız da sizin olsun, mahalleniz de' "(1)

....

İlyas Halil' in Akkahve' li Mersin günlerini anlattığı öykülerden alıntılarla devam edeceğim.

*İlyas Halil' in adını bir cadde, bulvara vermenin güçlüklerini aşamayınca, bir sokakla yetinelim dedik. İlk aklıma gelen öykülerinde de yer verdiği doğup, büyüdüğü 177. sokak oldu. Ancak o sokak Doğuş Hastanesi (eski adıyla Tanrıöver) kurucusu Cemal Tanrıöver'e verildiği için bu mümkün olamayınca Rum Ortodoks Kilisesinden Gazi İlkokuluna çıkan çamlı yol önerisi çıktı ortaya. O süreçte büyük desteği ve ilgisini gördüğüm dönemin Akdeniz Belediye Başkanı Fazıl Türk' ü minnetle anmak isterim. Sadece o da değil, İlyas Halil adının verilmesiyle ilgili konu Belediye Meclisine geldiğinde İlyas Halil' in Mersin cümlelerinden bir kesitle hitap ederken beni dinleyen, dinlerken benimle birlikte nemli gözlerini silen ve kararı dört siyasi görüşten dört siyasi parti temsilcilerinin tümünün oylarıyla geçmesini sağlayan o dönemin tüm Meclis üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün o sokağın başında "İlyas Halil Sokağı" levhası ve yanında kendisinin orada yer almasını dilediği "ağlama/bak/yağmur yağıyor/seni ilk öptüğüm sokakta" dizesi yer alıyorsa bunda 2012'deki Meclis ve Belediye Başkanının yadsınamaz rolü vardır.

(1) Çıplak Yula öyküler kitabı (1985) "Montreal... Montreal..." öyküsünden

 Abdullah Ayan

Tuz deposundan taş binaya-1

Tuz deposundan taş binaya-2

Tuz deposundan taş binaya-3

Tuz deposundan taş binaya-4

Tuz deposundan taş binaya-5

Tuz deposundan taş binaya-6

Tuz deposundan taş binaya-7

Tuz deposundan taş binaya-8

Tuz deposundan taş binaya-9

Tuz deposundan taş binaya-10

Tuz deposundan taş binaya-11

Tuz deposundan taş binaya-12

Tuz deposundan taş binaya-13

 

 
 
31 Temmuz 2017 Pazartesi 08:13
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
KDV sistemi değişiyorToroslarda yüzme kursları başladıToroslar’da, Yapılandırma Başvuruları BaşladıGüneş Doğarken İşçilerle Sabah MesaisindeTarih, doğa, deniz, güneş, müzik ve dans kansere karşı birleştiİçel Soroptimist Kulübü, 'Obezite ile Savaş' semineri düzenledi.Bisiklet durursa hayat dururTarsus Sev’in Robotik Takımı’na İki Ödül BirdenMobbing ve Hukuksal Boyutu Ele AlındıGüzel Konuşma ve Diksiyon
MTSO’ya teşekkür belgesiMenderes Gönüllü Evi, Mezitli'nin Filizleri ailesine katıldı
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:57
  • Güneş07:39
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:18
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:04
 
Anket
.
 
İddaa
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Akhisarspor
15
5
4
6
19
11
Kasımpaşa
15
5
3
7
18
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
15
3
3
9
12
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1522 - Osmanlı padişahı I. Süleyman, Rodos'un teslimini istedi.
1642 - Hollandalı denizci Abel Tasman, Yeni Zelanda`yı keşfetti.
1754 - Osmanlı padişahı III. Osman'ın saltanatı başladı
1789 - Fransa'da Ulusal Muhafız Birliği (National Guard) kuruldu.
1805 - Sırp İsyanları ve Kara Yorgi'nin önderliği altında Sırpların Belgrad'ı ele geçirmesi.
1877 - 2. Meclis-i Mebusan çalışmalarına başladı.
1903 - İtalyan asıllı ABD'li dondurma satıcısı Italo Marcioni, ilk dondurma külahının patentini aldı.
1914 - Mesudiye zırhlısı, Çanakkale'de bir İngiliz denizaltısı tarafından batırıldı.
1937 - İlk seloteyp satışa sunuldu.
1937 - Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri, Çin Cumhuriyeti'nin başkenti Nankin'i ele geçirdi.
1939 - Kriegsmarine cep zırhlısı Admiral Graf Spee ile Kraliyet Donanması kruvazörleri HMS Exeter, HMS Ajax ve HMS Achilles arasında Río de la Plata Muharebesi başladı.
1942 - Çorum'da deprem: 25 kişi öldü, 589 ev yıkıldı.
1943 - İkinci Basın Kongresi, Ankara'da toplandı.
1945 - Filarmoni Derneği İstanbul'da ilk konserini verdi.
1949 - İsrail Kudüs'ü başkent ilan etti. Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra, Eski Kent ve Doğu Kudüs Ürdün'de, Batı Kudüs de İsrail'de kaldı. Kent, BM kararlarına göre uluslararası kent ilan edilmişti.
1957 - İran'da deprem: 2 bin kişi öldü.
1959 - Başpiskopos Makarios bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığına seçildi
1960 - Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Yeni Gün ve Öncü gazetelerini 3 gün süreyle kapattı.
1960 - Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle'ün Cezayir ziyareti olaylı geçti. Fransız milliyetçilerinin çıkardığı olaylarda 123 kişi öldü.
1967 - Yunanistan Kralı Konstantin'in cuntaya karşı darbe girişimi başarısız oldu. Albaylar Cuntası iktidarı devam etti. Kral ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
1974 - Malta'da cumhuriyet ilan edildi
1980 - 17 yasındaki TDKO üyesi Erdal Eren idam edildi.KAWA örgütü genel sekreteri Hüseyin ASLAN ve 15 arkadaşı SURİYE sınır kasabası kamışlıda katledildiler.
1981 - Polonya'da General Wojciech Witold Jaruzelski sıkıyönetim ilan etti, 14 bin sendikalı işçi tutuklandı.
1983 - 45. Türkiye Cumhuriyeti Hükümet 1. Özal Hükümeti (13 Aralık 1983 21 Aralık 1987) göreve başladı.
1986 - Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Halterci Naim Süleymanoğlu Türkiye'ye iltica etti
1995 - Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasını onayladı.
1996 - Kofi Annan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri seçildi.
1998 - İtalya'da düzenlenen 5. Avrupa Kros Şampiyonası'nda Türk Genç Bayan Milli Takımı şampiyon oldu.
2002 - Avrupa Birliği Genişlemesi AB,10 yeni devletin 1 Mayıs 2004'ten itibaren üye olacağını açıkladı.
2003 - ABD askeri güçleri devrik Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin'i Irak'ta saklandığı yerde yakaladı.
2004 - Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet'nin, 1970 ve 1980'li yıllardaki Akbaba Operasyonu sırasında suç işlediği gerekçesiyle evinde gözetim altında tutulmasına ve hakkında yeni dava açılmasına karar verildi.
2005 - TMSF'nin satışa çıkardığı Telsim, 4 milyar 550 milyon dolarla dünyanın en büyük mobil telekomünikasyon operatörlerinden olan İngiltere'den Vodafone'un şirketi Vodafone Telekomünikasyon A.Ş'ye ihale edildi.
2006 - Dünya Rakı Günü kutlanmaya başlandı.
2007 - Galatasaray'ın İstanbul Aslantepe'ye inşa edeceği Ali Sami Yen Stadyumu'nun temeli atıldı.
2008 - Miss World 2008 Yapılacak.
 
Get our toolbar!
 
Arşiv
 
Bumerang - Yazarkafe
 
Süper Loto
07.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010609114549
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
06.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020510323401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji